Esas No
E. 2024/1620
Karar No
K. 2024/1651
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2024/1620

KARAR NO: 2024/1651

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:30/07/2024

NUMARASI:2024/245 D. İş - 2024/246 Karar

DAVA: İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/11/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün İhtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:İhtiyati tedbir talep eden vekili vekili talep dilekçesinde özetle; Aşağıda detayları belirtilen 6 adet çekin 13.11.2023 tarihli malzeme alım sözleşmesine istinaden mal alımı karşılığında satıcı lehtar ... Şti. lehine düzenlenmiş olup satıcı tarafından mal alım sözleşmesinin gereği yerine getirilmediğinden bedelsiz bulunan ve aşağıda dökümü yapılan ; - ... Bankası A.Ş.'ye ait 1.116.500,00 TL bedelli ... seri nolu, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 31.07.2024 olan çek,- ... A.Ş.'ye ait 1.115.000,75 TL bedelli ... seri nolu, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 31.07.2024 olan çek,-... A.Ş.'ye ait 1.115.750,00 TL bedelli ... seri nolu, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 31.08.2024 olan çek,-... A.Ş.'ye ait 1.115.750,00 TL bedelli ... seri nolu, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 31.08.2024 olan çek,-... A.Ş.'ye ait 1.450.000,00 TL bedelli ...u, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 30.09.2024 olan çek,-... A.Ş.'ye ait 1.450.000,00 TL bedelli ... seri nolu, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 31.10.2024 olan çek, Çeklere ilişkin müvekkilinin borçlu olmadığını ortaya koymak amacıyla menfi tespit davasının ikame edileceğini, bu süreçte çeklerin ödemelerinin durdurulması ve ödeme yasağı konulmasına ve çeklerin icra takibine konu edilmemesi ve aksi durumda da icra takibinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...İhtiyati tedbir talep eden, esasa ilişkin bir hakkın sahibi olmalıdır, yani zarar tehlikesi kanuna aykırı bir yöntemin, bir haksız fiilin sonucu olmalıdır. Talep sahibi, bir hakkının ihlâl edildiğini veya ihlâl edilme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu da gerçeğe yakın şekilde ortaya koymalıdır. Her ihtiyati tedbir bir anlamda belli bir ivedilik gerektirir; diğer bir deyişle, talep sahibi, hakkını tehdit eden yakın bir tehlike nedeniyle ivedi bir koruma ihtiyacı içinde bulunmalıdır.İvedilik kavramı kendi içinde dereceler içerir ve olayın ve durumun özelliklerine göre değerlendirilir. Genel olarak denebilir ki, esas hakkında önyargı içermeyen geçici bir çözümün geciktirilmesinin taraflardan birinin menfaatlerini tehlikeye koyduğu her durumda ivedilik mevcuttur. Somut olayda ihtiyati tedbir talep edilmiş ise de, ihtiyati tedbir şartlarının ve "yaklaşık ispat" koşulunun bu aşamada gerçekleşmediği anlaşılmakla ihtiyati tedbir talebinin reddine, " karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın hukuka ve yerleşik içtihatlara da aykırı olduğunu, satıcı tarafından 13.11.2023 tarihli malzeme alım sözleşmesinin gereğinin yerine getirilmediğini, toplam 1638 adet çelik kapının en geç 20.06.2024 tarihine kadar teslim edilmesi gerekirken satıcı tarafından müvekkile hiçbir şekilde mal teslimi yapılmadığını, yine sözleşme gereği 30.06.2024 tarihine kadar sözleşmeye istinaden verilen 10 adet çekin tamamının eksiksiz şekilde müvekkile iade etmesi gerektiğini, söz konusu çeklerin karşılığı malların teslimi yapılmadığından çeklerin bedelsiz kaldığını, satıcı tarafından 4 adet çekin iadesinin yapıldığını, ancak ödeme tarihleri gelmiş toplam 2.231.500,75 TL bedelli 2 adet çek ve ödeme tarihleri yaklaşan toplam 3.012.249,25 TL bedelli 4 adet olmak üzere toplam 6 adet çekin halen müvekkile iade edilmediğini, müvekkilin bahsi geçen satış sözleşmesi uyarınca borçlu olmadığını kanıtlamak amacıyla açılacak menfi tespit davasına hazırlık süresi boyunca çeklerin bankaya ibraz edilememesi için ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu, mahkemenin ''yaklaşık ispat'' koşulunun gerçekleşmemesi şeklindeki gerekçesinin açıkça dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile uyuşmadığını, dava dilekçesi ekinde taraflar arasındaki içinde çeklerin bu sözleşmeye istinaden verildiğine yer verilen malzeme alım sözleşmesi, çek bordroları, çek suretleri, 4 adet çekin müvekkil şirkete iade edildiğine dair tutanak ve her iki şirket yetkilileri arasında geçen yazışmaların mahkemeye sunulduğunu, dosyada mevcut evrakların iddialarını ispatlar nitelikte olduğunu, karşı taraf lehtarının müvekkili 8 ay boyunca oyaladığının sunulan ekran görüntülerinden de anlaşılacağını, taraflar arasındaki satış sözleşmesi uyarına çeklerin tamamının müvekkile iade edilmesi gerektiğini, ancak düzenlenen 10 tane çekten yalnızca 4 tanesinin iade edildiğini, düzenlenen çeklerin suretlerinin dosyaya sunulduğunu ve hatta iade edilen 4 adet çeke dair iade tutanağı düzenlendiğini ve bu tutanağın da delil olarak sunulduğunu, çek asılları keşideci olan müvekkil uhdesinde bulunmadığını, ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde esasen telafisi imkansız veya güç zararların doğacağının açık olması ve keşideci müvekkilin de talebinde hukuki yarar olması gözetildiğine mahkemece tedbir talebinin kabulü gerektiğini, müvekkil tarafından düzenlenen çeklerin bankaya ibraz edilmesi halinde geri dönülemez zararların oluşacağı gözetilerek uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

İhtiyati tedbir istemi; taraflar arasındaki satım sözleşmesi gereğince sipariş konusu mal bedeli için davalıya keşide edip verilen çeklerin davacının sipariş ettiği kapıların teslim edilmediği gerekçesi ile ihtiyati tedbir yolu ile ödemelerinin durdurulması, ödeme yasağı konulması ve icra takibine konu edilmemesi, aksi takdirde icra takibinin durdurulmamasına ilişkindir.İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı tedbir isteyen vekilince yukarıda yazılı gerekçe ile istinaf yoluna başvurulmuştur.Talep, çek nedeniyle borçlu olmadığına yönelik açılacağı söylenen menfi tesbit davası öncesinde uyuşmazlığa konu edilen çekin ödenmesinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.

İİK’nun 72/2 maddesi, “İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.” hükmünü içermektedir. Talep sahibinin isteği çekin ibrazında ödenmemesine ilişkin olup, bu talebin kanunda açıkça yazılı olmasa da, çekin niteliği gereği yerleşik yargı uygulamasında İİK 72/2 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.Bunun yanında menfi tespit davalarında ve somut uyuşmazlıkta olduğu gibi menfi tespit davası öncesi talep edilen ihtiyati tedbir istemlerinde; ihtiyati tedbir koşulları değerlendirilirken İİK 72 maddesi yanında,

HMK 389 vd. maddelerinin de gözönünde bulundurulması gerekir.HMK'nın 389. maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir. "Aynı Kanun'un 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.Somut olayda; ihtiyati tedbir isteyenin tüm iddia ve talepleri ihtilaflı ve tespite muhtaçtır. Sözleşmeye konu malların teslim edilip edilmediği, hakkında tedbir istenilen çeklerin karşılıksız kalıp kalmadığı hususları açılacak menfi tespit davasında toplanacak deliller ile anlaşılacak bir husus olup dosyadaki mevcut delil durumu itibarıyla tedbir isteyenin iddiaları yaklaşık olarak ispatlanmış değildir. Yine kambiyo senedi niteliğinde bulunan Çekin kamu güvenine sahip olması, nedenden soyut olması ve tedavül yeteneği gibi özellikleri gözetildiğinde yaklaşık olarak ispatlanmayan tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.

HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından ihtiyati tedbir isteyen vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-İhtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 12/11/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.