7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2012/5672 E. , 2012/9266 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen kararın, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 04.12.2012 günü belirlenen saatte temyiz eden davacı ... vekili Av.... tarafından tevkil yoluyla yetkilendirilen Av.... geldi, gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
Davacı, davalı ile davacının şahitleri huzurunda tanzim ve imza edilmiş sözleşme (tutanak) çerçevesinde dava dışı ... ... isimli borçludan alınacak olan 71,000 TL’nin davalı, davacı ve dava dışı ortakları ... ... arasında paylaştırılacağı hususunun belirtilmiş olduğunu, davalı ile ... ... arasında düzenlenen ve imzalanan 3.9.2009 günlü ibraname çerçevesinde davalının ... ...’dan olan alacağın tamamını almış olduğunu ve hiçbir hak ve alacağın kalmadığını kabul ettiğini ve imzaladığını; bu belgenin davacı tarafından haricen elde edilip mezkur alacağın davalı tarafından alındığının öğrenilmesi akabinde davalı aleyhine tüm alacak bedelinin 1/3’ünün davacıya ödenmesi için girişilen icra takibine davalının itiraz ettiğini bildirerek itirazın iptalini ve takibin devamını istemiştir. Davalı cevabında, dava dışı ... ...’tan kendi payına düşen alacağı aldığını, davacıya bir borcu bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının alacağın tamamını tahsil ettiği, kendi payına düşen 1/3 bedelin dışında davacı payına düşen kısım içinde borçluyu ibra ettiği konusunda yeterli kanıt bulunmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı karşısında taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinde davacı ile davalı arasındaki ilişkiyi belirleyen tarihi olmayan bir tutanak düzenlendiği, tutanakta dava dışı ... ...’tan olan 71.000 TL alacağın alınması halinde üç hisse olarak davacı, davalı ve dava dışı ortakları ... ... arasında paylaştırılması ve bir payın davacıya verilmesi taahhüt edilmiştir. Davalı ile dava dışı ... ... arasında düzenlenen ibranamede bedel bildirilmemişse de “... Mobilya ... olarak,... alacaklarımızın tümünü almış durumdayız, buna istinaden FATA ve ... ...’tan hiçbir hak ve alacağımızın olmadığını… FATA ve ... ...’u ibra ettiğin...” ifadeleri kullanılarak davalının davacının da ortağı olduğu adi ortaklığın söz konusu kişiden olan alacağın tamamını aldığı belirtilmektedir. Davalının sunduğu deliller aksini ispata yeterli değildir; zira, ibraname 3.9.2009 günlü olup davalının payını aldığına dair dayanak yaptığı İstanbul 8.İcra Müdürlüğünün 2010/5298 esas sayılı icra takibi dayanağı bonoların tanzim tarihleri 11.9.2009, takip tarihi ise 2.3.2010 günleri yani ibranameden aylar sonrasına ilişkindir. Ticaret yapan birinin alacağını tahsil etmeden borçlusunu ibra etmesi hukuka ve hayatın olağan akışına aykırıdır. O halde, davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ; Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA; Yargıtay duruşmasında kendilerini vekille temsil ettiren taraflar yararına takdir ve tespit olunan 900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 13.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.