8. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/7348
- Karar No
- 2024/5613
- Karar Tarihi
- 03.10.2024
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Gayrimenkul Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
8. Hukuk Dairesi 2022/7348 E. , 2024/5613 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
KARAR : Davalı vekilinin İstinaf Başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince Esastan Reddine,
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında, 07.08.2018 tarihinde yapılan kadastro tespiti sonucunda, 154 ada 5 parsel sayılı 14.624,56 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, susuz tarla vasfıyla davalı adına tespit görmüş ve tespitin itirazsız kesinleşmesi üzerine davalı adına 15.03.2019 tarihinde tapuya tescil edilmiştir.
2.Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında davaya konu 154 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tescil edildiğini, yapılan kadastro tespitinin haksız, hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalı lehine zilyetlik şartlarının oluşmadığını, davaya konu taşınmaz üzerinde kadastro tespiti öncesi zamanda kimsenin zilyetliğinin bulunmadığını, Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesindeki şartların gerçekleşmediğini ileri sürerek, öncelikle dava konusu taşınmazda orman incelemesi yapılmasını ve akabinde taşınmazın orman olduğunun tespiti halinde tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini, aksi durumda taşınmazın vasfının mahkemece tespit edilecek vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, müvekkilinin uzun süreden beri Adana ilinde ikamet ettiğinden bazı dönemler taşınmazı süremediğini ancak miras bırakanı tarafından kırk elli yıl önce dahi düzenli olarak ekilip biçilip bakımının yapıldığını, taşınmazın niteliğinin orman olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... davacı Hazine vekilinin dava dilekçesinde terditli taleplerde bulunduğu ve bu taleplerden ilkinin taşınmazın orman vasfında olduğu iddiasının olduğu, bu nedenle öncelikle orman iddiasının araştırıldığı ve keşifte refakate alınan orman yüksek mühendisinin memleket haritası, amenajman planı, hava fotoğrafları eşliğinde yaptığı inceleme sonrasında taşınmazın orman vasfında olmadığını belirlediği, yapılan incelemede taşınmazın davalı yararına mülkiyet kazanma koşullarının gerçekleşmediği, mahalli bilirkişi beyanlarına göre davalıların ya da murislerinin taşınmazda 30 yıldan uzun süredir zilyetliklerinin bulunmadığı, hava fotoğrafları ve ziraat mühendisi bilirkişi raporları ile bu beyanların desteklendiği, mülkiyeti kazanma koşulları olan kadastro tarihinden geriye doğru 20 yıllık süre içerisinde kesintisiz, nizasız, ekonomik amaca uygun zilyetlik koşullarının dava konusu parsel yönünden gerçekleşmediği, davalı tarafın delil olarak dayandığı ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1959/40 Esas ve 1961/112 Karar sayılı dosyasının celbi talep edilmesine rağmen dosyanın imha edildiğinin bildirildiği, davalı tarafın vergi tahrir kayıtlarının celbi için belediye başkanlığı ve tapu müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında taşınmazların ada parsel numarası belirtilen tarihlerde mevcut olmadığından tahrir kayıtlarının gönderilemediğinin belirtildiği, vergi tahrir kayıtlarının ilgili davada delil ve mülkiyeti kazanma konusunda fayda sağlayabilmesi için zilyetlik ile birleşme şartının olduğu ancak dava konusu taşınmazda gerek mahalli bilirkişi beyanları ve gerekse hava fotoğrafları kapsamında davalıların zilyetliğinin otuz yıldan fazla süredir kesintiye uğradığının görüldüğü, bu nedenle vergi tahrir kaydının dosyaya sunulmasının da karara etki etmeyeceği ... " gerekçesiyle, davanın kabulüne ve Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Mevki 154 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına ham toprak vasfı ile tüm sınırlandırmalar ve hacizlerden ari şekilde tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, cevap dilekçesinde ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde belirttikleri delillerinin toplanmadığını, müvekkili ve miras bırakanlarının 70 yılı aşkın bir kesintisiz zilyetliği bulunduğunu, tarla ve bahçelerin bakım ve sürülmesinin nizasız ve fasılasız müvekkili ve murisi tarafından yapıldığını, teminatsız ve gerekçesiz ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, yapılan keşifte mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tanıkların dava konusu taşınmazın müvekkiline ait olduğunu açık, şüpheye mahal bırakmayacak bir şekilde net olarak ifade ettiklerini, uydu fotoğraflarında herhangi bir tarımsal faaliyet yapılmadığı tespit edilmişse de gerçeği yansıtmadığını, taşınmazın bulunduğu bölge 1994-2004 yılları arasında terör bölgesi olarak kabul edildiğini, bu nedenle bazı yıllar toprağın sürülmesinin imkansız hale geldiğini, bu hususların mahkemece araştırılmadığını, esasa etki edecek olan delillerinin toplanmadığını açıklayarak, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... bilirkişi raporlarından dava konusu taşınmazların 1967, 1984, 2002 ve 2011 yıllarına ait hava fotoğraflarında tarımsal faaliyete konu olmadığının ve imar ve ihyasının gerçekleşmediğinin anlaşıldığı, keşifte elde edilen beyanların bilirkişi raporlarında varılan sonuçlarla uyumlu olduğu, davalı lehine kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz iktisabına ilişkin yasal şartların gerçekleşmediği, keşfin usulüne uygun olarak yapıldığı, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukukî değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı " gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini, delillerinin dosya içine alınmadığını, teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu yerde, müvekkili ve miras bırakanlarının 70 yılı aşkın zilyetliğinin bulunduğunu, taşınmazın bulunduğu bölgenin 1994-2004 yılları arasında terör bölgesi olarak kabul edildiğini, bu nedenle bazı yıllar toprağın sürülmesinin imkansız hale geldiğini, hatta bazı maliklerin köylerini bırakıp şehirlere göç etmek zorunda kalıklarını, bu hususların mahkemece araştırılmadığını açıklayarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine zilyetlik şartlarının gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu. 3402 sayılı Kadastro Kanunu, 6831 Sayılı Orman Kanunu,
3.Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.