Esas No
E. 2011/1384
Karar No
K. 2012/1813
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2011/1384 E.  ,  2012/1813 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece muhtesatın kaçak yapı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de gösterilen gerekçe davanın niteliğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.

Mahkemelerce İmar Kanununa aykırı olarak yapılmış kaçak yapılara yasallık sağlayacak şekilde hüküm verilmesi mümkün bulunmadığından kaçak yapı nedeniyle arsa sahipleri aleyhine açılacak alacak ve temliken tescil davalarının ya da üzerinde kaçak yapı bulunan taşınmazda kat mülkiyeti kurulması istemine ilişkin davaların dinlenmesine olanak bulunmadığı kuşkusuzdur. Ne var ki, tespit davalarının sonucunda verilecek hükmün infaz olanağının bulunmadığı, bu hükümlerle sadece bir olgunun tespit edilmiş olacağı, henüz yıkılmayan ve bu hali ile kullanılarak yararlanılmaya devam edilen kaçak yapı niteliğindeki muhtesatın da az veya çok bir değerinin, en azından enkaz değerinin bulunacağı, ortaklığın giderilmesi davası sonucunda taşımazın üzerinde bulunan muhtesatla birlikte satılması halinde bu nitelikteki muhtesat nedeniyle satış bedelinin az veya çok artacağı, kaçak yapı niteliğinde olduğu gerekçesiyle muhtesata değer verilmemesi halinde taşınmazın satışından pay alacak olan diğer taşınmaz maliklerinin kaçak yapı niteliğindeki muhtesat nedeniyle meydana gelecek değer artışından haksız şekilde yararlanacakları ve sebepsiz zenginleşecekleri gözetildiğinde muhtesat aidiyetinin tespitine ilişkin davalarda muhtesatın kaçak yapı olup olmamasının sonuca etkisi bulunmadığının kabulü gerekir. Bu nedenle mahkemece gösterilen gerekçe yerinde değildir.

Dava ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan usul kanunumuzda tespit davaları düzenlenmemiş olmasına rağmen öğreti ve uygulamada tespit davası açılmasına imkan tanıyan bir hüküm bulunması veya hukuki yararının mevcut olması koşuluyla bu tür davaların dinlenebileceği, muhtesat tespiti davalarının dinlenebilmesi için kural olarak taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemiyle açılmış ve görülmekte olan bir dava ya da kamulaştırma işleminin bulunması gerektiği eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılmasında da kural olarak hukuki yarar bulunmayacağı, hukuki yararın dava koşulu olduğu kabul edilmektedir.

Somut olaya gelince dosya kapsamından dava konusu muhdesatın üzerinde bulunduğu 2081 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davacının paydaş olmadığı, taşınmaz hakkında görülmekte olan bir ortaklığın giderilmesi davasının bulunmadığı, taşınmazın kamulaştırmasının da söz konusu olmadığı, bu olgular gözetildiğinde somut olayda usulün 567. ve Kamulaştırma Kanununun 19.maddesi hükmünde sözü edilen ön mesele sorununun bulunmadığı belirlenmiştir.

Hal böyle olunca; mahkemece az yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yersiz gerekçelerle red kararı verilmesi isabetsiz ise de, bu yanılgının sonuca etkisi bulunmadığından gerekçesi bakımından yanılgılı sonucu bakımından doğru hükmün ONANMASINA, peşin ödenen harçların mahsubu ile geriye kalan 33,60 TL eksik harcın hükmü temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 15.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.