Yerel Hukuk Mahkemesi
- Mahkeme
- Yerel Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2022/145
- Karar No
- 2024/335
- Karar Tarihi
- 24.12.2024
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
BİRLEŞEN ------FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
MAHKEMESİ'NİN
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
ASIL DAVADA TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ----yılından bu yana ---nezdinde tescilli -------ibareli tanınmış markasına vaki tecavüzün ve haksız rekabetin 6102 sayılı TTK ve 6769 sayılı SMK uyarınca tespitine, davalılardan ---- tarafından tescil edilen ticaret unvanındaki ------ ibaresinin terkin edilmesine, markaya tecavüz ile haksız rekabetin önlenmesine ve ortadan kaldırılmasına, davalılardan ---- adına tescilli ----------ibareli markanın hükümsüzlüğüne, davalılarca kullanılan ------ adlı --------- kapatılmasına, mümkün değil ise erişimin engellenmesine, davalılar tarafından haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kullanılan, müvekkil şirketin tescilli tanınmış markasına tecavüz niteliğinde olan, ------- marka, işletme adı ve unvanlarının kullanıldığı tüm araç ve gereçlere el konulmasına, ------ marka, logo ve unvanına tek başına veya başka unsurlarla yer verilen tabela, etiket, broşür ve her türlü belge ve doküman ile sair dijital, görsel, işitsel ve yazılı reklamtanıtım materyallerinin -------üzerinde kullanımının durdurulmasına, davalılara ait veya davalı tarafından kontrol edilen ------erişimin durdurulmasına, içinde ------- ibaresi, unvanı, işletme adı, logosu ve markası geçen tüm içeriklerin/yönlendirici kodların/anahtar sözcüklerin kaldırılmasına, bunların toplatılıp, muhafaza altına alınması hususlarını kapsar şekilde, mevcut durumun korunması ve davanın etkinliğini sağlamak amacıyla davalılardan ------adına tescilli -------- ibareli markaların nihai kararın kesinleşmesine kadar 3. Kişilere olası devrinin ve/veya marka üzerinde lisans verilmesinin önlenmesine ilişkin ihtiyati Tedbir kararı verilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
ASIL DAVADA DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı firmanın tamamen boya ve boya türevleri üzerinde faaliyette bulunmakta olup, sahip olduğu ---------------, kalite belgeleri, onlarca marka tescilleri ile gerek yurt içinde gerekse de yurt dışında yıllara dayanan tecrübesi ve ulusal/uluslararası pek çok firma ile kurduğu ticari bağlar ile ticaretine onlarca markası ile yine sadece boya konusunda devam ettiğini, davacı taraf markası ------ kelimelerinin birleşiminden oluşan bir marka olup, müvekkilinin markası ise--------- kelimelerinin birleşiminden oluştuğunu, her iki markada bulunan ------- yaklaşık olarak aynı anlama yani yazı tahtası veya dilimize de geçen ----- anlamına geldiğini, -------- ibaresi ayırt edici kriterden yoksun, tanımlayıcı nitelikte bir cins ismi/tanımlayıcı/doğrudan bir ürüne işarettir dolayısıyla tek başına/esas unsur olarak nitelediği ürünler için tescil edilemeyeceğini, davalıların -------- ibareleri üzerinde münhasır bir hak iddiası kesinlikle bulunmadığını, dex ibaresinin markasında tali unsur olarak kullanıldığını, yazım şekli birbirlerinden tamamen farklı olduğunu, her iki tarafça -------ibaresinde kullanılan yazım stilinin birbirinden tamamen farklı olduğunu, markaya tecavüzün unsurları oluşmadığını, Ek olarak, Davacı Yan dava dilekçesinde ürünler bakımından ------------ibaresinin turuncu ile yazıldığını ifade ederek bu hususun tüketicileri yanıltmak suretiyle haksız yararlanmaya sebep olduğunu iddia edilmişse de davalının bir boya üreticisid olup her rengi kullandığını, ürünlere dair gerçekleştirilen reklamcılık ve pazarlama faaliyetleri ile müşteriler tarafından tercih edilebilirlik hususunun öne çıktığını, renklerin müvekkili firma ürünleri açısından hayati öneme sahip olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış bir marka olduğunu, davalının markasının davacı yanın satışlarını etkilediğinden bahsedilmediğini, marka Vekili ve bir Bilgisayar Mühendisinden oluşan Bilirkişi Heyetinin hazırladığı --------- tarihli Bilirkişi Raporunun davacının tek taraflı beyanlarına dayanılarak hazırlanmış olup, tarafımızca sunulacak delil ve beyanlar dikkate alınmadan eksik ve hatalı olarak hazırlandığını, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesinin talep edildiği bildirilmiştir.
KARŞI DAVADA TALEP:
Davacı vekili ---- tarihli dava dilekçesinde özetle: Müvekkili firmanın tamamen boya ve boya türevleri üzerinde faaliyette bulunmakta olup, sahip olduğu ---------onlarca marka tescilleri ile gerek yurt içinde gerekse de yurt dışında yıllara dayanan tecrübesi ve------ pek çok firma ile kurduğu ticari bağlar ile ticaretine onlarca markası ile yine sadece boya konusunda devam ettiğini, müvekkilinin esas markası---- markası olup, ---- sınıfta tescili olduğunu, ------- nezdinde pek çok farklı türevlerde tescilleri bulunduğunu, söz konusu ve bazı diğer markalarının hükümsüzlüğüne ve haksız rekabete ilişkin olarak davalı tarafından taraflarına açılmış, ----- davaları bulunduğunu, müvekkili markası ile davalı markasının tamamen birbirinden farklı olduğunu, her iki markanın da farklı sınıflarda tescilli olup, faaliyet konularının dahi birbirinden farklı olduğunu, davalı adına tescilli markalardan en eski tarihli olanın ---- başvuru tarihli, ------ sınıfta tescil edildiğini, ancak müvekkilin en eski markasının ---- başvuru tarihli, ------tescil numaralı ---- markası olduğu, ----- sınıflarda tescilli olduğunun açıkça kayıtlardan anlaşıldığını, davalı adına ---- marka sicilinde kayıtlı--------- ibaresini ihtiva eden markasının 556 sayIlı KHK.'nın 42. maddesi geregince, aynı KHK'nin 7/1(c) maddesi anlamında cins, çesit, vasıf, kalite belirtcn ibareleri münhasıran veya esas unsur olarak ihtiva etmesi nedeniyle hükümsüzlüğüne ve ------- başkanlığı marka sicilinden terkinine, iş bu hükümsüzlük talebinin kabul görmemesi halinde, 556 sayılı KHK'nın 7/l (c) maddesi uyarınca, davalıya sınıfları yönünden markasal koruma hakkı sağlamaması nedeniyle, davacı tarafından üretilen--------- ibaresi altında satış, pazarlaması yapılan boya ve benzeri ürünler ve bunlar ile ilintili olarak her türlü kullanımlarının ve fiillerinin, davalının, dava dilekçesinde belirtilen markasından dogan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediğinin hükmen tespitine, davalı yanın, davacı şirketin ------ altında satış. pazarlaması yapılan boya ve benzeri ürünleri ve bunlar ile ilintili olarak her türlü kullanımlarına ve fiillerine yönelik müdahalelerinin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KARŞI DAVADA CEVAP:Davalı vekili ----- tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinin içermesi gereken unsurların eksik olması,-------- dosyasından verilen kesin hükmün varlığı ve hak düşürücü süre itirazı nedeniyle hükümsüzlük talebinin usulden reddine, terditli olarak ikinci aşamada incelemek üzere davacının ileri sürmüş olduğu tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediğine ilişkin tespit talebinin---------- Sayılı dosyası ile görülen yargılama dikkate alınarak SMK madde 154 açık hükmü, derdestlik itirazı ve hukuki yarar yokluğu sebepleriyle usulden reddine, esasa ilişkin inceleme yapılması halinde davacının huzurdaki davadaki taleplerinin dayanaksız olması ve davanın kötü niyetle ikame edilmiş olması nedeniyle davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Asıl davada, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalıların----- ibaresini marka olarak kullanmasının ve davalılardan -------- ticaret ünvanında kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği, davacının markaları ile davalı ------adına tescilli markalarına iltibasa neden olacak kadar benzer olup olmadıkları, aynı ya da benzer ve bağlantılı sınıflarda tescilli olup olmadıkları, davacının markalarının tanınmış marka olup olmadıkları, davalıların marka kullanımlarının davacının markasının sulandırılmasına veya tanınmışlığından haksız olarak yararlanmalarına neden olup olmayacağı, davalı------- şirketinin marka tescillerinin kötü niyetli olup olmadığı, bu nedenlerle davalı ----markaların hükümsüzlüğüne ve-------- ibaresinin ticaret sicilinden terkinine karar verilip verilemeyeceği noktasında toplandığı, karşı davada ise Terditli olarak açılan davada, asli uyuşmazlığın; dava şartı noksanlığı bulunup bulunmadığı, hak düşürücü süre noksanlığı bulunup bulunmadığı, davalıya ait --------- ibaresinin tanımlayıcı olup olmadığı, hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği, fer'i uyuşmazlığın; asli talebin kabul edilmemesi halinde, davacı tarafın ----- ibaresi altında satış, pazarlaması yapılan boya ve benzeri ürünler ile bunlarla ilintili olarak her türlü kullanım ve fiillerinin davalıya ait ---------marka hakkına tecavüz ve davacı aleyhine haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı, bu istem bakımından dava şartı noksanlığının bulunup bulunmadığı, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığının tespiti isteminin yerinde olup olmadığı, hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Ticaret sicil kaydı ile, Davalı -------- sicil no ile ana sözleşmesinin tescil edildiği, davalı ---- tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. ---- yazı cevabında----- adının------ yapılan başvuru sonrası tahsis edildiği, herhangi bir yinelemenin yapılmaması halinde --- tarihine kadar mevcut sahip adına dair kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. ---- yazı cevabında, ----- tescil numaralı şekil markasının ---- tarihinde, ----- tarihinde davalı ----- ait olduğu anlaşıldı.Mahkememizce ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesi yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, --------- oluşan bilirkişi heyeti ---- tarihli raporda; ------ yapılan incelemede; sitenin ana sayfasında sol üst köşede şeklindeki ------ logosu bulunduğu, Ana sayfada ------- İncelenmesinde; açılan sayfada 8 adet ürün görseli bulunduğu, tüm ürünlerin üzerinde ----- isimlogosunun bulunduğu, ürünlerin altında ----- bulunduğu, ilk sırada bulunan ------- sekmesine tıklandığında---------bilgileri bulunduğu, üçüncü sırada bulunan----sekmesine tıklandığında ---------Sekmesinin İncelenmesinde; açılan sayfada 6 adet ürün görseli bulunduğu, tüm ürünlerin üzerinde ------- bulunduğu, ürünlerin altında ------ sekmesi bulunduğu, İlk sırada bulunan ---- ürünün ---- sekmesine tıklandığında ----- adlı ürünün---- sekmesine tıklandığında-----bilgileri bulunduğu, ----- adlı ürünün ---- sekmesine tıklandığında, ------- kısmında incelemesi yapılan ürüne yönlendirme yaptığı, bu üründe etiketler kısmında ----adının geçtiğinin yukarıda ----- olduğu, diğer -----adının geçmediği, Ana sayfanın daha aşağı kısımlarında ----- Sekmesinin İncelenmesinde; Açılan sayfada, ---- başlığının devamında --------- şeklinde etiketler yazılmış olduğu, her etikete link verilmiş olduğu, tıklanan linklerin tamamının aynı sayfayı açtığı, -------- İncelenmesinde; Açılan sayfada, ----- bulunan yazının altında------ başlığının devamında ----- şeklinde etiketler yazılmış olduğu,------- Sekmesinin İncelenmesinde; Açılan sayfada, ---- bulunan yazının altında ------- başlığının devamında -------şeklinde etiketler yazılmış olduğu, ---- bilgilerinin sorgulamasında;------ -------sitesinin alan adının ----- tarihinde tescil ettirildiği, sitenin tescil süresinin ----- tarihinde dolacağı, ---------sitesini tescil ettirenin ------olduğu, kayıt şirketinin --------- olarak gösterildiği tespit edilmiş olup; davacı tarafa ait ----- tescilli olduğu, davalı taraf markalarının ---- unsurlu markalar---------tescilli markalar olduğu, Markalar karşılaştırıldığında esas unsurların benzer olduğu fakat tescilli oldukları sınıf ve iş kolunun farklı olduğu, Markalar tüketici nezdinde; görüldüğünde benzer olarak algılanabileceği fakat farklı sınıflarda tescille kullanıldığı yönünde görüş bildirilmiştir. Davalıya ait ----- sitesi içeriği ve tüm dosya kapsamı incelenerek davalıların ---- davalılardan ----------esas unsurlu markaları ile iltibasa neden olacak kadar benzer olup olmadıkları, markaların aynı yada benzer veya bağlantılı sınıflarda tescilli olup olmadıkları, davacının markalarının tanınmış marka olup olmadıkları, davalıların markalarını tescilli oldukları şekilde kullanıp kullanmadıkları, davalıların marka kullanımlarının davacının markasının sulandırılmasına veya tanınmışlığından haksız olarak yararlanmalarına neden olup olmayacağı, davalı--------- şirketinin marka tescillerinin kötü niyetli olup olmadığı konusunda marka uzmanı, inşaat sektörü ve bilişim uzmanından oluşan heyet raporunda özetle; ------ yapılan incelemede; Site içeriğinde ve alan adında -------yer aldığı, Site içeriğinde----- kullanıldığı, Sitede -------- firmasının ---- alanına,----- işbirliği yaparak adım attığı,----- konusundaki teknolojik zenginliğini ---- buluşturduğunun belirtildiği, Firmanın,------ hizmetleri verdiği,Sitede yer alan firma iletişim bilgilerinde, Firma adresinin -----Firma ---- ---olduğu, --- adına kayıt edildiği, Alan adının ----- tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin -------tarihinde son bulacağına dair bilginin yer aldığı, Site erişim ve yer sağlayıcısının ----- olduğu, ---- bilgilerinde; Adresinin -----olduğu tespit edilmiştir. Arz edilen tespitler çerçevesinde yapılan incelemeler neticesinde; Davalı yana ait -------- numaralı markaların SMK 6/1 ve 6/5 hükümler kapsamında hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceği, Davalı yanın dava konusu markaları başvuru konusu eder iken kötüniyetli olduğunu tevsik edebilecek herhangi bir verinin dosya münderecatında var olmadığı, Davalı yana ait ticaret unvanının terkini koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceği, Davalı yanın tespit edilen kullanımlarının davacı yana ait tescilli markalara tecavüz ve davacı yan ile haksız rekabet teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği yönünde tespit ve görüşlerini bildirir rapor sunmuşlardır.Mahkememizce ön inceleme aşamasında alınan rapor ile tahkikat aşamasında alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderildiğine dair marka uzmanı, inşaat mühendisi, kimya mühendisi ve bilişim uzmanından oluşan heyet raporunda özetle; Davalının ------ alan mal ve hizmetlerde tescil edilmiş olan markasının ------ Sınıftaki emtialar açısından SMK 6/1 ve SMK 25/1 maddeleri uyarınca kısmen hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, davalının ------- tescilli markaların SMK 6/1 ve 25/1 maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, davalının -------- tescilli markaların SMK 6/5 ve 25/1 maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, davalının ------- tescilli markaların SMK 6/9 ve 25/1 maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olup olmadığı hususunda nihai takdirin Sayın mahkemenize ait olduğu, davalı şirketin TTK m. 55/I-a,4 maddesi ve SMK 7 ve 29 maddeleri uyarınca uyarınca ticaret unvanının terkini koşullarının oluştuğu, davalı yana ait olduğu tespit edilen-----adı ve bu alan adı altında yayınlanan ---- içeriğindeki kullanımlarının davacı yana ait tescilli markaya tecavüz teşkil eder mahiyette olduğuna dair görüş bildirilmiştir.Tarafların beyan ve itirazları ve dosyada mevcut deliller dikkate alınarak birleşen davadaki hükümsüzlük talepleri yönünden marka hukuku uzmanı, inşaat mühendisi ve kimya mühendisinden oluşan------ tarihli heyet raporunda özetle; Dosyada mübrez ----- incelemesinden geçerek kesinleşen ------ kararında yer alan tespitlerde göz önüne alındığında, ---------kelimesinin kısaltması olduğu, ------- ibaresinin davacının markasının kullanıldığı emtialar bakımından ayırt ediciliği düşük bir ibare olmakla beraber ---- ayırt edicilik kazandığı, işitsel olarak----- şeklinde telaffuz edildiği, görsel olaraksa------sonda büyük yazıldığı pek çoğunda ise ----- kısmının ------- yazıldığı, somut uyuşmazlık bakımından halktan yani ilgili tüketici algısından anlaşılması gerekenin özel bir uzmanlık gerektirmeyen, ortalama tüketiciler olduğu, talebin aksine ----- bölünerek------ şeklinde değil bütünsel olarak ----değerlendirilmesi gerektiği,--- ibaresinin ------- yaygın olarak bilinip bilindiği hususunda dosyada herhangi bir veri bulunmaması, ----- talebin aksine eski değil dış anlamına gelen------- kelimesinin kısaltması olduğu kanaatine varılması, ------ ibaresinin davacının markasının kullanıldığı emtialar bakımından ayırt ediciliği düşük bir ibare olmakla beraber ----ilavesi ile ayırt edicilik kazandığı hususunun -------- kararı ile temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmesi karşısında Somut uyuşmazlık bakımından SMK md. 25 yollaması ile SMK md. 5/1-c de yer alan cins, çesit, vasıf, kalite belirten tanımlayıcı ibarelerden olmadığı, bu kapsamda Birleşen Dosya Davalısı adına tescilli ----ibareli markaların hükümsüzlük şartları oluşmadığına dair görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:6769 sayılı SMK'nın 5/1-c, 5/1-ç, 6/1,6/5, 6/9.,7/1-c, 7/2, 25, 29. 149,150 ve 151. Maddeleri ile TTK'nın 54 vd. Maddeleri.
GEREKÇE
Asıl dava; Markanın hükümsüzlüğü ile marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile sonuçlarının ortadan kaldırılması, birleşen dava markanın hükümsüzlüğü davasıdır. Asıl davada davacı taraf, ----- markasının ------- yılından bu tarafa adına tescilli olduğunu, bu markanın tanınmış marka olduğunu, davalı adına tescil edilen ----------- ibareli markaların SMK'nın 5/1-ç, 6/1,6/5 ve 6/9. Maddeleri gereği markası yönünden iltibas oluşturduğu gerekçesi ile hükümsüzlüğüne karar verilmesini, yine davalı tarafın ---------- ibareli kullanımlarının tescilli markası yönünden marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu beyan edereek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine ve ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise davalı-birleşen dava davacısı davacı-birleşen dava davalısı adına tescilli ------- numaralı ------- markasının SMK'nın 5/1-c maddesi gereği hükümsüz kılınması talebi ile markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.SMK'nın 5/1-c. Maddesinde "Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler." hükmü düzenlenmiştir. SMK'nın 5/1-c. Maddesinde, "Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler." hükmü düzenlenmiştir. SMK'nın 6/1. Maddesinde " (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü düzenlenmiştir. SMK'nın 6/5. Maddesinde "(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, ----------- ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir."6769 Sayılı SMK'nın 6/6. Maddesinde "Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir."6769 Sayılı SMK'nın 6/9. Maddesinde "Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiş, ve SMK'nın 25. Maddesine göre "5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir." hükmü düzenlenmiştir. Sınai Mülkiyet Kanununun 29. Maddesinin yollamasıyla SMK'nun 7/2-b maddesinde tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.
Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir.Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir.
TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yine haksız rekabeti düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 57. maddesinin hükmünün temeli kişilik haklarına tecavüzü düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24. maddesine dayanır. Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmek yatar., Bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılması haksız rekabetin en önemli örneklerinden biridir.Az yukarıda açıklandığı üzere tarafların talepleri dikkat alındığında asıl dava davacısı adına tescilli markanın birleşen davada hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep ve dava edilmiş olduğundan ve asıl davadaki hükümsüzlük ve marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin dayanağının da bu marka olduğu dikkate alındığında öncelikle birleşen davadaki hükümsüzlük yönünden değerlendirme yapılmıştır. Bu açıklamadan sonra birleşen davada daval-birleşen dava davcısı tarafça davacı-birleşen dava davalısı adına tescilli ----- numaralı -------- markasının SMK'nın 5/1-c maddesi gereği hükümsüz kılınması talebi ile birleşen davayı ikame ettiği, markanın ana unsuru olan ------ibaresinin tanımlayıcılığı olamayan ve bir ürünün cins ismi tanımlayıcı unsuru olduğu gerekçesi ile huzurdaki davayı ikame ettiği açıktır. Bu talepler dikkate alındığında davanın SMK'nın 5/1- maddesi gereği ikame edildiği sabittir. Davacı-birleşen davalı taraf öncelikle davanın kesin hüküm dolayısıyla reddine karar verilmesini talep etmiştir. Bu talep incelenmiş, daha önce ---- numaralı -------- markasının hükümsüzlüğü yönünden Mahkememizin ---- Sayılı davasında karşı dava olarak markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep ve dava edilmiş, bu davada hükümsüzlük sebebi olarak markanın ayırt edici karakteri olmaması gerekçe gösterikmiş, ancak hükümsüzlük gerekçesi olarak SMK'nın 5/1c maddesinde düzenlenen cins isim olması hali hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri sürülmediğinden bu hükmün huzurdaki uyuşmazlık yönünden kesin hüküm teşkil etmeyeceği değerlendirilerek uyuşmazlığın esası incelenmiştir. Birleşen davadaki talepler dikkate alınarak alınan bilirkişi raporu ve ----- kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, markanın---- ibaresinden oluştuğu------ ait kelimeler olan -----kelimelerinin birleşiminden oluştuğu, --- geldiği, ---- ibaresinin------ kısaltması olduğu,-------ibaresinin davacının markasının kullanıldığı emtialar bakımından ayırt ediciliği düşük bir ibare olmakla beraber -----ilavesi ile ayırt edicilik kazandığı, işitsel olarak -------edildiği, görsel olaraksa------ harfinin tüm markalarda sonda büyük yazıldığı pek çoğunda ise -----kısmının ----- yazıldığı, bu durumun markaya ayırt edicilik kazandırdığı, bu durumun dosyada mübrez ------ incelemesinden geçerek kesinleşen ------Sayılı kararında yer alan tespitlerde göz önüne alındığında, ------ anlamına geldiği, -------- kelimesinin kısaltması olduğu, -------- davacının markasının kullanıldığı emtialar bakımından ayırt ediciliği düşük bir ibare olmakla beraber ------- ilavesi ile ayırt edicilik kazandığı, yine markanın tescilli olduğu emtia sınıfı olan --------- emtialar dikkate alındığında bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere sektöründe cins, çesit, vasıf, kalite belirten tanımlayıcı ibarelerden olmadığı dikkate alındığında hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kabul edilmiş ve birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Bu karar sonrasında davacı-birleşen dava davalısı adına tescili devam eden ------- numaralı ---------- markasının davalı-birleşen dava davalısının marklarının SMK'nın 5/1-ç, 6/1,6/5 ve 6/9. Maddesi gereği hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri sürülmesinin mümkün olduğu ve bu hususta davacının hakkının varlığı kabul edilerek davalı adına tescilli --- numaralı --- ibareli markanın, -------- ibareli markaların hükümsüzlük talepleri incelenmiş; dava konusu markaların tescil tarihlerinin davacı taraf adına tescilli marka olan ----- numaralı ------- markasından sonraki tarihli markalar oldukları, yine davacı adına ----- başkaca markaların tescilli olduğu, bu markaların ------Sınıflarda tescilli oldukları ve tüm markaların davalı markalarından önceki tarihlerde tescil başvurusu yapıldığı ve tescillendikleri, davalı adına tescilli markların----- tarihinde tescil edildikleri, davalı davalı adına tescilli markaların ana ve ayırt edici unsurunun ---------- ibaresi olduğu, bu ibarenin yazılış, ses ve okunuş olarak davacı markaları yönünden ayniyet taşıdığı ve bu haliyle iltibas oluşturduğu, her iki tarafa ait markaların bir kısmının benzer bir kısmının aynı emtia sınıfında tescilli oldukları, bu haliyle SMK'nın 6/1,6/5. Maddeleri gereği hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, yine ------- ayırt edici niteliği yüksek, tek başına ve kelime ve/veya şekil kombinasyonu olarak tesadüfi olarak seçilmesi ya da oluşturulması mümkün olmayan yurtiçi ya da yurtdışında tescilli veya kullanılan ibare veya şekilleri içeren marka tescil başvurularının reddedileceği, kötü niyetli marka başvurularının korunmasının mümkün olmadığı SMK'nın 6/9. Maddesi gereği olduğu dikkate alındığında davalı marka tescillerinin davacı ile aynı sektörde faaliyet gösteren bir şirketin ayırt edicilik kazandığı yukarıda ifade edilen ve sektörde cins, tür belirttiği belirtilen bir markayı tanımadığını ve tesadüfen markasını seçtiğini beyan etmesinin mümkün olmayacağı kanaatine varılmış ve bu haliyle hükümsüzlüğü talep edilen tüm markların ana unsuru olan------- ibaresini marka olarak tesadüfen seçemeyeceği kanaati ile SMK'nın 6/9. Maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kabul edilerek davalı adına tescilli -------- ibareli markaların hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiştir. Asıl davada davacı tarafın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet talepleri de değerlendirilmiş, davalı tarafın satış kanalları, --------sitesi vb. Kullanımları dikkate alındığında ------- ibaresini boya vb. Emtialar yönünden kullandığı, davalının kullanımlarının markalarının tescil kapsamındaki ------- sınıfında bulunan emtialarda olduğu, davacı adına tescilli” markaların tescil kapsamlarındaki emtialarla ilgili/benzer olduğu ve hitap ettiği tüketiciler nezdinde iltibasa neden olacağı , bu durumunda yana ait markanın tescilli olduğu emtialar ile benzer emtialarda gerçekleştiği dikkate alındığında davalı kullanımlarının kullanımlarının davacı taraf adına tescilli markaya tecavüz teşkil eder mahiyette ve haksız rekabet oluşturur mahiyette olduğu kabul edilmiş, tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine ve ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafın davalı tarafa ait olduğu -------- iptali talebi de değerlendirilmiş,ve bu alan adı altında yayınlanan------- İçeriğindeki kullanımlarının davacı tarafa ait markaya yukarıda belirtildiği üzere tecavüz oluşturan kullanımlar olduğu, --------sitesini kullanan tüketicilerin davacı markası ile karıştırma ihtimallerinin bulunduğu kabul edilerek ------------sitesinin iptaline karar verilmiştir.
Yine davacı tarafın davalı tarafın ticaret unvanındaki --------- ibaresinin terkini talebi de değerlendirilmiş, ticaret sicil kayıtlarında davalı tarafın unvan ve kuruluş amacının davacı tarafın tescilli markaları ile aynı sektörlerde olduğu ve ticaret unvanındaki --------- ibaresinin marka hakkına tecavüz eder ve haksız rekabet oluşturur mahiyette olduğu kabul edilmiş ve -------- ibaresinin ticaret unvanından terkinine karar vermek gerekmiş, yine davacı tarafın kararın yayınlanmasına ilişkin talebi de değerlendirilmiş, SMK'nın 1491-g maddesi gereği tecavüzün varlığı halinde kararın yayınlanması talebinde bulunma hakkı bulunduğu da gözetilerek bu yöndeki talebin de kabulüne karar vermek gerekmiştir.Birleşen davadaki davalı-birleşen davacı tarafın------- ibaresini markasal kullanması dolayısıyla marka hakkına tecavüz etmediği ve haksız rekabet oluşturmadığına dair taleperi de değerlendirilmiş, az yukarıda davalı-birleşen davacı tarafın -------- ibareli kullanımlarının davacı-birleşen davalı tarafa ait marka hakkına tecavüz oluşturduğu ve haksız rekabet oluşturduğu hususları sabit olduğundan birleşen davacı tarafın menfi tespit talebinin de reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
A- Asıl davanın KABULÜ ile,
1.Davalı adına tescilli-------- markasının tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE,
2.Davalı adına tescilli ---- markasının tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE,
3.Davalı adına tescilli ------ markasının tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE,
4.Davalı adına tescilli ------- markasının tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE,
5.Davalı adına tescilli ------ markasının tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE,
6.Davalı adına tescilli ------ markasının tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE,
7.Davalı adına tescilli -------- markasının tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE,
8.Davalı tarafın ------- şeklindeki markasal kullanımları dolayısıyla davacı adına tescilli ------- ana unsurlu markaları yönünden kaynaklı marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine ve ortadan kaldırılmasına,
9.Davalı adına ---------alan adının iptaline, bu hususta karar kesinleştiğinde BTK'ya Müzekkere yazılmasına,
10.Davalı tarafa ait ----- ticaret unvanında bulunan ------- ibaresinin TİCARET SİCİLİNDEN TERKİNİNE,
11.Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle hüküm özetinin ------ çapında yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına,
2.Alınması gereken 427,60 TL karar harcından başlangıçta yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile 346,90 TL bakiye harcın davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3.Davacı tarafından yatırılan 80,70 başvuru harcı, 80,70 TL peşin harç olmak üzere toplam 161,40 TL harcın davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4.Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 23.946,75 TL yargılama giderinin davalılardan taraftan tahsili davacı tarafa verilmesine,
5.Davalı tarafından yapılan yargılama giderininin üzerinde bırakılmasına,
6.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden -------- davası üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
7.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ----- davası üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
8.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ------ davası üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
9.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ----- davası üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
10.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden------ davası üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
11.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ----- davası üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
12.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ----- davası üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
13.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine ve ortadan kaldırılması davası üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
14.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden --------- adının iptali davası üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
15.Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, B-Birleşen ----- Sayılı davasının REDDİNE,
1.Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
2.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hükümsüzlük davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
3.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden marka hakkına tecavüz davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.Karar Kesinleştiğinde bakiye gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı asilin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/12/2024