Esas No
E. 2022/705
Karar No
K. 2024/1928
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/705

KARAR NO: 2024/1928

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:13/01/2022

NUMARASI:2018/504 Esas 2022/17 Karar

DAVA: İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/12/2024

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:Davacı vekili; borçlulardan ...'a ait,... ada ... parselde kayıtlı ... arsa paylı 22 nolu bağımsız bölüm, daire vasfındaki taşınmaz üzerinde 200.000-TL bedelli ipotek tesis edildiğini, aynı taşınmaz için 10/12/2002 tarih ve ... yevmiye sayılı senet ile 150.000-TL tutarında bir ipotek daha bulunduğunu, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin (eski Üsküdar .... İcra dairesi) ... esas sayılı dosyasından müvekkili alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığını, borçlular tarafından takibe itiraz edildiğini, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından mahcuz/ipotekli taşınmazın satıldığını, satış ve ihalenin kesinleşmesinden sonra İstanbul ... İcra Dairesi tarafından 01/03/2016 tarihinde sıra cetveli hazırlandığını ve müvekkil şirketin ipotek ve haciz alacaklısı olarak 1. sırada yer aldığını, sıra cetvelinin itiraza uğramadan kesinleştiğini, İstanbul ... İcra Dairesi tarafından satış bedelinden müvekkili şirkete isabet eden 350.000-TL'nin ipotek alacaklısı sıfatıyla ipotek takibi yapılan İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına gönderildiğini, ancak ipotekli takibin itiraz üzerine durması nedeniyle dosyaya yatan paranın müvekkiline ödenmediğini belirterek davalıların itirazının iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; itirazın iptali davasının açılabilmesi için yasada ön görülen zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, ikame olunan bu davanın usul kaideleri gereğince zamanaşımı nedeniyle işin esasına girilmeden reddi gerektiğini, takibe konu edilen alacağın oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; davacı vekilinin 16/09/2021 tarihli duruşmada icra dosya borcunun ödendiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını beyan ettiği, davalının icra dosyasına icra takibinden sonra ve fakat dava tarihinden önce 21/04/2016 tarihinde 350.000-TL ödeme yaptığı, icra dosyasında takibin 350.000-TL üzerinden yapıldığı, alacaklının ödenen miktarı TBK nın 100 maddesi uyarınca öncelikle borcun ferilerinden düşme imkanı var ise de davacı vekilinin 16/09/2021 tarihli duruşmada dosya borcunun tamamının ödendiğini beyan etmesi nedeniyle ödenen paranın tamamını asıl alacaktan mahsup ettiğinin kabul edilmesi gerektiği, böylece icra takibinden sonra dava tarihinden önce davalı tarafından ödemenin yapıldığı yapılan ödemeye konu miktar yönünden davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; ipotekli taşınmazın, müvekkilinin başlattığı ipotekli takipte değil, başka bir icra dosyasında sayılması nedeniyle ipoteğe isabet eden tutarın müvekkili tarafında başlatılan icra dosyasına gönderildiğini, ancak takibin davalının itirazı ile durması nedeniyle dosyaya yatan paranın müvekkiline ödenmediğini, bu hususta şikayet yoluna ve Yargıtay'a kadar müracaat etmişlerse ise de bir sonuç alamadıklarını, bu nedenle eldeki itirazın iptali davasının açıldığını, ancak davanın açılmasından sonra davalının icra dosyasındaki itirazından feragat etmesi nedeniyle paranın yargılama sırasında müvekkiline ödendiğini, davanın açılmasında müvekkilinin haklı olduğunu, her ne kadar dosyaya para daha önce girmiş ise de müvekkilinin davalının itirazından feragat etmediği sürece parayı almasının mümkün olmadığını, bu nedenle dava açmak zorunda kalan müvekkilinin haklı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, müvekkili lehine icra inkar tazminatına vekalet ücretine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takipte davalıların itirazının iptali istemine ilişkindir.Borçlulardan ...'a ait, ... ada ... parselde kayıtlı ... arsa paylı ... nolu bağımsız bölüm, daire vasfındaki taşınmaz üzerinde tesis edilen toplam 350.000-TL bedelli ipoteğin paraya çevrilmesi için davacı tarafından davalı borçlular aleyhinde İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin (eski Üsküdar ... İcra dairesi) ... esas sayılı dosyasından ilamsız takip başlatılmış olup, bahsi geçen taşınmazın yine davacının alacaklısı olduğu İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasından satıldığı ve 21/04/2016 tarihinde satış bedelinden 350.000-TL'nin ipoteğin paraya çevrilmesi için başlatılan İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin 2012/3899 esas sayılı dosyasına gönderildiği, bahsi geçen bedelin alacaklı vekili tarafından itirazın kaldırılması veya iptali ile ilgili mahkemeden karar getirilmemesi nedeniyle alacaklıya ödenmesi talebinin icra müdürlüğünce reddedildiği, davacının paranın ödenmesi yaptığı şikayet başvurusunun reddedilerek temyiz incelemesinden geçmek suretiyle 16/10/2019 tarihinde kesinleştiği (İstanbul Anadolu 8. İcra Hukuk Mahkemesi 15/06/2017 tarihli 2016/828 E. 2017/468 K.; İstanbul BAM 21. HD 13/03/2018 tarihli 2017/2836 E. 2018/542 K.; Yarg.

12.HD. 16/10/2019 tarih 2018/11112 E. 2019/15035 K. Sayılı kararı), bunun üzerine davalının itirazının iptali için 07/05/2018 tarihinde eldeki davanın açıldığı, davanın açılmasından sonra 19/07/2019 tarihinde davalı borçluların icra dosyasındaki itirazlarından feragat ettiklerine ve dosyaya yatan paranın alacaklıya ödenmesine dair icra dosyasına dilekçe sundukları, bunun üzerine 08/08/2019 tarihinde dosyaya yatan paranın alacaklıya ödendiği, mahkemece, satış bedelinin icra dosyasında davadan önce ödenmesi nedeniyle davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.Taşınmaz rehninin paraya çevrilmesi ile ilgili hükümleri düzenleyen İİK'nun 147/1. maddesinde, ödeme emrine itiraz hakkında İİK'nun 62. maddesinden 72. maddesine kadar olan hükümlerin uygulanacağı belirtildiğinden, anılan yasal düzenleme gereğince, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibinde ödeme emrine itiraz edilmesi halinde, duran takibin devamını sağlayabilmek için alacaklının, İİK'nun 68. maddesine göre, icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasına ya da İİK'nun 67. maddesi uyarınca genel mahkemede itirazın iptaline dair karar alması gerekmektedir. İcra dosyasına takibin devamına yönelik bir karar sunulmadan icra müdürlüğünün dosyaya gelen parayı ödemesi mümkün değildir. Nitekim davacının bu yöndeki şikayeti reddedilmiş olup, buna ilişkin icra hukuk mahkemesi kararı temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşmiştir.Davanın konusunu oluşturan ipotekli takip dosyasına yatan paranın davacı alacaklıya ödenmesi için davacının davalının icra takibini durduran itirazının iptalini istemekten başka başvuracağı hukuki yol bulunmadığından eldeki davanın açılmasında hukuki yararı bulunduğu açıktır. Bu nedenle mahkemece davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bununla birlikte dava, itirazın iptali davası olup başlatılan icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır. Davalı borçluların davanın açılmasından sonra 19/07/2019 tarihinde icra dosyasındaki itirazlarından feragat etmekle davanın konusu kalmamıştır. Bu nedenle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken davanın yukarıda belirtilen gerekçe ile usulden reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Dava konusuz kalsa bile davalı tarafından icra takibine haksız olarak itiraz edildiği, davanın açılmasında davacının haklı olduğu anlaşıldığından likit alacak için davacı yararına icra inkar tazminatına ve HMK 331 hükmü gereği davacı lehine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/01/2022 Tarih 2018/504 Esas 2022/17 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,%20 oranında hesaplanan 70.000‬-TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsiliyle davacıya ödenmesine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 23.908,5‬0-TL karar harcından davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 4.227,13-TL ile icra veznesine yatırılan 1.750-TL olmak üzere toplam 5.977,13‬‬-TL harcın mahsubu ile kalan 17.931,37‬-TL'nin davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan 6.013,03‬-TL peşin harçların davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 234,50-TL posta masrafından ibaret yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Davacı vekili için takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,Yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 107-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/12/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog