T.C.
BURSA "Türk Milleti Adına"
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkil bankanın toplam 2.100,00 TL'lik bonolara dayalı olarak davalıdan alacaklı olduğunu, dava konusu alacağa dayanak bonoların vade tarihleri geçmiş olmasına rağmen şimdiye kadar davalı borçlu tarafından ödenmediğini, bu nedenle davaya konu bono tutarı olan 2.100,00 TL bono bedellerinin, vade tarihlerinden tahsiline kadar 3095 sayılı kanunun 2/2. Maddesinde belirtilen oranda işleyecek olan temerrüt faizi, toplam bono tutarının %0,3 oranında komisyonu ve protesto masrafı ile birlikte davalı borçludan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; senetlerin konusu devremülk sözleşmesinin feshedildiğini, şekil şartına aykırı sözleşmeyle teslim edilen dava konusu senet bedellerinin müvekkilden talep edilmesinin haksız olduğunu, müvekkil aleyhine açılan davanın haksız olduğunu, bu nedenlerle öncelikle davanın arabuluculuk şartı sebebiyle usulden reddine, bunun yerinde görülmezse haksız ve hukuka aykırı olması nedeniyle reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; açılan dava bonoya dayalı alacak davasıdır. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi;mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. 6502 sayılı Kanunun 73. maddesinde de bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
28/11/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 3/1-(k-l) maddesinde; " Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi, Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem” şeklinde, 6502 sayılı TKHK'nun 4/5. maddesinde;"(5) Tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebilir. Bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetler tüketici yönünden geçersizdir." şeklinde, 6502 sayılı TKHK'nun 73/1. maddesinde;"Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.” şeklinde, 6502 sayılı TKHK'nun 83/2.maddesinde; "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." şeklinde düzenlemelerin olduğu görülmektedir. Davacının açtığı davanın; dava dilekçesinin ekine örnekleri ibraz edilen davalının keşideci olduğu, dava dışı ... Mühendislik Proje İnş. Ve Turizm San. Tic. Ltd. Şti.' nin lehdar olduğu nama yazılı bonoların vadesinde ödenmemesi sebebiyle talep edilen alacak davası olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. tarafından dava konusu bonoların tevdi alındığı, davalı bono borçlusu ile dava dışı ... Mühendislik Proje İnş. Ve Turizm San. Tic. Ltd. Şti.' arasında akdedilen... MEGA KENT DEVREMÜLK SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMESİ' ne istinaden sözleşmeye konu devremülkün bedeli olarak düzenlenen sıralı, eşit bedelli ve ara ödemeli senetler olduğu anlaşılmıştır. Bu husus ayrıca davacının dava dilekçesine eklediği ve matbu olarak düzenlenen bono örneklerinden de açıkça anlaşılmaktadır. Zira bonoların sol kenarında " ..................... MEGA KENT-... Mühendislik Proje İnş. Ve Turizm San. Tic. Ltd. Şti." ibaresi matbu olarak yer almakta, senet metni içeriğinden bononun nama düzenlendiği ve bonoların sıralı olduğu açıkça görülmektedir. Bu sebeple dava konusu senetlerin TKHK 4/5 maddesi gereği tüketici senedi olduğu anlaşılmaktadır.
Davalının konut edinmek amacıyla (devremülk) dava dışı ... Mühendislik Proje İnş. Ve Turizm San. Tic. Ltd. Şti. ile sözleşme yaptığı, sözleşmeye istinaden nama yazılı tüketici senedi tanzim edildiği, bu haliyle uyuşmazlığın temelde tüketici hukukundan kaynaklandığı, davacı yönünden nama yazılı senetlerin iktisabı ile uyuşmazlığın her ne kadar kambiyo hukukundan kaynaklandığı iddia edilse de temel uyuşmazlık devre mülk satışından kaynaklanmakta olup davalının yukarıda kanuni metinleri yazılan 6502 TKHK 3/1-(k-l) maddesinde düzenlenen tüketici tanımına girdiği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 3/1-(k-l), 73/1., 83/2. maddeleri gereğince dava tarihi itibariyle TTK. 4 ve 5. maddeleri gereğince mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Bursa Nöbetçi Tüketici Mahkemelerinin olduğu,
HMK 114/1-c maddesi uyarınca görevin dava şartı olduğu,
HMK'nın 115. maddesine göre de, mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmak zorunda olduğu, davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın görevli Bursa Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. (Konya BAM 6. Hukuk Dairesi'nin 2019/2450 Esas 2019/1080 Karar sayılı, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 28/02/2017 tarih 2017/561 Esas 2017/2628 Karar sayılı ilamları da dikkate alınarak) H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1.Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle davacının davasının DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın görevli Bursa Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, iki haftalık kesin süre içinde talep edilmediği taktirde davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞININ İHTARINA,
2.Harç ve yargılama giderlerinin, 6100 s.
HMK'nın 20 ve 331/2. maddeleri uyarınca davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde görevli mahkemesince takdir edilmesine, davaya görevli mahkemesinde devam edilmemiş olması ve talep halinde ise Mahkememizce gerekli kararın verilerek değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.02/10/2020 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)