Esas No
E. 2022/9975
Karar No
K. 2024/5466
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2022/9975 E.  ,  2024/5466 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2022/36 D.İş, 2022/45 K.

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ

SAYISI: 2022/İHK-44384
HÜKÜM/KARAR: Davanın kabulü /İtirazın reddi

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ

SAYISI: K-2021/156381

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine,İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.03.2019 tarihinde davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan ..... plakalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde yolcu konumunda olan davacının malul kaldığını, bir hasar danışmanlık şirketinin irtibatlı olduğu anlaşılan bir avukatı adına 20.04.2020 tarihinde davacıdan dava vekaleti almış olup davalıya yapılan başvuru sonucu vekilden davacıya Haziran 2020'de 39.000,00 TL, 27.08.2020 tarihinde de 87.100,00 TL gönderildiğini, davalı ... şirketinin davacının önceki vekili tarafından Nisan 2020 tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğünü ancak tahkim başvurusu ya da dava açılmadığını, davalı tarafından davacının önceki vekiline yapılan ödemenin meblağı hakkında davacıya yazılı bilgi verme mecburiyeti varken hiç bilgi verilmediğini, davacının davalı sigortacıyı ibra eden hiçbir evrak imzalamadığını, davacının önceki vekili ibraname imzaladıysa da iki yıllık süre dolmadan reddettiklerini, her koşulda ibranamenin makbuz hükmünde olup davacı ve ailesinin kaza nedeniyle sağlıklı düşünemiyorken müzayaka halinden yararlanılmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesinde zarar ortaya çıktıktan sonra tazminat miktarına ilişkin yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceği hükmüne yer verilmiş olup işbu başvuru iki yıllık süre dolmadan yapıldığından varsa ibranamenin reddi hükmünde olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 14.10.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 300.606,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı definde bulunduklarını, dava açılmadan önce davalıya yapılan bir başvuru tespit edilemediğini, davanın belirsiz alacak niteliğinde açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının teminat kapsamında olmayan taleplerinin reddi gerektiğini, kaza ile zarar arasında illiyet bağı mevcut olmadığını, sigortacı tarafından 10.05.2019 tarihinde 36.067,30 TL tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan ödeme ile mevcut zarar arasında fahiş bir fark olduğunun ortaya konulamadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile toplam 300.606,00 TL tazminatın 10.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri

Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davalı şirket nezdinde başvuruya konu kaza nedeniyle oluşturulan hasar dosyasında davacıya 10.05.2019 tarihinde 36.067,37 TL ödeme yapılmakla sorumluluğun sona erdiğini, kusur doğrultusunda yapılacak olan tazminat hesabının poliçe limitleri dahilinde olmak zorunda olup davalı sigortacının sadece poliçe limitleri dahilinde sorumlu tutulabileceğini, poliçe kapsamında yapılan tüm ödemelerin dilekçe ekinde belirtildiğini, davacıya 10.05.2019 tarihinde 36.067,30 TL ödeme yapıldığını, ödemelerin herhangi bir ihtirazi kayıt sürülmeksizin davacı tarafından kabul edildiğini, davacının bu ödemeleri kabul ettikten sonra taraflar arasında yapılan uzlaşmanın iptaline ilişkin Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 nci maddesinde düzenlenen iki yıllık hak düşürücü süreyi kaçırdığını, davalı aleyhine tazminat ödemesine karar verilmesi halinde yapılacak hesaplamada 10.05.2019 tarihinde ödenen 36.067,30 TL tazminatın yasal faiz oranında güncellenerek tespit edilecek tazminattan düşülmesi gerektiğini, ıslah dilekçesi taraflarına tebliğ edilmeden karar verildiğini bu itibarla savunma ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, davacının, tahkim yargılamasına başvurmadan önce davalı şirkete karşı ön başvuru şartını gerçekleştirmediğini, zamanaşımı defilerinin bulunduğunu, Sigortacılık Kanunu'nun 30/16 ncı maddesine göre sınırlı süre ile araştırma ve incelemesi yetkisine sahip hakem heyetince işbu uyuşmazlığın çözümünün mümkün olmadığını, tazminat hesaplamasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve teknik faiz uygulanması gerektiğini, kaza tarihinde geçerli Yönetmelik hükümlerine uygun olmayan raporla başvuru yapıldığını, maluliyet raporunda kaza ile illiyet bağı tespiti bulunmamakta olup Adli Tıp Kurumunca yeniden muayeneye dayalı rapor alınması gerektiğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini ileri sürerek,

Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda uygulanması gereken dava zamanaşımı süresi 8 yıl olup zamanaşımı süresinin dolmadığı, maluliyet raporu doğrultusunda yapılan hesaplamanın ve hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ile progresif rant yöntemi uygulanmasının usul ve yasaya uygun olduğu, hükme esas alınan maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun düzenlendiği, davacı lehine tam vekalet ücreti hükmedilmesinin, tazminat ödemesinin poliçe limiti dahilinde olduğu, ıslah dilekçesinin tebliğ edilmemiş olmasının başlı başına bir itiraz sebebi olmadığı, davalı itiraz aşamasında ıslah dilekçesinin esasına dair itirazlarını da sunma imkanı bulduğundan ıslah dilekçesinin tebliğ edilmemiş olmasının esası etkileyen bir husus olmadığı, davacının ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporunda tespit edilen miktarlara uygun ıslah yaptığı, Hakemlikçe bilirkişi raporu tebliğ edilmiş olup davalı vekilinin rapora ilişkin itirazlarını sunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile hatır taşıması ve müterafik kusur değerlendirmesi yapılarak indirim yapılması gerektiği, olayda açıkça hatır taşıması bulunduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe:

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 29.03.2019 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3.Değerlendirme

1.Somut olayda; davacı vekili dava dilekçesinde bir hasar danışmanlık şirketinin irtibatlı olduğu anlaşılan bir avukat adına 20.04.2020 tarihinde davacıdan dava vekaleti almış olup davalıya yapılan başvuru sonucu vekilden davacıya Haziran 2020'de 39.000,00 TL, 27.08.2020 tarihinde de 87.100,00 TL gönderildiğini , davalı ... şirketinin davacının önceki vekili tarafından Nisan 2020 tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğünü ancak tahkim başvurusu ya da dava açılmadığını, davalı tarafından davacının önceki vekiline yapılan ödemenin meblağı hakkında davacıya yazılı bilgi verme mecburiyeti varken hiç bilgi verilmediğini , davacının davalı sigortacıyı ibra eden hiçbir evrak imzalamadığını, davacının önceki vekili ibraname imzaladıysa da iki yıllık süre dolmadan reddettiklerini belirtmiş, davalı sigortacı vekili de davacıya 10.05.2019 tarihinde 36.067,30 TL ödeme yapıldığını, davacının Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesinde düzenlenen iki yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açtığını savunmuş ve yine davacı adına yapılan ödemelere ilişkin ekte tablo sunduğunu, poliçe limitinin aşıldığını da belirterek davanın reddini savunmuş ise de hakem heyetlerince tarafların iddia ve savunmaları üzerinde durulmadığı, özellikle ödemelere ilişkin delillerin toplanmaksızın karar verildiği anlaşılmakta olup eksik inceleme ile karar verilemez.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince öncelikle tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ilgili delillerin toplanması, bu çerçevede özellikle varsa tahsilat ve ödemelere ilişkin bilgi, belge ve kayıtlar dosya münderecatına kazandırılarak davalının Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesi gereğince ileri sürdüğü hak düşürücü süre itirazı değerlendirilerek ve davalının ancak poliçe limiti ile sorumlu tutulabileceği hususları nazara alınarak yapılan yargılama sonucunda bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

2.Bozma nedenine ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog