11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2023/6005 E. , 2024/8080 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin fiberoptik iletişim sistemleri, telekomünikasyon ve ısıtma sistemleri alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davacı şirket ile merkezi Belçika'da bulunan ... NV. şirketi ile 2006 yılında ... satış yetkisine sahip olduğu ürünlerin Türkiye'de satışıyla ile ilgili olarak distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, 2012 yılında ... şirketinin davalı ... LLC. tarafından satın alındığını, bu satın alımdan sonra sözleşmenin yeni tarafı ile ürün tedarikinde sıkıntı yaşanmış olmasına rağmen sözleşme gereği iş ilişkisinin devam ettiğini, davacı şirketin davalı şirket ile ilişkisi devam ederken davalı şirketin ısıtma bölümünü satın almayı teklif ettiğini, bu kapsamda tarafların gizlilik sözleşmesi imzaladığını, yapılan görüşmelerin sonuçsuz kalması üzerine 03.12.2013 tarihinde davalı yanın da iştirak şirketleri arasında yer alan ... International ... tarafından ... Teknoloji Sistemleri Tic. Ltd. Şti.'nin kurulduğunu, 30.01.2015 tarihli fesih bildirimi ile 30.04.2015'ten itibaren geçerli olmak üzere tek taraflı feshedildiğini, davacı şirketin kendi ticari başarısı sonucu oluşan müşteri portföyü ve pazarın dışında bırakıldığını, sözleşmenin davacının kusuru olmadan sona erdirildiğini, sözleşmenin niteliğinin denkleştirme/portföy tazminatı talep etmeye elverişli olduğunu, davacı şirket tarafından yaratılan müşteri kitlesinin davalı ...'in yeni yetkili satıcının kullanımına sunulmak zorunda kalındığını ve bu suretle davacı şirketin kayba uğradığını beyanla; taraflar arasında kurulmuş olan ve davalı tarafından feshedilmiş olan işbirliği ve distribütörlük sözleşmesinden doğan portföy tazminat hakkının alacak belirsiz olduğundan şimdilik 5.000,00 TL tutarındaki alacağın, alacak doğduğu tarih olan fesih tarihinden (30.04.2015) avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Türk mahkemeleri'nin bu uyuşmazlığı çözme konusunda yetkili olmadığını, davanın Brüksel Mahkemeleri'nde görülmesi gerektiğini, davacının maddi tazminat talepleriyle ilgili olarak belirsiz alacak davası açma koşullarının bulunmadığını, davacının davasını hak düşürücü süre içerisinde açmamış olduğunu, davalı şirketin davanın konusunu oluşturan sözleşmenin tarafı olmadığını, bu sebeple herhangi bir uyuşmazlığın da tarafı olunamayacağını, davaya konu sözleşmenin distribütörlük sözleşmesi olduğunu, kanun gereği portföy tazminatının yalnızca acente ve tek satıcılık sözleşmelerinde talep edilebileceğini, davaya konu ticari ilişkinin distribütörlük olması nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davacının sunmuş olduğu sözleşmenin 4 üncü maddesinde portföy tazminatı talep etme hakkının bulunmadığının açıkça belirtilmiş olduğunu, davaya konu tazminat talebinden davacı tarafın feragat ettiğini, işbu tazminat taleplerine ilişkin olarak talepte bulunmayacağını taahhüt etmiş olduğunu, davacının portföy tazminatı talep etme hakkının bulunmadığını, bu hususta Yargıtay ilamının da mevcut olduğunu beyanla; müvekkili şirket aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davacı, oluşturmuş olduğu müşteri portföyü sebebiyle tazminat talebinde bulunmakta ise de davacı şirketin münhasır olmayan bayi olduğu, sözleşmede davacıya tekel hakkı verilmediğinin açıkça hüküm altına alındığı, davacı şirketin davalı şirketle olan ticari ilişkisinin tek satıcılık veya acentelik olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla ve tarafların serbest iradesi ile düzenlenen sözleşmeye itibar edilmesi gerektiği, yorum yoluyla tarafların hak ve sorumluluğunun artırılamayacağı davacının denkleştirme (portföy) tazminatı adı altında talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, portföy tazminatı talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3.Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
20.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.