T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin ----- tarihinde yaptığı, başvuru sonrası ---- tarihinde kendi adına tescil ettirdiği ----- markasının sahibi olduğunu, Müvekkilinin sahibi olduğu ------ tarihinden beri kesintisiz sekilde, yani ------- tescil edildiği mal ve hizmetler sınıfında kullanmakta ve bu kullanım ----tarihinden bu yana müvekkilinin tek ortagi ve sahibi oldugu ------- yaptigi marka lisans sözleşmesi üzerinden süregeldiğini, müvekkilinin bu süreçte ------ markasını korumak, geliştirmek ve tanınırlığını arttırmak için gerekli her türlü çabayı da sarf ettiğini, bu çaba ve müvekkilinin sahibi olduğu ---- markasını kullandığı ------- hizmet kalitesi, övgü ve beğeni ile ulusal basın yayının kuruluşlarına haber dahi olduğunu, müvekkilinin bu adresteki nitelikli faaliyetleri ile ülke çapinda tanınan, aranan, davalı gibi kötü niyetli kişi ve kuruluşlarca da taklit edilen, sıfırdan oluşturulmuş bir markanın sahibi haline geldiğini, müvekkilinin sahibi oldugu ----- markası halihazırda aktif olarak korunmakta ve benzerlerinin tesciline ----- izin verilmediğini, nitekim bugüne kadar müvekkilinin markası ile aynı ya da benzer olan ---- başvuru numaralı ----- seklindeki, ----- seklindeki, kötü niyetli marka tescil talepleri kurumca reddedildiğini, dava dışı ---- devam eden ---- ret kararına karşi itiraz ettiğini, ------ seklinde tescili tale edilmis olmasına ragmen daval kullanımlarında sadece -------ibaresini öne çıkardığını, diğer sözcükler ise fili kullanımda ------ geri plana alındığını, yani daval müvekkilinin markasının esas unsur oldugu bir söz dizinini, bu söz dizini içindeki ------- ibaresini on plana alarak kullanmakta ve bu sekilde müvekkilinin markasına tecavüz ettiğini beyan ederek davalının ------- unsurlu ve diğer tüm haksız kullanımların, -----müvekkilimizin tescilli -------- markasına yönelik marka tecavüzü ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,-------unsurlu ve diger ----------- logoyu ve bununla sinirli olmamak üzere iltibas yaratan ------------adları dahil olmak üzere internet üzerinde kullanılmasının önlenmesine, tazminat taleplerimiz yönünden davanın belirsiz alacak davasi olarak kabulü ile müvekkilinin sahibi oldugu markaya davalının izin veya lisans almaksizin kullanmasindan kaynaklanan maddi zarara denk gelmek üzere, SMK madde 151.
2.c. hükmünce lisans bedeli üzerinden müvekkilinin lehine, davanın belirsiz alacak davası olmasi nedeni ile bilirkişi incelemesi ile tespit edilecek nihai tutara arttırılmak üzere, 50.000,00 TL tazminata hükmedilmesine, masraf ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ------ değiştirmiş olup, işletmesine ----- devam ettiğini, işletmedeki ------ içeren tüm emtiaları kaldırmış, tabelasını değiştirdiğini, -------ibaresini ve ilgili tüm görselleri kaldırdığını, müvekkilinin işletmesinde ------ ismini kullandığı dönemde de davacı tarafın markasına tecavüz etmediğini, dosya içerisinde ---------- talimat yoluyla alınan bilirkişi raporunda da açık şekilde bellidir ki iki marka arasında farklılıklar olduğunu, bu hususta raporda aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, her iki markanın tüm özellikleri birbirinden farklı olduğunu, müvekkili şirketinin mekan konsepti ile davacının mekan konsepti arasında fark olduğu birbirine karıştırılmayacağı internetten yapılacak küçük bir araştırma neticesinde dahi görüldüğünü, davacının markası ---- kelimesinden ibaret olduğunu,------ yenilebilen ve ---------- verilen isim olduğunu, Başlı başına kullanıldığı taktirde hiçbir ayırt ediciliği bulunmayan ve SMK 5/1 hükmü uyarınca marka olarak tescil edilemeyecek bir ibare gerekçe gösterilmediğini, Müvekkilin ---- içerdiği ibareler bakımından ------- farklı bir kelime grubunun adını kullanmaktaydı ve bu adı tescil ettirmek istediğini, markalar yan yana getirildiğinde aralarında hiçbir benzerlik olmadığını, müvekkilin eski Markasının ve davacının markasının logoları arasında en ufak bir benzerlik bulunmadığını beyan ederek davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının ---- kullandığı ----- markasının davacı adına --------- markası ile iltibasa neden olacak derecede benzer olup olmadığı, bu şekilde davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet edilip edilmediği, davacının maddi tazminat talep edip edemeyeceği, tazminat tutarının ne kadar olduğu noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.------ ile davalı şirketin ----tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
Dosyaya ------ kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----numaralı radika markasının ------ tarihinde davacı adına tescil edildiği anlaşılmıştır. ------- emsal lisans bedeli sorulmuş olup, cironun ----- lisans bedeli belirlenmesinde uygun olacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce----- Mahkemesi'ne talimat yazılmak suretiyle alınan ---- tarihli raporda; davacı ---- adına ----nezdinde tescilli ------- ibareli markanın ------sınıfta yer alan hizmetler için korunduğu, korumasının devam ettiği ve koruma kapsamında ---- emtialarının yer aldığı, -----tescil başvuru numaralı ----- markasına davacı tarafça itiraz edilmesi üzerine ---- sınıfta tescil başvurusu yapılan -------- hizmetlerinin başvuru kapsamından çıkarıldığı, buna rağmen davalı tarafından, yiyecek ve içecek hizmeti verilen iş yeri tabelasında ve iş yerindeki diğer sair araç ve gereçler üzerinde -------- markayı davacı firmanın markasına benzer olacak şekilde kullandığı, internet üzerinde yapılan güncel inceleme sonucunda ------- markasının kullanımının devam ettiği, markaların, görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer oldukları, aynı hizmetleri kapsadıklarının tespit edildiği, bu nedenle markalar arasında ilişkilendirilme dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, 6769 sayılı SMK’nun 29. ve 30.maddesi kapsamındaki değerlendirmenin Mahkemenin takdirinde olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. ------ Talimat sayılı dosyasında alınan ---- tarihli raporda özetle; Davalı şirketin -------yıl cirosunun 1.618.635 .- TL si olduğu faaliyet yılının zararla sonuçlandığı, 2020 yılının cirosunun 2.092.907 .- TL olduğu ve faaliyet yılının satışların % 5 kadar olan 114.633.- TL vergi öncesi kâr ile sonuçlandığı, 2021 yılı cirosunun 3.364.247.- TL olduğu ve faaliyet yılının satışların % 3 kadar olan 100.043.- TL vergi öncesi kâr ile sonuçlandığı, davalı şirket -------- tarihinden itibaren faturalarında kullandığı hususunda rapor sunulmuştur. Davacının ticari defter ve belgeleri incelenmek suretiyle, incelenen dönemdeki cirosunun tespit edilmesi, -------- Asliye Hukuk Mahkemesinden talimatla alınan raporda incelenerek, davacının ve davalının ciroları, davalının üretim ve satış kapasitesi, ------- da faaliyet gösteriyor olması da nazara alınarak, hakkaniyete ve menfaatler dengesine uygun şekilde, lisans bedeli hesaplanması hususunda yiyecek içecek sektöründen seçilecek bilirkişi ve muhasip bilirkişiden oluşan heyet raporunda özetle; Davacı------ adına açılan davada Davacı adına ------ tarihli ----------- Sözleşmesi ile dava dışı-----kullandığı, dava dışı ------- mükellefiyetliği bulunmakta olup aynı zamanda ---- numarası ile kaydı bulunmaktadır. Davacı Şirketin ------edilerek faaliyetine başlamıştır. Davacı dava dışı -------olduğu. Davacı ------adına açılan davada dava dışı ------------- cironun % 94, 2019 yılında % 94 oranında olduğu maliyetlerdeki oransal sonucu 2019 yılında net satışların % 75, 2020 yılında % 75 olarak gerçekleşmiş olduğu, faaliyet giderlerinin net satışların % 3 ve 2020 yılında % 3 olarak gerçekleşmiş olup bu oranlamalar sonucunda 2019 yılında net satışların % 3, 2020 yılında net satışların %3 si kadar faaliyet kârı oluşmuştur. 2020 yılında gelir tablosu incelenmesinde faaliyetin -107.326,78 TL zararla sonuçlandığı, 2022 yılında satışların 2021 yılına göre % 11 oranında arttığı, ancak 2021 yılı satışların % 84 olan maliyeti 2022 yılında % 95 olarak gerçekleştiği, 2021 ve 2022 yılında satışların % 3 olarak gerçekleşen faaliyet giderleri sonucu 2021 yılında % 13, 2022 yıllında % 3 faaliyet kârı oluştuğuna dair görüş bildirmişlerdir.
Davalı tarafın rapora itirazlarının kısmen kabulü ile dosyanın talimat mahkemesi kanalı ile rapor düzenleyen mali bilirkişiye tevdii ile ------ yılı defter ve kayıtları da değerlendirilerek davalının ---- yıllarına göre satış ve karlılığının değerlendirildiği ------Talimat sayılı dosyasından alınan ---- tarihli raporda; Davalı şirketin ----- yılı cirosunun 1.618.635.- TL sı olduğu faaliyet yılının 21.493.- TL zararla sonuçlandığı, ----- yılının cirosunun 2.092.907.- TL olduğu ve faaliyet yılının satışların % 5 kadar olan 114.633.- TL vergi öncesi kâr ile sonuçlandığı, ------ yılı cirosunun 3.364.247.- TL olduğu ve faaliyet yılının satışların % 3 kadar olan 100.043.- TL vergi öncesi kâr ile sonuçlandığı,------ Yılı cirosunun 15.247.439.- TL olduğu ve faaliyet yılının satışların % 3 kadar olan 419.747.- TL vergi öncesi kâr ile sonuçlandığı tespit edilmiştir. Mali bilirkişi tarafından yapılan tespitler de dikkate alınarak marka hakkına tecavüz ve lisans bedeli yönünden ek rapor aldırılmış olup --------tarihli heyet raporunda özetle; Davacının ------no ile tescilli ------ Sınıfta yer alan hizmetlerde hak sahibi olduğu, davalının tespit edilmiş olan kullanımlarının davacının tescilli markası ile orta düzeyde tüketiciler nezdinde karıştırmaya neden olabileceği, davacının, davalının davacının tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz eder mahiyetteki kullanımı nedeniyle 02.06.2019 tarihi ile dava tarihi arasındaki kullanımlarından dolayı tazminat talep hakkının doğduğu, davacı tazminat hesaplaması yöntemi olarak 6769 sayılı SMK. Nun 151/2-c maddesine göre; ------ emsal lisans bedeli % 10 oranına göre 809.680,50-TL olduğuna dair görüş bildirmişlerdir.Davacı vekilinin ----------- tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen 50.000,00 TL olarak talep edilen maddi tazminatın bilirkişi raporunda bildirilen tutarlara göre 759.680,50TL daha arttırarak net 809.680,50-TL'nin dava tarihinden itibaren ticari reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:6769 sayılı SMK'nın 7/2, 29., 149 ve 150. Maddeleri ile TTK'nın 52 vd. Maddeleri
GEREKÇE
Dava, marka hakkına tecavüzden ve haksız rekabetten kaynaklı tecavüzün tespiti ile tecavüz dolayısıyla uğranılan zararlar ile cezai şart alacağının tahsili talebinden ibaret tazminat davasıdır.
Davacı taraf,---- markasının adına tescilli olduğunu, davalı tarafın -------şeklindeki kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, bu eylemin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu, bu sebeple marka hakkına tecavüzün tespiti ile, önlenmesi sona erdirilmesini ve marka hakkına tecavüzden ve haksız rekabetten kaynaklı maddi tazminat talebinde bulunmuştur. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir.Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Hakız rekabet TTK'nın 54. Maddesinde düzenlenmiş, "Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." şeklinde tanımlanmış ve haksız rekabet halleri TTK'nın 55. Maddesinde sayılmıştır. Bu açıklamalardan sonra, -----tescil numaralı --- Sınıfta davacı ataraf adına tescilli olduğu ve halen koruma altında bulunduğu, ----markasının davalı adına tescil edildiği, ancak ------- emtiasının marka emtia listesinden çıkarıldığı, bu haliyle bu hizmetler yönünden tescilinin bulunmadığı, tescili bulunsa dahi davacı escilinin öncelikli tescil olduğu, davalı tarafın ---- adresindeki iş yerinde ve sosyal medya hesaplarında ---------- işletme adı ve işletmenin tanıtımlarında ve faturalarında, iş emtialarında kullanımlarının bulunduğu, bu kullanımlarda----- ibaresini öne çıkarmak şeklinde markasal kullanımının mevcut olduğu, bu haliyle davalı kullanımları ile davacı markası arasında, görsel, işitsel ve anlamsal ayniliğin bulunduğu ve davalı kullanımların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu kabul edilmiştir.
Davacı tarafın marka hakkına tecavüzden ve haksız rekabetten kaynaklı maddi tazminat talepleri de değerlendirilmiş, SMK'nın 150. Maddesine göre hakları ihlal edilen marka hakkı sahibinin oluşan zararının tazminini talep hakkı bulunduğu, az yukarıda ifade edildiği üzere davalı tarafından davacının marka üzerindeki haklarının ihlal edildiğinin sabit olduğu, davacı tarafın SMK'nın 151/2-c maddesi gereği lisans bedeli yönünden talepte bulunduğu,---- tarafından bildirilen lisans emsali dışında başkaca emsal bildirilmediği, ------ kayıtlarına göre lisans bedelinin davalı tarafın toplam cirosunun %10 oranında lisans bedeli belirlenmesinin uygun olduğuna dair yazı dikkate alınarak hazırlanan bilirkişi raporuna göre net satışları toplamının ihlalin varlığı tespit edilen ------ yılları toplam cirosu üzerinden belirlenen lisans bedeli üzerinden takdiri olarak davacı tarafın işletme performansı ve hizmet sektöründeki müşteriye olan tutumu ile de cironun belirlenmesinde önemli olduğu gözetilerek takdiren 214.676,00-TL maddi tazminatın uygun olacağı kabul edilerek maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1.Davalı tarafın ------ şeklindeki markasal kullanımları dolayısıyla davacı tarafın tescilli markası olan --------- markasından kaynaklı marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına ve kaldırılmasına,
2.Davalının------ dahil olmak üzere internet üzerinde kullanılmasının önlenmesine,
3.214.676,00-TL maddi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren değişik oranlarda işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
4.Alınması gereken 14.664,51 TL karar harcından, başlangıçta yatırılan 59,30 TL peşin harç ve 12.900,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 12.959,30 TL harcın mahsubu ile 1.705,21 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5.Davacı tarafça yatırılan toplam 12.959,30 TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet davası yönünden takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maddi tazminat davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen maddi tazminat davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
9.Davacı tarafça sarfedilen 67,80 TL ilk dava masrafı, tebligat ve müzekkere gideri, bilirkişi gideri, olmak üzere toplam 13.353,10 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre(%75 kabul) 10.014,83 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
10.Davalı tarafından yapılan 193,00 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre, (%25) 48,25 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,
11.Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran ilgilisine iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/12/2024