Esas No
E. 2013/9743
Karar No
K. 2013/17392
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2013/9743 E.  ,  2013/17392 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Davacı, davalı ... Bakanlığı'na bağlı ... İMKB Çok Programlı Lisesi'nde 28.03.2011 tarihinden 31.12.2011 tarihine kadar aşçı olarak görev yaptığını, işten çıkarken fazla mesai ücretinin ödenmediğini, Gaziantep Bölge Çalışma Müdürlüğü'nün 31.01.2012 tarih ve 11 sayılı raporu ile bu durumun tespit edildiğini beyanla fazla mesai alacağının %50 zamlı olarak ve reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı, davacının yaptığı işin ihale ile dava dışı şirkete verildiğini husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, alacağın %50 zamlı ve reeskont faizi ile talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dosyada mevcut bilgi ve belgelerden davacıya fazla çalışma ücretinin ödenmediği, bu hususun Türkiye İş Kurumu Kilis Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğü'nden gelen 31/01/2012 tarih ve 11 sayılı 2695 sicil nolu teftiş raporundan da anlaşıldığı gerekçesiyle bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden fazla çalışma ücreti alacağının kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında fazla çalışma yapılıp yapılmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Hukukumuzda normal çalışma süresi 4857 sayılı İş Kanunu'nun 63. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre;

Genel bakımdan çalışma süresi haftada en çok kırkbeş saattir. Fazla çalışmalar ve fazla sürelerle çalışmalar 4857 sayılı Kanun'un 41-43. maddeleri ile İş Kanununa İlişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliğinde düzenlenmiş olup, fazla çalışma; kanunda yazılı şartlar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır.

İş Kanununda fazla çalışmanın ispatı ile ilgili olarak özel bir hüküm bulunmamaktadır. Bu sebeple fazla çalışmanın ispatında ispat yükü genel hükümlere tabidir. Dolayısıyla fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi kural olarak bu iddiasını; fazla çalışma yaptığı gün ve saatleri ispat etmek zorundadır. Fiili bir olgu sözkonusu olduğundan, kural olarak işçi, fazla çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir, tanık da dinletebilir.

Fazla çalışmanın yazılı belgelere, işveren kayıtlarına veya kesin delile değil, tanık anlatımına dayalı olması durumunda, mahkemece; fazla çalışma yapılan süreler tespit edilirken; işçinin uzun süre her gün fazla çalıştırılmasının hayatın olağan akışına ve insan doğasına uygun düşmeyeceği, yaşam tecrübelerine göre hiç hastalanmadan veya evlenme, ölüm, doğum, özel işleri gibi mazereti çıkmadan yıllarca sürekli çalıştığının kabul edilemeyeceği, işyerindeki üretim faaliyeti ve işçinin üstlendiği işin niteliği dikkate alınmadan sürekli iş gördürüldüğünün varsayılamayacağı, işçinin ara dinlenmesi, hafta tatili, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde hiç dinlenme hakkını kullanmadan çalıştığının düşünülemeyeceği gözönünde tutularak, belirlenen fazla çalışma süresinden hakkaniyet indirimi yapılması gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir.

Uyuşmazlık sebebiyle, 4857 sayılı Kanun'un 92/son maddesinin de irdelenmesi gerekmektedir. Anılan hüküm uyarınca iş müfettişleri tarafından tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir, diğer bir anlatımla; yetkili kişilerce düzenlenen ve tarafların ihtirazi kayıt koymaksızın imzaladığı tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olup, aksi ancak yazılı delille kanıtlanabilir. Maddede ifade edilen tutanaklar; müfettiş tarafından belgelere dayalı olarak düzenlenmiş olanlar ile belgeye dayalı olmamakla birlikte düzenlenmesinde hazır bulunan işveren, işçi veya üçüncü kişi beyanları uyarınca düzenlenerek doğruluğu ilgili kişilerin imzaları ile tasdik edilen ve imza inkarına konu olmayan tutanaklardır.

Somut olayda; personel çalışma saatleri ve görev dağılımını düzenleyen belgelerde haftalık çalışma saatlerinin 06:30-10:00 arası 3,5 saat çalışma, 10:00-11:30 arası 1,5 saat dinlenme, 11:30-13:30 arası 2 saat çalışma, 13:30-16:00 arası 2,5 saat dinlenme, 16:00-18:00 arası 2 saat çalışma şeklinde düzenleme yapıldığı ve bu belgelerde davacının da imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda bahsi geçen ilkeler ve imzalı personel çalışma takip formları karşısında Türkiye İş Kurumu Kilis Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğü'nden gelen 31/01/2012 tarih ve 11 sayılı 2695 sicil nolu teftiş raporunun yazılı belge ile her zaman aksinin kanıtlanabileceği gözetilmeksizin fazla mesai talebinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Ayrıca kabule göre de davacı fazla mesai alacağının reeskont faiziyle tahsilini istediğinden alacağa dava ve ıslah tarihlerinden itibaren en yüksek banka mevduat faiz oranını geçmemek kaydıyla reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması da hatalı ise de bozma nedenine ve temyiz edenin sıfatına göre yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, 24.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İş Hukuku 4857 sayılı Kanun 4857 sayılı İş Kanunu K4857 md.63 K4857 md.43
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog