Danıştay 5. Daire Başkanlığı
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/6709 E. , 2023/14674 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
İstemin Özeti:
Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının... tarihli Oluru ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak veya irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı, eşi hakkındaki tespitlerin aleyhine delil olarak kullanılamayacağı, suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin ihlal edildiği, FETÖ/PDY mensuplarının yoğun olarak işe alındığı dönemde kadroya geçirilmiş olmasının örgütle iltisaklı olduğu sonucunu doğurmayacağı, kadroya geçmek için aranan şartların tamamına sahip olduğu, hakkında yürütülen ceza soruşturmasında takipsizlik kararı verildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan, her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacının eşinin hakim olarak görev yapmakta iken 667 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı ve ifa ettiği kamu görevinin önemli bir yere sahip olduğu, davacının davalı kurum bünyesinde FETÖ/PDY mensuplarının yoğun olarak işe alındığı dönemde kadroya geçirildiği ve 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkartılmasına karşı OHAL Komisyonuna yapılmış bir başvurusunun bulunmadığı hususlarına yer verilerek davacının kamu görevinden çıkarılmasına yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiş ise de, davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle bağlantısını ortaya koyabilecek herhangi bir tespit içermeyen söz konusu hususların davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bununla birlikte, Dairemizce temyiz incelemesinin yapıldığı tarih itibarıyla UYAP kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararında H.T.B.'nin ifadesinde, davacı hakkında, "ABD ülkesinde kendisini karşıladığını, FETÖ yapılanmasına ait eve yerleştirdiğini" beyan ettiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun... tarih ve Soruşturma No:... Karar No:... sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında ise ihbar edenin BİMER üzerinden yaptığı başvuruda, davacı hakkında "...ikamet ettiğim mahallede FETÖ terör örgütüne yıllardır gönül verdiğini bildiğim kişileri bildiriyorum... TÜBİTAK'ta stajyerlik yapan Adnan Kaya'nın geçmişinin araştırılmasının yararlı olacağını düşünüyorum..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Bu durumda, yukarıda yer verilen tespitlerin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu değerlendirildiğinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararda sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddine, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2023 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.