4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2023/5160 E. , 2024/5379 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrasında; "davanın reddine" dair verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Mahkeme kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.05.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinleniltikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 28.05.2024 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...’den alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlu adına kayıtlı malvarlığına rastlanılmadığını, borçlu adına kayıtlı İstanbul İli, Bayrampaşa İlçesi, Sağmalcılar Mahallesi, 6/2 pafta, 6553 parselde bulunan zemin kat 1 numaralı bağımsız bölümün ½ hissesinin önce davalılar ... ve ...’e, onlardan da davalı ...’e devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptali ile cebri icra yolu ile alacağın tahsiline yetki verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... ve ...'in cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda bulunan marketi 20 yılı aşkın bir suredir işlettiklerini, dükkanı ilk sahibi olan ...'den kiraladıklarını, ...'in dükkanın hisselerini eşit olarak ... ve ...'e sattığını, ...' in hissesini satmak istediğini söylediğini, kendilerinin bununla ilgilenmediğini, kendilerini hissesini başka bir markete satmak ile tehdit ettiğini ve hissesini 150.000,00 TL bedel ile satın aldıklarını, tapu harç masraflarının yüksek olması nedeniyle 20.000,00 TL olarak satış bedelini gösterdiklerini, daha sonra ...'in istediği üzerine 170.000,00 TL bedel ile ...'e sattıklarını, davacının bono vadesinden uzun bir süre sonra icra takibine başladığını, alım satım işlemlerinde herhangi bir hile olmadığını, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2.Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ½ hissesini kendisinin, diğer ½ hissesini kardeşinin babaları ...'den satın altıklarını, kardeşinin daha sonra diğer davalılara 150.000,00 TL bedel ile hissesini sattığını, babasının istediği üzerine satılan hisseyi 170.000,00 TL bedel ile satın aldığını, tapu harçları nedeniyle satış bedelinin 30.000,00 TL olarak gösterildiğini, kardeşinin başkaca taşınmazları da 3. kişi ...'a sattığını, babasının isteği üzerine Nuri Yöney tarafında taşınmazların satın alındığını, müvekkili ile kardeşi ... arasında bir çok ceza ve hukuk davaları bulunduğunu, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın usul yönünden ve esas yönünden reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.10.2013 tarihli ve 2011/269 E- 2013/497 K. sayılı kararı ile mahkemece davalılar ... ve ...'in pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle bu davalılar hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davalı borçlu ile 4.kişinin kardeş olması, taşınmaz hissesinin satış zamanı ve yöntemi nazara alındığında alacaklıdan mal kaçırma niyetinin var olduğu kanaatı ile kısa kararda dava konusu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olan 1/2 hissenin iptali ile davalı borçlu adına tesciline; gerekçeli kararda ise dava konusu hissenin 1/2 payının satışına ilişkin işlemin iptali ile davacıya cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 08.12.2015 tarihli, 2014/6442 Esas ve 2015/13568 Karar sayılı ilamı ile "...takip konusu alacağın muvazaalı olduğu ve dayanağının açıklanması gerektiği belirtildiğinden öncelikle takip konusu alacağın gerçek bir alacak olup olmadığının tespiti amacıyla bu konuda davacı ve davalılardan delilleri sorularak bildirecekleri delillerin toplanması, gerektiğinde davacı ve borçlunun varsa ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, davalı ... vekili tarafından delil olarak bildirilen Eyüp 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/201 Esas sayılı dava dosyası ile davalı ...'in borçlu ... hakkında Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı 29.11.2010 tarihli şikayet sonucu dava açılmış ise dava dosyası, dava açılmamış ise Hazırlık dosyası ile Bayrampaşa Emniyet Müdürlüğünün 2011-34-97767 nolu evrakları ve sonucu araştırılarak sonucuna göre alacağın gerçek olup olmadığının belirlenmesi" gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3.Mahkemece 22.01.2020 tarih, 2016/198 E- 2020/53 K sayılı ilamı ile "dava konusu alacağın gerçek bir alacak olduğunun ispat edilememesine" göre davanın reddine karar verilmiştir.
4.Davacı vekili söz konusu kararı temyiz etmiştir.
5.Yargıtay (4.) Hukuk Dairesinin 09.06.2021 gün, 2021/14860 E- 20221/2676 K sayılı ilamı ile "Bozma hükmünde davacı alacaklının ve davalı borçlunun ticari defterlerinin incelenmesi gereğine işaret edilmiştir. Dosyadaki beyanlardan davacının emlakçı, davalı borçlunun da mali müşavir olduğunun anlaşılmasına göre davacı ve davalı borçlunun ticari defterleri incelenerek, davalı borçlunun davacıdan borç alıp almadığının tespiti, borç aldığını beyan ettiği tarihlerde defter bilgilerine göre davalı borçlunun borçluluk durumunun ne olduğu da belirlenerek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesi kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, yapılan yargılama neticesinde; davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının alacağının gerçek bir alacak olduğunu, söz konusu gayrımenkulü satın alabilecek mali gücünün bulunduğunu, müvekkilin tacir olmaması sebebi ile defter tutma zorunluluğunun olmadığını, ticari dava olmadığı için ticari defterlerin delil olarak kullanılamayacağını, davalılar arasında tasarruf tarihinde herhangi bir husumet bulunmadığını, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3/2 maddesi gereğince uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 inci vd maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Mahkemenin nihai kararlarının bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, davacının alacağın gerçek bir alacak olduğunu ispat edememiş bulunmasına, davalı 4. kişi ...'in davalı borçlu ... aleyhine İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/201 E sayılı dosyası ile alacak davası açıldıktan sonra iş bu tasarrufun iptali davasının açılmış olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına, karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Değerlendirme bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi