Esas No
E. 2024/1203
Karar No
K. 2024/1203
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
T. C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23.

HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1203 - 2024/1610 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN:

MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 20/11/2018

ESAS-KARAR NUMARASI : 2014/400 E.-2018/948 K.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,

HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :

Dava, faturaya dayalı hizmet bedelinin tahsili, teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin önlenmesi ve hükümsüzlüğünün tespiti, teminat mektuplarının iade edilmemesinden kaynaklanan zararın tahsili istemlerine ilişkindir.

İlk derece Mahkemesinin, Dairemizin ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin kabulünde olduğu üzere; somut olayda davalı savunmalarından ve davalı Kurum müfettişlerince hazırlanan teftiş raporundan, davacının, sözleşmenin feshinden sonra davalı Kurum Genel Müdürlüğünün bilgisi ile davalıya hizmet verdiği, davacı tarafça düzenlenen 01.04.2003 tarihli KDV dahil 198.248,48 TL, 01.05.2003 tarihli KDV dahil 44.354,27 TL, 02.06.2003 tarihli KDV dahil 22.616,79 TL bedelli üç adet faturanın davalı tarafa tebliğ edildiği, davalının dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 23. maddesinin ikinci fıkrasındaki sekiz günlük sürede faturalara itiraz etmediği anlaşılmıştır.

Dairemiz kararında ayrıntıları olarak açıklandığı üzere, özetle, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 23. maddesinin ikinci fıkrasının, "Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır." hükmünü içerdiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Faturanın şekli" başlıklı 230. maddesinin ilk fıkrasının 4. maddesi kapsamında faturanın münderecatından sayılan "Malın veya işin nev'i, miktarı, fiyatı ve tutarı"nın karine olarak kesinleştiği, davalı tarafça bu karinenin aksinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,

HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek, fatura bedellerinin tamamı yönünden davanın kabulüne dair düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

Dairemiz kararına karşı davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesince, 6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesine göre süresinde itiraz olunmamak suretiyle kabul edildiği varsayılan fatura içeriğinin ancak sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak faturada yer alması olağan sayılan satılan malın cinsi veya yapılan işin adedi, türü, bedeli gibi hususlara ilişkin olabileceği, sözleşmenin kuruluşu aşamasında başta var olmayıp, ifa ile ilgili hususlarda sözleşmeyi değiştiren ve diğer tarafın durumunu ağırlaştıran kayıtların sonradan faturaya konulması durumunda muhatabınca itiraz edilmese dahi, bu kayıtların faturanın zorunlu ve olağan içeriğinden kabul edilmesinin düzenlemenin şekline olduğu kadar amacına da aykırı düşeceği, dava konusu 01.04.2003 tarihli, 198.248,48 TL bedelli faturaya bağlanmış olan bazı masraf kalemlerinde mükerrerlik tespit edildiği, ancak davacı tarafça tanzim edilen faturaya mükerrer kayıt girilmesi sözleşmeye aykırılık teşkil etmekte olup, faturanın sözleşmenin ifasına ilişkin bir belge olduğu da gözetildiğinde, bu faturaya itiraz edilmemesinin fatura içeriğinin benimsendiği anlamına gelmeyeceği, mükerrer alacak kalemlerinin davacı alacağından mahsubu gerektiği belirtilerek Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Dava konusu faturalar taraflar arasındaki yazılı bir sözleşmeye dayanmamaktadır.

Davacı tarafça, taraflar arasındaki sözleşmenin feshinden sonra verilen hizmet nedeniyle dava konusu faturaların düzenlendiği hususu kesinleşmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin bozma kararındaki, "...Sözleşmenin kuruluşu aşamasında başta var olmayıp, ifa ile ilgili hususlarda sözleşmeyi değiştiren ve diğer tarafın durumunu ağırlaştıran kayıtların sonradan faturaya konulması durumunda ki buna muhatabınca itiraz edilmese dahi, bu kayıtların faturanın zorunlu ve olağan içeriğinden kabul edilmesi, düzenlemenin şekline olduğu kadar amacına da aykırı düşecektir." açıklaması somut olaya uygun düşmememektedir. Dava konusu 01.04.2003 tarihli ve 198.248,48 TL. bedelli ilk faturanın sözleşmenin kuruluşu aşamasında var olmayıp, ifa ile ilgili hususlarda sözleşmeyi değiştiren ve diğer tarafın durumunu ağırlaştıran nitelikte olduğunun kabulü dayanaksızdır. Bu nedenlerle Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin bozma kararına katılmak mümkün olmamıştır.

Bu durumda Dairemiz kararında ayrıntıları ile gerekçelendirildiği üzere; davalı tarafça davacının taraflar arasındaki sözleşmenin feshinden sonra verdiği hizmet bedelleri ile ilgili düzenlediği ve kendisine tebliğ edilen faturalara, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 23/2. maddesindeki sekiz günlük sürede itiraz etmediği, bu nedenle fatura münderecatından olan "Malın veya işin nev'i, miktarı, fiyatı ve tutarı"nın kesinleştiği, bu karinenin aksinin davalı tarafça kanıtlanamadığı, fatura bedellerinin tamamı yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerektiği düşünüldüğünden, Dairemizin 14.06.2023 tarih ve 2019/723 E., 2023/1080 K. sayılı kararında direnilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM

Gerekçeleri yukarıda anlatıldığı üzere ; I-Dairemizin 14.06.2023 tarih ve 2019/723 E., 2023/1080 K. sayılı kararında DİRENİLMESİNE, II-Dairemiz kararının (I) nolu bendinde açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin diğer istinaf sebeplerinin reddine, III-Dairemiz kararının (II) nolu bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (III) nolu bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.11.2018 tarih ve 2014/400 E., 2018/948 K. sayılı kararını DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; "1.-Faturalara dayalı alacak istemi yönünden, açılan davada: Davanın kabulü ile, 265.219,54 TL alacağın, 08/08/2003 temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2.-Teminat mektupları yönünden açılan davada: A) Teminat mektuplarının yargılama sırasında iade edildiği ve davanın konusunun kalmadığı belirlendiğinden, talep yönünden konusu kalmayan davada karar verilmesine yer olmadığına, B) Teminat mektupları komisyon ve masraf bedeli yönünden istemin kısmen kabulü ile 14.194,69 TL'nin 08/11/2004 dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3.-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 19.086,79 TL karar ve ilâm harcından, peşin alınan 3.775,00 TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 4.753,70 TL olmak üzere toplam 8.528,70 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 10.558,09 TL harcın, davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4.-Davacı tarafça ilk derece aşamasında yapılan, 10,10 TL başvurma harcı, 8.528,70 TL peşin harç (tamamlama harcı dahil), 1,86 TL ilk dava, 172,60 TL tebligat ve posta gideri, 3.200,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.913,26 TL; istinaf aşamasında yapılan 121,30 TL. istinaf yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 12.034,56 TL.'nin takdiren tamamının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5.-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, faturaya dayalı alacak, teminat mektupları iadesi talebi ve komisyon bedeli alacaklarının tümü yönünden; davacı yararına hesaplanan 42.117,99 TL nispî vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6.-Reddine karar verilen tutar gözetilerek davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına, 7.-HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde yatırana iadesine," IV-Davacı tarafça yatırılan istinaf harcının istek halinde iadesine, Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 19.086,79 TL. istinaf karar harcından peşin alınan 3.825,16 TL'nin mahsubuyla kalan 15.261,63 TL.'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, V-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, VI-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, 03.12.2024 tarihinde, duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda, taraf vekillerinin yüzüne karşı, 7531 sayılı Kanun ile değişik Ek madde 3 ve HMK'nın 361/(1). maddeleri uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Dairemize veya temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut İlk derece Mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 03/12/2024

Başkan

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Katip

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog