Danıştay 5. Daire Başkanlığı
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/16030 E. , 2023/19842 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı mali ve sosyal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Tesis edilen işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönlerinden hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY terör örgütünün eylem ve faaliyetlerine katılmadığı, bu örgüt ile irtibatlı veya iltisaklı olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığı, hakkındaki ceza yargılamasının devam ettiği ve verilmiş bir ceza mahkûmiyetinin bulunmadığı, kesinlik kazanmayan bir suçla ilgili olarak kanaat ifade edilmesinin masumiyet karinesini ihlâl ettiği, kamu görevini yasa dışı hiçbir grup ya da kişiyle ilişkisi olmadan yerine getirdiği, görev yaptığı süre boyunca hakkında adlî veya idarî soruşturma veya kovuşturma yapılmadığı, herhangi bir disiplin cezası almadığı, FETÖ/PDY terör örgütüne ait hiçbir yurt, kurum, ev veya başka bir yerde kalmadığı, hakkındaki tanık beyanlarının herhangi bir somut ifade barındırmadığı, bu beyanlara güvenilemeyeceği, gizli tanığın beyanlarının tahmin ve kişisel kanaat içerdiği, bu beyanların ilgili kişilerin kendilerinin suçtan kurtarmak amacıyla ifade etmiş olduğu beyanlar niteliğinde, etkin pişmanlık kapsamında verilen ifadelere itibar edilemeyeceği, tanık beyanlarında ismi geçen kişinin akrabası olmasının tek başına kendisinin suçlanmasını gerektirmeyeceği, masumiyet karinesinin ihlâl edildiği, kanunen disiplin suçu niteliğinde olan bir eylem veya işlemde bulunmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile hiçbir irtibatı olmadığı hâlde fişleme niteliğinde olan ve somut hiçbir belgeye dayanmayan söylemlere dayalı olarak kamu görevinden çıkarıldığı, hakkındaki kurum kanaatinin sübjektif nitelikte bir değerlendirme olduğu, soyut, belirsiz ve dayanağı olmayan ön yargılarla değil somut bilgi ve belgelere dayalı olarak hareket edilmesi gerektiği, gizli tanık tarafından verilen dijital hâldeki ilk listede ismi yer almamasına rağmen sonra verilen ifadelerde isminin geçtiği, gıyabında yapılan yasa dışı fişlemeler nedeniyle suçlu konumunda kaldığı, meslekten çıkarılma cezasının ancak terör örgütleri ile eylem birliği içerisinde olan kişiler yönünden verilebileceği, kendisinin terör örgütleri ile eylem birliği içerisinde olduğunu gösteren hiçbir eylem veya işleminin bulunmadığı, ByLock uygulamasını kullanmadığı ve başka bir haberleşme sisteminde herhangi bir kaydı bulunmadığı, terör örgütleri ile iltisaklı bir kurumda çalışmadığı, Devlete sadakatsizlik olarak değerlendirilebilecek bir işlem veya eylemde bulunmadığı, kamu görevini yerine getirirken hiçbir grup, zümre, siyasi parti veya örgüt güdümünde hareket etmediği, sadakatsizlik olarak nitelendirilebilecek bir faaliyet veya davranışının bulunmadığı, dava konusu işlemde bu durumun aksini gösteren bir bilgi, belge veya açıklamanın bulunmadığı, kendisi ile aynı durumda olan kişiler kamu görevine iade edilirken kendisinin iade edilmemesinin hukuka ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu, geçmişteki yasal ve rutin faaliyetleri nedeniyle adil yargılanma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılamayacağı, FETÖ/PDY'nin 30/05/2016 tarihli Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası kamuoyuna terör örgütü olarak deklare edildiği, kendisinin bu tarih öncesi veya sonrasına FETÖ/PDY terör örgütü ile bir bağının bulunmadığı, olağanüstü hâl döneminde olağanüstü hâlin gerektirdiği ölçüde ve olağanüstü hâlin neden olduğu konularda geçici nitelikte tedbirler alınabileceği, olağanüstü hâlin sona ermesi ile görevine iade edilmesi gerektiği, savunma hakkı tanınmadan, mahkemeye erişim hakkı engellenerek ve bir daha kamu görevinde çalışmayacak şekilde kamu görevinden çıkarıldığı, darbe girişimine katılmadığı ve bu girişimi fikri olarak da desteklemediği, suçların ve cezaların şahsiliği ilkesinin ihlâl edildiği, yetki ve görevin aşılması suretiyle işlem tesis edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararında, tanık H.K'nin; "...Benim hakkımda silahlı terör örgütüne üye olduğum iddiasıyla başlatılan soruşturma aşamasında ... ile ilgili de beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı aynen tekrar ediyorum. Ben kaldığım süre zarfında örgüt adına düzenlenen toplantılara birkaç defa katılmıştım. Bu toplantılar bazen bizim evimizde bazen de başka arkadaşların evlerinde oluyordu. Bu toplantılara iki tane cemaat abisi gelip konuşma yapıyordu ve Kur'an okunuyordu. Bu toplantılarda kimseye herhangi bir emir talimat ve görev verilmezdi. Bu toplantılara ...'nün de birkaç kez geldiğini biliyorum. ... ile ilgili başkaca bir şey bilmiyorum, kendisini çok tanımam..." şeklinde, tanık H.T.'nin; "...Ekranda gördüğüm kişiyi tanırım. İsmi ...'dür. Ben Nevşehir Gülşehir ilçesinde Adliyede zabıt katibi olarak çalışmaktayım. Halen görevdeyim. 2011-2013 yılları arasında o zaman cemaat olarak adlandırılan F.Gülen örgütünün sohbetlerine katılmıştım. Sohbetleri A.F.G. isimli kişi kendi evinde yapıyordu. Sanığı 2011 veya 2012 yılında 1 kere bu sohbetlerin birinde gördüm..." şeklinde, gizli tanık Albatros'un; "...Ekranda gördüğüm kişiyi tanıyorum. İsmi ...'dür. Ben bir dönem Nevşehir ilinde bulundum. Ben Nevşehir'e gelmeden önce zaten ... zabıt katibi olmuştu. Bu nedenle sınava nasıl hazırlandığı, katipliğe nasıl girdiği konusunda bir bilgim yoktur. Sanık adliyede çalışan ve adliyenin 5A'sı olarak bilinen İ.K.'nin akrabası idi. Adliye yapılanmasının toplantılarında sanığın zabıt katibi olmasında İ.K. etkili olduğunu duymuştum. Benim Nevşehir ilinde bulunduğum 2012 yılı ortalarına kadar sanığın FETÖ ile irtibatlı olduğunu biliyorum. Sonrası ile ilgili bilgim yoktur. Adliye yapılanmasının toplantılarında adliyede görevli personelin hepsi hakkında konuşmalar yapılırdı. Örgüt üyesi olsun olmasın, personeller hakkında bilgiler aktarılırdı. Mahkemelerdeki yer değişiklikleri bile konuşulurdu. Bu toplantılardan edindiğim bilgi sanığın FETÖ ile irtibatlı olduğu noktasındadır. Adliyenin sohbet imamı A.F.G isimli kişi idi. Bir keresinde A.F.G.'nin evine gittiğimde sanık ..., A.F.G.'nin evindeydi. Tam olarak hatırlamıyorum, ancak yanlış hatırlamıyorsam sanık ile A.F.G. parasal bazı konulardan bahsediyordu. Benim örgüt içinde bulunduğum dönemde örgütün bakış açısıyla edindiğim izlenim sanığın derecesinin 4 olduğu yönündedir. Bu benim şahsi görüşümdür. O zaman kimlere hangi derece verildiği, örgüt içinde konuşulurdu. Örgüt gözüyle baktığımda sanığın kodunun 4 olduğunu düşünüyorum..." şeklinde, tanık A.F.G.'nin; "...Sanığı tanırım. Ben 2008-2013 yılı sonuna kadar Nevşehir Adliyesinde görevli hakim ve savcı dışındaki personelin sohbetlerini yaptım. ... benim eski mahallemden çocukluk arkadaşımdır. Kendisi Nevşehir Adliyesine girdikten sonra benim yaptığım sohbetlere birkaç kere geldi..." şeklinde beyanlarına yer verildiği, bu durumda, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan bilgi, belge ve tespitler ile ceza yargılamasında elde edilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usûle uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 19/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.