13. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/1839
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:28/08/2024 (Ek karar tarihi )
NUMARASI:2024/328 D.İş Esas - 2024/328 D.İş Karar
TALEP
İhtiyati tedbire itiraz
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:İhtiyati tedbir isteyen vekili talep dilekçesinde özetle;
Davalı tarafından müvekkil şirket aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatılmış ise de yapılan takibe konu alacak mevcut olmadığından söz konusu takibin hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkil şirketin böyle bir borcu bulunmadığını, takibe dayanak yapılan faturalara konu alım satım işine ilişkin çok ciddi ölçekli yolsuzluk ve ihaleye fesat karıştırma emareleri mevcut olup, bu iddialarla ilgili savcılık nezdinde suç duyurusunda bulunulmak üzere müvekkil şirket nezdinde denetim şirketi tarafından yürütülmekte olan iç soruşturma ve incelemenin tamamlanmasının beklendiğini, suç teşkil eden fiiller kapsamında kesilmiş faturalara istinaden başlatılan takip haksız iken takibe konu itiraz süresi müvekkil şirket tarafından sehven kaçırılmış olduğunu, bu aşamada menfi tespit davası açılmasının zorunlu hale geldiğini, arabuluculuğa başvuru yapıldığını, takibe konu borç dosya kapak hesabı yaptırılarak icra dosyasına müvekkil şirket tarafından yatırılacağını, ancak müvekkil şirkete karşı haksız takip başlatmış olan alacaklı görünene icra dosyasına yatan tutarın ödenmesinin müvekkil şirket yönünden telafisi imkansız zararların doğmasına neden olacağını, bu nedenle mahkemece öngörülmesi halinde İİK. 72/3 uyarınca belirlenecek teminat mukabilinde bahse konu takibin durdurulması ileride oluşabilecek zararlar bakımından elzem olduğunu, bu nedenlerle müvekkil şirketin bankalar nezdindeki hesaplarına konulan haksız hacizlerin kaldırılmasına, İstanbul ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına müvekkil şirket tarafından yatırılan tutarın İİK md. 72/3 uyarınca gerek görülmesi halinde mahkemece belirlenecek teminat karşılığında alacaklı görünene ödenmesinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi 30/07/2024 tarih ve 2024/328 D.İş Esas - 2024/328 D.İş Karar sayılı kararında;''Talep;
İİK'nın 72.maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkindir.İİK.72/3 maddesindeki "icra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." düzenlemesi gereğince icra takibinden sonra açılan veya açılacak olan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemezse de ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine karar verilebileceği anlaşıldığından, icra müdürlüğünden alınacak kapak hesabına göre, kapak hesabının %100'ünün icra dosyasına yatırılması ve kapak hesabının %15'i oranında nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun Mahkememize ibrazı karşılığında ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, .... Sayılı dosyasında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine karar vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile,''1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile İİK'nun 72/3.maddesi hükmünde "Borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir." denilmektedir.
Bu kapsamda, davacı tarafından ... sayılı dosyasının kapak borcunun tamamının yatırılması ve mahkememiz dosyasına alacağın %15 oranında nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun mahkememiz dosyasına ibraz edilmesi halinde İİK'nun 72/3 maddesi gereğince borçlu tarafından icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi için İİK.nun 72/3 uyarınca İHTİYATİ TEDBİR verilmesine, karar verilmiş ve karara karşı karşı taraf vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulmuştur.İhtiyati tedbire itiraz eden vekili itiraz dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile borçlu şirketin yıllardır ticari ilişki içinde olduğunu, borçlu şirketin bir mala ihtiyacı olduğunda müvekkili şirkete veya aynı alanda faaliyet gösteren diğer şirketlere ihtiyacı olduğu malın vasfını, adedini, markasını ve diğer bilgilerini bildirip teklif verilmesini Sipariş Bildirim Formu göndererek istediğini, şirketler eğer talep edilen mal ellerinde var ise yada tedarik edebilecekse borçlu şirkete teklif mektubu verdiğini, borçlu şirket bu teklif mektuplarını değerlendirerek kendisine en uygun olan teklifi kabul ettiğini, satıcı firmaya da teklifin kabul edildiğini bildirdiğini, sonrasında mal teslim edilip, faturası kesilip, ödeme günü beklendiğini, ödeme günü geldiğinde ödemesi yapıldığını, icra takibine konu olan faturalarda bu ilişki çerçevesinde 11.03.2024 -03.04.2024 aralığında döneme ait 8 adet fatura olduğunu, faturaların borçlu şirket kayıtlarına işlendiğini, faturalara herhangi bir itiraz yapılmadığını, borçlu şirkette yönetici değişikliğine gidildiğini, şüpheli gördükleri alışverişlerin ödemelerini durdurmuş olduklarını, müvekkili şirketinde içinde bulunduğu bir çok şirketin mağdur edilmiş olduğunu, alacaklılara farklı gerekçeler sunarak ödemelerin durdurulmuş olduğunu, Mahkece İİK 72/3 maddesi gereğince İhtiyati Tedbir kararı vererek icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine dair karar verildiğini, ihtiyati tedbir kararının verilmesini gerektiren yaklaşık ispat şartı oluşmadan karar verildiğini, borçlu şirketin beyanlarının soyut, delilsiz ve belgesiz iddia olduğunu, savcılığa yapılmış bir suç duyurusu olmadığını, şirket içinde yapılmış bir araştırma raporunun olmadığını, müvekkili şirkete gönderilmiş bilgilendirme yada alışverişin iptaline ilişkin bir ihtarname, malların iade edileceğine dair yazışmanın olmadığını, fatura konusu malların satış fiyatının fahiş olduğuna dair somut bir veri malları teslim aldıkları, teslim edilen malların iade edilmediği ve parasının ödenmediği taraflar arasında çekişmesiz olduğunu belirterek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini itirazen arz ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 28/08/2024 tarih ve 2024/328 D.İş Esas - 2024/328 D.İş Karar sayılı ek kararında;"....İhtiyati tedbirin şartları HMK 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Menfi tespit davasının icra takibine etkisi ise İİK 72. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Normlar hiyerarşisi kuralına göre özel nitelikli hükmün öncelikle uygulanması gerekir.2004 Sayılı İİK'nın 72. maddenin 3. Maddesine göre; borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilecek olup, mahkememizce bu doğrultuda paranın alacaklıya ödenmesi halinde ortaya çıkacak telafisi zor olacak olayların önüne geçilmesi adına ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuka uygun olduğu ve bu nedenle ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair verilen karar karşı itirazın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...."gerekçesi ile,'' 1-Davalı vekilinin Mahkememizin 30.07.2024 tarih ve 2024/328D.İş - 2024/328K. sayılı ihtiyati tedbir kabul kararına yönelik itirazının REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı muteriz vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İlk Derece Mahkemesi 16/10/2024 tarih ve 2024/328 D.İş Esas - 2024/328 D.İş Karar sayılı ek kararında;''Karşı taraf alacaklı vekilinin dilekçesi uyarınca uyap sisteminde ve fiziken dosyada yapılan incelemede; ihtiyati tedbir talep eden borçlunun, tedbirin uygulanmasından itibaren iki hafta içinde HMK'nın 397. maddesi uyarınca "esas hakkında dava açtığına ilişkin" ya da "arabuluculuğa başvurduğuna ilişkin" beyanda bulunmadığı ve bu doğrultuda davaya ve takip dosyasına belge sunmadığı, dolayısıyla tedbir talep eden borçlunun HMK'nın 397. maddesi uyarınca tedbirin uygulanmasından itibaren yasal iki hafta süre içerisinde dava açmadığı anlaşıldığından, ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalktığının tespitine karar vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile,''1-Mahkememizin 2024/328 D.iş esas, 2024/328 D.iş karar sayılı, 30/07/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının HMK 397/1 maddesi uyarınca KENDİLİĞİNDEN KALKTIĞININ TESPİTİNE, '' karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Muteriz vekili 25.09.2024 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; Sayın Mahkemenin İİK 72/3 maddesi gereğince İhtiyati Tedbir kararı vererek icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine karar verdiğini,İhtiyati tedbir kararının verilmesini gerektiren yaklaşık ispat şartı oluşmadan iş bu karar verildiğini, şöyle ki; Borçlu şirketin tek söyleyebildiği alışverişte yolsuzluk ve ihaleye fesat karıştırma emareleri bulunduğu, bu konuda şirket içinde araştırma yapıldığı, araştırma sonucuna göre savcılığa suç duyurusunda bulunulacağı şeklinde soyut, delilsiz ve belgesiz iddialar ileri sürüldüğünü, ileri sürülen emareye ilişkin tek bir somut delil sunulmadığını,Savcılığa yapılmış bir suç duyurusu olmadığını, şirket içinde yapılmış bir araştırma raporununda bulunmadığını, bu güne kadar Müvekkili şirkete gönderilmiş bilgilendirme yada alışverişin iptaline ilişkin bir ihtarnamenin olmadığını, malların iade edileceğine dair yazışmanın olmadığı gibi fatura konusu malların satış fiyatının fahiş olduğuna dair somut bir verininde olmadığını, talep edenin malları teslim aldıkları, teslim edilen malların iade edilmediği ve parasının ödenmediğini, talep edenin iddiasını haklı gösterecek hiç bir veri sunmadığını,Borçlu firmanın aynı gerekçeyle İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/330 D.İş,2024/332 k. Sayılı dosyasından ihtiyati tedbir talep etmiş olup mahkemece 29.07.2024 tarihinde yaklaşık ispat şartı oluşmadığından talebin reddine karar verdiğini,İleri sürerek, istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep;
İİK. 72 Maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece 30/07/2024 tarihli karar ile; ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı muteriz vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine Mahkemece 28/08/2024 tarihli ek karar ile; itirazının reddine, karar verilmiş ve karara karşı muteriz vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Muteriz vekili tarafından, İlk Derece Mahkemesince verilen 28/08/2024 tarihli, itirazın reddine yönelik ek kararın 25.09.2024 tarihli dilekçe ile istinaf edildikten sonra (dosya dairemize gönderilmeden önce ) Mahkemece 16/10/2024 tarihli ek karar ile; Mahkemenin 2024/328 D.iş esas, 2024/328 D.iş karar sayılı, 30/07/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının HMK 397/1 maddesi uyarınca KENDİLİĞİNDEN KALKTIĞININ TESPİTİNE, karar verilmiş ve ihtiyati tedbir kararının kalkmış olduğu anlaşılmıştır.Buna göre ilk derece mahkemesince verilen 16/10/2024 tarihli ek karar ile; İhtiyati tedbir kararının HMK 397/1 maddesi uyarınca kendiliğinden kalktığının tespitine, karar verilmiş olduğundan, istinafa konu 28/08/2024 tarihli itirazın reddine yönelik ek karar yönünden istinaf incelemesi konusuz kalmıştır.Bu nedenle, istinafa konu ek karar yönünden istinaf incelemesi konusuz kaldığından muteriz vekilinin istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.