Esas No
E. 2013/4043
Karar No
K. 2013/11158
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

7. Hukuk Dairesi         2013/4043 E.  ,  2013/11158 K.

"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

2.Davacı, davalı işyerinde, bölge satış yöneticisi olarak çalışmakta iken, her gün 8-20 saatleri arası, haftada 1-2 gün ise saat 23’e kadar çalıştığını ileri sürerek fazla çalışma ücreti ile iki kişilik yurt dışı seyahati prim alacağının ödenmesine karar verilmesine istemiştir.

Davalı, davacının satış uzmanı olduğunu yaptığı işin gereği olarak çalışma saatlerinin büyük kısmını işyeri dışında veya Home Office olarak evinden çalışmak suretiyle geçirdiğini, bu sıralarda ne yaptıklarını denetlemenin mümkün olmadığını, hedeflerin gerçekleştirilmesi durumunda düzenli prim ödendiğini bu primlerin fazla çalışma ücretlerinin çok üstünde olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, “…. Hizmet sözleşmesinde çalışanların yıllık 270 saati aşmayan fazla mesailerin ücrete dahil olduğu ifade edilmiştir.

Bazı bordrolarda fazla mesai tahakkuku bulunduğu, davacının 2010 yılında 2 kişilik yurtdışı seyahati primine hak kazandığı yönünde dosyada herhangi bir belge, delil ve tanık anlatımı olmadığı; ispat yükü kendilerinde olduğu için yemin teklifinde bulunması mümkün olmadığı; sözleşmede hüküm olması nedeni ile yıllık 270 saat fazla çalışma düşülerek yapılan bilirkişi raporundaki miktarlara göre %30 indirim yapılarak fazla çalışma ücreti isteğinin kabulüne, pirim alacağı isteğinin ise reddine karar verilmiştir

Davacı vekili, 02.05.2012 tarihli dilekçesi ile prim alacağı bakımından davalıya yemin teklifinde bulunmuştur. Dava dilekçesinde belirttiği delillerde “her türlü yasal delil” demekle “yemin“ deliline de dayandığı anlaşılmaktadır.

Yemin teklifi ispat yükü kendisine düşen tarafından yapılacağından davacının davalıya yönelttiği yemin teklifinin yerine getirilmesi hususunda gerekli usuli işlemlerin yapılmasından sonra sonucuna göre söz konusu prim alacağı hakkında karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yemin hususundaki usuli işlem tamamlanmadan karar verilmesi doğru değildir.

3.Davacı işçinin fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu uyuşmazlık konusudur.

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Bu durumda yıllık 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul edilmelidir.

Somut olayda davalının sunduğu 23.04.2010 tarihli sözleşmede fazla çalışmanın ücrete dahil olduğu yazılı olmasına rağmen daha önce yürürlükte olan 29.07.2005 tarihli sözleşmede ise böyle bir hüküm yoktur. Buna rağmen fazla çalışma ücretinin tüm dönem için yıllık 270 saat düşülerek hesaplanması hatalıdır.

Davalı delil listesinde davacının işe giriş çıkışlarını gösterir elektronik kapı kayıtları olduğunu belirtmiş ve bir kısım giriş çıkış saatlerini gösterir kapı kayıtlarını sunmuştur. Öte yandan imzasız da olsa sunulan bir kısım bordrolarda bazı aylarda fazla mesai tahakkukunun yapıldığı görünmektedir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının sunduğu kapı kayıtlarındaki giriş çıkış saatlerine göre davacının fazla çalışması olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılmadığı gibi, fazla çalışma tahakkuku yapılan dönemler için imzasız olan bordrolardaki ödemenin yapılıp yapılmadığı da araştırılmadan hesaplama yapılmıştır. Mahkemece eksik inceleme ile hatalı hesaplama yapan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi isabetsiz olmuştur. O halde tarafların bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.

SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.