7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2010/3488 E. , 2011/1995 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 266 ada 6 parsel sayılı 3364,35 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, miras yoluyla gelen hakka, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... dava konusu taşınmazın kamulaştırma planı içerisinde kaldığını öne sürerek davalı ... aleyhine dava açmıştır. Mahkemece davacı ... tarafından açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddine, dava konusu taşınmazın tespitinin iptaliyle taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 21.04.2008 tarihli ek raporda (A),(C) harfleriyle gösterilen sırasıyla 1721,96 m2, 1579,17 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümlerinin davacı ... lehine yola bırakılmasına, (B) harfiyle gösterilen 63,22 m2 yüzölçümündeki bölümünün tespit gibi davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ... aleyhine açılmıştır. Dava dilekçesi de yine ... adına çıkartılan tebligat ile tebliğ edilmiş, mahkemece ...’nın aslında ... olduğu, maddi hata yapıldığı kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da ... ile ...’nın aynı kişi olup olmadığı kesin olarak belirlenmeden tespit maliki ...’e duruşma günü tebliğ edilmeden, taraf teşkilinin tamam olup olmadığı duraksamasız belirlenmeden hüküm kurulması isabetsizdir. HUMK 73. maddesi hükmüne göre hakim, tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hüküm veremez.
O halde mahkemece yapılacak iş, ... ile ...’nın aynı şahıslar olup olmadığı araştırılmalı, aynı şahıslar olduğunun belirlenmesi halinde 7201 sayılı Tebligat Kanununu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde dava dilekçesi tebliğ edilerek davaya karşı diyecekleri, delilleri sorulup saptanmalı, göstereceği delilleri toplanmalı, ... ile ...’nın aynı şahıslar olmadığının belirlenmesi halinde ise davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği göz önünde bulundurulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece açıklanan bu olgular göz ardı edilerek, davanın esasına girilerek ve yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ... Müdürlüğünün temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre de sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 29.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.