Esas No
E. 2024/550
Karar No
K. 2024/2036
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/550

KARAR NO: 2024/2036

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 28.11.2023

NUMARASI : 2022/30 Esas 2023/862 Karar

BİRLEŞEN İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2014/776 ESAS SAYILI DOSYASINDA

ASIL VE BİRLEŞEN

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

KARAR TARİHİ: 28.11.2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 29.11.2024

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.11.2023 tarih 2022/30 Esas 2023/862 Karar sayılı kararın Dairemizce asıl davada davacı ... vekili, birleşen davada davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

ASIL DAVA :

Davacılar vekili, 06.02.2014 tarihinde, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalanan, davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın müvekkillerinin murisi ...'nın yolcu olarak bulunduğu motosiklete çarpması sonucunda, muris ...'nın vefat ettiğini, murisin annesi olan davacı ...'nın evlatlarının desteği ile geçimini sürdürdüğünü iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili ... için 50.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 100.000,00 TL manevi tazminatın; murisin kardeşi olan müvekkili ... için 20.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, manevi tazminatın davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

ASIL DAVAYA CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın, sigortalının kusurunu ve zararını ispat etmesi gerektiğini, teminatın tek, hasar görenlerin birden fazla olması durumunda Karayolları Trafik Kanunu 96. madde gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini, müvekkili şirketin faizden dava tarihinden itibaren sorumlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, dava konusu trafik kazasının, doğrudan müvekkilinin fiili sonucu değil, kazaya karışan üçüncü bir aracın sıkıştırması sonucu meydana geldiğini, motosikleti kullanan dava dışı ...'nun ehliyetsiz şekilde motosiklet kullanması nedeniyle kendisine kimse çarpmadığı halde panikleyerek motosikletin kontrolünü kaybederek kazanın meydana gelmiş olabileceğini, motorsikleti kullanan ...'nun ve müteveffa ...'ın kask takmamalarının kusur durumunu etkileyeceğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, lise öğrencisi olan müteveffanın bir gelir elde etmediğini, davacı ...'nın kendisinden yaklaşık 4 yaş küçük olan kardeşinin desteğine ihtiyacı olmayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA : Davacı ... vekili, 06.02.2014 tarihinde davalı şirketin ZMMS sigortacısı, davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın seyir halinde iken aşırı alkollü vaziyette ve tehlikeli şekilde şerit değiştirmesi sebebiyle müvekkilinin oğlu müteveffa ...'nın arka kısmında yolcu olarak bulunduğu, dava dışı ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete arka kısmından çarptığını, kaza sonucunda müvekkilinin oğlu ...'nın vefat ettiğini, müvekkilinin vefat eden oğlunun desteğinden yoksun kaldığını, oğlu için her türlü cenaze masrafı yaptığını, müvekkilinin ayrı yaşadığı eşi ...'nın aynı davalılar hakkında İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/74 E. sayılı dosyasında dava açtığını, davaların birleştirilmesini talep ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 55.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 5.000,00 TL defin gideri olmak üzere toplam 60.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücü ...'tan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, davalı ...'ın meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu, müteveffa ...'nın olay tarihinde ...'nun motorsikletinde hatır için taşındığı ve kask takmayarak zararın artmasına neden olduğu, ölümünün kafa travması ve genel vücut travmasından kaynaklandığının otopsi raporundan anlaşıldığı, 26.08.2015 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen destekten yoksun kalma tazminatı miktarlarına ıslah edilen miktarlar üzerinden sırasıyla takdiren %20 oranında hatır taşıması, %20 oranında müterafık kusur indirimi uygulanması gerektiği gerekçesiyle; davacı ...'nın maddi tazminat talebinin reddine; asıl dosyada davacı ... yönünden 53.310,30 TL destekten yoksun kalma tazminatı üzerinden sırasıyla %20 hatır taşıması, %20 müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle toplam 34.118,59 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine; birleşen davada davacı ... yönünden 56.323,40 TL destekten yoksun kalma tazminatı üzerinden sırasıyla %20 hatır taşıması, %20 müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle toplam 36.046,97 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, davacı ...'nın defin giderleri talebi yönünden her ne kadar bilirkişi tarafından yemek ikramı, dua, mevlit harcamaları da defin giderlerine dahil edilmiş ise de; davalı taraf davacının meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan gerçek defin gideri zararlarını tazmini ile sorumlu olup davacı tarafın kendi milli değerlerine, yerel örf ve adetlerine göre yaptığı özel giderlerden sorumlu olamayacağından bilirkişi raporunda belirtilen 200,00 TL mezar yeri, kefen vb giderler ile 800,00 TL lahit ve 200,00 TL mezar taşı ücreti olmak üzere 1.200,00 TL defin gideri olduğu, belirlenen bu bedelden de yine sırasıyla %20 hatır taşıması ve %20 müterafik kusur indirimi yapıldığında 768,00 TL cenaze ve def'in giderinin davalı ... yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine; manevi tazminat talepleri yönünden asıl davada davacılar ... yönünden 30.000,00 TL, ... yönünden 15.000,00 TL, birleşen davada davacı ... yönünden 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı, birleşen davada davacı ... vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

DAİREMİZİN KALDIRMA KARARININ ÖZETİ : Dairemizin 05.01.2022 tarihli 2019/362 E. 2022/19 K. Sayılı ilamı ile; Mahkemece hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen raporda, 06.02.2014 tarihinde saat 23:10 sıralarında davalı sürücü ...'ın ... plakalı otomobili ile bölünmüş yolda seyretmekte iken, aynı istikamette seyir halinde olan dava dışı sürücü ...'nun yönetimindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucunda, motosiklette yolcu olarak bulunan, davacıların murisi ...'nın vefat ettiği trafik kazasında, davalı sürücünün 2.81 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, davalı sürücü ...'ın yola gereken dikkati vermediği, hareket alanını kontrol altında bulundurarak seyrini müteyakkız bir şekilde sürdürmeyip sevk ve idare hatası ile önünde aynı yönde seyir halinde bulunan motosiklete önlemsiz vaziyette çarparak olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı hareket ettiği, olayda %80 oranında asli kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...'nun motosiklete kasksız vaziyette yolcu almış olmakla ölüm ile neticelenen olayda %10 oranında alt düzeyde tali kusurlu olduğu, müteveffa yolcu ...'nın motosiklette kasksız vaziyette yolculuk edip kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, kendi ölümü ile neticelenen olayda %10 oranında alt düzeyde tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği; mahkemece alınan aktüerya asıl raporunda davalı sürücü ...'ın tam kusurlu olduğu kabul edilerek davacı ... için 53.310,30 TL, davacı ... için 56.323,40 TL destek tazminatı hesaplandığı, aynı bilirkişiden alınan ek raporda ise ATK raporundaki kusur oranlarına göre ve 2018 yılı verileri ile yeniden yapılan hesaplamada davacı ... için 66.593,29 TL, davacı ... için 65.507,46 TL destek tazminatı hesaplandığı; Mahkemece asıl rapordaki tutarlar üzerinden %20 hatır taşıması ve %20 müterafik kusur indirimi yapılarak, davanın kısmen kabulüne hükmedildiği; Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairelerince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verildiği; istinafa gelenlerin sıfatlarına göre, usuli kazanılmış haklar gözetilerek muhtemel bakiye yaşam sürelerinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve progresif rant tekniği kullanılmak suretiyle destek tazminatının hesaplanması gerekirken PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre destek tazminatının hesaplanmasının hatalı olduğu; Davalı sürücünün %100 oranında kusuruyla gerçekleşen kazada davacıların murisi ...'nın vefat ettiği, kaza tarihi, tarafların kusur durumu, zararın ağırlığı, tarafların ekonomik sosyal durumu dikkate alındığında mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu, birleşen davacı ... vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf sebebinin yerinde olduğu; Mahkemenin kabulüne göre de, hatır savunması def'i olup esasa cevap süresi içinde ileri sürülmesi gerektiği, somut olayda süresi içerisinde yapılmış hatır indirimi def'i bulunmamakla birlikte; müteveffa ...'nın davalı tarafa ait araçta yolcu olmadığı, aksine davalı tarafın sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın çarptığı motorsiklette yolcu olması nedeniyle, davalılar yararına hatır taşıması nedeniyle maddi tazminattan indirim yapılmasının hatalı olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak aldırılan aktüerya bilirkişi raporu ile kaldırma öncesi verilen kararın maddi tazminat yönünden davalılar yönünden istinaf edildiği, bu yönde davacıların istinaf başvurularının bulunmadığı ve BAM kaldırma kararında maddi tazminat tutarına yönelik davalı itirazları kabul edilerek kaldırma kararı verildiği dikkate alınarak, bu anlamda maddi tazminat yönünden davalıların usulü kazanılmış hakları da gözetilerek yapılan değerlendirme sonucunda, asıl dosyada davacı ... yönünden 53.310,30 TL destekten yoksun kalma tazminatı üzerinden sırasıyla %20 hatır taşıması, %20 müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle toplam 34.118,59 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine; Asıl dosyada davacı ...'nın maddi tazminat davasının reddine; Birleşen dosya davacısı ... yönünden, BAM kaldırma kararı neticesinde TRH 2010 tablosu ile progresif rant yöntemine göre 2018 yılı verileri ile ve sair hususlardaki usuli kazanılmış haklar gözetilerek davacı ... için 95.071,23-TL olmak üzere kusur indirimsiz olarak hesaplama yapıldığı, müterafık kusur indirimi yapıldığında 76.056,98 TL olmakta ise de, kaldırma kararı gerekçeleri ile usuli kazanılmış haklar gözetildiğinde davacının kaldırma kararı öncesinde değer artırım yoluyla talep ettiği değer olan 56.323,40 TL üzerinden davanın kabulü gerektiği; bu kapsamda 56.323,40-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, davacı ...'nın defin giderleri talebi yönünden bilirkişi raporunda belirtilen 2.550,00-TL cenaze ve def'in giderinin davalı ... yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine; Asıl ve birleşen davadaki manevi tazminat talepleri yönünden; kazanılmış haklar korunarak asıl davacılar yönünden kaldırma kararı öncesine verilen hükümdeki şekilde ... yönünden 30.000-TL, ... yönünden 15.000-TL, birleşen davacı ... için 45.000,00 -TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacılara verilemesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı asıl davada davacı ... vekili, birleşen davada davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Asıl davada davacı ... vekili, mahkemece alınan kusur raporunda davalı ... 'ın %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müteveffa ...'nın kask takmamasının olaya etki etmeyeceğinin belirtilmesine rağmen mahkemece %20 müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, davanın devamı esnasında, asgari ücretin artmış olması nedeniyle güncel asgari ücret miktarı dikkate alınarak yeniden bilirkişi raporu alındığını, müvekkilinin hak kazanacağı tazminat oranının 354.853,81 TL olarak belirlendiğini, asgari ücret artışının yargılamanın her aşamasında dikkate alınması ve tazminat hesabının güncel asgari ücret gözetilerek hesaplanması ve kararın bu şekilde verilmesi gerektiğini, asgari ücretin kamu düzeniyle ilgili olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

Birleşen davada davacı ... vekili, hükmedilen manevi tazminat tutarının düşük olduğunu, belirsiz alacak davası olarak açılan davada BAM kaldırma kararı sonrası alınan 13.03.2023 tarihli bilirkişi raporu ile belirlenen ve kamu düzeninden sayılan hesaplamada, PMF-1931 yerine TRH-2010 yaşam tablosunun esas alınması ve asgari ücret artış güncellemesi neticesinde maddi tazminat miktarında meydana gelen artış nedeniyle 14.06.2023 tarihli bedel artırım dilekçelerinin usulü kazanılmış haklar gözetilme gerekçesiyle dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, ayrıca asgari ücret artışının yargılamanın her aşamasında dikkate alınmasının zorunlu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, hükmedilen tazminat miktarlarının davacılar bakımından zenginleşmeye yol açacak nitelikte olduğunu, müteveffanın askere alınacağı dönemde destek olamayacağını, ayrıca bu dönemde ailesinden alacağı maddi desteğin mahsup edilmesi gerektiğini, müteveffanın bindiği motosiklet sürücüsünün ehliyetsiz olmasından kaynaklanan 3. kişinin kusuru ve kask takmamaktan kaynaklanan müterafik kusurun hesaplamada hakkaniyete uygun şekilde dikkate alınmadığını, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, her ne kadar tazminat hesaplamalarında standardın oluşması amacıyla kalan yaşın belirlenmesi için bir tablo oluşturulmuşsa da somut olayın özelliklerine göre takdiri bir değiştirme yapılmasının daha gerçekçi olacağını, müteveffanın oldukça riskli sayılabilecek aktivitelerle uğraştığı ve bu sebeple tabloda belirlenen süre kadar yaşayamama ihtimaline göre; ya da evlenebileceği ve çocuk sahibi olabileceği yaş da dikkate alınarak belirtilen süre boyunca destek olamayacağı gerçeğine göre bir hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, müteveffanın ölümü tarihinde 16 yaşında olduğunu, meslek lisesi 2. sınıf öğrencisi olduğunu, öğrencilik yapan bir kişinin askerlik bitene kadar gelir elde etmeyeceği ve yetiştirme giderinin %10 oranından çok daha fazla olacağını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl ve birleşen dava, destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı uyarınca aktüerya bilirkişisinden bilirkişi raporu ve itirazlar üzerine ek raporlar alınmıştır.

Asıl davada davacı ... vekili, güncel asgari ücret miktarı dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucu belirlenen tazminata hükmedilmesi gerektiğini ve müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de; Mahkemece verilen ilk karar asıl davada davacı ... tarafından istinaf edilmemiş olup, ilk kararın tazminat hesabına esas alınan gelirin hatalı olduğu gerekçesiyle kaldırılmasının da söz konusu olmaması nedeniyle davacı ... yönünden davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince asıl davada davacı ... yönünden verilen kararda usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. (Yargıtay 4 HD 08.06.2023 tarihli 2021/26424 E. 2023/7685 K. sayılı ilamı)

Davalı ... vekilince yetiştirme giderlerinin %10'dan daha yüksek oranda olması gerektiği istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş olup; TMK 185. maddesi uyarınca, anne ve baba çocukların bakımından birlikte sorumlu olduğu, aynı yasanın 327. maddesinde ise çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin ana ve baba tarafından karşılanacağı düzenlenmiştir. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında, anne ve babanın çocuğunu belli bir yaşa kadar büyütmek, yetiştirmek ödevi olup çocuğun ölümü nedeni ile artık yapılması gerekmeyecek yetiştirme giderlerinin belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi gerektiği, anne ve baba lehine hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından annenin çalışması durumunda anne ve babadan ayrı ayrı %5 'er, anne çalışmıyorsa sadece babadan %5 yetiştirme gideri düşülerek tazminata hükmedileceği kabul edilmektedir. Açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin yetiştirme giderlerine ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir.

Davalı ... vekili, müteveffanın askerlik süresinin tazminat hesaplamasında düşülmesi gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, askerlik dönemi boyunca efor sarf edecek olan müteveffanın askerlik döneminin hesaplanan zarardan düşülmemesinde bir isabetsizlik olmamasına göre davalı ... vekilinin bu istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. HD 30.05.2023 tarihli 2021/24365 E. 2023/7226 K. sayılı ilamı)

Birleşen davada davacı ... vekili ve davalı ... vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf itirazlarının incelenmesinde; Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince haksız bir eylem sonucunda zarara uğrayan kimse, uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini isteyebilir. Manevi tazminat, zarar görenin kişilik değerlerinde meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir. Esasen manevi tazminat, ne bir ceza, ne de gerçek manasında bir tazminattır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. (Yargıtay İBK 22/06/1966 tarih ve 1966/7 E. - 1966/7 K. sayılı ilamı) Somut olayda davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı kazanın oluş şekli, kusur durumu, olay tarihi, sosyal ve ekonomik koşullar, zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında makul ve ılımlı bulunmuştur. Bu nedenle birleşen davada davacı ... vekili ve davalı ... vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf sebepleri yerinde değildir.

Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde müterafik kusur söz konusudur. Müterafik kusurun varlığı halinde 6098 sayılı TBK'nun 52. maddesi gereğince belirlenen tazminattan indirim yapılması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. Maddesi ile atıf yapılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'ne göre belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında kask kullanılması zorunlu zorunlu olup illiyet bağı kurulması halinde meydana gelen zarar nedeniyle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak tazminatın belirlenmesi gerekir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir. ( Yargıtay 4. HD 29/06/2022 tarih ve 2021/14115 E. - 2022/9666 K. sayılı ilamı) Somut olayda, müteveffanın kaza sırasında kask takmadığı ve ölü muayene tutanağına göre ölümün kafa ve genel vücut travması neticesinde geçekleştiği tespit edilmiş olması karşısında, bu hususta istinaf kanun yoluna başvuran davalı sürücü yönünden hesaplanan tazminattan müterafik kusur nedeni ile yerleşik uygulama doğrultusunda %20 oranında müterafik kusur indirim yapılması gerekirken, aksi yönde varılan hukuki kabulde isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, belirtilen hususlar yönünden davalı ... vekilinin istinaf başvurusu yerindedir.

Birleşen davada davacı ... vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; 6098 sayılı TBK m.

75.maddesi gereğince gerçek zararın belirlenmesi bakımından karar tarihine en yakın tarihlerdeki ölçütlerin kullanılması gerekmektedir. Asgari ücret kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemece re’sen gözönünde tutulması zorunludur. (Yargıtay 17. HD 28.03.2019 tarih ve 2016/8879 E. - 2019/3815 K.) Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK'nın 107. maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK'nın 176. ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir. (Yargıtay 17. HD 04.11.2019 tarih 2017/2842 E. 2019/10129 K. sayılı kararı) Somut olayda, birleşen dava HMK'nın 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde olup, birleşen davada davacı ... vekilince 13.23.2016 tarihli dilekçesi ile dava değerini ıslah ettiği, ayrıca 14.06.2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini 13.03.2023 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 352.040,54 TL'ye yükseltmiş olup, az yukarıda belirtildiği üzere, birleşen davada davacı ... tarafından mahkemenin ilk kararının istinaf edilmiş olduğu, böylelikle davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluşmadığı gözetilerek, bedel artırım dilekçesi ile talep edilen tutardan %20 müterafik kusur indirimi yapılarak bulunacak tazminata hükmedilmesi, bu arada müterafik kusur nedeniyle indirilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesi (Yargıtay 17 HD 13/11/2019 tarih ve 2017/2928 E. - 2019/10602 K. sayılı ilamı) gerekirken, davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluştuğundan bahisle 2018 yılı asgari ücretine göre belirlenen tutarda maddi tazminata hükmedilmesi isabetli olmamıştır. Birleşen davada davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerindedir.

Bu durumda, asıl davada davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, birleşen davada davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının ise reddine, karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Asıl davada davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2.Birleşen davada davacı ... ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ ile İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.11.2023 tarih 2022/30 Esas 2023/862 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;

A-Asıl dava yönünden; Asıl davada davacı ...'nın maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, 34.118,59 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... yönünden kaza tarihi olan 06/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalı ... Sigorta A.Ş. (eski ünvan: ... Sigorta A.Ş.) yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Asıl davada davacı ...'nın manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Asıl davada davacı ...'nın maddi tazminat talebinin REDDİNE,

Asıl davada davacı ...'nın manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

Asıl davada davacı ...'nın maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 2.330,64 TL harçtan peşin alınan 168,51-TL harç ile BAM kaldırma kararı öncesi yatırılan 29,20-TL ıslah harcı ile BAM kaldırma kararı sonrası yatırılan 1.029,92-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.103,01-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, Asıl davada davacı ...'nın maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 427,60 TL red harcından başlangıçta alınan 67,41-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 360,19‬ TL harcın davacı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,

Asıl davada davacı ...'nın maddi tazminat davası yönünden başlangıçta peşin olarak alınan 168,51 TL harç ile BAM kaldırma kararı öncesi yatırılan 29,20-TL ıslah harcı ile BAM kaldırma kararı sonrası yatırılan 1.029,92-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.227,63-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, Asıl davada davacı ...'nın maddi tazminat davası yönünden yaptığı 1.070,20-TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 102,89-TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, bakiye kısmın davacı ... üzerinde bırakılmasına, Davalı ... tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı gözetilerek 45,50-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı ...'a verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, Davalı ... Sigorta A.Ş. (... Sigorta A.Ş.) tarafından yapılan toplam 155,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı gözetilerek 140,90 TLyargılama giderinin davacılardan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş. (... Sigorta A.Ş.)'ye verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, Asıl davada davacı ...'nın maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, Asıl davada davacı ...'nın maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 md gereğince belirlenen 15.881,41 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak kendilerine vekille temsil ettiren davalılara verilmesine, Asıl davada davacı ...'nın reddedilen maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 md gereğince belirlenen 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak kendilerini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine, Asıl davada davacı ...'nın manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden yönünden alınması gereken 2.049,3‬0 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 337,29-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.712,01-TL harcın davalı ...'tan alınarak hazineye gelir kaydına, Asıl davada davacı ...'nın manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 1.024,65‬-TL harçtan peşin alınan 168,64-TL harcın mahsubu ile bakiye 856,01-TL harcın davalı ...'tan alınarak alınarak hazineye gelir kaydına, Asıl davada davacı ...'nın manevi tazminat davası yönünden peşin yatırdığı 337,29-TL harcın yargılama giderlerine dahil edilmeksizin davalı ...'tan alınarak alınarak davacı ...'ya verilmesine, Asıl davada davacı ...'nın manevi tazminat davası yönünden peşin yatırdığı 168,64-TL harcın yargılama giderlerine dahil edilmeksizin davalı ...'tan alınarak davacı ...'ya verilmesine, Asıl davada davacı ...'nın manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 md gereğince belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacı ...'ya verilmesine, Asıl davada davacıların manevi tazminat taleplerinin reddedilen kısmı yönünden, mahkemenin önceki kararında da vekalet ücreti takdir edilmediğinden usuli kazanılmış haklar gözetilerek davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

B- Birleşen dava yönünden; davacı ...'nın maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, 312.924,92 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 2.550,00 TL cenaze ve defin giderinin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 06/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalı ... Sigorta A.Ş. (eski ünvan: ... Sigorta A.Ş.) yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Birleşen davada davacı ...'nın manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, 45.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

Birleşen davada davacı ...'nın maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 21.375,90 TL harçtan, kaldırma kararı öncesi ıslah harcı olarak yatırılan 207,00 TL harç ile kaldırma kararı sonrası yatırılan 993,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.175,90 TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, Birleşen davada davacı ...'nın maddi tazminat davası yönünden toplam 1.200,00-TL harcın yargılama giderlerine dahil edilmeksizin davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, Birleşen davada davacı ...'nın maddi tazminat davası yönünden yaptığı ve karşıladığı 1.073,35 TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine,

Davalılar tarafından yapılan yargılama giderinin kendileri üzerinde bırakılmasına, Birleşen davada davacı ...'nın maddi tazminat davası yönünden karar tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 50.067,99 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, Birleşen davada davacı ...'nın manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 3.073,95-TL harçtan kaldırma kararı öncesi ıslah harcı olarak yatırılan 345,0 -TL harcın mahsubu ile bakiye 2.728,95-TL harcın davalı ...'tan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacının manevi tazminat davası yönünden peşin yatırdığı 345,00-TL harcın yargılama giderlerine dahil edilmeksizin davalı ...'tan alınarak alınarak davacıya verilmesine, Birleşen davada davacı ...'nın manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden karar tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacı ...'ya verilmesine, Birleşen davada davacı ...'nın manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT 13/2 md gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek halinde yatıran taraflara iadesine,

3.Asıl davada davacı ... yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL peşin alındığından yenide alınmasına yer olmadığına,

4.İstinaf başvurusu nedeniyle asıl davada davacı ... tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,

5.Birleşen davada davacı ... ve davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının istek halinde kendilerine iadesine,

6.İstinaf başvurusu nedeniyle birleşen davada davacı ... tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 190,00 TL tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.359,4‬0 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine,

7.İstinaf başvurusu nedeniyle asıl ve birleşen davalarda davalı ... tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcından oluşan istinaf yargılama giderinin asıl ve birleşen davanın davacılarından tahsili ile davalı ...'a verilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,

HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.