T. C. ANKARA 1.
FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2017/437 Esas - 2024/8
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
KARARIN
Taraflar arasında mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkili şirketin temellerinin 1999 yılında atıldığını, 2004 yılında ... San. Tic. Ltd. Şti.olarak faaliyetlerine devam ettiğini, müvekkilinin reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler alanında faaliyet göstermekte olduğunu, grafik stüdyosu olarak başladığı ticari hayatına grafik tasarım, webtasarım, fotoğraf çekimi ve video çekimi hizmetlerini de ekleyerek markaların kurumsal kimliğe oturtulması ve imajının belirlenmesi için gereken bütün çözümleri müşterilerine sunduğunu, müvekkilinin 15 yılı aşkın süredir faaliyetlerini “...” markası ile sürdürmekte olduğunu, ... numaralı markayı tescil ettirerek koruma altına aldığını, davalının kullanımlarının müvekkilinin ticaret unvanının esas unsuru ve tescilli markası olan ... ibaresi ile ayniyet/iltibas yarattığını, müvekkilinin markalar arasındaki iltibas nedeniyle müşterileri tarafından davalı şirkete kesilecekken müvekkiline kesilerek gönderilen fatura ve bu faturalara ilişkin mailler üzerine davalı firmadan haberdar olduğunu, bunun üzerine yaptıkları araştırmada davalıya ait .../ web sayfasında davalının hiçbir hukuki hakka dayanmadan müvekkilinin marka ve logosuna tecavüz eder şekilde ... ibaresini kullandığını, Google arama motoru üzerinden “...” anahtar sözcüğü ile yaptıkları aramalarda davalının “...” ibaresini ön plana çıkartacak şekilde bir kullanımının olduğunu tespit ettiklerini, davalının ticaret unvanının 16.02.2016 tarihinde ... İletişim Çözümleri A.Ş. olarak tescil ettirdiğini, davalının faaliyet alanının “reklam ajanslarının faaliyetleri” olduğunu, Google arama motorunda “...” ibaresi ile yapılan aramada müvekkili şirketin internet sitesinin hemen altında davalı tarafın ... ibareli internet sitesinin belirdiğini, davalı tarafın fiili kullanımlarının müvekkilinin markaları ile iltibas yaratacak mahiyette olduğunu, davalının mezkur kullanımlarının kötüniyetli olduğunu, davalının 04.02.2014 tarihinde ... numarayla 38. Sınıf hizmetler bakımından marka başvurusunda bulunduğunu ve bu başvurunun sadece “haber ajansı hizmetleri” bakımından tescil edildiğini, davalının müvekkilinin markasının varlığı nedeniyle 35. Sınıf hizmetler bakımından ... markasını kendi adına tescil ettiremediğini, buna rağmen basiretli tacire yüklenen sorumlulukları hiçe sayarak ısrarla web sitesinde, ürün tanıtım ve kataloglarında ... logo ile tescil kapsamının dışındaki hizmetler üzerinde kullanım gerçekleştirdiğini ve Google arama motorundaki anahtar sözcüklerde de kendisini kısaca ... olarak tanıttığını, davalının kötüniyetli diğer başvurularının .... işlem numaralı markalar ile bu markalardaki ibareler yerine ... ibaresiyle müvekkilinin markasının tescilli olduğu “reklam ajansı hizmetleri” bakımından gerçekleştirdiği kullanımlar ile olduğunu, ... A.Ş. tarafından müvekkili şirket adına bir çok defa farklı tarihlerde kesilen faturaların aslında davalı tarafa yapılan hizmet bedeli olarak kesilecekken .... müvekkili şirket ile davalı tarafın aynı firma olduğunu düşünmesi üzerine iltibasla müvekkiline gönderildiğini, davalının söz konusu kullanımlarının müvekkili adına tescilli markaya tecavüz oluşturduğunu, davalının ticaret unvanında bulunan “...” ibaresinin silinmesi gerektiğini, davalının haksız ve hukuka aykırı kullanımlarının aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ederek; davalının müvekkilinin markalarına tecavüz teşkil eden eylemlerinin durdurulmasına, “...” ibaresinin ticaret unvanı, ticari evraklar ve her türlü tanıtım vasıtasında kullanımının dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasına, müvekkili markasına tecavüz oluşturan her türlü tanıtım vasıtasına, kataloğa, boş faturalara, tabelalara, promosyon ürünlerine el konulmasına, davalının ... alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesine, internet sitesine erişimin engellenmesi taleplerinin kabul edilmemesi ve ters tedbire karar verilmesi halinde müvekkilinin uğradığı zararların karşılanması için davalının en az 1 milyon TL teminat yatırmasına karar verilmesini, davalının marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerinin SMK uyarınca men'ine ve refiine, markaya tecavüz teşkil eden her türlü tanıtım vasıtası dahil olmak üzere ürünlerin zapt edilmesi, el konulan ürünler üzerindeki markaların silinmesi veya mümkün olmaması halinde bu ürünlerin imhasına, davalının ticaret unvanının iptali veya ticaret unvanından ... ibaresinin silinmesine, tecavüz yönünde verilecek mahkeme kararının, masrafları tecavüz eden tarafından karşılanarak, ...'de tirajı en yüksek 3 ayrı gazetede 44 sayfa büyüklüğünde ilanına, davalı eylemlerinin SMK anlamında markaya tecavüzün yanında TTK'nın ilgili maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, fazlaya ilişkin hakları ve yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında hangi seçimlik hakka başvuracakları hususuna ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000-TL maddi, 100.000-TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, davalının ... alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; müvekkili şirketin davacının faaliyet alanına giren bir hizmet vermediğini, müvekkilinin verdiği hizmetler arasında iletişim stratejisi, medya planlama ve satınalma, performans bazlı satın alma, sosyal medya hesap yönetimi, online itibar ve varlık yönetimi, fenomen pazarlaması bulunduğunu, müvekkilinin medya satınalma ve planlama yapan bir iletişim şirketi olduğunu, müvekkili ile davacının logosunun karıştırılmasının mümkün olmadığını, iki logoya yan yana bakıldığında birinde “...” ibaresinin diğerinde “...” ibaresinin hemen göze çarptığını, müvekkilinin markasının 38. Sınıf olan “haber ajansı hizmetleri”"nde tescil edilmesinin sebebinin müşterilerine yönelik olarak haber ajanslarındaki tüm akışın takibinin yapılması ve buna göre strateji oluşturmak suretiyle doğru medya planlaması yapılması olduğunu, davacı şirketin müvekkilinin rakibi olmadığını, çalışma alanları ve verdikleri hizmet arasında en ufak bir benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin dürüstlük kurallarına aykırı davranışının da olmadığını, şirketlerin ticaret unvanlarının da farklı olduğunu ve karıştırılmalarının söz konusu olmadığını, reklam ajansı faaliyeti gösteren davacının ...'daki müşteri portföyünde bir azalma var ise bunun sebebinin medya planlama ve satınalma hizmeti veren müvekkili şirket olmadığını, medya planlama ve satınalma için data analizi yapan bir şirketin fotoğrafçılık, video çekimi, markalara kurumsal kimlik yaratmasının teknik olarak mümkün olmadığını, bu durumun ticari hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TEFRİK:
Dosyanın tetkikinden, davacı vekilinin dava dilekçesinde ihtiyati tedbir talep ettiği ve mahkememizce gerekli belgeler celbedildikten sonra bilirkişi raporu alındığı ve tüm dosya kapsamına göre; ''Davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabulü ile, 100.000,00 TL nakti ya da koşulsuz süresiz banka teminat mektubu dosyaya sunulduğunda; Davalının, ... ibaresini “...” olarak ifade edilen faaliyetlerin “iletişim stratejisi, medya planlama ve satın alma, performans bazlı satın alma, medya işbirlikleri, sosyal medya hesap yönetimi, içerik üretimi, online itibar ve varlık yönetimi ve influencer/fenomen pazarlaması” yönünden kullanımının önlenmesine, Davalının ... alan adlı internet sitesine “...” olarak ifade edilen faaliyetlerin “iletişim stratejisi, medya planlama ve satın alma, performans bazlı satın alma, medya işbirlikleri, sosyal medya hesap yönetimi, içerik üretimi, online itibar ve varlık yönetimi ve influencer/fenomen pazarlaması” yönünden erişimin engellenmesine, Belirtilen faaliyetler kapsamında ticari amaçla kulanılan her türlü basılı evrak broşür kartvizit, kataloğ vs tanıtım evrakında, reklamlarda levhalarda kullanımının engellenmesine, “...” olarak ifade edilen faaliyetlerin “iletişim stratejisi, medya planlama ve satın alma, performans bazlı satın alma, medya işbirlikleri, sosyal medya hesap yönetimi, içerik üretimi, online itibar ve varlık yönetimi ve influencer/fenomen pazarlaması” hizmetlerini tanıtımında ticari amaçla kullanılan basılı evrakların ve her türlü tanıtım evrakında ... ibaresinin silinmesi mümkün olanların silinmesine, silinmesi mümkün olmayanların imhasına,'' şeklinde karar verildiği, davacı vekili tarafından 25/10/2018 tarihli dilekçe ile, davalı tarafın ... alan adlı siteye erimişimin engellenmesini, bu siteden ... alan adlı siteye yapılan yönlendirmenin durdurulmasına ve bu siteye erişimin engellenmesine, davalının ... şeklindeki tüm kullanımlarının tedbiren durdurulmasına, tecavüz oluşturan her türlü tanıtım vasıtasına , kataloga, boş faturalarak , tabelalara promosyon ürünlerine el konulmasına, bu talepler kabul edilmediği takdirde müvekkilinin uğradığı ve uğrayacağı zararları karşılamak üzere davalı yanın 500.000 TL ters tedbire karar verilmesini talep ettiği; mahkememizce 22/11/2018 tarihli ara karar ile dosyanın inceleme yapılmak üzere bilirkişiye tevdii edildiği ve bilirkişi tarafından dosyaya sunulan raporda, ''.... adresine erişim sağlandığında,tek sayfadan oluşan internet sitesinde ... markasının kullanıldığını, site sahibinin reklam ve pazarlama alanında danışmanlık vb. hizmetler verdiğini, iletişim bilgileri kısmında e posta adresi olarak ... bilgisinin bulunduğunu, ...sitesinin kaynak kodları görüntülendiğinde ise URL linki olarak 30 defa .... adresine yer verildiği, ...sitesinin sahibinin ... A.Ş olduğu, bu ticaret unvanının davalı tarafın eski ticaret unvanı olduğunu, davalı tarafın bu internet sitesindeki kullanımlarının davacının markasına tecavüz oluşturduğunu'' bildirdikleri; davacı vekili 23/01/2019 havale tarihli ek ihtiyati tedbir talepli dilekçesiyle, dava dosyası kapsamında 25.10.2018 tarihli ek ihtiyati tedbir talepli dilekçe ile “davalı tarafın ... alan adlı internet sitesinden ... adlı siteye yönlendirme yapılmak suretiyle ... ibaresini kullanmakta olduğunu, cd halinde sayın mahkemeye sunulan içerikte görüleceği üzere ... ibaresinin telefon ile yaptıkları cevaplamalarda kullanılmaya devam edildiği” belirtilerek; davalının ... markası ile iltibas yaratan kullanımların durdurulması yönünde verilen ihtiyati tedbir kararına muhalefet ettiğini, davalı tarafın kötüniyeti göz önünde bulundurularak ek teminat alınmaksızın davalı tarafın ... alan adlı sitesine erişimin tamamen engellenmesine, bu siteden ...alan adlı siteye yapılan yönlendirmenin durdurulmasına ve bu siteye de erişimin engellenmesine davalının ... şeklindeki tüm kullanımlarının tedbiren durdurulmasına tecavüz oluşturan her türlü tanıtım vasıtasına kataloğa boş faturalara el konulması” talep edildiğini, mahkemece 22.11.2018 tarihli ara kararı ile “Dilekçede bahsedilen sitelerde kullanımın olup olmadığı, yönlendirme yapılıp yapılmadığı hususlarında bilirkişiden rapor alınmasına” karar verildiğini, ara karar uyarınca ... Sınai Mülkiyet Uzmanı ... tarafından hazırlanan 20.01.2019 tarihli raporda ise ''...web sitesini ziyaret edecek kullanıcılar açısından ... şeklindeki kullanımların ... ibaresine matuf bir kısaltma olduğu yönünde bir izlenimin oluşturabileceği, yukarıda yer verilen ve ... ibaresini ihtiva eden e-posta adresi ile sosyal medya linkleri dikkate alındığında tüketicilerin davalı kullanımlarını doğrudan ... ibaresi ve markası ile ilişkilendireceği, bu bağlamda ...web sitesindeki kullanımlar bakımından, tedbir isteyen firma aleyhine ilişkilendirme veya karıştırma ihtimallerinin ortaya çıkabileceği düşünülmektedir. “ denilerek ''...sayfa kaynak kodunda kullanılan ibareler (....)dolayısıyla web sayfasında görüntülenen içeriklerin (resim, bilgi vs.) bir kısmını ....net.tr web sayfası içeriğinden aldığı, yine sayfadaki bir alanda web sayfası içeriğinde bulunan “iletişim formu”nda alınan bilgileri direkt olarak ....net.tr web sayfasına gönderdiği (post ettiği) görülmekle birlikte tüm bu ibarelerin web sayfası kaynak kodunda bulunması sebebiyle son kullanıcı tarafından görülmeyeceği, bununla birlikte ...web sitesini ziyaret edecek kullanıcılar açısından tespit /tedbir isteyen firma aleyhine ve tescilli marka bakımından ilişkilendirme veya karıştırılma ihtimallerinin mevcut olduğu ve bu durumun gerek iş bu ek rapor gerekse 14.12.2018 tarihli kök raporumuzda detayları ile açıklanan davalı kullanımlarından kaynaklandığı değerlendirildiğinden ...adresindeki kullanımların sayın mahkemenin 30.05.2018 tarihinde almış olduğu ihtiyati tedbirin etkinliğini ortadan kaldırıcı ve söz konusu tedbirin uygulanmasına engel olacak mahiyette kullanımlar olduğu,” yönünde görüş ve kanaatlere varıldığını, davalı tarafın mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararına uymadığı gibi müvekkilin “...” ibareli markasına ihlal teşkil eden muhtelif kullanımlarını da kanunu dolanarak sürdürdüğünü, dolayısıyla davalı tarafın yukarıda bahsi geçen kullanımları dikkate alındığında web sitesi açık olduğu sürece, ihlal teşkil eden kötüniyetli kullanımlarına mahkeme kararlarına riayet etmeksizin devam edeceğini, bu nedenle davalı tarafın mevcut ihlal teşkil eden kullanımlarının durdurulması ile birlikte tekrara müsait muhtemel ihlal teşkil edecek kullanımların da önlenmesini sağlayacak şekilde bir kez daha ek tedbir kararı verilmesini, öncelikli olarak davalı yanın çok açık bir şekilde verilen İHTİYATİ TEDBİR kararına uymamakta ve tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerini ısrarcı bir tavırla ve daha vahimi hukuku dolanarak sürdürmüş olduğundan, TTK'nın basiretli tacir hükümleri ile tamamen çelişir mahiyetteki bu kullanımları nedeniyle davalı firma yetkililerinin HMK 398. maddesi uyarınca TAZYİK HAPSİ İLE cezalandırılmalarına karar verilmesi, bununla birlikte müvekkil markasına tecavüz teşkil eden “...” şeklindeki mevcuttaki ve ileride tekrarlanması muhtemel ihlal fiillerinin önlenmesi adına davalının bahsi geçen web sitesine erişimin tamamen engellenmesi yönünde ek ihtiyati tedbir kararı verilmesini, neticeten, davalı firma yetkililerinin HMK’nın 398. Maddesi uyarınca tedbir kararına muhalefetten cezalandırılmasına, davalının mevcut ihlal teşkil eden kullanımlarının ve yine ileride tekrarlanması muhtemel olduğu görülen kullanımların önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı tarafın ihlale konu eylemleri gerçekleştirdiği ...alan adlı sitesine erişiminin engellenmesine, davalının şeklindeki bütün kullanımlarının tedbiren durdurulmasına, tecavüz oluşturan her türlü tanıtım vasıtasına, kataloğa, boş faturalara, tabelalara, promosyon ürünlerine el konulmasına, bu talepler kabul edilmemesi halinde müvekkil şirketin uğradığı ve uğrayacağı zararları karşılamak üzere dava yanın en az 500.000 TL ters tedbire karar verilmesini talep ettiği, davacı vekilinin ihtiyati tedbire kararına davalının muhalefet ettiğine ilişkin dilekçesi üzerine mahkememizin .... esas sayılı dosyasından bu talep yönünden tefrik kararı verilmesi gerekmiş ve mahkememizin .... esasına kaydı yapılarak; ''Davacının dayanağını teşkil eden HMK 398/1 cümlesi ... iptal edildiğinde ve yeniden başka bir düzenleme yapılmadığından davanın reddine'' karar verilmiş olduğu tetkik edilmiştir. YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; marka hakkına tecavüz teşkil eder mahiyetteki eylemlerinin 6769 sayılı SMK uyarınca meni ve refi, markaya tecavüz teşkil eden her türlü tanıtım vasıtası dahil olmak üzere ürünlerin zapt edilmesi, el konulan ürünler üzerindeki markaların silinmesi veya mümkün olmaması halinde bu ürünlerin imhası, davalı yanın ... ŞİRKETİ ibareli ticaret unvanının iptali veya ticaret unvanından "..." ibaresinin silinmesi, tecavüz yönünde verilecek mahkeme kararının, masrafları tecavüz eden tarafından karşılanarak, ...’ de tirajı en yüksek 3 ayrı gazetede ¼ sayfa büyüklüğünde ilanı, davalı eylemlerinin 6769 sayılı SMK anlamında markaya tecavüzün yanında; ayrıca TTK' nın ilgili maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, fazlaya ilişkin hakları ve yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında hangi seçimlik hakka başvuracağı hususunda ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 4.518.409-TL maddi, 100.000-TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkile ödenmesi, davalının ... alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesi noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. DOSYADA YER ALAN BİLİRKİŞİ RAPORLARI
20.04.2018 TARİHLİ RAPOR:
O P E N markasının davalıya ait “....” web sitesindeki kullanımlarının, davacı adına ... sayı ile tescilli bulunan ... markasının tescil kapsamında bulunan hizmetlerle aynı ya da ilişki kurulacak türde benzer hizmetler üzerinde gerçekleştiği, bu nedenle ilgili kullanımların davacı markasıyla karıştırılacak türde kullanımlardan olduğu; Davalı adına tescilli markaların bu kullanım için yasal bir hak sağlamadığı ve davalının bahse konu kullanımlarına ilişkin bir hakkı veya meşru bir bağlantısı olduğu yönünde yeterli delilin bulunmadığı; Davalının internet ortamındaki bu kullanımının ticari etki yaratacak biçimdeki kullanımlardan olduğu; şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
14.12.2018 TARİHLİ RAPOR:
13.12.2018 erişim tarihi itibariyle ...net.tr adresine erişim sağlandığında, söz konusu web sitesinin. yapım aşamasında olduğuna dair “...” şeklinde, İngilizce ibarenin görüntülendiği, sitenin aktif kullanımda olmadığı ve belirtilen adreste ...adresli web sitesine bir yönlendirmenin yapılmadığı; .... adresine erişim sağlandığında ise, tek sayfada oluşan site içeriğinde ... markasının kullanıldığı, site sahibinin reklam ve pazarlama alanında danışmanlık vb. hizmetler verdiğine dair, yukarıda detayları verilen açıklamaların bulunduğu, İletişim bilgileri kısmında e-posta adresi olarak ... bilgisinin bulunduğu, sitede yer alan sosyal medya linklerine tıklandığında,...... adreslerine erişim sağlandığı (link verildiği), bunlardan İnstagram, Twitter ve Facebook sayfalarına erişim sağlandığında, “bu sayfaya ulaşılamıyor” veya “böyle bir sayfa yok!” şeklinde uyarı ile karşılaşıldığı, .... sitesinin kaynak kodları görüntülendiğinde ise URL linki olarak 30 defa ....net.tr adresine yer verildiği, bu kaynak kodlarının fonksiyonu konusunda, mahkemenin daha fazla bir bilgiye ya da incelemeye ihtiyaç duyması halinde, bu hususun, html kodlama uzmanı bir teknik bilirkişi tarafından incelenmesinin yerinde olacağı; .... site sahiplik bilgisinin ise, Alan Adı Sahibi: ... AŞ Alan Adı Sahibi Adresi : .... - ... şeklinde olduğu bildirilmiştir.
20.01.2019 TARİHLİ RAPOR; ... sayfa kaynak kodunda kullanılan ibareler (....) ibareler dolayısıyla, web sayfasında görüntülenen içeriklerin (resim, bilgi vs.) bir kısmını ....net.tr web sayfası içeriğinden aldığı, yine sayfadaki bir alanda web sayfası içeriğinde bulunan “İletişim Formu”nda alınan bilgileri direkt olarak .... web sayfasına gönderdiği (post ettiği) görülmekle birlikte, tüm bu ibarelerin web sayfası kaynak kodunda bulunması sebebiyle son kullanıcı tarafından görülmeyeceği, bununla birlikte, .... web sitesini ziyaret edecek kullanıcılar açısından, tespit/tedbir isteyen firma aleyhine ve 2006/5101 sayılı tescilli marka bakımından ilişkilendirme veya karıştırma ihtimallerinin ortaya çıkacağı değerlendirildiğinden, mahkemenin 30/05/2018 tarihli ihtiyati tedbir kararına herhangi bir muhalefetimizin bulunmadığı, yönünde olduğu bildirilmiştir.
23.03.2021 TARİHLİ KÖK RAPORU; Davalının, tutulması zorunlu ticari defterlerinin TTK hükümlerine göre usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının ve e-defter beratlarının GİB sistemine yüklemesinin yasal süresinde yapıldığı, defterlerin sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, Davalının ... ibaresini 18.02.2016 ile 17.07.2019 tarihleri arasında ticaret unvanı olarak kullandığı, -SMK 151/2-b md. uyarınca yoksun kalınan kazancın 5.211.572,87-TL. olabileceği; bildirilmiştir.
08.12.2021 TARİHLİ EK RAPORU: -Davalının faaliyet karının tamamının salt marka kullanımından kaynaklanamayacağı, bu yönde bir oranlama yapılması hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, -Mahkemenin dava tarihinden sonraki dönemin hesaplamadan çıkarılması gerektiğini takdir etmesi durumunda davacının talep edebileceği yoksun kalınan kazancın 1.429.345,83-TL olabileceği; bildirilmiştir.
24.03.2022 TARİHLİ BİLİRKİŞİ EK RAPORU: ‘’...... web sitesinde dava konu markanın ilk kullanım tarihinin tespiti amacıyla web sitelerinin arşiv incelemesi yapıldığı, ... web sitesinde .... web sitesinin arşiv kayıtları incelendiğinde; 17.11.2016 tarihinden itibaren 20 Aralık 2021 tarihine kadar arşiv kaydının bulunduğu, .... web sayfasının ilk arşiv kaydının 17.11.2016 tarihine ait olduğu, bu arşiv kaydında resimlerin olmadığı), web arşiv sitesi bazı durumlarda resimleri arşivlememektedir), web sitesi içeriğinde ‘’...’’ ibarelerinin geçtiği, 3 Temmuz 2017 tarihli arşiv kaydı incelendiğinde; dava dosyası içeriğinde sunulan .... web sitesine ait ekran görüntüsünün yer aldığı görselin kullanıldığı web sitesi kayıtlarına ulaşıldığı..’’ bildirilmiştir.
26.09.2022 TARİHLİ BİLİRKİŞİ EK RAPORU: - ‘’... web sitesinin ilk arşiv kaydının 28.12.2013 tarihinde olduğunun tespit edildiği, bu arşiv kaydı incelendiğinde web sitesi içeriğinde ‘’...’’ ibaresinin geçtiği, ... web sitesinde ... ibaresinin ilk kullanım tarihinin 28.12.2013 olarak tespit edildiği, 18 Aralık 2014 tarihine kadar olan arşiv kayıtlarında ‘’...’’(yapım aşamasında yakında açılacağının belirtildiği) ve ... ibaresi ile telefon ve adres bilgilerinin yer aldığı, - ... web sitesinin 18 Aralık 2014 tarihli arşiv ekran görüntüsünde web sitesindeki yapım aşaması ibaresinin kalktığı ve web sitesinin değiştiği web sitesi içerisinde birkaç alanda ‘’...’’ ibaresinin kullanıldığı, 12 Haziran 2017 tarihine kadar web sitesinin bu şekilde yayında olduğu, - ... web sitesinin 12 Haziran 2017 tarihli arşiv ekran görüntüsü incelendiğinde bu tarih itibariyle web sitesinin.... sitesine yönlendirildiği, 21 Mart 2019 tarihine kadar web sitesinin bu şekilde yönlendirildiği, - ... web sitesinin 21 Mart 2019 tarihli arşiv ekran görüntüsü incelendiğinde, bu tarih itibariyle yönlendirmenin kaldırıldığı ve web sitesi içeriğinin değiştiği görülerek, web sitesi içerisinde ‘’...’’ ibaresi kullanımına rastlanmadığı’’ bildirilmiştir.
17.02.2023 TARİHLİ SON EK RAPOR:
1.26.09.2022 tarihli Bilirkişi Ek Raporu’nda davalı tarafın ihlal teşkil eden kullanımlarının 2013 yılında itibaren olduğu iddiası incelenmiş ve ‘’... web sitesinin ilk arşiv kaydının 28.12.2013 tarihinde olduğunu,.. ... web sitesinin 21 Mart 2019 tarihli arşiv ekran görüntüsü incelendiğinde, bu tarih itibariyle yönlendirmenin kaldırıldığı ve web sitesi içeriğinin değiştiği görülerek, web sitesi içerisinde ‘’...’’ ibaresi kullanımına rastlanmadığı’’ tespitlerinin yapıldığı,
2.Davalının ihlal teşkil eden kullanımlarına ilişkin talep edilebilecek tazminat miktarının SMK 151/2-b maddesi uyarınca;
a)2018 yılı dahil hesaplanması halinde 8.300.636,48-TL. olabileceği,
b)Dava tarihi sonrasının Sayın Mahkemece hesaplama dışında bırakılmasının takdiri edilmesi halinde 4.518.409,44-TL olabileceği, bildirilmiştir. ISLAH:
Davacı vekili davasını 11/12/2023 tarihli dilekçesi ile 4.518.409 TL maddi tazminat olarak ıslah etmiş ve neticeten artırılan 4.518.409 TL maddi tazminat ve 100.000 TL manevi tazminat miktarı üzerinden karara bağlanmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 7. Maddesine göre: (1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. (2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve ...’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. (3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. (4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin ya-yım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez. (5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a)Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b)Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması. 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 29. Maddesine göre, (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a)Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b)Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c)Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç)Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. (2)19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 50. Maddesi uyarınca; “Usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkı sadece sahibine aittir.” denilmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 52 nci maddesine göre, (1)Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir. (2)Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemi üzerine, giderleri aleyhine hüküm verilen kimseye ait olmak üzere, kararın gazete ile yayımlanmasına da karar verebilir.
Markaya tecavüz dolayısıyla uğranılan "manevi zarar" ise KHK'da başkaca bir hüküm bulunmadığından borçlar Kanunun 49. Maddesindeki şartlar dairesince tanzim edilir. Markaya tecavüz, çoğunlukla bir kişinin ticari itibarının zedelenmesine sebebiyet verir. Manevi tazimanata hükmedilebilmesi için failin kusuru gerekmekle birlikte, kusurun ağırlığı herhangi bir rol oynamaz. Markaya tecavüz halinde kişilik değerlerinden biri olan ticari itibarda vukua gelen kayıpları karşılamak için manevi tazminat isteyebilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda “haksız rekabet”in açık tanımı bulunmamakta, 54/2. Maddede “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” denilmekte ve 55. Maddede tahdidi olmamak üzere, “hangi hallerin haksız rekabet teşkil ettiği” belirtilmektedir. Buna göre 55/1-a-(4) bendi; “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” şeklindeki ifadesi ile başkasının markasını kullanmayı haksız rekabet olarak değerlendirmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Tüm dosya kapsamına göre:
Markayı kullanma hakkı münhasıran sahibine aittir. Tescil edilmiş bir marka sahibi, marka üzerindeki kullanma hakkına (tekel hakkı) dayanarak, kendisinin izni alınmadan, tekel hakkı kapsamında yer alan işlemlerin yapılmasını önleyebilir. Tescil edilmemiş bir markanın sahibi de genel hükümlere göre tecavüzün önlenmesini isteyebilir. Tescil edilmiş markaya hangi hallerde tecavüz edilmiş sayılacağı 6769 s. SMK’nın 29. Maddesinde hükme bağlanmıştır.
Taklit, bir markanın aynen ya da ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kullanılması iken; tağyir, başkasının hak sahibi olduğu bir markanın aynen değil de, değiştirilerek kullanılmasıdır. Bu hallerde fiilin marka hakkına tecavüz sayılabilmesi için, muhataplarının zihninde karışıklık meydana getirebilecek nitelikte olması gerekir. SMK’ da, “marka sahibinin izni olmaksızın markayı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek”, marka hakkına tecavüz olarak kabul edilmiştir. Zira tescilli bir markanın aynısının ya da benzerinin kullanılması zaten marka üzerindeki “tekel hakkı” na tecavüz oluşturmaktadır. Markadan doğan tekel hakkına tecavüzden söz edilebilmesi için öncelikle markanın üzerinde kullanıldığı mal ve hizmetlerin benzer olması gerekmektedir. Devamla; Tecavüze Konu Davacı markası Davalı Marka Başvurları .... .... Başvuru Tarihi :15/02/2006 .... Tescil Tarihi :15/06/2007 (35,38,41,42. sınıf) (35, 40, 41, 42, 44, 45. sınıf) Davalı Kullanımları ... .... Erişimin Engellenmesi Talep Edilen Davalıya Ait İnternet Sitesi ... ...
Davalının "..." şeklindeki kullanımlarının davacının tescilli markasından doğan hakları ihlal ettiğine ilişkin dosya kapsamında davalı tarafın hukuka aykırı eylemleri ilk olarak 20.04.2018 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiği, 14.12.2018 tarihli bilirkişi raporu ile de davalının hukuka aykırı eylemlerinin muhtelif şekillerde sürdüğüne yönelik tespitlerde bulunulduğu, 20.01.2019 tarihli bilirkişi raporu ile de davalının hukuka aykırı eylemlerinin muhtelif şekillerde sürdüğünün tespit edildiği, 16.12.2019 tarihli bilirkişi heyet raporu ile de davalı eylemlerinin, davacı adına tescilli markalardan doğan hakları ihlal ettiğine yönelik görüş bildirildiği, bahse konu tüm bu bilirkişi heyet raporları davalı yanın ihlal teşkil eden eylemlerinin davacıya ait tescilli markaya tecavüz teşkil eder eylemler olduğu tespitlerini içermekte olup bu 4 farklı bilirkişi raporuyla davacının tecavüz iddiasına yönelik davalının kullanımlarının tecavüz teşkil ettiği, aynı zamanda davalı eylemlerinin 6769 sayılı SMK anlamında markaya tecavüzün yanında ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği de anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında yer alan mali bilirkişi raporlarında, davalı ticari kayıtlarının 6769 s. SMK 151/2-b maddesine ilişkin davacının tazminat talebi doğrultusunda davacının markasal haklarının ihlal edilmesi nedeniyle davalı yandan talep olunabilecek tazminat talebinin toplamda 8.300.636,48 TL olabileceği, dava tarihinden itibaren süregelen tecavüz eylemleri nedeniyle davalı yandan talep olunabilecek tazminat talebinin 4.518.409,44 TL olabileceği; kabul edilmiştir. Davalının markaya tecavüz eylemlerini gerçekleştirdiği... alan adlı internet sitesinin de erişime engellenmesi şartlarının da oluştuğu kabul edilmiştir.
Öte yandan davalı yanın .... ŞİRKETİ ibareli ticaret unvanının iptali veya ticaret unvanından "..." ibaresinin silinmesi şartlarının da somut olayda oluştuğu ancak yargılama sırasında şirketin ... A.Ş olarak ticaret unvanının fiilen değiştirilmiş olmasından dolayı bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Bir tür haksız eylem niteliği taşıyan davalının haksız rekabet eylemi sonucu davacı marka sahibinin piyasada edindiği imaj ve güvenden oluşan manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp ve zararlar ile uzun süren çabalarla yaratılan marka imajının zedelenmesi nedeniyle davalının eyleminin MK ve TTK hükümlerine aykırı bir haksız eylem niteliğinde olması, davacının manevi ticaret varlığında meydana gelen kayıp ve zararlar nedeniyle manevi tazminat talebinin yerinde olduğu kabul edilerek bir taraf için zenginleşme amacı ve diğer taraf içinde önemli bir zarar doğurmayacak şekilde 50.000-TL manevi tazminata hükmolunmuştur. Davacının hükmün ilanında menfaati olduğu kabul edilerek SMK 149/g hükmü uyarınca hükmün ilanı yönünde karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Marka hakkına tecavüz teşkil eder mahiyetteki eylemlerinin 6769 sayılı SMK uyarınca meni ve refine, Markaya tecavüz teşkil eden her türlü tanıtım vasıtası dahil olmak üzere ürünlerin zapt edilmesi, el konulan ürünler üzerindeki markaların silinmesi veya mümkün olmaması halinde bu ürünlerin imhasına, Davalı yanın ... ŞİRKETİ ibareli ticaret unvanının iptali veya ticaret unvanından "..." ibaresinin silinmesi şartlarının oluştuğunun tespitine ancak fiilen değiştirildiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Tecavüz yönünde verilecek mahkeme kararının, masrafları tecavüz eden tarafından karşılanarak, ...’ de tirajı en yüksek 1 gazetede ¼ sayfa büyüklüğünde ilanına, Davalı eylemlerinin 6769 sayılı SMK anlamında markaya tecavüzün yanında; ayrıca TTK. nın ilgili maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 4.518.409,00 maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davalının .... alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesine, Manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile;
50.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2.Harçlar Yasasına göre hesaplanan 312,068,01-TL nispi karar harcından peşin alınan ve ıslah ile alınan toplam 78.853,53-TL harcın mahsubu ile bakiye 233.189,49-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.Maddi tazminat talebinin kabulü nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 336.368,18 TL ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü nedeniyle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Markaya tecavüz, haksız rekabet vs. taleplerin kabulü nedeniyle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Manevi tazminat talebinin kısmen reddi nedeniyle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 84.402,14-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları dikkate alınarak takdiren 83.558,11-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7.Davalı şirketin yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 599,80-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları göz önünde bulundurularak takdiren 06,00-TL'sinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına,
8.Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/02/2024 Katip .... Hakim ...
(e-imzalıdır)
DAVACI / MASRAF DÖKÜMÜ
İlk Masraf : 1.914,53-TL
Gider Avansı : 5.487,61-TL
Tamamlama Harcı :77.000,00-TL
TOPLAM :84.402,14-TL
DAVALI /MASRAF DÖKÜMÜ
İstinaf Karar Harcı : 35,90-TL
İstinaf K.Yoluna Başv. Harcı : 98,10-TL
İstinaf Karar Harcı :
İstinaf K.Yoluna Başv. Harcı :121,40-TL
Gider Avansı :300,00-TL
TOPLAM :599,80-TL