Aramaya Dön

20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/99
Karar No
K. 2024/835
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/99 Esas
KARAR NO: 2024/835
DAVA: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/02/2024
KARAR TARİHİ: 19/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacılar vekili tarafından sunulan 15/02/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı şirkette davalının uzun yıllar şirketin çoğunluk hissedarı olan ... bünyesinde yönetici olarak çalıştığını, davalının şirketin çoğunluk hisselerini 2010 yılında ...’den devraldığını, İrlanda’da kurulu ... Limited 2016 yılında davalı ve davalının eşinden Şirket’in % 91’ine tekabül eden hisselerini 6.650.000-TL hisse devir bedeli ödeyerek satın ve devraldığını, davalıya yaklaşık 300.000 ABD Doları ilave ödeme yapıldığını, ... davalının beyan ve taahhütlerine inanarak, 25.01.2016 tarihli genel kurul kararı ile davalının yönetim kurulu başkanı olarak ...’nın sevk ve idaresine devam etmesinde herhangi bir sakınca görmediğini, davalıya finansal konularda talebi halinde destek vermesi amacıyla yurt dışında mukim yabancı dava dışı ... ... da yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, hem ... ... hem de davalı, müvekkili şirketi duymuş olduğu güveni sarsarak aykırı bir şekilde davacıları bilerek ve isteyerek zarara uğrattığını, hisse devrinden sonra davalının ...’den şirketi büyütmek ve envanterine mal almak için şirketin nakit ihtiyacı olduğunu ileri sürerek ...’den hisseler için ödediği meblağlara ek olarak ilave ödemeler talep ettiğini, 2015 yılından 2018 yılına kadar 3.268.031,22-USD çeşitli seferlerde ödediğini, ... 2016 yılından bugüne kadar hiç kar payı, kar payı avansı veyahut benzeri şekilde maddi bir hak temin etmediğini, ... tarafından bu ödemelerin bir süre boyunca yapılmasına rağmen davalının, şirketin güncel durumu hakkında ...'i bilgilendirdiğini ve herhangi bir rapor sunmadığını, davalının müvekkili şirketin en önemli malvarlığı niteliğinde olan 7 adet tescilli markasını şirketin eski çalışanına devrettiğini, davalının, müvekkil şirketin adına tescilli araçlardan 23 tanesini son iki yılda çok düşük bedellerle elden çıkardığını ve bunlardan bir tanesini oğlu ... ...’ye diğerlerini de ilişkili olduğu kişilere devir ve tescil ettiğini, sebep yokken kendi lehine 10 Milyon TL’lik muvazaalı senet düzenlediğini, ...’in gerçek faydalanıcısı yabancı gerçek kişi ... tarafından şirketin hesabına gönderilen 1 Milyon USD ilişkin muhasebe kayıtlarında davalı tarafından oynama yapılmış, ortaklar cari hesaplarındaki kayıtlar davalı lehine hileli olarak değiştirildiğini, şirketin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edilen temsil iç yönergesi kapsamında, davalı 300.000 TL’lik yetki sınırına çok yakın tutarlarda 78 adet çeki 4 günde hileli şekilde keşide ettiğini, kesilen çeklerin toplam bedeli 21.220.000 TL olduğunu, çekler ile ilgili Şirket ile lehtar arasında herhangi bir sözleşme, sipariş, sevk irsaliyesi ve/veya yazışma bulunmadığını, davalının oğlu ... ...’yi müvekkili şirket bordrosuna aldığını ancak bu kişinin şirkette hiçbir şekilde fiilen bulunmadığını ve çalışmadığını, davalının, ... de dahil olmak üzere, ablasının oğulları olan iki yeğenini de müvekkili şirketin bordrosuna aldığını, bu nedenlerden dolayı; davalının malvarlığına bakıldığında da belirli taşınmaz malvarlığının eşi üzerinde olduğu göz önünde bulundurulunca, davalının malvarlığına ek olarak oğlu ... ... ve eşi ... ...’nin de malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz konulmasına, şimdilik 100.000-TL tutarındaki maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte Müvekkili Şirket ... Gıda Anonim Şirketi ’ne ödemesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

CEVAP

Davalı vekili tarafından sunulan 28/03/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının 2016 yılında davalı ve davalının eşi ... ...’den Şirket’in % 91’ine tekabül eden hisselerini 6.650.000 Türk Lirası hisse devir bedeli satış tarihinde 2.257.000 ABD Doları olarak ödendiğini iddia etmiş ise de, davacı taraf şirket hisselerini eşi ... ...'den değil, Müvekkilden satın aldığını, satış sözleşmesi uyarınca şirketin satış performansına bağlı ek ödeme yapılacağının da kararlaştırıldığını, satış performansı şartının kısmen gerçekleşmesi üzerine, müvekkiline yaklaşık 300.000 ABD Doları ilave ödeme yaptığını, ..., müvekkilinden Şirket’in %91’ine tekabül eden hisseleri satın almasının ardından, ..., müvekkilinin beyan ve taahhütlerine inanarak, 25.01.2016 tarihli genel kurul kararı ile müvekkilinin, yönetim kurulu başkanı olarak ...’nın sevk ve idaresine aynen devam etmesinde herhangi bir sakınca görmediğini, davalıya finansal konularda talebi halinde destek vermesi amacıyla yurt dışında mukim yabancı dava dışı ... ... da yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, yönetim kurulu üyesi sıfatıyla hem ... ... hem de Davalı, Müvekkil Şirket’in duymuş olduğu güveni sarsarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca kendilerinden beklenen özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı bir şekilde, davacıları bilerek ve isteyerek zarara uğradığını, ..., hisse devir bedeli olarak yukarıda belirtilen ödemelere ilaveten 2015 yılından 2018 yılına kadar 3.268.031,22 ABD Doları'nı çeşitli seferlerde ödediğini, ... 2016 yılından bugüne kadar hiç kar payı, kar payı avansı veyahut benzeri şekilde maddi bir hak temin etmediğini, ... tarafından bu ödemelerin bir süre boyunca yapılmasına rağmen Davalı, Şirket’in güncel durumu hakkında ...'i bilgilendirmediğini ve ...’e detaylı herhangi bir rapor sunmadığını, müvekkilinin yönetim kurulundaki ve şirket temsil yetkisi kapsamındaki 3 yıllık görev süresinin sona ermesine çok az bir süre kala müvekkilinin, Şirket’in 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait genel kurul toplantısı için ...’e davetiye tebliğ ettiğini, müvekkilinin, 2020 ve 2021 yılların pandemi nedeniyle Genel kurul toplantısı yapamadığından, 2022 yılın, 2020, 20221 ve 2022 yıllarına ait Genel Kurul toplantısı yapılmış ve davacı tarafa gerekli bildirimler yapıldığını ve bu bildirimler üzerine davacı tarafta Genel kurul toplantısına katıldığını, bu nedenlerden dolayı; davacı tarafın davasının reddi ile yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmişlerdir.

DELİLLER

Davacı şirketin Ticaret Sicil kayıtları, ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/... E. sayılı dosyası, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/... soruşturma sayılı dosyası, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyası, arabulculuk tutanağı, arabulucu sarf kararı, feragat beyanı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde; Dava, davacılar tarafından davalı aleyhine açılan şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklı maddi tazminat davasına ilişkindir.

Davacı taraflar davalı şirket yetkilisinin şirkete ait malvarlıkları ve markaları satarak, fiktif muhasebe kayıtları oluşturarak, kendi adına alacaklıymış gibi senetler oluşturarak 78 adet çek yazmasına rağmen çek karşılığı malları teslim almayarak gerçekleştirdiği özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı eylemleri nedeniyle müvekkil şirketi zarara uğrattığını, davalı şirketi konkordato sürecine götürdüğünü, bu nedenle şirketin uğradığı zarara ilişkin tazminat davasının kabulü davalıdan tahsili ile şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ise müvekkilinin davacı şirketi zarara uğratmadığını, davacının iddialarının asılsız ve soyut olduğunu bu nedenle haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Her ne kadar davacılar tarafından davalı şirket yöneticisi aleyhine maddi tazminat davası açılmış ise de; davacılar vekili tarafından sunulan 18/12/2024 tarihli dilekçe ile; davadan feragat ettiklerini beyan ettiği davacıların dosyada mevcut vekaletnamesinin incelenmesinde davacı vekilinin feragata ilişkin yetkisinin bulunduğu ve davalı tarafça 16/12/2024 tarihli beyan dilekçesi ile feragat nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığı anlaşıldığından, feragat beyanı kesin hükmün sonuçlarını doğuran irade beyanı olduğundan, davaya konu hakkın özüne ilişkin vaki feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacılar tarafından açılan DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu 22. maddesi gereğince davadan feragat muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, davacılar tarafından yatırılan peşin harçtan maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 285,06-TL karar harcının mahsubu ile fazla yatırılan 3.130,44-TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,

3.Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4.Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 7.200,00-TL'nin haksız çıkan davacılardan eşit şekilde tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,

5.Davalı tarafça vekalet ücreti talep edilmediğinden davalı lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6.Davacılar tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra davacı tarafa resen iadesine, Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 19/12/2024 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

*Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.