7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2013/8655 E. , 2013/15849 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, iş akdinin tek taraflı olarak işveren tarafından sona erdirildiğinden bahisle ödenmeyen ihbar tazminatı ile işsiz kalmasından ötürü 5.000,00 TL manevi tazminatın ödetilmesini istemiştir. Davalı, iş akdinin davacı ile karşılıklı anlaşmak suretiyle ve kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek sonlandırıldığı ve buna ilişkin dekont ve diğer belgelerin dosyaya sunulduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, her ne kadar davacının imzasını taşıyan bir hesap pusulası sunulmuş ise de bu belgenin ödemenin kanıtı olmadığı, bankadan ödeme yapıldığına dair belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın ihbar tazminatı yönünden kabulüne, manevi tazminat koşulları oluşmadığından bu talebin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının iş akdinin 21.10.2008 tarihinde kriz nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı ödenmek kaydıyla sona erdirildiği, işverence 3.513,04 TL ihbar tazminatı alacağı hesaplandığı ve 16.867,31 TL kıdem tazminatı, 3.523,00 TL Ekim ayı ücreti olmak üzere toplam 23.713,84 TL olarak 31.10.2008 tarihinde bankaya yatırıldığı, buna ilişkin dekontun mahkemeye sunulduğu ve dekontta miktarın kıdem ve ihbar tazminatı ile Ekim ayı ücretini içerdiğinin açıkça belirtildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece manevi tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm yerinde ise de ihbar tazminatı talebinin de vaki ödeme nedeniyle reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozma nedenidir. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.