8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2022/662 E. , 2024/5885 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tecil talepli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ..., davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ..., davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Dava konusu taşınmazın bulunduğu ... Köyünde 12.12.1997 yılında 159 nolu Orman Komsiyonu tarafından 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre orman kadastrosu ve 2/B uygulaması yapılmak üzere işe başlanılmış, 15.06.1998 tarihinde sonuçlandırılmış; 16.07.1998 tarihinde ilan edilmiştir. 12.05.1972 tarihli tapulama tutanağına göre senetsizden ... köy tüzel kişiliği adına tescil görmüştür. Bu tespite ilişkin itiraz edilmiş, ... Tapulama Mahkemesinin 09.06.1977 tarihli ve 1977/28 Esas, 1977/49 Karar sayılı ilamı ile 402 sayılı parselin mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiştir. Dava konusu taşınmaz 17.05.1978 tarihinde mera olarak Hazine adına tescil edilmiştir. Davacı ... İdaresi vekilinin dava dilekçesinden özetle; ... Mahallesi 402 parsel nolu 224.100 m2'lik taşınmazın mera vasfıyla Hazine adına kayıtlı olduğu, taşınmazın bir kısımının kesinleşmiş orman tahdidinde kaldığı ve eylemli durumunun orman olduğu iddiasıyla 105.010 m2 lik bölümün tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmektedir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Tapulama Mahkemesi'nin dava dosyasında davacı ... İdaresi taraf olmadığından dava dosyası davacı yönünden kesin hüküm teşkil etmemektedir. Dosyaya bilirkişi heyeti tarafından sunulan ve Mahkememizce hükme esas alınan 23.01.2019 havale tarihli ek bilirkişi raporunda kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde kalan (A) (içinde 1, 2, 3, 4, 5) harfi ile gösterilen 105.010,0 m2'lik bölümün 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında orman sayılan yerlerden olduğu, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında kalan ve (C) harfi ile gösterilen 119.090,00 m2'lik bölümün ise orman sayılmayan yerlerden olduğu yerlerden olduğu tespit edilmiştir. Yüksek Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları gereğince orman tahditinin kesinleştiği yerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki niteliği orman tahdit tutanak ve haritaların uygulanması suretiyle belirleneceği, kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kalan taşınmazlara ait tapu kayıtlarının değerini yitireceği, bu suretle tapu kaydı üzerine olan kişilerin mülkiyet haklarını kaybedecekleri ifade edildiğinden dava konusu 402 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi heyetinin ek raporunda (A) harfi ile gösterilen 105.010,00 m2'lik bölümün yapılan orman kadastrosu çalışmaları neticesinde orman sınırları içerisine alındığı, askı ilanı olan 6 aylık süre içerisinde dava konusu taşınmaz hakkında kadastro mahkemesinde dava açılmadığı, yine orman tahditinin kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık süre içerisinde orman sınırları dışarısına çıkarılma davasının dava konusu taşınmaz hakkında açılmadığından orman tahdidinin kesinleştiği anlaşıldığından dava konusu 402 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi heyetinin ek raporunda (A) harfi ile gösterilen 105.010,00 m2'lik bölümün kesinleşen orman tahditi kapsamında Devlet Ormanı olarak sınırlandığı, bu suretle orman sayılan yerlerden olduğu ... " gerekçesiyle davacının davalılar ..., Hazine, ...'na karşı açmış olduğu davasının kabulüne, taşınmazın 105.010,00 m2'lik kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesinin dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup, davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarda açıklanan nedenlerle Temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden ... Belediye Başkanlığı ile ... Belediye Başkanlığından ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.