Esas No
E. 2013/10992
Karar No
K. 2013/17474
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

7. Hukuk Dairesi         2013/10992 E.  ,  2013/17474 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine.

2.Davacı vekili, davacının 01.09.2007 -31.07.2009 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde muhasebe kasa şefi olarak çalıştığını, normal çalışma süresi dışında hafta içi 5 iş günü 09:00-22:00 saatleri arasında çalıştırıldığını, ayrıca her Cumartesi görevi itibarıyla Cumartesi günü 5'er saat ve Pazar günü de 4'er saat fazla mesai yaptığını ancak karşılığının ödenmediğini ve yıllık izinlerinin de kullandırılmadığını ileri sürerek yıllık ücretli izin, fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının hafta içi 09:00-18:00 saatleri arasında hafta da 45 saati geçmeyecek şekilde çalıştığını, sadece bazı Cumartesi günleri konumu nedeniyle işe geldiğini, Pazar günü çalışmasının bulunmadığını, yıllık izinlerinin bir kısmını kullandığını kullanmadığı izin ücretinin çıkışının yapıldığı Ağustos ayı maaş bordrosunda gösterilerek ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında fazla çalışma alacağı ihtilaf konusudur.

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay'ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Gerçekten bir işçinin uzun süre ve her gün aynı şekilde günlük çalışma süresinin üzerinde fazla çalışma yapması hayatın olağan akışına uygun düşmez. Fazla çalışma ücretinden indirimi öngören bir yasal düzenleme olmasa da, Yargıtay'ın yapılmasını öngördüğü indirimi çalışma süresinden indirim olarak algılamak gerekir. Ancak, fazla çalışmanın taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.

Somut olayda, davalı işyerinde muhasebe kasa şefi olarak yaklaşık 2 yıl gibi uzun bir süre çalışan davacının taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları ile tüm çalışma dönemini kapsamayan e-mail yazışmaları birlikte değerlendirilmek suretiyle her hafta 5 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek karşılığı alacak hüküm altına alınmış ancak davacının hafta tatili ücret alacağından takdiri indirim yapılmışsa da fazla çalışma ücret alacağından takdiri indirim yapılmamıştır. Çalışma süresi içinde işçinin hastalanması, mazereti ve bazı ihtiyaçları için fazla mesai yapılmasına engel olan durumların ortaya çıkması doğaldır. Bu nedenle ve dairemizin yerleşik içtihatları gereği mahkemece fazla çalışma alacağından makul bir indirim yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken hakkaniyet indirimi yapılmayarak yazılı şekilde fazla mesai alacağının hüküm altına alınması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, 25.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog