7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2012/139 E. , 2012/6681 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 261 ada 43 parsel sayılı 336.81 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve paydaşları adlarına tespit edilmiştir.
Davacı ... adına tespit edilen 238 ada 28 ve 261 ada 44 parsel sayılı taşınmazlara ait bir bölüm yerin dava ve temyiz konusu taşınmazda kaldığını öne sürerek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 261 ada 43 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 26.4.2011 tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 12.245 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı adına tapuya tesciline, kalan bölümünün tespit gibi tapuya tesciline, davacı adına tespit edilen 261 ada 44 parsel sayılı taşınmaz ile 238 ada 28 parsel sayılı taşınmazların da tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ortak sınıra ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere ve hüküm yerinde gösterilen gerekçelere, mahkemece belirlenen sınırın taraflar arasında tespit öncesinde mevcut ortak sınır olduğunun belirlenmesine, davalının 22.6.2007 tarihli oturuma katılarak herhangi bir delil bildirmemesine, bu şekilde davalının davadan haberdar olduğundan savunma hakkının da kısıtlanmamış olmasına göre, davalı ...'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, davacı kendi adına tespit gören 238 ada 28 ve 261 ada 44 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümünün eksik yazıldığını, eksikliğin davalı tarafa ait parselde kaldığını öne sürerek dava açtığına göre, 238 ada 28 ve 261 ada 44 parsel sayılı taşınmazların dava konusu olmadığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca davaya konu edilmeyen 238 ada 28 ve 261 ada 44 parsel sayılı taşınmazlara ait dosyadaki tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde tespit gibi tescile karar verilmesi isabetsiz, davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden mahkeme hükmünün 1.bendin 1.satırında ve 1.bendin 2.paragrafının 1.satırında yazılı “...238 ada 28” kelimesi ile 1.bendin 3. ve 4. paragrafının hüküm yerinden çıkartılmasına yerine 1.bentten sonra gelmek üzere "Dava konusu olmayan 238 ada 28 ve 261 ada 44 parsel sayılı taşınmazlara ait dosyadaki tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne iadesine" sözlerinin yazılmasına, 1.bendin 2.satırında ve 1.bendin 2.paragrafının 1.satırında yazılı “parseller” kelimesinin “parsel” olarak düzeltilmesine, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 04.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.