kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında yapılan hazır beton imali ve satışı ticaretinden kaynaklı olarak davalı- borçlunun, müvekkili şirketten hazır beton satın aldığını, müvekkili şirketin kendi edimlerini eksiksiz şekilde ifa ederek satım konusu hazır betonu imal ederek davalı - borçlunun dökülmesini talep ettiği inşaatlara döktüğünü, bu konuda faturaların ve irsaliyelerin mevcut olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan fatura, irsaliye ve cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere davalı tarafın borcunu bu güne kadar davacı -alacaklı müvekkili şirkete ödemediğini, satılan betonun bedeli olan bu miktarın ödenmemesi üzerine taraflarınca Büyükçekmece .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, borçlu tarafın alacağın tahsilini güçleştirmek amacıyla takibe itiraz etmiş olup yapılan itirazın haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli olduğunu, taraflara ait ticari defter ve diğer tüm belgeler incelendiğinde davalı tarafın kendi edimi olan satım konusu bedelini ödemediğini, arabuluculuk sürecinin anlaşamama olarak sonuçlandığını beyan ederek; itirazın iptalini, takibin devamını davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; ilk olarak görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirtmekle göreve itirazda bulunmuştur. Esasa ilişkin ise; dosyadaki alacak ihtilafının kaynağının müvekkiline haksız bir şekilde yansıtılmak istenen fiyat farkı olduğunu, müvekkilinin davalı taraftan beton aldığını ve karşılığında nakit veya çek ile ödeme yaptığını, müvekkilinin davacıdan çok fazla miktarda beton aldığı için süregelen süreçte davacı tarafından betonun indirimli olarak müvekkiline satıldığını, işbu alışveriş sırasında müvekkiline ait bir adet 250.000,00-TL bedelli çekin davacı tarafından bankaya ibraz edilmediğini, müvekkiline başvurarak çeki ibraz etmeyi unuttuklarını bildirmeleri üzerine müvekkilinin iyi niyetle davacı tarafa söz konusu bu çekten kaynaklı ödemeyi yaptığını, müvekkilinin işbu ödemeden 2 gün sonra aynı inşaata başka beton çekmeyeceğini bildirdiğini ve müvekkilinin beton gönderimini durdurma bildiriminden hemen sonra davacıların müvekkiline ek bir fatura kesildiğini, müvekkilinin davacı tarafı arayıp cari bakiyeyi ödemek istediğinde borcunun 50.000,00-TL kadar arttığının iletildiğini, fiyat artışının sebebi sorulduğunda "...fiyatlar yükseldi, sen bizimle artık çalışmadığın için iskontoyu kaldırıyoruz, şu an ödeme tarihindeki fiyat üzerinden fiyatlandırma yapıyoruz, bu yüzden yeni bir fatura kestik..." şeklinde cevap verildiğini, müvekkilinin alacaklı görünen tarafa likit ve muaccel bir borcu bulunmadığını beyan ederek; davanın görevsiz mahkemede açıldığı beyanıyla görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna karar verilerek görevsizlik kararı verilmesini, davacının davasının haksız ve kötü niyetli olduğu ve istenilen alacak likit ve muaccel olmadığı beyanıyla davanın asıl alacak, faiz ve inkar tazminatı yönünden kül halde reddine karar verilmesini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Faturalar, sevk irsaliyeleri ve beton döküm kayıtları, cari hesap ekstreleri, banka kayıtları, vergi dairesi kayıtları, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerinin subut ve miktarına ilişkindir. Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 29/08/2023 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 25/01/2024 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamıyla Bozulmakla, davanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Büyükçekmece .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 145.768,70-TL asıl alacak ile asıl alacağa işlemiş 7.619,91-TL yasal faizi ile birlikte toplam 153.388,61-TL'nin tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi ... 27/06/2024 tarihli raporunda; "Davalı yan vekili ile de irtibata geçilmesine rağmen defter ve belge ibraz edilmemiştir. Davacı şirketçe ibraz edilen yasal defterlerin süresi içinde defter beratlarının Maliye Bakanlığı’na verilmiş olduğu ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu değerlendirilmiştir. Dava dosyası içerisindeki belgeler incelendiğinde; taraflar arasında yazılı bir sözleşmeye rastlanmadığı ve tarafların cari hesaba dayanarak çalışmış oldukları, davacı tarafından davalı aleyhine 04.10.2022 tarihinde Bakırköy ... Noterliği’nin ... Yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek; “... Bankası .... şubesi’ne verilmiş olan 30.04.2022 ödeme tarihli 250.000.-TL bedelli ... nolu çekin ... adına keşide ederek vermiş bulunmakta iseniz de, iş bu çekten bu güne kadar 22.06.2022 tarihinde 150.000.-TL ödemiş bulunmaktasınız. İş bu çekten bakiye 100.000.-TL borcunuz ile faturalardan kaynaklı cari hesaptan 45.768,70.-TL olmak üzere toplam 145.768,70.-TL bakiye borcunuz bulunmaktadır. Borcunuzu, iş bu ihtarın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde şirketin banka hesabına ödemenizi aksi halde yasal takip başlatılacağı..." ihtar edildiği, ihtarnamenin 26.10.2022 tarihinde davalının eşine tebliğ edildiği, Davacı yan kayıtlarında davalının ... nolu Alıcılar hesabında takip edilmiş olup; davalı adına; 2021 yılında toplam 1.933.547,30.-TL değerinde fatura düzenlendiği, davalı tarafından 1.918.681,00.-TL değerinde ödeme gerçekleştirildiği, 31.12.2020 tarihinde davalının 14.866,30.-TL (B) olduğu, İlgili dönem B formlarına göre davacı tarafından davalı adına keşide edilmiş olan toplam 64 faturanın beyan sınırı olan 5.000.-TL üzerinde olduğu, bu faturaların KDV hariç bedelleri toplamının 1.420.080.-TL ve KDV dahil tutarının 1.675.694,40.-TL olduğu hesaplandığı, Dolayısıyla B formlarına göre 2021 yılında davalının en az 1.675.694,40.-TL kadar davacıya borcu olduğu, ancak davalının B formunda beyan sınırı altında kalan faturalardan da haberdar olacak ki, 1.918.681,00.-TL yani söz konusu borçtan da fazla ödeme gerçekleştirmiş olduğu 2022 yılında toplam 230.902,40.-TL değerinde fatura düzenlendiği, 350.000.-TL ödeme gerçekleştirildiği, 31.12.2023 tarihinde davalının 145.768,70.-TL (B) olduğu, 2022 yılında B formunda, tarafların mutabık oldukları ve davacı tarafından davalıya KDV hariç 8 adet fatura karşılığında 195.680.-TL değerinde fatura düzenlendiği, (195.680x0,18=230.902) 2023 yılında fatura keşide edilmediği, davalının 145.768,70.-TL olan borcuna yönelik ödeme gerçekleştirilmediği görülmektedir. Davalı, ... nolu ... Bankası ... şubesi 30.94.2022 ödeme tarihli 250.000.-TL bedelli çeki davacıya vermiş olmasına rağmen Bankaya ibrazının atlandığını, kendisine ödemelerin nakden yapıldığını iddia etmiş, davacı davalı adına 04.10.2022 tarihinde keşide ettiği çek bedelinden kaynaklı 100.000.-TL ve cari hesaptan kaynaklı 45.768,70.-TL alacaklı olduğunu iddia etmiştir. Davacı kayıtlarında davalı tarafından verilen söz konusu çek, 16.12.2021 tarihinde ... yevmiye nosu ile kayıtlarına aldığı, 2022 yılında çekin iadesi yapılarak 27.09.2022 tarihinde ... nolu yevmiye maddesi ile ters kayıt yapılarak hesaplardan tenzil edildiği ve iş bu çekin de tahsil edilmeyen alacaklar arasında yer alarak toplamda davalıdan 145.768,70.-TL alacaklı olduğu görülmektedir. Takip tarihi olan 04.10.2022 tarihinde davacı kayıtlarına göre davalının 145.768,70.-TL olan borcu olduğu görülmektedir. Davalı yan inceleme günü defter ve belge ibraz etmediği gibi, inceleme talebinde bulunmamış ve belge ibraz etmemiştir. Ancak davalı yanca defter ve belge de ibraz edilmemiştir. Bu konuda örnek bir yargı kararında özetle; “HMK 222. maddeye göre ticari davalarda resen dahi defter ve belgeler incelenebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onaylan yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır ( HMK 222/2 ). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtların aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onaylan bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur ( HMK 222/4 ).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıktan ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Somut olayda hukuki ihtilaf davacının davalıya mal satışı ve teslimi yapıp yapmadığı ve buna bağlı olarak da alacaklı olup olmadığı ve miktarı noktasındadır. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın da defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde davacı tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. …Davalı yanın defter ve belge ibraz etmemesi karşısında eldeki davada davalı yanın kayıtlarının davacı kayıtlarını destekler mahiyette olduğunun kabulü zorunludur. “(İSTANBUL BAM 16. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2017/3912 - 2020/340) denmiştir. Dolayısıyla defter ve belge ibraz etmeyen davalıların davacı defter ve belgelerine riayet etmesi takdiri Sayın Mahkemenize aittir.
Yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucu;
Davacı tarafından ibraz edilmiş olan e-defter statüsünde olan yasal defterlerin defter beratlarının süresi içinde Maliye Bakanlığı’na verilmiş olduğu ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu,
Davalı tarafından defter ve belge ibraz edilmediği, 2022 yılında B formunda, tarafların mutabık oldukları ve 2023 yılında zaten davacı tarafından fatura düzenlenmediği, Davacı yan defter kayıtlarına göre davalının takip tarihi olan 04.10.2022 tarihinde davacı kayıtlarına göre 145.768,70.-TL olan borcu olduğu, davacının takip tarihinden itibaren faiz talep edebileceği, Görüş ve kanaatimi içerir iş bu raporumu hukuki değerlendirme ve takdir Yüksek Mahkeme’nize ait olmak üzere, saygılarımla arz ederim." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında satımdan kaynaklanan ticari ilişkinin bulunduğu, tacir olan davalının ihtarlı kesin süreye rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı, davacının ticari defterlerine göre, davalı tarafından verilen söz konusu çek, 16.12.2021 tarihinde ... yevmiye nosu ile kayıtlarına aldığı, 2022 yılında çekin iadesi yapılarak 27.09.2022 tarihinde ... nolu yevmiye maddesi ile ters kayıt yapılarak hesaplardan tenzil edildiği ve iş bu çekin de tahsil edilmeyen alacaklar arasında yer alarak toplamda davalıdan 145.768,70.-TL alacaklı olduğu, 2022 yılında B formunda tarafların mutabık oldukları, taraflarca 2023 yılında fatura keşide edilmediği ve davacının 145.768,70.-TL alacaklı olduğunun denetime elverişli bilirkişi raporunda tespit edildiği, davacı tarafça 145.768,70.-TL alacağın ödenmesi ihtarının davalıya tebliği ile 7 gün ödeme süresi verildiği süre sonunda 05.12.2022 tarihinde icra takibi başlatılmış olduğu görüldüğünden işletilen faizin reddi gerektiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile alacağın belirlenebilir ve dolayısıyla likit olması dikkate alınarak davacı tarafın icra inkar tazminatı talebi yerinde görülmüş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davanın kısmen kabulü ile, 145.768,70-TL asıl alacak yönünden davalının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin bu miktar yönünden aynı şartlar altında devamına,
2.İşlemiş faize ilişkin talebin reddine,
3.Asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilecek olan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Alınması gerekli 9.957,46-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.852,56-TL harcın mahsubuyla bakiye 8.104,90-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5.Davacı tarafından yapılan 179,960-TL başvurma harcı, 1.852,56-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.032,46-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 5.252,00-TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 4,991,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 261,00-TL bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7.AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 7.619,91-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
9.Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin kabul ve red oranı üzerinden takdiren 2.965,00-tl tutarının davalıdan 155,00-TL tutarının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
10.Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/10/2024 09:45:22 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)