7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2013/7406 E. , 2013/4635 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... mirasçıları ... ve paydaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 237 ada 61, 212 ada 17 ve 19 parsel sayılı sırasıyla 392,71 m2, 213,79 m2, 402,28 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... esas dosyada satın almaya ve mahkeme hükmüne dayanarak dava ve temyize konu taşınmazlara yönelik, ayrıca birleşen 2006/967 Esas sayılı dosyada adına tespit edilen 237 ada 91 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik tespit edildiğini, mevcut eksikliğin 237 ada 90 parsel sayılı taşınmazda kaldığı gibi adına tespit edilen 237 ada 91 parsel sayılı taşınmaz ile davalı ... adına tespit edilen 245 ada 1 parsel sayılı arasındaki yolun adına tespit edilen taşınmazdan alınarak oluşturulduğunu ve de taşınmazın niteliğinin yanlış yazıldığını öne sürerek, davacılar Sebahattin ... ve ... ise miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava ve temyize konu 212 ada 17 ve 19 parsel sayılı taşınmazlar ile temyize konu edilmeyen bir kısım taşınmazlara yönelik ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda ; davacı ...'un esas dosyadaki davasının reddine, birleşen dosyada açtığı davasının kısmen kabulüne, uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 27.10.2011 havale tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 350,66 m2 yüzölçümündeki bölümün 237 ada 91 parsel sayılı taşınmaza eklenerek davacı ... adına tapuya tesciline, birleşen dosya davacıları ... ve Sebahattin ... tarafından açılan davanın ise feragat nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçıları ... ve paydaşları tarafından temyiz edilmiştir. ../. 2013/7406-4635 S.2
Mahkemece dava ve temyize konu 237 ada 61, 212 ada 17 ve 19 parsel sayılı taşınmazların öncesinde davacı ve davalının ortak miras bırakanına ait iken mirasçılar arasında paylaşıldığı, ancak paylaşımda hangi taşınmazın hangi mirasçıya verildiğinin bilinmediği, davacının taşınmazların kullanımına müdahale ve itirazının bulunmadığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir
Şöyle ki ; dosya içeriğine göre dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tutanak bilirkişinin beyanları soyut nitelikte gerekçesiz, olaylara dayanmayan sözlerden ibaret olduğu gibi davacı temyize konu taşınmazlar yönünden davasını satın almaya dayanarak açmış ve buna ilişkin mahkeme hükmü ile satış senetlerine dayanmış ise de mahkemece yapılan keşifte dayanak bilgi ve belgeler yerine uygulanmak suretiyle dava ve temyize konu taşınmazlara ait olup olmadıkları belirlenmemiş, davacının öne sürdüğü satın alma iddiası dahi yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı olarak sorulup saptanmamıştır. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi fen elemanı ve tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar hazır olduğu halde dava ve temyize konu taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dava konusu taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, taşınmazların öncesinde tarafların miras bırakanı ... ...'e ait olup olmadığı, ait ise mirasçıları arasında usulüne uygun olarak paylaşılıp paylaşılmadığı, taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi ile taşınmazlar üzerinde kimin zilyet olduğu, taşınmazların taraflar arasında satış işlemine konu edilip edilmediği, taşınmazların davalı ... tarafından davacıya satılıp satılmadığı ve davacının tutunduğu Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ait 1998/11 Esas sayılı dava dosyası ile satış senetlerinin dava konusu taşınmazlara ait olup olmadığı hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, tespitte saptanan hukuksal olgu dikkate alınarak tutanak bilirkişileri hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık ile yapılması muhtemel keşifte dinlenecek olan yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında aykırılık varsa duraksamasız giderilmeli, uzman bilirkişi fen elemanından keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye, uygulanacak senet ve mahkeme hükmü kapsamlarını göstermeye elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ve kesinleşen yönlerde gözetilmek suretiyle sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. .../. 2013/7406-4635 S.3
Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve haritada (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün paftasında yol olarak bırakıldığı, yol olarak paftasında gösterilen taşınmazlar yönünden kadastro tutanağının düzenlenmediği, kural olarak yöntemine uygun şekilde tutanağı düzenlenmeyen taşınmaz ya da taşınmazlar hakkında açılan davaların Kadastro Mahkemesinde görülmesi olanaksız, genel mahkemede görülmesinin ise zorunlu olduğu gözetilmeksizin paftasında yol olarak gösterilen (B) harfi ile işaretli bölüm hakkında mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilmek suretiyle esas yönünden de değerlendirme yapılması, yine Kadastro Hakiminin infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorunda olduğu gözetilmeksizin dava dosyalarına yönelik olumlu veya olumsuz hüküm kurulmasına rağmen gerek dava konusu gerekse dava ve temyize konu taşınmazlar yönünden infazda tereddüt yaratır nitelikte taşınmazların tesciline dair sicil oluşturulmaması, ayrıca uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen bölümün aynı adanın en son parsel numarası verilmek suretiyle tesciline karar verilmesi gerekirken 237 ada 91 parsel sayılı taşınmazın geometrik durumu bozulacak şekilde bu taşınmaza eklenmesine karar verilmesi, yine esasen davacı ...'un kendi adına tespit edilen 237 ada 91 parsel sayılı taşınmaz ile davalı ... adına tespit edilen 245 ada 1 parsel sayılı taşınmaz arasındaki yola yönelik dava açtığı, bu hali ile 245 ada 1 parsel sayılı taşınmazın dava konusu olmadığı gözetilerek 245 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanak aslı ile dayanağı belgelerin kadastro işlemlerinin olağan usulünce tamamlanması için Kadastro Müdürlüğü'ne iade edilmesine karar verilmesi gerekirken bu hususta olumlu veya olumsuz bir hüküm oluşturulmaması, yine davalı ...'nün tüzel kişiliğinin bulunmadığı ve eldeki davada taraf sıfatına haiz olmadığı gözetilerek hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken bu hususta da olumlu olumsuz bir hüküm kurulmaması hususları dahi isabetsiz, davacı ... mirasçıları ... ve paydaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı ... mirasçıları ... ve paydaşlarına iadesine, 26.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.