11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2024/16 E. , 2024/8491 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dilekçesinde; davalı şirketin bir alacağı olmamasına rağmen
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/911 E. sayılı dosyası ile davacı şirket aleyhine İİK. 177/1 maddesine dayalı olarak 24.08.2015 tarihinde haksız yere iflas davası açtığını, davalı şirket tarafından davacı şirketin çalıştığı bankalara ve müşterilerine 25.08.2015 tarihinde yazı yazdığını ve davacı şirket aleyhine karalama kampanyası yürüttüğünü, bu bildirimler karşısında bankalardan dönüşler olmaya başladığını, talep edilen kredilerin onaylanmadığını, bazı müşterilerin sözleşmeleri yenilemediğini, bazılarının da sözleşmeleri feshettiğini, davalının yapmış olduğu bildirimlerin, TTK 55 ve devamı maddeleri uyarınca düzenlenen haksız rekabet tanımına uygun bir eylem oluşturduğunu, davalı şirketin, davacı şirkete karşı haksız rekabet ettiğini, zarara uğratmak kastı ile hareket ettiğini ve sürekli olarak davacı şirket aleyhine takip ve davalar ikame ettiğini, Merkez Bankası kayıtlarına göre 30.06.2015 tarihi itibari ile bankalar nezdinde 16.000.000,00 TL'yi aşan kredi limiti bulunduğunu ancak, bankaların davacı şirketin kredi limitlerini dondurduklarını, ipotek, taşıt rehni, vesair yeni kullandırımlar yapmayıp, teminat mektuplarından boşalan limitleri kullandırmadıklarını, davacı şirketin, davalının haksız rekabet eylemi sebebi ile gerek bankaların yeni teminat mektupları vermemesi sonucu ihaleye katılamayarak ve gerekse bir çok sözleşmenin iflas davasının açılmış olmasına bağlı olarak feshi sonucu, davacı şirketin cirosunda önemli ölçüde düşüş olduğunu, şirketin uğramış olduğu maddi zararına karşılık şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat ile manevi zararına karşılık TBK'nın 58.maddesi uyarınca 500.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek banka mevduat faizi ile davalı şirketten tahsil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin dilekçesinde ileri sürdüğü iddia ve olayların doğru olmadığını, davacı şirkette açılan iflas davasının davalı şirket tarafından 3. kişilere duyurulmadığını, 2015/911 E. sayılı dava dosyası nedeniyle alınan karar gereği yasal ilanların mahkemesince Türkiye genelinde yayınlanan bir gazete ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, bu ilanların gizli olmadığını, haksız rekabet ettikleri iddiasını kabul etmediklerini, iflas davasını açtıklarını, davacı şirketin dava dilekçesinde nasıl zarara uğradığını açıklayamadığını, yazılı ve yasal belgelerin olmadığını, davacı şirketin ciro düşmesinin iflas davasıyla hiçbir illiyet bağının bulunmadığını, davacı şirket aleyhine açılan iflas davasından, davacı şirketin tüm mal varlıklarını dava dışı Acun A.Ş.'ne devrettiğini, davacı şirketin cirosunun 3 katını Acun A.Ş. üzerinden yaptığını ve 16.400.000,00 TL piyasa değeri olan araçları kaçırdıklarını, MASAK tarafından ilgili araştırmaların yapıldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davalının iflas davası açmasının Anayasa'nın 36. maddesinde ifadesini bulan; "herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu" yolundaki temel hakkın kullanılmasına ilişkin hak arama özgürlüğü kapsamında iddianın ileri sürülüş biçimi olduğu, bu nedenle nihayetinde haksız çıkmış da olsa dava açmasında hukuka aykırılığın mevcut olmadığı, davalı tarafça bankalara ve davacının bazı müşterilerine, davacı sanki iflas etmiş gibi yazı yazarak bildirimde bulunduğu iddiasının hukuka aykırı eylem dairesinde yapıldığı yolunda yeterli delil ve emarenin sunulmadığı, kaldı ki, davalıya atfedilen eylemler sonrasında davacının kredibilitesinde azalma değil, tam tersine artışın olduğunun bilirkişi incelemeleri ile açıkça ortaya konulduğu, davacının zarar iddiasının da bu hal itibariyle kanıtlanmadığı, davadan ve atfedilen diğer eylemlerden bir kaç yıl sonrasında davacının bilançosundaki bozulmaların davalıya atfedilen eylemlerden kaynaklandığının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55 inci ve devamı maddeleri.
3.Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.