Esas No
E. 2023/6105
Karar No
K. 2024/7891
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2023/6105 E.  ,  2024/7891 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1674 Esas, 2023/1247 Karar
HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/219 E., 2021/68 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin marka sınıflarından 32 nci sınıfa tekabül eden tüm emtialar açısından üretim ve satış alanında faaliyet gösterdiğini, birçok markanın maliki olmakla beraber aynı zamanda "..." ibareli markaların da maliki olduğunu, davalının 32 nci sınıfta 2018/18323, 2017/114786, 2014/102794, 2014/104001 ve 2014/39341 tescil numaralı markaların bulunduğunu, müvekkiline ait "..." ibareli markaları ile davalıya ait "... ..." markalarının görsel, işitsel, anlamsal ve sınıfsal olarak aynı veyahut ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, "... ..." ibareli markaların esas ve ayırt edici unsurunun "..." kelimesi olduğunu, markadaki "..." kelimesinin kendisinden önce gelen "..." kelimesini tanımladığını, "..." ibaresinin 32 nci sınıfa dahil olan "enerji içecekleri" emtiası dikkate alındığında bu sınıf ve emtialardaki kullanımının markaya herhangi bir ayırt edicilik sağlamadığını, aksine doğrudan emtia/vasıf belirttiğini, markaların karıştırılma ihtimali olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek belirtilen markaların hükümsüzlüğünü talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2008 yılında kurularak alkolsüz içecek üretim ve satışı konusunda faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin tesisinde enerji içeceği, soğuk kahve, soğuk çay, alkolsüz gazlı içecekler, meyve suları gibi içeceklerin üretimini yaptığını, taraflar arasında Adana 3. Asliye Hukuk (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin 2019/23 E. sayılı dosyasının görülmekte olan davada, bu davanın davacısının davalı konumda olduğu davada, davacıya ait 2018/39582 tescil numaralı "... ... HITS" ibareli markanın hükümsüzlüğünün talep edildiği, anılan davada karşı tarafın beyanlarının işbu davadaki beyanlar ile çeliştiğini, bu davanın kötü niyetli olarak ikame edildiğini, müvekkilinin "..." ibaresinin barındırır birçok markasının tescilli olduğunu, uzun yıllardır "..." ibaresinin markalarının esas unsuru olarak kullanmakla, ... ibaresinin müvekkilinin seri markası olduğunu, davacının uzun süre sessiz kalarak hak kaybına uğradığı, bu nedenle hükümsüzlük talebinde bulunamayacağını, davacının müvekkilinin varlığından haberdar olmamasının mümkün olamayacağı ve haberdar olduğu, işbu davanın çok uzun yıllar sonra ikame edilmesinin kötü niyetli olduğunun açık göstergesi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, davacı markalarının esas unsurunun "...", davalı marsanını ise "..." olduğu, kelimelerin yazılış şekilleri (görselleri) benzese dahi, fonetiklerinin ve anlamlarının farklı olduğu; davalı markalarında güçlü ve ayırdedici görsel özellikler ve şekil unsurları yer aldığı, ancak davacı markalarının temel olarak kelime markaları olduğu ve markaların bütünsel değerlendirmelerinde nihai tüketici nezdinde karıştırma ihtimalinin bulunmadığı, davalının sessiz kalma yolu ile hak kaybı savunması yönünden yapılan değerlendirmede ise tarafların aynı sektörde yer almaları, davacının "basiretli bir tacir gibi" davranma yükümlülüğü çerçevesinde davalı markalarından haberdar olmasının kendisinden beklenebileceği, davalının "... ..." unsurlu ilk markasını 02.12.2011 tarihinde tescil ettirerek kullandığı, bu hali ile davacının dava tarihi itibarıyla sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, davacının "..." esas unsurlu markaları ile davalının "... ..." ve "... BLUE" ibareli markaları arasında işitsel olarak farklılık olduğu, her iki tarafın markalarının İngilizce kelimelerden ibaret olup İngilizce bir kelime olan ... ibaresinin halk arasında bilinirliğinin düşük olduğu da dikkate alındığında 32 nci sınıf yönünden zayıf marka olarak nitelendirilemeyeceği, markalar arasında benzerlik karşılaştırması yapılırken markaların bütünsel olarak dikkate alınacağı, markalar arasında işitsel ve görsel olarak benzerlik olmadığı, keza davacının 2010 65846 numaralı JP ... ... ibareli markasının 02.12.2011 tarihinde 32, 33 sınıfta tescil edildiği, iş bu davanın 26.12.2019'da açıldığı, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdikleri de dikkate alındığında davacının "... ..." ibareli davalı markasından haberdar olmadığının söylenemeyeceği, davalının kötü niyetine yahut tescile aykırı kullanımına dair herhangi bir delil ibraz edilmediği dikkate alındığında İlk Derece Mahkemenin davanın reddi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğüne ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesi.

3.Değerlendirme

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve özellikle davacı markaları ile davalının markalarının ibarelerinin benzer olmadığı ve ortalama tüketici nezdinde karıştırma ihtimali bulunmadığından, benzerlik halinde uygulanacak olan sessiz kalma suretiyle hak kaybının somut olayda nazara alınamayacağına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog