9. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17463
- Karar No
- 2024/8542
- Karar Tarihi
- 14.10.2024
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
9. Ceza Dairesi 2021/17463 E. , 2024/8542 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun kayda göre sekiz yaşında bulunan katılan mağdur ile fiili livata yoluyla cinsel ilişkide bulunduğunun kabulü ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Katılan mağdurun 04.02.2016 tarihli adli tıp raporundaki eski skar izinin tek başına livatanın delili olarak kabul edilemeyeceğine, algılama yeteneği gelişmemiş olan katılan mağdurun soyut beyanı ve tanıkların çelişkili beyanlarının mahkumiyete yeterli delil olmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Suç tarihinde on iki - on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal hizmet uzmanınca düzenlenen 30.05.2016 tarihli sosyal inceleme raporunda üçüncü sınıfta iken suça sürüklenen çocuk hakkında Çiğli Milli Eğitim Müdürlüğü Rehberlik Araştırma Merkezi tarafından iki yıl geçerliliği olan hafif düzeyde zeka geriliği tanısı konulduğuna dair rapor düzenlenip,iki yıllık özel eğitim sonucunda raporun yenilenmediği, uyuşturucu ve uyarıcı madde bağımlılığı olan suça sürüklenen çocuğun iddia edilen suçun anlam ve sonuçlarının farkında olduğu ancak uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmış olması durumunda davranışlarını yönlendirememiş olabileceğinin bildirilmesi karşısında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 35. maddesi ile Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20/2-3. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocukların işledikleri fiillerin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin olup olmadığını takdir yetkisinin münhasıran mahkemeye ait olduğu ancak hakimin gerekirse bu konuda tam kanaat sahibi olabilmesi için sosyal inceleme raporu ile birlikte adli tıp uzmanı, psikiyatrist ya da zorunlu hallerde uzman hekimden görüş de alabileceği nazara alındığında suça sürüklenen çocuğun yaşı sebebiyle zorunlu olan sosyal inceleme raporunun yukarıda yer verilen içeriği itibariyle tek başına hüküm kurmaya yeterli olmadığı gibi teknik bilgi gerektiren bu konuda ayrıca adli tıp uzmanı, psikiyatrist ya da zorunluluk bulunması halinde uzman hekimden görüş alındıktan sonra suça sürüklenen çocuğun cezai sorumluluğunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken yetersiz sosyal inceleme raporuna dayanılıp ayrıca farik-mümeyyizlik raporu aldırılmayıp bu hususta mahkemesince de bir gözlem ve değerlendirme yapılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle; Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.10.2024 tarihinde karar verildi.