Yerel Hukuk Mahkemesi
- Mahkeme
- Yerel Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2022/815
- Karar No
- 2022/815
- Karar Tarihi
- 20.11.2024
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T. C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/815 Esas - 2024/1265
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ve davalının dava dışı ... Ticaret Sicil Memurluğu'nun ... sicil numarasına kayıtlı olan ... Şti.'nin hissedarı olduğunu, 100 paya ayrılmış şirketin sermayesinin 50 adet hissesinin ...'e, 50 adet hissesinin ...'e ait olduğunu, dava dışı şirketin kuruluşundan bu yana kesintisiz olarak ...in münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu, Müvekkilin şirket ortağı olmasından bu yana 8 yıl süre boyunca ortaklar kurulu yapılmadığını, şirketin mali durumu, faaliyetleri hakkında bilgi verilmediğini, ...'den bu hususlarda bilgi talep edilmiş olmasına karşın cevap verilmediğini, Müvekkil tarafından yapılan araştırmada, davalı şirketin ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parselde, davalı şirket tarafından kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yapılan inşaatta davalı şirkete ait olan bağımsız bölümlerin ve ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parselde yer alan arsanın şirket müdürü olan ... tarafından satıldığı, satışın gerçek değerinin altında gösterildiği ve şirket kayıtlarında bu hususun gizlendiğinin öğrenildiğini, bu duruma istinaden müvekli tarafından Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/678 Esas sayılı dava ile “Şirketin Feshi/Ortaklıktan Çıkma” davası açıldığını, Davalı ...in, dava dışı şirketin müdürü olduğunu, TTK m. 644 gereğince anonim şirketlere ilişkin sorumluluk hükümleri limited şirketler hakkında da uygulandığını, Dava dışı şirketin maliki olduğu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parselde yer alan arsa davalı tarafından satıldığını, satışın gerçek bedelin altında yapılmış ve satış bedeli de dava dışı şirket
CEVAP
Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin 2006 yılından itibaren vergi kaydı bulunduğunu, şahsi olarak bu vergi kayıtlı işletmesi üzerinden müteahhit olarak inşaat yaptığını, müvekkil tarafından ... Şti.'nin 2013 yılında kurulduğunu, daha sonrasında 2014 yılında davalı ...'e şirketin ... hissesinin devredildiğini, ...'in şirkete sermaye sağlayacağını beyan etmiş ise de bu sermaye girişini yapmadığını, şirketin yapacağı inşaatlar için kredi çekildiğini, müvekkilin şahsi sermayesi ile inşaatı devam ettirilmeye çalıştığını, çekilen kredilere müvekkilin şahsi mallarının teminat olarak gösterildiğini, halen şirketin kredi borçlarının devam ettiğini, Davacının şirketin bu borçlarından haberdar olmasına karşılık, uzun süredir şirketin borçları sebebi ile bir ödeme yapmadığını, bu kredilerin ödemesinin ... tarafından yapılmaya devam ettiğini, davanın açıldığı tarih itibari ile ...'in şirkete olan borcu şirket kayıtlarına göre 750.000,00 TL'nin üzerinde olduğunu, ... tarafından şirkete, yapılan inşaatla ilgili ödenmiş bir bedelin bulunmadığını, Tarafların ortaklıkları bulunan şirketin yüklenicisi olduğu iki inşaat yapıldığını, fakat inşaatın yapılabilmesi için kredi kullanılmış olması sebebi ile kar elde edilemediğini, tarafların inşaat yaptıkları dönemde, davacı ...'in talebi üzerine, gelini olan ...”e daire verildiğini, bu daire sebebi ile kullanılan kredinin şirket hesabına geldikten sonra paranın, ...'in oğlu ...'in hesabına gönderildiğini, ...in adına kayıtlı ve oturmakta olduğu evin müvekkil tarafından verildiğini, bu evin devri safhasında çekilen kredinin, müvekkilin şahsi hesabına gönderilmesi gerekmesine karşılık bu kredinin de şirket hesabına geldiğini, aynı zamanda bu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı ...in aynı zamanda şirket müdürü olan davalı ...in şirketi zarara uğrattığı iddiası ile şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 553/1.maddesinde; kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olacakları, 6102 sayılı TTK'nın 555/1.maddesinde; şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibinin isteyebileceği, pay sahiplerinin tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilecekleri, 6102 sayılı TTK'nın 557/1.maddesinde; birden çok kişinin aynı zararı tazminle yükümlü olmaları hâlinde, bunlardan her birinin, kusuruna ve durumun gereklerine göre, zararın şahsen kendisine yükletilebildiği ölçüde, bu zarardan diğerleriyle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, 6102 sayılı TTK'nın 558/2.maddesinde; şirket genel kurulunun, sorumluluktan ibraya ilişkin kararının, ibranın kapsadığı açıklanan maddi olaylara ilişkin olarak, şirketin, ibraya olumlu oy veren ve ibra kararını bilerek payı iktisap etmiş olan pay sahiplerinin dava hakkını kaldıracağı, diğer pay sahiplerinin dava haklarının ibra tarihinden itibaren altı ay geçmesiyle düşeceği, düzenlemeleri yer almaktadır.
Yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyen şirket yöneticileri bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. Yönetici aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkı ortaklığa aittir. Ancak, zarar gören ortakların da yöneticiler aleyhine dava açma hakkı bulunmaktadır. Yöneticinin, ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açar. Zira, bu tür tasarruflar payları oranında ortakları etkiler. Bir başka deyişle, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların dolaylı zararı olarak sonuç doğuracaktır. Şirket yöneticisi hakkında ortakların ve şirket alacaklılarının tazminat davası
1.Davanın REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 80,70TL ve ıslah ile alınan 40.867,00TL harçtan mahsubu ile bakiye 40.520,10TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 328,730,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4.Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/11/2024
(e-imzalıdır)
hesaplarına girmediğini, Dava dışı şirketin ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parselde kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yaptığı inşaatta, dava dışı şirkete toplam ... adet bağımsız bölüm düştüğünü, davalı ...'in bu bağımsız bölümleri dava dışı şirket adına tescil ettirmediği, bir kısmını gerçek değerinin altında satış göstererek satışını yaptığını, satış sonrası tapu devir işlemlerinin arsa sahipleri tarafından alıcıya yapıldığını, bir kısmının da ... kardeşi ... yakın akrabaları adına tescil edildiğinin öğrenildiğini, TTK m. 555 uyarınca şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir düzenlemesini içerdiğini, şirket malvarlığını gerçek değerinin altında satan, satış bedellerini şirkete aktarmayan, şirketin sözleşmeler ile kazandığı edinimleri uhdesine geçiren ve şirketin zarar etmesine sebebiyet veren davalı meydana gelen zarardan dolayı sorumlu olduğunu, Müvekkilin şirket hissedarı olup, şirketin uğradığı zararın tespiti ve dava dışı şirkete ödenmesini talep etme hakkına sahip olduğunu ve huzurdaki dava açıldığını, tedbir taleplerinin kabulü ile dava dışı ... Şti.'nin sevk ve idaresi, hâkim ortakların şirket kayıt ve belgelerini gizlemeleri, karartmaları vb. Önlenmesi için tedbiren dava sonuçlanıncaya kadar kayyum atanmasını talep ettiklerini beyanla, davanın kabulü ile ... Ticaret Sicil Memurluğu'nun ... sicil numarasına kayıtlı olan dava dışı ... Şti.'nin sevk ve idaresinin Sayın Başkanlık tarafından belirlenecek kayyuma devri veya şirket müdürünün yapacağı işlemlerin kayyum onayına tabi tutulması yönünde tedbir kararı verilmesini, davalının dava dışı işbu işlemler nedeni ile şirkete verdiği zararın tespiti ile fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımızın saklı kalması kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile dava dışı ... Şti.'ye ödenmesine, hükmedilecek alacağa dava tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanacak değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini ile arz ve talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde; davalının şirkete verdiği zararın tespiti ile fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik 2.443.000,00TL'nin davalıdan tahsili ile dava dışı ... Şti.'ye ödenmesine, hükmedilecek alacağa dava tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanacak değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
(e-imzalıdır)
kredinin de yıllardır. ödemesinin müvekkil tarafından yapıldığını, Davacının davayı açmasının sebebinin, müvekkil ile ...'in oğlu ... arasında devam eden bir kısım davalar olduğunu, ...in de şirkete borçlu olduğu, en son yaptığı inşaatı 2018 yılında bitiren şirketle ilgili, bugüne kadar hiçbir talebi olmayan davacının, aradan geçen uzunca bir süreçten sonra dava açmasının kötü niyetli olduğunu, Müvekkilin akraba oldukları davacı ile oturup hesaplaşmak istediğini, ancak davacı hiçbir zaman hesap görmeye gelmediğini, davacının ortaklıkta üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi sebebi ile halen şirketin bütün gider ve ödemeleri müvekkilin şahsi sermayesi ile karşılanmaya devam ettiğini, ... ada ... parseldeki ... m? arsanın ...'ye işleri karşılığı verilen senedin ödenememesi sebebi ile inşaatın kalıp ve demir işçiliği ödemesi karşılığı verildiğini, bu durumdan davacının haberdar olduğunu, Şirketin uğradığı bir zarar olmadığını, aksine davacının yakınlarına ve şahsına yapılan kazandırmalarla şirketin zararına davacı sebep olduğunu, Şirketin adına yapılan inşaattaki bağımsız bölümlerin, muvazaalı bir şekilde bir devri olmadığını, satışların tamamının gerçek satış olduğunu, Müvekkilin şahsi mal varlığından şirket hesabına, şirket borçlarının ödenmesi için paralar aktarılmış olması sebebi ile takas mahsup definde bulunduklarını, Davacının şirketin hesaplarına mal varlığına tedbir konulması talep etse de şirketin kredi borçlarından başkaca bir mal varlığı bulunmadığını, Beyanla, davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olması ve davanın haksız ve kötü niyetli olması sebebi ile reddine, yargılama giderleri ile yargılama giderleri kapsamında vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
(e-imzalıdır)
açma hakkını düzenleyen 6102 sayılı TTK'nın 555. maddesi gereğince; şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibinin isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilecektir.
Somut olayda ortak olan davacı tarafın iddiaları üzerine bilirkişi raporu alınmış alınan bilirkişi raporunda davalı şirket müdürünün dava dışı şirketin yönetiminde kanun ve esas sözleşme hükümlerine aykırı davranmadığı, yönetimde kusurlu fiillerinin bulunmadığını, şirketi ayakta tutmak için kişisel mal varlığından şirkete kaynak aktardığı, şirketi zarara uğratacak kusurlu fiillerinin bulunmadığını, , davalı ...’in yukarıda detayları sunulduğu üzere yıllar itibariyle şirketin finansmanı için kendi mal varlığını kullandığı, davaya konu daire satışları öncesinde (2016-2018) yapılan banka malzeme, şahıs ve çek ödemelerinin yapılmasında şirkete finansman imkanı sağladığı ,davalı ...’in şirketi zarara uğratacak ve kötü yönetim sergilemesini destekleyecek herhangi bir somut değerlendirme yapılamadığı açıkça belirtilmiştir.İtiraz üzerine ek rapor alınmış ve denetime uygun her iki raporda da belirtildiği gibi davalının dava dışı şirketi zarara sokacak herhangi bir fiiline rastlanmadığı anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerden dolayı davacı tarafça kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
(e-imzalıdır)