7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2012/2098 E. , 2012/6675 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ..., ... ile davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 103 ada 117 parsel sayılı 3084045.36 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kadim kullanıma dayanılarak mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Davacılar ... ve ... tapu kaydına ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi mera niteliğiyle sınırlandırılmasına, özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar ..., ... tarafından esasa, davalı Hazine tarafından vekalet ücretine yönelik temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı tarafın tutunduğu T.Evvel 307 tarih 93 ve 94 sayılı yoklama kaydının tasdikli olup olmadığı belirlenmediği gibi, yeterli bir inceleme yapılmadan davacı taraf ile tapu kayıt malikleri arasında akdi veya ırsi ilişki bulunmadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın tutunduğu T.Evvel 307 tarihli yoklama kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, yoklama kaydının tasdikli olup olmadığı belirlenmeli, tasdiksiz yoklama kaydı zilyetlik belgesi niteliğinde olduğundan bu tür yerlerin zilyetlikle iktisap edilemeyeceği düşünülmeli, tasdikli yoklama kaydı niteliğinde ise kayda dayanan tarafın kayıt malikleri ile akdi, irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra uyuşmazlığın niteliği gereği yöreyi iyi bilen komşu köylerden yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, davalı Köyün tutunduğu 1258 tarihli şeri mahkeme ilamının taraflar arasında kesin hüküm veya güçlü delil niteliğinde olup olmadığı tespit edilmeli, dava ve temyiz konusu taşınmazın kaydın kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde bu tür yerlerin zilyetlikle iktisap edilmeyeceği dikkate alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de dava reddedildiği halde davalı Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi dahi isabetsiz, davacılar ..., ... ile davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgililerine iadesine, 04.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.