7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2012/4776 E. , 2012/9139 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar ..., ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 104 ada 298 ve 116 ada 19 parsel sayılı sırasıyla 4.108,69 m2 ve 1.816,20 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına, aynı sebeplere dayanılarak; 104 ada 301 ve 116 ada 15 parsel sayılı sırasıyla 4.782,49 m2 ve 2.207,36 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına, 116 ada 17 parsel sayılı 3.312,60 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacılar ... ve ..., miras yoluyla gelen hakka dayanarak ve paylaşım yapılmadığını öne sürerek miras paylarına yönelik dava açmışlardır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazlar veraset ilamına göre 1.036.800 pay kabul edilerek 19200 payının davacı ... adına, 14400 payının davacı ... adına, geriye kalan payın ise tespit gibi davalılar adına ayrı ayrı tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre, dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ... ...'den kaldığı yönünde taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır.
Kural olarak, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlıdır. Saptanan dava niteliği ile az yukarıda vurgulanan hukuksal olgular da dikkate alındığında yerel mahkemece yapılan keşif, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile mirasçılar arasında yöntemine uygun paylaşmanın yapılmadığı belirlendiğine göre; mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalıların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 11.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.