6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2023/3527 E. , 2024/1767 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
1.İlk derece mahkemesince alacak davasında; davalı idare tarafından fesih gerekçesi olarak gösterilen işlerin sözleşme konusu işin yürütümü sırasında tamamlanabilecek tali nitelikli evrak eksiklikleri olduğu, sözleşmesinin konusunu oluşturan yemek ve hizmet alımı işinin yürütülmesi ile ilgili idarece yapılmış herhangi bir olumsuz tespit bulunmadığı, sözleşme bitim tarihine iki gün kala yapılan feshin ve teminat mektubunun nakde çevrilmesi işleminin yerinde olmadığı, ancak davalı idarenin işin yürütümü sırasında eksik ve kusurlu işler için ilk olumsuz tutanak tarihi olan 05/09/2018 tarihinden sonra ceza-i yaptırım uygulamalarının ve hak edişlerinden yapılan kesintilerinin sözleşme gereği olduğu, davacının sözleşmede fiyat farkı talep etmeyeceğini taahhüt ettiği, davalı idare tarafından davacıya zimmetle teslim edilen idare malı malzemelerden patates soyma makinasının teslim tarihinde kullanılmış ikinci el fiyatının piyasadan sorulmak suretiyle belirlenen değerinin demirbaş malzeme farkından düşülmesi gerektiği, aynı hesaplamayı içeren bilirkişi raporları gereği 60.000,00 TL bakiye hak ediş alacağı, 89.379,00 TL teminat mektubunun paraya çevrilmesinden kaynaklı alacak ve 9.589,14 TL demirbaş kesintisinden kaynaklı alacak yönünden davanın kısmen kabulüne fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmiştir.
2.İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi tarafından; davalı istinafı yönünden, bilirkişi raporuna göre davacının hak edişinden haksız olarak davalı idare tarafından yapılan kesinti miktarı 60.994,62 TL olup ilk derece mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile 60.000,00 TL üzerinden hesaplanmasının doğru olmadığı ve davacı istinafı yönünden ise, hükümde hakediş ve teminat mektubu alacakları yönünden faiz başlangıç tarihi açık şekilde belirtilmediğinden bu haliyle infazda karışıklığa sebebiyet verildiği gibi, davalı idare davadan önce temerrüde düşürülmediğinden hükmedilen bedele dava ve ıslah tarihinden hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi ve davalı idare, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen harca hükmedilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçeleriyle tarafların istinaf başvurularının kabulüyle İlk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
3.Bu karara karşı süresinde davacı ve davalı vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davalının temyizi yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Her ne kadar davalı tarafından davacının kabul edilen 159.958,76 TL alacağı yönünden temyiz talebinde bulunulmuş ise de, bu tutar Bölge Adliye Mahkemesi'nin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00TL’nin altında kalmaktadır. Belirtilen nedenle davalının temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir
B) Davacının temyizi yönünden yapılan inceleme sonucunda; kamu düzenine aykırılık hallerinin resen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı, dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; davacı yanın eksik ve kusurlu işleri nedeniyle davalı idarece cezai şart uygulanmak suretiyle yapılan kesintilerin sözleşme gereği olmasına ve taraflarca fiyat farkı talep edilmeyeceğinin kararlaştırılmış olmasına rağmen sonradan fiyat farkı bedeli için kesilen faturaların sözleşme gereği talep edilemeyecek olmasına göre davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA, Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi gönderilmesine, 27.05.2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.