8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2022/657 E. , 2024/5304 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava, orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 135 nolu Orman Kadastro Komisyonunca Düzce ili, ... ilçesi, ... köyünde 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) uygulamasına esas olmak üzere 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 3302 Sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 Sayılı Kanun) değişik 2/B madde uygulamalarının yapıldığını, bu çalışmalar sırasında orman olan yerlerin de özel mülkiyete konu edildiğini, davalı ... adına fındıklık vasfıyla tescil edilen daha sonra diğer davalıya satılan dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğunu, 6831 sayılı Orman Kanunu ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümleri gereğince kamu malı olduğunu, özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, tapuya tescil edilmesinin de niteliğini değiştiremeyeceğini, Çevre ve Orman Bakanlığı Orman Genel Başmüfettişliğince düzenlenen 04.04.2014 tarihli 04 sayılı Müfettiş İnceleme Raporunda belirtildiği üzere taşınmazın idari yoldan Hazineden tahsisinin istendiğini, ancak sonuç alanamadığını, orman vasfında olmasına rağmen özel mülkiyete konu edilen dava konusu ... köyünde fındıklık vasfı ile davalı adına kayıtlı olan 108 ada 30 parsel ve 108 ada 38 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; kesinleşmiş orman tahdit haritası ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu taşınmazın hükümde belirtilen kısmının bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle 2/B madde kapsamında Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı anlaşılmakla birlikte, bunun hatalı olduğu ve taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu tespit edildiğinden, davalı ... adına açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile; 108 ada 30 parsel sayılı taşınmazın bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor ve ekindeki krokide (B) harfi ile gösterilen 1156,22 m2'lik kısmının, 108 ada 38 parsel sayılı taşınmazın krokide (B) harfi ile gösterilen 300,58 m2'lik kısmının davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu 108 ada 30 ve 38 parsel sayılı taşınmazlarda bilirkişi raporlarında (B) Harfi ile gösterilen kısımların orman kadastro komisyonlarınca 2/B madde niteliğiyle orman sınırları dışına çıkartılmadığı dikkate alınarak kesinleşen orman tahdidi içerisinde kalan yerlerden olduğu belirlendiği, yine 108 ada 38 parsel ile 108 ada 30 parsel sayılı taşınmazda (A) harfi ile gösterilen kısmın 6831 sayılı Kanun kapsamında 135 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 2/B madde uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan ve kadastro ekiplerince bu şekilde askıya çıkartılan yerde kaldığı, Orman Yönetimince bu çalışmalara karşı süresinde itiraz edilmediği ve Orman Yönetiminin dava açtığı tarihte 2 nci maddesi uygulamasına itiraz süresinin dolduğu ve çalışmaların kesinleştiği, ayrıca komisyon üyeleri ve kadastro ekipleri hakkında çekişmeli taşınmazların bulunduğu ... köyünde yapılan 2 nci madde çalışmalarının, hukuk ve ceza davasına konu olmadığı gibi davacının da çekişmeli taşınmazların eylemli orman vasfı yönünden bir iddiası bulunmadığı belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ... idaresi ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince, ... Köyü'nde yapılan 2 nci madde çalışmalarının, hukuk ve ceza davasına konu olmadığından geçerli olduğuna, orman tahdit haritasının kesinleştiğine, kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yapılan uygulama ve araştırmada dava konusu 108 ada 30 ve 38 parsel sayılı taşınmazlarda bilirkişi raporlarında (B) harfi ile gösterilen kısımların orman kadastro komisyonlarınca 2/B madde niteliğiyle orman sınırları dışına çıkartılmadığından, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; dosya bilgileri incelendiğinde; yörede 3402 sayılı Kanuna esas olmak üzere anılan Kanunun 4 üncü maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması ile 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 26.12.1996 - 24.01.1997 tarihleri arasında ilân edilen arazi kadastrosu, 2018 yılında 3402 sayılı kanununu 22/a maddesi uyarınca uygulama kadastrosu bulunmaktadır. Orman kadastro çalışmaları, 3402 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine göre yapıldığından kesinleşmiş bir orman kadastrosu ve 2/B çalışması bulunmadığı gibi, arazi kadastro ekibi tarafından orman kadastro çalışmalarına uyulmadığından ikmal edilmiş bir orman kadastrosu da bulunmadığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte, taşınmazların 2/B madde uyarınca orman sınırları dışına çıkarılma işlemi münhasıran orman kadastro komisyonlarının görevi dahilinde bulunup, Mahkemelerin böyle bir görevleri bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesince taşınmazın 2/B madde gereğince orman sınırları dışına çıkartılacak yerlerden olup olmadığı hususunda karar verilemeyeceği unutulmamalıdır. Bu durumda; taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı hususu ancak; İlk Derece Mahkemesince usulüne uygun teknik bilirkişiler ve orman bilirkişileri ile yapılacak keşif sonrası, taşınmazın en eski tarihli hava fotoğrafları, memleket haritalarının dairemizin yerleşik uygulamalarında anlatıldığı şekilde uygun incelenmesi sonucunda krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli sunulan raporlarla tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenen sonuca göre karar verilecektir.
Hal böyle olunca; yörede kesinleşen orman tahditi bulunmadığına göre; hükme esas alınan 17.04.2018 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; taşınmazların bulunduğu alana ilişkin 1944, 1955 tarihli hava fotoğrafları değerlendirilmek suretiyle yapılan inceleme sonucunda taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından, 23.11.2020 tarihli heyet ek rapordan da dava konusu taşınmazların 1944 ve 1966 tarihli eski hava fotoğraflarının usulününe uygun incelemesi sonucunda her iki taşınmazın tamamının da ağaçlık olduğu ve orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, delillerin yanılgılı değerlendirmesi sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 373/1 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.