Danıştay 9. Daire Başkanlığı
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5171 E. , 2024/886 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolunda düzenlenen vergi tekniği raporuna istinaden alınan takdir komisyonu kararına dayanılarak re'sen tarh edilen; 2017 yılı kurumlar vergisi ve 2017/Ocak-Mart, Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül, Ekim-Aralık dönemlerine ilişkin geçici vergi ile bu vergiler üzerinden tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı şirket hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunun değerlendirilmesinden, davacı şirketin bazı firmalara düzenlediği tüm faturaların komisyon karşılığı düzenlenen sahte faturalar olduğunun, bazı firmalara düzenlediği faturaların da, davacı lehine davranılarak 30.000,00-TL'den daha yüksek tutarlı olanlarının komisyon karşılığı düzenlenen sahte faturalar olduğunun kabulünün yerinde olduğu, müstâkar hale gelmiş Danıştay İçtihatları doğrultusunda %2 oranında komisyon alındığı kabul edilerek hesaplanan komisyon geliri üzerinden davacı adına tarh olunan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinde ve geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının vergi aslının bir katına isabet kısımlarında hukuka aykırılık görülmediği; dava konusu geçici vergilere ve geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının vergi aslının bir katını aşan kısımlarına gelince, mahsup dönemi geçen geçici vergi aslı için tarhiyat yapılamayacağından, dava konusu geçici vergi asıllarında hukuka uyarlık bulunmadığı, diğer taraftan, geçici verginin gelir vergisine mahsup edilmek üzere peşin alınan bir vergi olması nedeniyle Danıştay'ın yerleşik içtihatları uyarınca, mahsup dönemi geçtikten sonra tarh edilecek geçici vergi üzerinden kesilecek vergi ziyaı cezasının, tek kat olarak uygulanması gerektiğinden, dava konusu geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısımlarında da hukuka uyarlık bulunmadığı; dava konusu vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısımlarına gelince, Mahkemelerinin E:... sayılı dosyasında alınan ara kararı üzerine davalı idarece dosyaya ibraz edilen cevabi yazıda, tekerrür hükmünün uygulanmasına neden olan vergi ziyaı cezasının kanuni süresinden sonra verilen 2016/Mart dönemine ait katma değer vergisi düzeltme beyannamesinden kaynaklandığı ve tarhiyatı içeren ihbarnamenin 13/03/2017 tarihinde mükellefe tebliğ edildiği, mükellefin söz konusu ihbarname için tarhiyat sonrası uzlaşmaya başvurması üzerine 03/05/2017 tarihinde cezanın kesinleştiğinin belirtildiği, 2017 yılında kesinleşen söz konusu cezanın, 2017 yılına ilişkin olarak kesilen dava konusu vergi ziyaı cezaları açısından tekerrüre esas alınması mümkün bulunmadığından, dava konusu vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısımlarında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, dava konusu geçici vergilerinin, geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının tek katı aşan kısımlarının ve vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısımlarının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu mahkeme kararının gerekçesinde de belirtilen davacı şirket hakkındaki olumsuz tespitlerden hareketle, davacı şirketin bazı firmalara düzenlediği tüm faturaların komisyon karşılığı düzenlenen sahte faturalar olduğunun, bazı firmalara düzenlediği 30.000,00-TL'den daha yüksek tutarlı olan faturaların ise komisyon karşılığı düzenlenen sahte faturalar olduğunun kabulü suretiyle dava konusu cezalı tarhiyatlar yapılmışsa da, dava konusu cezalı tarhiyatların dayanağı vergi tekniği raporunda, sahte olduğu varsayılan faturaların yanı sıra kısa süreli de olsa işçi çalıştırması, alışlarının bir kısmının haklarında henüz olumsuz tespit olmayan mükelleflerden olması nedeniyle bir kısım faaliyetinin gerçek olarak kabul edilmesinin yanı sıra, neden 30.000,00TL'yi aşan satışların sahte olarak kabul edildiği yönünde somut ve ikna edici bir bilgi ve belgeyle yapılmış tespit olmadan soyut ve varsayıma dayalı olarak 30.000,00TL'yi aşan satışlara ilişkin faturaların sahte olarak kabul edilmesi yönünde inceleme elemanınca yapılan değerlendirmenin yerinde görülmediği, öte yandan, davalı idarece de davacının bir kısım faaliyetinin gerçek olduğunun kabul edildiği ve davacı şirketin dava konusu cezalı tarhiyatların dayanağı vergi tekniği raporunda da tespit edilen ve yasalara uygun şekilde sigortalı olan 39 çalışanın bir yıldan az ya da çok çalışmasının sebebinin iş kolu ve iş tipi bakımından iş yapımı süresine göre istihdam edildiği ve şehir dışında bulunan şantiyelerde işçilerin çalıştırıldığı yönündeki iddialarının da dikkate alınarak, davacı şirketçe yapılan işler yönünden inceleme yapılmak suretiyle hangi iş ve işlemlerin gerçekten yapılıp yapılmadığı, böylece, varsa hangi belgelerin sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olduğunun tespit edilmesi gerekirken, soyut ve varsayıma dayalı olarak 30.000,00TL'yi aşan satışlara ilişkin faturaların sahte olarak kabul edilmesi suretiyle yapılan dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle,Vergi Mahkemesi kararının davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm fıkrasına yönelik kararının kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, davalı idare istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine; davacı istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararın davanın kısmen reddine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, esastan incelenen davada dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile geçici vergiler üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarının da kaldırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Bölge İdare Mahkemesi kararının mevzuata ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 27/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.