İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizin ..... Esas ..... Karar sayılı 19/11/2019 tarihli kararı ile davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi ..... Esas ..... Karar 14/06/2023 tarihli ilamı ile Mahkememiz kararının kaldırıldığı, dosyanın Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmekle davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ..... İç ve Dış Ticaret Gıda Sanayi Ltd. Şti arasında işyeri paket poliçesi düzenlendiğini, sigortalı şirketin yangının gerçekleştiği tesiste tekstil deri işleme konusunda faaliyet gösterdiğini, 25/04/2018 tarihinde meydana gelen yangında oluşan hasar için 996.759,16 TL tutarında ödeme yapıldığını,
TTK 1472. maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olunduğunu, sigortalının, sigortalı şirkete ait baca borusuna davalı şirketler tarafından izinsiz ve kaçak olarak baca eklentisi yapıldığını, davalılara bacanın sökülmesi yönünde yangından 4 ay önce ihtar gönderildiğini, ihtarnameye davalıların cevap vermediklerini, yangına meydana gelmesinde davalı şirketlerin sorumluluğunun bulunduğunu beyanla şimdilik 10.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ..... 'in davanın tarafı olmadığını, işyerinin ......'e ait olduğunu, yangın olayında müvekkili şirketin hiçbir kusuru olmadığını, yangının müvekkilinin işyerinde değil, davacının sigortalısının işyerinde gerçekleştiğini, olayın meydana geldiği binada davacının o katı depo olarak kullandığı ve patlamaya sebep verecek bir madde bulunmadığını, davacının iddia ettiği gibi bacaya izinsiz bağlanma durumunun olmadığını, yangının çıktığı havalandırma borusunu müvekkilinin statik boya işlemini yaptığı boru olmadığını, davacının sigortalısının kuvvetli bir yanıcı olan tinerle iş yaptığını, kusurun davacının sigortalısında olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Dava, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın davalılardan rücuen tazmini istemine ilişkindir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ,..... Hukuk Dairesi ..... Esas ..... Karar 14/06/2023 tarihli ilamı ile "...mahkemece, yangın uzmanı, kimya mühendisi, makine mühendisi, inşaat mühendisi ve sigorta uzmanı bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetine dosyanın tevdi ile mahkemece alınan bilirkişi heyet raporu, itfaiye raporu, hasar dosyası kapsamında yer alan yangın uzmanının düzenlediği rapor, taraflarca dosyaya sunulan uzman görüşleri, davacı vekilinin rapora karşı itirazları, tanık beyanları değerlendirilerek dava konusu yangının çıkış nedeni ve tarafların sorumlulukları, meydana gelen hasarın miktarına ilişkin ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli kesin kanaat bildirir heyet raporu alınarak karar verilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasını..." bildirmiştir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi heyeti 31/05/2024 havale tarihli raporunda; meydana gelen yangın olayının toz patlaması kaynaklı meydana gelmediğini, yangının sigortalı iş yerinde kullanılan solventlerin atık bacasındaki konstrasyon ve ortam şartlarının alevlenmesini sağlaması üzerine yangının çıkmış olduğunun değerlendirildiği, toz patlaması emareleri ve yıkıcı etkisine rastlanmadığını, her ne kadar baca bağlantıları açısından farkı açıklamalar mevcut ise de bahsi geçen şekilde ortak baca kullanımının teknik ve iş güvenliği açısından mümkün görülmediğini ancak bununla birlikte toz patlaması emaresi görülmemesinden de hareketle yangının çıkış nedeninin salt olarak bacaya yapılan harici bağlantı olduğunun söylenmesinin mümkün görülmediğini, zarar açısından yapılan irdelemede dava dilekçesindeki talepler ve sonrasında delil olarak sunulan ekspertiz raporları ile faturaların da birlikte değerlendirildiğini, incelemede bir kısım makina emtianın hasar görerek kullanılmaz hale geldiğini, binanın yangın nedeniyle inşai onarım gerektirdiğini ayrıca deri mamüllerin de hasar görenler arasında yer aldığının anlaşıldığını ancak heyetimizin farklı uzmanlık alanlarına sahip birden fazla bilirkişiden oluşmasın ek olarak dosya kapsamı da dikkate alındığına yangın çıkış sebebi işbu ön rapor ile irdelenmiş olup hasar nedeniyle onarım/değişim gerektiren inşai unsurlar ve mekanik emtiaya ek olarak ürün/ham ürün olarak da değerlendirebilecek nitelikte deri tekstil malzemesi bulunduğu ve bu ürünlerin ve ürün kodlarının tarafımız uzmanlık alanına girmediğinden Sayın Mahkemenizce de uygun görülmesi halinde heyetimize dahil edilecek deri konusunda uzman olan bir bilirkişinin değerlendirmesini müteakiben belirlenecek toplam gerçek hasarın sigorta poliçesi ve klozları ile teminatı yönünden değerlendirilebileceğini bildirmiştir.
Mahkememizce bilirkişi imza eksikliğinin giderilmesi ve davacı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi için dosya aynı bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
Bilirkişi heyeti 15/08/2024 havale tarihli ek raporunda da meydana gelen yangın olayının toz patlaması kaynaklı meydana gelmediğini, yangının sigortalı iş yerinde kullanılan solventlerin atık bacasındaki konstrasyon ve ortam şartlarının alevlenmesini sağlaması üzerine yangının çıkmış olduğunun değerlendirildiğine dair kök raporla aynı doğrultuda görüş bildirmiştir.
Davacı vekili tarafından bilirkişi kök ve ek raporunun birebir aynı olduğu itirazlarının değerlendirilmediği iddia edilmişse de; bilirkişi heyeti tarafından yangının çıkış nedeninin toz patlaması olmadığının denetime elverişli olarak tespit edildiği, davacı vekilinin rapora itiraz sebeplerinin aynı zamanda dosya kapsamındaki iddiaları olduğu değerlendirildiğinde dosyanın tekrar ek rapora gönderilmesinin uyuşmazlığın çözümüne fayda sağlamayacağı ve yargılamayı uzatacağı mahkememizce kabul edilmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, istinaf ilamı, bilirkişi raporu içeriğine göre; 25/04/2018 tarihinde meydana gelen yangın olayına ortak kullanılan bacanın sebep olmadığı ve yangının toz patlaması sonucu meydana gelmediğinin denetime elverişli teknik bilirkişi raporunda belirlendiği, bilirkişi raporunun dosya kapsamına ve istinaf kaldırma kararına uygun olarak hazırlandığı, mahkememizce kaldırma kararı öncesinde alınan bilirkişi heyet raporunda da ortak kullanılan bacanın yangına neden olmadığı ve olayda toz patlaması meydana getirecek faktörlerin oluşmadığının belirlendiği, heyetler halinde alınan iki bilirkişi raporunun birbiriyle uyumlu olduğu, davacı sigorta şirketinin kendisi tarafından alınan tek uzmandan oluşan 17/05/2018 ve 25/10/2019 tarihli görüşlerde, toz patlamasının akla gelebileceği ve bacaya sonradan ekleme yapılamasının toz patlamasına sebebiyet verebileceği şeklinde varsayımsal değerlendirmelerin yapıldığı, yangın olayında davalının kusurlu olduğunun davacı tarafından ispatlanması gerektiği, davacı tarafından iddianın ispatlanamadığı, bilirkişi raporlarının birbiriyle uyumlu olduğu, yargılamanın makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan tamamlanması gerektiği dikkate alındığında tekrar ek rapor alınmasının veya yeni bilirkişi heyeti kurulmasının yargılamayı uzatacağı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davanın reddine,
Alınması gerekli 427,60 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 170,78 TL harcın mahsubuyla bakiye 256,82 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan posta / tebligat gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, AAÜT gereğince hesap edilen 10.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/10/2024 Katip.....
(e-imzalıdır)
Hakim....
(e-imzalıdır)