11. Hukuk Dairesi
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/973
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/04/2024
NUMARASI : 2024/232 Esas - 2024/369 Karar
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/04/2024 tarih 2024/232 Esas 2024/369 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :Davacı vekili, müvekkili firma ile davalı ... Tic. isimli şahıs şirketi arasındaki sözleşme ile iş ortaklığı tesis edildiğini, bu ihalelerle ilgili olarak müvekkili şirketin malzeme alımı yapabilmesi için diğer girişim ortağı davalı ... Tic Şirketi yetkilisi ...'a dava konusu ... bankası Konak şubesine ait 03/11/2017 keşide tarihli, 200360 çek nolu 110.000,00 TL bedelli çekin verildiğini, buna karşılık davalı şirket yetkilisi ...'un çeki verilme amacı dışında kullanarak, malzeme alımı yapmaksızın, aralarında ticari ilişki bulunmayan diğer davalı ... Şti'ne çeki ciro ettiğini, söz konusu malzemelerin verilen çeke istinaden tedarik edilmediğini, dava konusu çekin incelenmesinde her iki davalı firmanın kaşeleri üzerinde atılan imzanın aynı el ürünü olduğunun görüleceğini belirterek, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Şti vekili, davaya konu çekin, İzmir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14815 sayılı dosyasında icra takibine konu edildiğini ve icra takibi kesinleştiğini, müvekkil şirket ile diğer davalı arasında alışveriş bulunduğunu, davaya konu çekin, müvekkil şirketin kayıtlarında mevcut olduğunu, çeki iyiniyetle iktisap ettiğini, davacının iddialarının, müvekkil şirket ile bir bağlantısı bulunmadığını, davacının davaya konu çeki kendi rızası ile diğer davalıya verdiğini, sonradan aralarında oluşan güvensizlik sebebi ile, ortaklığa son verilerek, şirketteki yetkilisinin azledildiğini bildirdiğini, dava dışı ... isimli kişi tarafın dan İzmir 5. Asliye Ticaret Mahk. 2017/1196E. sayılı dosyada, çekin elinden rıza dışı çıktığından bahisle, çek zayii ve iptali davası ikame edildiği, davacı borçlunun çeki diğer davalı ... firmasını verdiğini, bu davalının da müvekkil şirkete verdiğini kabul ettiğini, davacı borçlunun kötü niyetle, çeki ödememek için dava dışı ... ile danışıklı bir şekilde hareket ederek mevcut davaları açması nedeniyle davanın reddini istemiştir. Davalı ... A.Ş davaya cevap vermemiş ve duruşmalara da katılmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, çekin kural olarak ödeme vasıtası olduğu, mevcut bir borcun tasfiye amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği, nitekim davacı tarafından da çekin rızası ile davalı ... A.Ş'ye verildiğinin kabul edildiği, davacı tarafından adi ortaklık yetkilisinin çek keşide tarihinden sonra azledilmiş olmasının çekin geçerliliğine herhangi bir etkisinin bulunmadığını, çekteki ciro silsilesinin düzgün olduğunu, davacının kendi imzası dışındaki imzaların sahteliği iddiasında bulunamayacağını, davalı ... Şti'nin çeki kötüniyetli iktisap ettiğinin veya iktisapta ağır kusurlu olduğunun davacı tarafından ispatlanmadığı gerekçesiyle kanıtlayamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ :İSTİNAF NEDENLERİ :Davacı vekili, bilirkişi raporundaki tespite göre davalı iki firma arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, dava konusu çekin ticari defterlerde usulüne uygun kayıtlı olmadığını, bu hususun dahi davalı firmanın, müvekkil zararına hareket ettiğini gösterdiğini, davalı ... Şirketinin bu çeki ticari defterlerinde alınan siparişler hesabına kaydettiği belirlenmesine karşın, herhangi bir mal alışverişine rastlanmadığını, dolayısıyla siparişe dayalı alındığı belirlenen çekin tasfiyeye ilişkin verildiği değerlendirmesinin hatalı olduğunu, ayrıca davalı firmalar tarafından gerçekleştirilen ticari iştigal alanı dikkate alındığında, iş avansları konusunda taraflar arasında bir çalışmanın gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını, davalı firmalardan birinin medikal sektöründe, diğerinin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, bu iki farklı iştigal alanı olan firmanın çek alışverişine dayalı ortak bir ticari faaliyette bulunmasının beklenemeyeceğini, bilirkişi incelemesinde de bu iki firma arasında fatura ve çeke konu ticari faaliyetin defterlerde kayıtlı olmadığının belirtildiğini, bunun yanı sıra davalı şirketin yetkilisi olan ...'un 07.09.2017 tarihinde azledildiği, çek vade tarihinin 03.11.2017 olmasına rağmen şirketi temsil ve izama yetkili olmadan çeki ciroladığını, ayrıca ticari defterlerinde de çekin diğer davalıya verildiğine ilişkin muhasebe kaydının bulunmadığını, davalı firmalar arasında yapılan cironun iyiniyetli olmadığının açık olduğunu, gerek çekte cirosu bulunan davalı ... firmasının, gerekse davalı ... Şti.'nin 2017 yılı ticari defter kayıtlarında aralarında alacak borç ilişkisine dair bir kaydın bulunmadığını, bu hususlar kapsamında yargılamaya konu olan çekin davalı firmalar arasında usulüne uygun ve iyiniyetli olarak ciro edilmediğinin görüldüğünü istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE
Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, özellikle çekin rızası ile davalı ... A.Ş'ye verildiğinin davacının da kabulünde olmasına, adi ortaklık yetkilisinin çek keşide tarihinden sonra azledilmiş olmasının çekin geçerliliğine herhangi bir etkisinin bulunmamasına ve çekteki ciro silsilesinin düzgün olduğu dikkate alındığında davalı ... Şti'nin çeki kötüniyetle iktisap ettiğinin davacı tarafından ispatlanamamış olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2.Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3.İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 06/12/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.