Esas No
E. 2021/391
Karar No
K. 2024/236
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/391 Esas
KARAR NO: 2024/236
DAVA: MARKA HAKKINA TECAVÜZÜN ve HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, DURDURULMASI, ÖNLENMESİ, KALDIRILMASI
DAVA TARİHİ: 18/01/2021
KARAR TARİHİ: 18/12/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, kaldırılması davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirket ... Eczacılık ve kimyasal ürünler sektöründe dünyanın önde gelen şirketlerinden biri olduğunu, Türk Patent nezdinde tescil edilmiş ... ibareli markanın sahibi olduğunu, ... bünyesinde yer alan davacı ...' in İsviçre'de faaliyet göstermekte olduğunu, takviye gıda, multi-vitamin ve kişisel bakım ürünleri üzerinde uzmanlaştığını, müvekkilinin Türkiye'deki faaliyetlerini ise 1965 yılından bu yana iştiraki ... Kimya San. Ltd. Şti vasıtasıyla sürdürmekte olduğunu, ... olmak üzere Türkiye genelinde 18 ofisi ve 2 adet üretim tesisi bulunduğunu, ...Ltd. Şti ürünlerini 40'ı aşkın ülkeye ihraç ettiğini, müvekkilinin hak sahibi olduğu ve takviye gıda ve multi-vitamin piyasalarında dünyaca tanınmış tescilli markası ..., menşei ülkesinin ilk olarak Danimarka'da 1935 yılında ... adına .... sınıfta tescil edildiğini ve halen aktif olduğunu, 2000 yılında ise .. karma markası ile hem menşei ülkesi İsviçre'de hem de TürkPatent nezdinde ... sınıfta tescil edildiğini, davalının hukuka aykırı fiillerinin marka tecavüzü ve haksız rekabet yarattığını, davalının (maxdefend. ibaresini) taşıyan takviye edici gıda ürününün davacının çok tanınmış ... taşıyan takviye edici gıda ürünü ambalajının çok benzerini kullanarak satışa sunduğu, pazarladığı ve dağıttığını tespit ettiklerini, davalının müvekkiline ait ... sayı ile tescilli şekil markasının ayırt edilemeyecek kadar benzerini ürünleri üzerinde izinsiz olarak kullanılmakta olduğunu, bunun üzerine davalıya....

38.Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile müvekkilinin Redoxon markalarını ihlal eden ve ticari takdim şekline karşı marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturan kullanımlarının sona erdirilmesini talep ettiğini, davalı tarafından ..

23.Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taleplerinin reddedildiğini, davalının davacı ile aynı sektörde (ilaç) faaliyet gösteren şirketler arasında yer aldığını, bu bağlamda davalının gerek iştigal ettiği faaliyet alanı gereği ve gerekse ilgili sektördeki/pazardaki konumu gereği Bayer şirketi ve tanınmış ... markasından haberdar olduklarını, müvekkilinin tescilli markalarına tecavüz teşkil eden davalıya ait ambalaj görseli (fiili kullanımları) dikkate alındığında SMK'nın 7.maddesi anlamında marka ihlali teşkil ettiğinin aşikar olduğunu, söz konusu ... ürününün 15 Nisan 2020 tarihinde Bakanlık onayı alındığını, müvekkilinin ürünlerinden çok daha yeni tarihli olduğunu, müvekkiline ait markayı taşıyan ürün ambalajı ile davalıya ait ürün ambalajının karşılaştırılmasında izlenim ayniyete yakın derecede benzediğini, davalının ürünlerinin müvekkilinin tüm özgün ambalaj ve ürün unsurlarını kopyaladığını, davalının marka ihlali ve haksız rekabet yaratan kullanımları muhatabın web sitesinde (...) ve muhatabın hukuka aykırı fiiline konu olan ürüne ait web sitesinde (...) tespit edildiğini, davalının bu kullanımının davacı müvekkilinin ... ürününün ulaşmış olduğu tanınmışlık düzeyi nedeniyle davacı müvekkilinin markasının itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek nitelikte olduğunu, davalının ürünlerini .... .... ... gibi ziyaret edilme oranı oldukça yüksek alışveriş sitelerinde pazarlamakta olduğunu, davalının tecavüzü ve kötü niyeti sebebiyle davacının her geçen gün satış kaybı yaşadığını, davalının ..., ...,..., ..., ...; ... ... alan adları ve sosyal medya adreslerine Türkiye'den erişimin tedbiren engellenmesini, davacıya ait tescilli markaların bulunduğu ürün, ambalaj etiket, kutu, iş evrakı, katalog ve her türlü tanıtım ve promosyon araçlarına tedbiren el konularak toplatılmasını, online satış platformlarına yazılarak maxdefende ürün satışının tedbiren durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının maxdefende ibaresini taşıyan ürün kullanımının ve ambalajlarının davacı ... markalarından doğan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, kullanımın durdurulmasına ve önlenmesine, davacıya ait marka hakkına tabi ambalajlarının davalıya ait web sitelerinde, iş evrakı ve tanıtım vasıtalarında kullanılmasının durdurulması ve önlenmesine, davacının marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, bu amaçla davacıya ait marka hakkına tabi bulunan ürün, ambalaj, etiket, kutu iş evrakı, katalog ve her türlü tanıtım ve promosyon araçlarına el koyularak toplatılmasını ve imhasını talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili şirketin dava konusu olan ... nin Türk Patent nezdinde tescil edildiğini, davalı davacı tarafın kendi adlarına tescilli olduğunu belirtmiş olduğu ... ibareli markanın ürün ambalajının davalı adına tescilli ... ibareli markanın ürün ambalajı ile hiçbir alaka ve benzerliğinin bulunmamasına karşılık davacı tarafın işbu denli birbirine benzemeyen iki farklı ürün ambalaj ile ilgili olarak birbirine benzer olduğu iddiasının yersiz olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde davalı şirkete ait ... ibareli marka için herhangi bir ayırt ediciliğinin bulunmadığını belirtmiş ise de bu beyanın hiçbir surette gerçeği yansıtmadığını, dava konusu markanın, davacı taraf markası ile görsel, işitsel ve kavramsal unsurlar da dahil olmak üzere hiçbir surette hiçbir şekilde benzerliği bulunmadığını, ortalama dikkat seviyesindeki tüketici tarafından da eczacı tarafından da hiçbir surette karıştırılma ihtimali söz konusu olmayıp davacı tarafın iddialarının da asılsız ve de mesnetsiz olduğunu, davacı tarafa ait olduğu belirtilen ... ibareli markanın havi olduğu ürün ambalajı ile davalı şirket adına tescilli ... ibareli markanın havi olduğu ürün ambalajının birbirinden farklı olduğu ve hiçbir surette birbirine benzemediğini, söz konusu iki ürünün davacı tarafın iddia ettiği gibi ayırt edilemeyecek derecede benzerliği gibi bir durum bulunmadığını, hiçbir şekilde benzerlik söz konusu olmadığını, belirtilerek davacı tarafın iddia ettiği iki ürün ambalajı arasında bir benzerlik bulunmadığını, davalının kötü niyetli bir tutum ve davranışı ve haksız rekabet olarak nitelendirilebilecek bir tutumu bulunmadığını, davacı tarafın haksız, mesnetsiz ve dayanaksız davanın reddini talep etmiştir.

CEVABA CEVAP: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde; davalının maxdefendec ürününün davacının marka haklarını ihlal ettiğini, davalının ... ürününün haksız rekabet yarattığını, davalının kötü niyetli olduğunu, açtıkları davanın kabulüne karar verilmesini şeklinde beyan etmiştir.

İKİNCİ CEVAP: Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; davalının "..." ibaresini taşıyan ürün kullanımı ve ambalajlarının, davacının ''...'' markalarından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, tecavüzün durdurulması, önlenmesi, kaldırılması, mütecaviz ürün, ambalaj, etiket, kutu iş evrakı, katalog ve her türlü tanıtım/ promosyon araçlarına el konulması, imhası, davalıya ait alan adları ve sosyal medya adreslerine Türkiye'de erişimin engellenmesi istemlerine ilişkindir. Davacıya ait ..., ...ve ...tescil numaralı markaların, marka tescil belgeleri TPMK'dan celp ve tetkik edilmiştir. Davalıya ait "..." ibareli markaya ait tescil belgeleri TPMK'dan celp ve tetkik edilmiştir. Taraf vekillerinin delil olarak dayandıkları ihtarnameler ile ürün görsellerine ilişkin yazılı delilleri ile uzman görüşü tetkik edilmiştir.

HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişilerin oy ve görüşünün alınmasına karar verilmiş olup bu suretle görevlendirilen bilişim uzmanı İsmail Keklik, kimya mühendisi ... ve marka vekili ... tarafından düzenlenen 18/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafından dosyaya sunulan ve bahsi geçen “... "internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, web sitesi içerisinde davaya konu “..." ibareli ürüne ait görsellerin kullanıldığı ve tanıtımının yapıldığı, bahsi geçen “...” internet sayfasında, “...” isimli ... hesabından yayınlanan videoda ve yine dosyada belirtilen “... - @...”, “... - ....”, “... - (...” ve “... - (...", isimli sosyal medya hesaplarına ait sayfaların kullanımda ve aktif olduğu ve genel profil sayfası ve paylaşımlar kontrol edildiğinde bahse konu sosyal medya içeriklerinde davaya konu “...” ibareli ürüne ait görsellerin kullanıldığı ve tanıtımının yapıldığı, davacı tarafından belirtilen bahsi geçen davaya konu “...” ibareli ürünün “...” ,“....” ve “...” gibi internet web sitelerinde aktif olarak satışının yapıldığı, davacı tescilli markaları ile davalı tarafa ait tescilli kelime markası arasında benzerlik bulunmadığı, davalının alan adı olarak tescilli kelime markasını kullandığı, bu nedenle alan adı kullanımı açısından davacı markasına benzerlik bulunmadığı, dosya kapsamında yer alan taraflara ait ürünlerin ambalajları üzerinde yer alan kullanımların ise; davalı kelime markasının tek başına kullanımı olarak değerlendirilemeyeceği, davalının markasal kullanımın üzerinde yer alan kendisi adına tescilli olmayan şeklin, davacı adına tescilli şekil markasıyla benzerlik oluşturacak şekilde, aynı biçimde ve aynı yerde kullandığı tespit edilmiş, böylelikle davalı kullanımının davacının markasal kullanımına yaklaştırılmaya çalışıldığı, ortalama tüketicinin söz konusu kullanım nedeniyle her iki taraf ürününü ve markasal kullanımını karıştırabileceği, bu nedenle davacının marka hakkının ihlal edildiği; konuya ilişkin hukuksal nitelendirmenin sayın mahkemenize ait olduğu bildirilmiştir.

Bilişim uzmanı ..., kimya mühendisi ... ve marka vekili ... tarafından düzenlenen 25/05/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; kök raporda yer alan görüş ve kanaatlerden uzaklaşmayı gerektirir farklı bir sonuca ulaşılmadığı, sadece tarafların kelime markaları kullanımdan bağımsız olarak değerlendirildiğinde; davacı şirketin tescilli kelime markası ile davalı şirkete ait tescilli kelime markası arasında benzerlik bulunmadığı, dosya kapsamında yer alan taraflara ait ürünlerin ambalajları üzerinde yer alan kullanımlarda davalı şirketin markasal kullanımında kelime markasının tek başına kullanım olarak değerlendirilemeyeceği, davalının kendisi adına tescilli olmayan şeklin kullanımı neticesinde, davacı şirket adına tescilli şekil markalarıyla benzerlik oluşturacak şekilde bütün olarak incelendiğinde aynı biçimde, aynı yerde ve aynı renk tonlarında kullandığı, ayrıca davalı şirketin markasal kullanımının esas itibariyle davacı şirketin şekil markalarının tescil edildiği mal sınıfındaki faaliyet alanı ile aynı faaliyet alanında olduğu tespit edilmiş olup, böylelikle davalı şirketin markasal kullanımının, davacının markasal kullanımına yaklaştırılmaya çalışıldığı, ortalama tüketicinin söz konusu kullanım nedeniyle her iki taraf ürününü ve markasal kullanımını karıştırabileceği, bu nedenle davacı şirketin marka hakkının ihlal edildiği konuya ilişkin hukuksal nitelendirmenin sayın mahkemenize ait olduğu bildirilmiştir.

Mahkememizce kök ve ek raporların ibrazına müteakip 10/11/2022 tarihinde davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, SMK 'nın 159. ve 6100 sayılı HMK'nın 389-390. maddeleri gereğince ihtiyati tedbir talebinin takdiren 500.000,00-TL(beşyüzbinTL) nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla kabulüne; davalıya ait ... adlı ürünün üretiminin, pazarlamasının, dağıtımının, tüm mecralarda satışının ve piyasaya sunulmasının durdurulmasına, davalıya ait "..." , "..." , "..." , "... " , "..." internet siteleri ve sosyal medya hesaplarına Türkiye'de erişimin engellenmesine, ... ürününün online satış platformlarında satışların durdurulmasına, ... ürününün bulunduğu ürün, ambalaj, etiket, kutu, iş evrakı, katalog, ve her türlü tanıtım ve promosyon araçlarına bulundukları yerde el konularak yeddiemine teslimine, yeddiemin masrafının davacı tarafından karşılanmasına karar verilmiş ise de davalı tarafın işbu karar aleyhine istinaf kanun yoluna başvurması neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (BAM)16. Hukuk Dairesinin... esas, ... karar sayılı ilamı ile; '' Davalı taraf dosyaya uzman görüşü sunarak ürün ambalajlarında farklılıklar bulunduğunu ileri sürmüştür. Dosya içeriğinden davacının ambalaj markalarının da bulunduğu görülmüştür. Bu durumda mahkemece ürün ambalajları konusunda uzmanlığı bulunan bir bilirkişinin de aralarında bulunduğu konusunda uzman kişilerden oluşturulacak heyetten bir rapor alınarak tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildikten sonra ihtiyati tedbir konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu yönden eksik inceleme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.'' gerekçeleri kapsamında ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verilmiştir.

Anılı İstanbul BAM 16.HD'nin 08/03/2023 tarihli, ...E. ... K. sayılı ilamı doğrultusunda görülen lüzum üzerine mahkememizin 10/11/2022 tarihli celsesi 3 nolu ara kararından (sözlü yargılama oturumuna yönelik ara karar yönünden) rücu edilmesine, taraf vekillerinin duruşma tutanağına yansıyan beyanları ve anılı İstinaf ilamı kapsamında görülen lüzüm üzerine önceki bilirkişi heyetinin yanında ürün ambalajları konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişi görevlendirilmek sureti ile mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında, taraf vekillerinin beyan ve itirazları ile dosya kapsamındaki deliller değerlendirilmek suretiyle rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiştir.

Bu suretle görevlendirilen bilişim uzmanı ..., kimya mühendisi ..., marka vekili ... ve tasarım uzmanı ... tarafından düzenlenen 11/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; taraflara ait web site ve sosyal medya üzerinde tanıtımı yapılan ürün kutu ambalajlarının; davalı tarafın “...” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, web sitesi içerisinde davaya konu “...” ibareli ürüne ait görsellerin kullanıldığı ve tanıtımının yapıldığı,...” internet sayfasında, “...” isimli ... hesabından yayınlanan videoda ve yine dosyada belirtilen “... -...”, “... - ©...”, “... - ...” ve “... - @...”, isimli sosyal medya hesaplarına ait sayfaların kullanımda ve aktif olduğu ve genel profil sayfası ve paylaşımlar kontrol edildiğinde bahse konu sosyal medya içeriklerinde davaya konu “...” ibareli ürüne ait görsellerin kullanıldığı ve tanıtımının yapıldığı, “...” ibareli ürünün “...” , “....” ve “...” gibi internet web sitelerinde aktif olarak satışının yapıldığı, davacı tarafın internet web sitesi ve ilgili Sosyal Medya adreslerinde güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, web sitesi içerisinde “...” Ürünlerinin tanıtımı ve görsellerin yer aldığı, TPE Marka Tescilli Şekil İbareli Yazının aynen kullanıldığı/yer aldığının tespit edildiği, davalı Tarafa ait Yalnız Ürün Marka Adı Tescilli Markaları ... “ ... ibareli yazı ve ...“ ... ibareli yazı haricinde dava ile ilgili herhangi bir tescilli şekil ve markanın bulunmadığı, dava konusu taraflara ait ürün ambalajlarının karşılaştırmalı incelenmesi dava konusu taraflara ait ürünlerin; ilgili davada tarafların, faaliyette bulundukları ortak sektörde taraflara ait her iki markanın ilgili mal ve hizmet bakımından ortak olan ... sınıfta aynı tüketiciye hitabeden ürünler olarak, dava konusu markalar arasında farklılaşma kriterinin yerine getirilip getirilmediğinin tespiti açısından markaların esas unsur ve yardımcı unsurlar da gözetilmek suretiyle; görsel, anlamsal ve fonetik olarak birbirleri ile iltibas tehli oluşturduğu, satış noktaları eczane raflarında önyüz konumlu teşhir edilmesi, ayrıca diğer satış kanalı e-ticaret sitelerinde ürün kutu ambalaj önyüz görsellerine yer verilerek tanıtım yapıldığı, incelemede genel ızlenim olarak ortalama tüketicinin/ kullanıcı/dikkat ve algılama/etkileşim ile yaratacağı algı baz alınarak incelememiz yapıldığı, bütünsel tasarım içinde değerlendirme / ana kriterler üzerinden inceleme ; ambalaj kutu formu yüzey görsel tasarım/etiket ürün adı/ürün nevi/ içerik ettb tescili ve “takviye edici gıda onayı” aldığı ve gıda tarım ve hayvancılık bakanlığı belgesi ile özdeşleşmiş olduğu, eşdeğer bıçak kesim/ etiket çerçeve formu üzerindeki tasarımı oluşturan sembol, yazı, marka vb. grafiksel araçların bütünleşik olarak ortalama tüketicinin/ kullanıcı/dikkat ve algılama/etkileşim ile net benzerlik algısını sağladığı, ayrıca görsel/işitsel ve anlamsal benzerlik üzerine değerlendirme yapılmış ve özellikle "aynı tür ürünleri" içermeleri nedeniyle de benzerlik ve iltibas tehlikesi/ ayırt edilebilirlik noktasına odaklanılmıştır. yüksek oranda “etiket grafiksel tasarımı oluşturan ögeler ve kompozisyonda esinlenme” olduğu tespit edildiği, bilgilenmiş ortalama tüketici/kullanıcı, tasarımı/ürünü kullanarak bilgi sahibi olmuş tüketici olup, aynı eczaneler olan satış noktalarındaki bütünsel yaklaşım ile satın alım kararında, ürün ambalaj ve üzeri görsel grafik baskı/etiketi üzerindeki tanıtım/basılı grafiksel kompozisyon ile eşdeğer konumda içerik/form ve ortak özelliklerin etkileşim yaratacağı, tüketicilerin bir bölümü açısından özellikli mallardan olup, bu tüketiciler salt markalardaki kelime unsurlarına ve ambalajdaki diğer açıklayıcı unsurlara istinaden markalar birbirinden ayırt edebilecek ise de; tüketicilerin önemli bir bölümü açısından markaların genel görünümlerindeki benzerlik nedeniyle Marka Tescilin yer aldığı Etikette öne çıkan Logo/Marka/Ürün Adının Aynı Satış Kanalı/Noktası olan eczanelerde satılıyor olması ile karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğu, dosya kapsamında yer alan taraflara ait ürünlerin ambalajları üzerinde yer alan kullanımların ise; davalı kelime markasının tek başına kullanımı olarak değerlendirilemeyeceği, davalının ... markasal kullanımın üzerinde yer alan kendisi adına tescilli olmayan şeklin, davacı adına ... tescilli şekil markasıyla benzerlik oluşturacak şekilde, aynı biçimde ve aynı yerde kullandığı tespit edilmiş, böylelikle davalı kullanımının davacının markasal kullanımına yaklaştırılmaya çalışıldığı, ortalama tüketicinin söz konusu kullanım nedeniyle her iki taraf ürününü ve Mmarkasal kullanımını karıştırabileceği, bu nedenle davacının marka hakkının ihlal edildiği; konuya ilişkin hukuksal nitelendirmenin sayın mahkemenize ait olduğu, her iki tarafa ait ambalajın aynı yerinde ve dikey şekilde yer aldığı, davalı kullanımının davacı kullanımına esinlenerek görsel etki odaklı yaklaştırılmaya çalışıldığı, sektörde eşdeğer niteliğe sahip davadışı kutu ambalaj tasarımlara yönelik tasarımcının yaratıcılıkta seçenek özgürlüğü araştırmamız sonucu farklı grafiksel yapıda zengin çeşitlilikler tespit edildiğini, davalı tarafa ait ... ürün ambalaj etiket tasarımı, davacı tarafa ait... nolu marka tescil şekil üzerinde... nolu marka tescili ... şekil + ibareli yazı karakteri ile benzer olduğu, yazı karakteri üzerinden yapılan incelemesinde tarafların ürünleri üzerindeki sıcak renk zemin üzeri beyaz ve gölgeli eşdeğer yazı kullanımları, solda/sağda esinlenme odaklı yuvarlak sembol, genel izlenim olarak tüketicinin/ kullanıcı/dikkat ve algılama/etkileşim ile yaratacağı algı da kısmi olarak Farklı anlam içerdiği, Taraflara ait yazı karakteri; davacı taraf : ... davalı taraf ... un ortalama tüketicide aynı yazı karakter algısı olduğu, davacı taraf, dava konusu ... ürün ambalajı üzerinde kullandığı yazı karakteri... nolu marka tescili şekili üzerinde ... nolu marka tescilli ...+ ibareli yazı ile aynı olduğu, davalı tarafın, ... nolu marka tescili "..." ibareli yazı tamamen büyük ve sade ... vb. sade yazı karakteri iken, davada tecavüz konusu ürün ambalajı üzerinde kullandığı yazı karakteri ... kullanımı ile farklılık gösterdiği, davacı tarafın yazı karakterine benzer, tasarım olarak esinlenmiş olarak başharf büyük diğerleri küçük harf olarak kullanıldığı tespit edilmiştir.

Anlamsal ve aynı ürün ailesinden bir ürün gibi olduğu, davalı tarafın tescilli marka ibareli yazı ile ambalaj üzeri grafik kompozisyon içinde TPE kayıt dışı farklı yazı karakter kullanımı ile davacı ambalaj ürün görseli ile, farklı isimde yazı karakteri kullanımda tercih edilmiş olsa bile özdeş/eşdeğer stile sahip yazı karakterinde ayniyet derecede benzerlik tespit edildiği, davacı taraf tasarımından esinlenme olduğu, karıştırma ihtimalinin mevcut olduğu, iltibas yaratacağı, davacı tarafa ait ... nolu marka tescili şekil üzerinde, ... nolu marka tescili ... şekil + ibareli yazı ile...nolu marka tescili şekil ile TPE kapsamında koruma altında olan ilgili markalara tecavüz şartlarının oluştuğu, kutu içi ürün ambalaj üzerinde yapılan inceleme sonucu; taraflara ait kutu içinde yerleşik kullanıma sunulan ürün; davacı tarafın “...” markalı ürün kutulu ambalaj içinde silindirik kapaklı tüplü muhafazalı kapaklı suda eriyen tablet ürün, davalı tarafın “...” markalı ürün kutulu ambalaj içinde tek kullanımlık sızdırmaz ve koruyucu ambalaj içinde toz granürlü ürün, satış noktaları eczane raflarında önyüz konumlu kutulu ambalaj ayrıca diğer satış kanalı eticaret sitelerinde ürün kutu ambalaj verilerek tanıtım yapılan, satın alım ve kullanıcı ortalama tüketicinin/ dikkat ve algılama/etkileşim ile genel izlenim ile ürün seçiminde yalnız kutu üzerinde marka/içerik/nevi/cinsi/miktar/kullanım şekli/fiyat vs. sorgulama ile seçim tercihini yapmakta. açılmış kutunun başka müşteriye satışının yapılamayacağı dolayısıyla ne tüketici için görmek için talepte bulunmakta, ne de satıcı eczanede yalnız bilgi vererek satışı gerçekleştirmektedir. eticaret ile satışta zaten tüketicinin bir talebi olamamakta olduğunu, davacı tarafa ait ... nolu marka tescili şekil üzerinde ... nolu marka tescili ... şekil + ibareli yazı ile ...nolu marka tescili ile TPE kapsamında koruma altında olan ilgili markalara tecavüz şartlarının oluştuğu, “...” ibareli ürünün davalı tarafa ait web site ve sosyal medya adreslerinde ayrıca anlaşmalı eticaret internet web sitelerinde aktif olarak satışının yapılan, dava konusu taraflara ait ürün kutu ambalajları tasarımında davalı tarafın diğer vitamin takviyeli ürünleri içinde benzerlik ilişkisi tespit ettiğimiz “...” ve “...” vitamin ambalaj kutu tasarımlarında da incelememiz sonucu; davalı tarafa ait, “...” vitamini ambalaj kutu yüzey/ etiket önyüz tasarımı ile birebir aynı kompozisyona sahip olduğu görüldüğü, davacı tarafa ait ürün kutu ambalajları tasarımına yönelik ilgili marka tecavüz ve iltibas sonuçları bu davalı tarafa ait “...” ve “...” ürünleri içinde geçerli olduğu, davacı tarafa ait ... nolu marka tescili şekil üzerniden,... nolu marka tescili ... şekil + ibareli yazı ile ...nolu marka tescili şekil ile TPE kapsamında koruma altında olan ilgili markalara tecavüz şartlarının oluştuğu, değerlendirme bu durumun ortalama tüketici üzerinde karışıklığa yol açacağı, bu nedenle davacının marka hakkının ihlal edildiği, dava konusu taraflara ait ürünlerin satış noktaları eczane raflarında önyüz konumlu teşhir edilmesi, ayrıca diğer satış kanalı eticaret sitelerinde ürün kutu ambalaj önyüz görsellerine yer verilerek tanıtım yapıldığı, davacının ambalajının ön yüzeyinde tescilli tasarımı ve tescilli markasını kullandığı, davalının ambalajının ise yukarıda anılan değerlendirmeler çerçevesinde davacının tescilli tasarımı/markası ile bütünsel bakış ile altın oran 1/3 etki alanı ile benzerlik teşkil ettiği, bu sebeple SMK m. 7/2-b anlamında marka hakkına fiilen tecavüz şartlarının oluştuğu, dolayısıyla davacının haksız rekabet hükümleri gereğince koruma talep etmesinin şartları somut olayda oluştuğu, davalı taraf ...'ne ait ürün ambalajı ile ...'ye ait davacı tarafa ait ...nolu marka tescili şekil üzerinde, ... nolu marka tescili ... şekil + ibareli yazı ile ... nolu marka tescili şekil ile TPE kapsamında koruma altında olan ilgili markaların ürün ambalaj etiket tasarımında benzerlik ve iltibas tespit edildiği, bu yönüyle SMK m. 7/2-b anlamında marka hakkına tecavüzün şartlarının oluştuğu, davalı kullanımının, davacı tarafa ait marka tescillerin koruduğu diğer hususlar dışında da davacı ürünü ve davacı ürün kutusundan bütünsel bakış ile altın oran 1/3 etki alanı benzerlik arz ettiği, davalı yanın dürüstlük kuralına aykırı bir ticari uygulamasının bulunmadığı, dolayısıyla TTK m. 54 vd. anlamında haksız rekabetin söz konusu olduğu, davalı yanın ürün kutusu ve ürünü incelendiğinde, davacının iddiası doğrultusunda TTK m. 54 hükmünde öngörüldüğü gibi aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranış veya ticari bir uygulamanın söz konusu olduğu bildirilmiştir.

Huzurdaki davada; davalının tescilli "..." markasına ait ibareyi taşıyan ürün kullanımı ve ambalajlarının, davacının ''...'' markalarından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, tecavüzün durdurulması, önlenmesi, kaldırılması, mütecaviz ürün, ambalaj, etiket, kutu iş evrakı, katalog ve her türlü tanıtım/ promosyon araçlarına el konulması, imhası, davalıya ait alan adları ve sosyal medya adreslerine Türkiye'de erişimin engellenmesi istemleri mevcut olup somut olaydaki uyuşmazlığın, davalının "..." ibareli markasal/ ambalaj kullanımının davacının ''...'' markasına tecavüz teşkil edip etmediği, davalının markasal / ambalaj kullanımının davacının ''...'' ibareli markaları ile ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali yaratıp yaratmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Bu kapsamda somut olaydaki uyuşmazlık yönünden ilk olarak marka hakkına tecavüz istemleri yönünden inceleme yapılmıştır. İşbu talepler kapsamında dava tarihi itibari ile yürürlükte olmakla uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmış olup bunlar marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleri olarak belirtilmiştir.

SMK'nın 7. maddesine bakıldığında ise; ''(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. (2)Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. (3)Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. (4)Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez. (5)Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez: a)Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi. b)Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması. c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması'' hükümlerinin yer aldığı görülmektedir. SMK'nın 149. maddesi de; "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme altına alınmıştır. Anılı yasal düzenlemeler ışığında somut uyuşmazlık kapsamında SMK'nın 29 ve 7. maddeleri kapsamında davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı meselesi tetkik edilmiştir. Marka hakkına tecavüz iddiası yönünden yapılan incelemede ise inceleme konusu kullanım ve markaların benzerlik derecesi, inceleme konusu marka ve kullanım kapsamında bulunan mal/hizmetlerin benzerlik derecesi, markanın ayırt edici gücünün, tanınmışlığının derecesi, inceleme konusu mal/hizmetlerin tüketicilerinden oluşan ortalama tüketici kitlesinin bilinç ve dikkat düzeyinin esas alınması gerekmiştir. (İltibas) Karıştırılma tehlikesinin olup olmadığının belirlenmesinde marka ve kullanımlar ile ilgili tüm unsurlar dikkate alınarak, genel (bütünsel) olarak değerlendirme yapılması gerekmiş markanın ve ambalajın bütünü itibariyle bıraktığı izlenim, tümüne hâkim olan görünüş ve ayırıcılığını vurgulayan imajı irdelenmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarihli ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu ilkesinden hareket ile değerlendirme yapılmış olup davacı şirkete ait ..., ... ve ... marka tescilleri ve ''...'' isimli ürün ambalajı ile davalı şirkete ait ''... '' markası ve aynı isimli ürün ambalaj tasarımı mukayese edildiğinde, davacı markasında ... renklerin olduğu, tüm yazılı mesajlar ve marka ile ürün adının kontras koyu zemin içinde beyaz renkli olduğu, zeminin turuncu renk üzerinde obje/metin yerleşimli kompozisyon ile ürün markasının solda dik durumda, üretici firma logosunun sağ üst köşede dik konumlu geometrik dikdörtgen ön yüzey kompozisyonda olduğu, marka ile ürün adının sol uçta sarmal daire içinde yer aldığı, davalının markasal kullanımında ise ...renklerin olduğu, tüm yazılı mesajlar ve marka ile ürün adı kontras koyu zemin içinde beyaz renkli olduğu, zeminin mavi renk üzerinde obje/metin kompozisyon ürün markasının solda dik durumda, üretici firma logosunun sağ üst köşede dik konumlu olduğu, solda marka ile ürün adının mevcut olup sol uçta daire içinde c vitamin kod sembol harfin bulunduğu görülmüştür.

Davacı şirkete ait ... tescile konu şekil markasının dört ana unsurdan meydana geldiği, turuncu renkte zemin rengi, merkezinde üç boyutlu küre imajı verilmiş öğe yer alan daire biçiminde gösterilmiş kırmızıdan turuncuya giden renkte ok, yaldızlı ince çerçeveye sahip bir tarafı tam yuvarlatılmış, diğer tarafı ok ile birleşen kırmızı renkte dörtgen öğe ve bu öğe içinde yer alan “...” ibaresi olup ... numaralı marka tescilinde marka ibaresi yer almamakta olup, bu ibarenin ürün ambalajında ve siyah beyaz renklerde gösterilmiş ... numaralı marka tescilinde yer aldığı, davalının ... sayılı markasının ise mavi renkte zemin renginin olduğu, merkezinde “...” harfi yer alan sarı daire, bir tarafı açılır biçimde kesilmiş düz turuncu renkli dikdörtgen öğe ve bu öğe içinde yer alan “...” ibaresi olduğu, böylece zemin renkleri ile geometrik şekil ve hareket yönlerinin farklı olduğu görülmüştür. Yine davacı şirkete ait ...numaralı marka tesciline ait üründe yer alan zemin rengi turuncu tonlarında iken, davalıya ait ürün ambalajı üzerindeki zemin renginin koyu mavi olduğu, ürün ambalajı üzerinde yer alan marka kullanımının tersi yönde oldukları, davacı marka ve ambalajında yer alan daire öğesi marka adının başında yer alırken davalı ürün ambalajında marka adının sonunda yer aldığı, davacı markasal kullanımı kırmızı zemin yaldızlı bir çerçeveye sahipken davalı kullanımında turuncu zemin rengi ve düz konturlu olduğu, davacı kullanımında dikdörtgen öğe yarım daire ile biterken, davalı kullanımında yazının başladığı bölgede açılı bir kesimin yer aldığı, davacı kullanımındaki dairenin davalıya göre tersi yönde konumlandığı ve daireyi çevreleyen bir ok görünüşünde olduğu görülmüştür. Okun hareket yönüne doğru turuncudan sarıya doğru bir renk geçişine sahipken davalı kullanımındaki dairenin sarı ağırlıklı tonlarda ve çizgisel hareketler ile üçüncü bir boyut etkisi gösterdiği görülmüştür. Her iki kullanımda da kırmızı/ turuncu gibi yakın renklerde zemin olduğu, markasal kelimelerin beyaz renk ile yazıldığı görülmüş ise de taraf markalarında beyaz renk ile vurgulanan kelime ibarelerinin birbirlerinden farklı olup ürün ambalajında bütünsel olarak ayırt edicilik kazandırdığı gibi ambalajlarda karşılaştırılan tasarımlarda ortak yön olarak kullanılan renklerin benzer Kırmızı/Sarı/Turuncu tonlarda seçilmiş ise de ... vitamini ile özdeşleştirilen bu renk tonlarının kullanılmasının tek bir marka sahibine tanınması, rengin tek başına ayırt ediciliği bulunmadığından uygun bulunmamıştır. Anılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarihli ve ...sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu ilkesinden hareket ile yapılan değerlendirme neticesinde dosyada mübrez bilirkişi raporlarında yer alan aksi yöndeki tespitlere katılmak mümkün olmamıştır.

Bu kapsamda taraf markaları ve ürün ambalajları arasında ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle karıştırılma ihtimali bulunmadığı, bir bütün olarak markalar arasında yapılan incelemede, SMK'nın 29 ve 7. maddeleri anlamında ortalama tüketiciler nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Kabul edilen hukuksal olgu ışığında; mübrez dosya kapsamında marka hakkına tecavüze ait şartların mevcut olmadığı, bununla bağlantılı olarak TTK kapsamında haksız rekabete ilişkin şartların da mevcut olmayacağı kanaatine varılmakla; sübut bulmayan davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 368,30 TL harcın davacıdan tahsiline,

3.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4.Davalı tarafından yapılan 250 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

6.Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ödeyen tarafa iadesine, Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/12/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog