22. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/03/2022
ESAS-KARAR NO : 2020/268 E 2022/150 K
VEKİLLERİ
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların ... adlı program ile server kurulumu, Microsoft ve Office kurulumları ve bilgisayar güvenliğinin sağlanması için sözlü olarak anlaştığını, taraflar arasında 03/01/2018 tarihinde sistem montajı ve ürün garanti sözleşmesi imzalandığını, davacının davalının teklif formunda yer alan ürünleri satın aldığını, ancak sözleşmenin akdedilmesinden kısa bir süre sonra, güvenlik kameralarının arızalandığını, yangın alarm sisteminin bozularak yangın tehlikesi olmamasına rağmen sık sık alarm vermeye başladığını, davacının birçok kez davalıdan bu ayıpları bildirerek giderilmesini talep etse de herhangi bir sonuç alamadığını, yangın sistemindeki sorunun giderilememesi üzerine ... Güvenlik adlı firmadan destek istediğini, yangın alarmındaki sorunun kaynağı olarak yangın dedektör gözlerinin yangın tesisatına uygun olmadığı, altı bağlantı şeklinde kurulması gerekirken dört bağlantı şeklinde kurulması olduğu, yanlış kablo kullanılmış olabileceği, sorunun ancak bütün tesisatın değiştirilmesi ile giderilebileceği, bunun ise maliyetli olacağı yönünde bilgi verildiğini, davalının yangın alarmının hassasiyet ayarlarını dahi yapmadığını, müvekkilinin ihtarda bulunduğunu, ancak yanıt alamadığını, bunun üzerine yangın alarm sisteminin olası bir tehlike olmamasına rağmen sık sık aktifleşmesi nedeniyle ciddi bir mağduriyet yaşayan müvekkilinin söz konusu arızanın giderilmesi için ... Güvenlik isimli firma ile anlaşmak zorunda kaldığını, müvekkili ile davalı arasındaki sözleşme uyarınca müvekkilin işyerine 64 adet güvenlik kamerası takıldığını, ancak kameraların gereği gibi çalışmaması nedeniyle davacının beklediği verimi alamadığını, orijinal program kurulumu için anlaşma yapılmasına rağmen davalının orijinal program kurmadığını, bu durumun tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu ile belirlendiğini belirterek lisanslı ... programı destek hizmeti için ödenen 45.250,00 TL, uğranılan zarar için belirlenen 75.000,00 TL ile müvekkilinin 3 çalışanından dolayı uğramış olduğu 40.000,00 TL maddi zararın temerrüt tarihi olan 30/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle, 20.000,00 TL manevi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle, tespit dosyasında ödenen 3.027,90 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, davacının TTK 21/2 hükmü kapsamında herhangi bir itirazda bulunmadığını, ayıp ihbar sürelerine riayet edilmediğini, davacının para borcunu ödememesi üzerine başlatılan icra takibine itirazı üzerine müvekkili tarafından açılan itirazın iptali davasının halen derdest olduğunu, davacı tarafından ayıp ihbarına ilişkin ihtarnamenin ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 24.10.2019’dan hemen sonra 30.10.2019 tarihinde düzenlendiğini, ihtarnamenin müvekkiline tebliğ edilmediğini, davacının borçtan kurtulma amacıyla bu davayı açtığını, kendi sorumluluklarını yerine getirmeden müvekkilini sorumlu tutmanın iyi niyet ve dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat istemine ilişkin olduğu, davacının kameralar yönünden tamir seçeneğini tercih ettiği 64 adet kameranın çalışır hale getirilmesi için harcanan bedel ile yangın alarmı sistemine yapılan masrafları davalıdan talep edebileceği, ... programının teklif kapsamının 1 yıl geçerli olduğu, bu programın her yıl yenilenmesi gerektiği, davacının dava dışı yazılım firmasından aldığı 45.250,00 TL' lik faturadan davalının sorumlu olmadığı, 3 çalışanının maaşlarına karşılık talep ettiği 40.000,00 maddi zarardan programların lisans sürelerinin bitmesi ve yenilenmemesinden davalının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile bilirkişi raporu hükme esas alınarak yangın alarm sistemi için dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak 200,00 TL ve 64 adet kamera güvenlik sistemi için 41.418,59 TL'nin kabulüne, diğer taleplerin reddine, manevi tazminat şartları oluşmadığından bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2 yıl garanti vermediğini, hükme esas alınan ve itiraz edilen raporda Tüketici Kanununa göre değerlendirme yapıldığını, ayıp ihbar sürelerine ve usulüne uyulmadığını, satıma konu kameraların sağlam olduğunu, uygun kablolama yapılmamasından kaynaklı kameralardan uygun görüntü alınamadığını, 03/01/2018 tarihli sözleşme ile 2 adet kameranın montajının gerçekleştirildiğini, daha sonra sözleşmeden bağımsız olarak davacının müvekkilinden kamera satın aldığını, bu kameralar için müvekkilinin herhangi bir projelendirme gerçekleştirmediğini, tüm kablo alt yapısı ve projelerin davacı tarafından yapıldığını, davacının ayıp bildiriminin teslimden 22 ay sonra düzenlendiğini ve müvekkiline tebliğ edilmediğini, ihbar yükümlülüğüne aykırı davranıldığını ileri sürerek ilk derce mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının talebinde haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasında 03/01/2018 tarihli "Sistemi Montaj ve Ürün Garanti Sözleşmesi" başlıklı sözleşme imzalandığı, bu sözleşme kapsamında güvenlik kamerası, alarm sistemi temini ve montajı ile ilgili ayıp iddiası ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın yangın alarm sistemi, güvenlik kamerası malzeme temini konusundaki satım sözleşmesi niteliğindeki sözleşmeden kaynaklandığı, sözleşmeye konu kamera güvenlik sistemlerinin daha önce üretilip satışa sunulan ürünler mahiyetinde olduğu, davacıya yönelik özel bir üretim bulunmadığı bu sebeple taraflar arasında eser sözleşmesi olarak nitelendirilebilecek bir sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, ancak mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olduğu kabulü doğrultusunda yapılan değerlendirme sonucunda karar verildiği anlaşıldığından davalının istinaf itirazlarının kabulü ile satım sözleşmesi hükümler çerçevesinde iddia ve savunmanın değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi için HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/03/2022 tarih ve 2020/268 Esas, 2022/150 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2.HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3.İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davalıya İADESİNE,
4.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5.Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6.Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 18/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."