4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2023/2930 E. , 2024/3853 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tazminat davası sonucunda verilen karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait, davalıya kasko sigortalı aracın çalındığını, davacının bu araç ile okul servis taşımacılığı işi yaptığını, davalıya hasar tazminatının ödenmesi için başvuru yapıldığını ancak davalı şirketin ödeme yapmayı kabul ettiği halde ödeme yapmayarak davacıyı oyaladığını ve davalı tarafça ödeme yapılmaması nedeniyle davacının işini yapamadığını ve bu nedenle kazanç kaybına uğradığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 70.000,00 TL kazanç kaybı, 30.000,00 TL araç hasarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle araç hasarı yönünden talebini 44.349,40 TL'ye, kazanç kaybı yönünden talebini 138.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hırsızlık olayının şüpheli olduğunu, zamanaşımının dolduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 11.02.2019 tarih, 2016/2593 esas, 2019/1190 karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 44.349,40 TL araç hasarı tazminatının davalıdan tahsiline, kazanç kaybına ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, kazanç kaybının ispat edilememiş olmasına, hasarın teminat kapsamı dışında kaldığının davalı tarafça ispat edilememiş olmasına göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayalı maddi tazminat talebine ilişkindir.
Davacı vekili, davacıya ait, davalıya kasko sigortalı aracın çalındığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL araç hasarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 28.10.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 44.349,40 TL'ye yükseltmiş, ıslah dilekçesinin davalıya tebliği üzerine davalı tarafça ıslah ile artırılan kısım yönünden zamanaşımı definde bulunulmuş, mahkemece davalının zamanaşımı defi tartışılmaksızın karar verilmiştir.
Eksik incelemeyle karar verilemez. Dava konusu uyuşmazlık, davacının ıslahla artırdığı miktar yönünden zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. Davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının ve hakkının tümünü değil, belirli bir kısmını talep ederek, açtığı davaya kısmi dava denir. Bir kimsenin kısmi dava açıp açmadığı ancak dava dilekçesinden, davacının talep sonucundan anlaşılır.
Davacı vekili dava dilekçesinde; fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL alacağını istemiştir. Yargılama aşamasında (bilirkişi raporu doğrultusunda) ıslahla talep sonucu artırılmış; mahkemece, ıslahla artırılan kısım da gözetilerek istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dava dilekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı tarafından kısmi dava açıldığı anlaşılmaktadır. Kısmi dava açılması halinde davaya konu edilmeyen kısmın ayrı bir dava ile talep edilmesi veya aynı davada ıslah yoluyla dava konusuna dahil edilmesi mümkündür. Bir davanın açılması halinde zamanaşımı kesilir. Ancak, kesilen zamanaşımı kesilme tarihinden başlayarak yeniden başlar.
Tüm bu bilgiler ışığında, somut olay irdelendiğinde; saklı tutulan fazla kısım için, davacı taraf, bilirkişi raporu doğrultusunda davasını 28.10.2022 tarihinde ıslah etmiş, davalı taraf ıslaha karşı cevap dilekçesinde, ıslah tarihi itibariyle davacının hesaplanan alacağının zamanaşımına uğradığını ileri sürerek, ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı def’inde bulunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davacı tarafın ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı def’inde bulunan davalının, zamanaşımı def’i hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
Buna göre, mahkemece; davalı tarafın, ıslaha ilişkin zamanaşımı def’i ile ilgili bir değerlendirme yapılarak bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilerek, sonucu dairesinde hüküm kurulması gerekirken, bu yönden eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalı tarafın bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü gerekmiştir.
3.Bozma ilamının neden ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.