11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2024/117 E. , 2024/8553 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemi olmaksızın davalı Kurum vekili ve davacılar vekili tarafından, duruşma istemli olarak davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; '...” ibaresinin müvekkili kurumların ilk kuruluş anlarından itibaren kendilerini tanımlamak için kullandıkları bir ibare olduğunu, yoğun bir markasal kullanımının bulunduğunu ve müvekkilleri ile özdeşleşmiş bir marka olduğunu, “...”, “... KOLEJİ”, “... ÜNİVERSİTESİ” ibaresinin eğitim alanında maruf nitelikte olduğunu, davalının müvekkilinin ... markasının önüne yanıltıcı “BİLGİLİ” ibaresini ekleyerek 2015/30621 numaralı "BİLGİLİ ..." marka başvurusu ile müvekkili markasını sulandırdığını, yanılgıya sebebiyet verecek marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu, markanın yanıltıcı olmasının yanı sıra haksız rekabet oluşturduğunu, taraf markalarındaki emtia sınıflarının aynı ve benzer türden hizmetler olduğunu, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, dava konusu markada yer alan esas unsur olan ... ibaresinin Eğitim Hizmetleri, Özel Okul Faaliyetleri alanında ilk defa davacı ve kardeş kurumları tarafından kullanıldığını ve kullanılmaya devam edildiğini, bu haliyle üstün ve öncelik hak sahibinin müvekkilleri olduğunu, davalının markaya eklediği “BİLGİLİ” ibaresinin markayı farklılaştırmadığını, davalının fiili ve ticari kullanımının “BİLGİLİ ... KOLEJİ” ve “... OKULLARI” şeklinde olduğunu, müvekkilinin kullandığı “... KOLEJLİ OLMAK AYRICALIKTIR” şeklindeki sloganın dahi davalı tarafından “...’LÜ OLMAK AYRICALIKTIR” şeklinde taklit edildiğini ileri sürerek 2015/30621 no.lu “Bilgili ...” markasının tesciline ilişkin TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2017-M-8702 sayılı kararının iptaline ve marka tescilinin iptaline, hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacıların “...” olarak tek başına 41. sınıfta ve diğer tüm sınıflarda tescilli markasının bulunmadığını, 41 nice kodu ile Türkiye’de “...” markası sahibinin sadece dava dışı 3. şahıs Bilişim Eğitim Hizm. ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, “BİLGİLİ ...” şeklindeki müvekkili markasının tüketici nezdinde davacıların markalarıyla karıştırılmayacağını, müvekkili şirketin 2002 yılı sonunda kurularak 2003 yılında faaliyetlerine başladığını ve o tarihten itibaren eğitim ve dershanecilik alanında Kocaeli ilinde faaliyet gösterdiğini, dershanelerinin kapanması sonrasında 2015 eğitim öğretim yılı başlangıcından itibaren de “Özel Kocaeli Bilgili ... Okulları” adı ile en iyi özel okullarından birisi olarak eğitim hayatına devam ettiğini, içerisinde “...”kelimesi geçen 41. sınıf koduna sahip, TÜRKPATENT nezdinde yaklaşık 900 marka kaydı bulunduğunu, taraf markaları arasında hiç bir benzerlik olmadığını, davacılara ait markaların tamamı “...” kelimesini içermekle beraber hepsinin farklı şekillerde tescil edildiğini ve ana unsurlarının “...” olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı başvurusuna davacılar tarafından mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları ile 35 inci maddesi kapsamında davalı Kurum'a yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen YİDK kararının yerinde olup olmadığına ilişkin olduğu, davacılardan ... Üniversitesi yönünden yapılan değerlendirmeye göre, davalının "BİLGİLİ ..." ibareli markasında asıl vurgunun ve ayırt ediciliğin "..." kelimesine yüklendiği, davacı üniversitenin markalarının ise İSTANBUL ve ... ibareleri ile bunlara eklenmiş yardımcı ya da tali unsur mahiyetindeki “üniversite”, “test”, “genç” gibi kelimelerden oluştuğu, markaların esaslı unsurlarının aynı olmasının bu markalar arasında bir benzerlik ve seri marka imajı yarattığı, 41. sınıftaki hizmetlerin bir kısmı bakımından çağrışımsal etkisi yüksek, görece zayıf bir marka işareti olduğu değerlendirilse dahi, “...” ibaresini içeren davacı markaları tescilli olduğundan asgari bir korumayı haiz olduğu, "...’ ibaresinin eğitim öğretim hizmetleri sınıfı yönünden tanımlayıcı olmadığı, "..." kelimesinin herkesin kullanımına açık bir ibare olmadığı, davacıların 41. sınıfın tüm alt gruplarında tescili "..." esas unsurlu/ibareli markaları hükümsüz kılınmadıkça, bu ibarenin aynı mal ve hizmetler üzerinde üçüncü kişiler tarafından iltibas yaratacak şekilde kullanılamayacağı, davalı markasında “...” ibaresi 556 sayılı KHK’nın 12 nci maddesi anlamında açıklayıcı bir unsur olarak kullanılmadığından, bu kullanımın markasal kullanım niteliğinde olduğu, davalı markasının ... kelimesinin yanı sıra BİLGİLİ kelimesini içerdiği, ancak bu kelime, mevcut kullanımda ... kelimesini tanımlayan bir sıfat niteliğinde olduğundan, BİLGİLİ kelimesinin varlığının, markaların benzerliğini ortadan kaldırmaya elverişli olmadığı, markalarının telaffuzu sırasında seslendirilen ... ibaresinin markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan dolaylı benzerlik oluşturduğu, davalı markasını gören tüketicinin, davalı hizmetinin, davacıya bağlı olduğu yanılgısına kapılmasının, davacı markalarının serisi, devamı olarak algılanması ve aynı/aynı tür ve benzer hizmetler üzerinde kullanılması halinde iltibasa yol açmasının kuvvetle muhtemel olduğu, sonuç itibariyle, “BİLGİLİ ...”ibareli davalı markası ile ... ibareli davacı markalarının benzer olduğu, davalı başvurusunun kapsadığı mal ve hizmetlerin tamamı (41 ve 43. sınıfların tüm alt grupları) yönünden taraf markalarının aynı/aynı tür emtiaları kapsadığı, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi şartlarının oluştuğu, davacı şirket açısından yapılan değerledirmeye göre, davacı şirketin markalarının KKSK, KKV, ... ibaresi ile buna eklenmiş (yardımcı unsurlar) “koleji”, “test”, “vakfı”, “spor kulubü derneği” gibi kelimelerden oluştuğu, “BİLGİLİ ...”ibareli davalı markası ile ... ibareli davacı şirket markalarının iltibasa yol açacak kadar benzer olduğu, davalı başvurusunun kapsadığı 41. sınıftaki hizmetlerin tamamı yönünden taraf markalarının aynı/aynı tür hizmetleri kapsadığı, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükümlerinin gerçekleştiği, yargı kararları uyarınca; davacı şirketin “eğitim ve öğretim hizmetleri” bakımından, “...” ibaresi üzerinde, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında tescilsiz markasal kullanıma dayalı öncelikli ve gerçek hak sahipliği bulunduğundan davalı marka başvurusunun “eğitim ve öğretim hizmetleri” üzerinde tescilini engelleme hakkı bulunduğu, dosyada bulunan yargı kararları ve tüm dosya kapsamına göre her iki markanın tanınmış marka olduğu, davacıların markalarının tanınmış olmasının, çekişme konusu 41. ve 43. sınıflardaki hizmetler bakımından markalar arasındaki iltibası arttıran bir unsur olduğu, davacının ticaret unvanının ayırt edici kısmını teşkil eden ... ibaresinin kendi faaliyet alanında üçüncü kişilerce marka olarak tescilini engelleyebileceği, davacı ....nin ticaret unvanının, “41/01 Eğitim ve öğretim hizmetleri.” itibariyle, 2015/30621 sayılı “BİLGİLİ ...” markası yönünden 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tescil engeli oluşturduğu, davalı marka başvurusunun kötü niyetli olduğu iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davacı ... yönünden davanın kabulüne, YİDK'in 11.10.2017 tarihli ve 2017-M-8702 sayılı kararının davacının itirazının reddiyle ilgili kısım yönünden 41-43 sınıf hizmet grupları tüm alt grupları yönünden iptaline, hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine; davacı .... yönünden davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 11.10.2017 tarihli ve 2017-M-8702 sayılı kararının 41. sınıf hizmetler yönünden iptaline, hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine YİDK kararının iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, "Bilgili ..." ibareli dava konusu başvuru ile davacı ... Üniversitesinin itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan 43. sınıf hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira her iki taraf markalarının asli unsurunun da "..." ibaresinden oluştuğu ve 43. sınıf hizmetler yönünden bu ibarenin zayıf ayırt ediciliğe sahip olduğunun söylenemeyeceği anlaşıldığından davalılar vekillerinin sair istinaf itirazlarının reddi gerektiği; ancak istinaf başvurusunun sadece davalılar tarafından yapıldığı dikkate alındığında mevcut durumda uyuşmazlığın başvuru konusu ibare ile davacıların itirazlarına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında, 41. sınıf hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesi bulunup bulunmadığı, davacı şirketin 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında başvurunun tesciline engel olup olamayacağı ve maddenin dördüncü fıkrası koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, davacıların itirazına mesnet markalrın aslı unsurunu oluşturan ... kelimesinin tescili istenen 41. sınıf hizmetler yönünden doğrudan tanımlayıcı bir niteliği bulunmamakla birlikte ayırt edcii gücünün zayıf olduğu, dava konusu markanın "Bilgili ..." ibareli olup başvuruda, davacı markalarında da yer alan "..." kelimesinin yanı sıra başka unsurlar bulunduğu, 41. sınıf kapsamında yer alan eğitim hizmetlerinde ortalama tüketicinin hizmeti alım ve değerlendirme süresi, anlık bir algıdan oluşacak kadar kısa süreli olmadığı, dolayısıyla, bu ibarenin sık şekilde tüketicilerin karşısına çıkması bütüncül izlenimde dava konusu markanın davacıya ait markaların devamı niteliğinde algılanmasının önüne de geçebilecek bir etken olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.05.2016 tarihli ve 2015/10945 E., 2016/5739 K. sayılı ilamında kabul edildiği üzere 41. sınıf hizmetlerin kullanıcılarının dikkatli ve seçici kişilerden oluştuğu gözetildiğinde, aralarında bütünsel olarak görsel ve işitsel benzerlik bulunmayan başvuru ile davacıların itirazlarına mesnet markalar arasında 41. sınıf hizmetler iltibas tehlikesinin bulunmadığı, aksinin kabulü halinde 41. sınıf hizmetler yönünden ayırt ediciliği düşük "..." ibaresinin davacıların tekeline bırakılması gibi bir sonucun doğacağı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin "... Haritası", "Kültürlü Çocuk Atölyesi", "... Bağlacı", "Kanada ... Fen Lisesi" gibi marka başvurularının, davacılara ait markalarla 41. sınıfta iltibasa yol açmayacağını kabul ettiği, mahkemece, 41. sınıf hizmetler yönünden dava konusu başvuru ile davacılara ait markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığının kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı, somut olayda, her ne kadar davacı şirketin "eğitim ve öğretim hizmetleri" yönünden üçüncü fıkra kapsamında dava konusu başvurunun tescilini engelleme hakkının bulunduğu kabul edilmiş ise de, dava konusu başvuru ile davacının "..." ibareli kullanımları 41. sınıf hizmetler yönünden benzer olmadığından somut olayda 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davalı şirket ile davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, Davacı .... tarafından açılan davanın reddine, davacı ... tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile YİDK'in 11.10.2017 tarih, 2017-M-8702 sayılı kararının 43. sınıfta yer alan hizmetler yönünden İPTALİNE, sair yönden iptal isteminin reddine, davalı Şirket adına tescilli 2015/30621 sayılı "Bilgili ..." ibareli markanın 43. sınıfta yer alan hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, sair yönden hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları ile 35 inci maddesi.
3.Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ... Hizmeti A.Ş.'ye yükletilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde davalılara iadesine, 02.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.