Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/758
Karar No
K. 2023/758
Karar Tarihi
Hukuk Alanı
İş Hukuku

T.C. ...4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/758 Esas - 2024/550

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

ANKARA

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2023/758 Esas
KARAR NO: 2024/550
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 07/11/2023
KARAR TARİHİ: 16/07/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 16/08/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalı yüklenici şirket ile imzalanan hizmet sözleşmesi kapsamında çalıştırılan ... ... 'in işten çıkarılması sonucunda, müvekkil idare hemde yüklenici şirketler/karşı taraf aleyhine 4857 sayılı yasadan kaynaklı alacaklar için dava açıldığını, ...31. İş Mahkemesi'nin 2021/634 E.-2023/18 K. Sayılı ilamı ile hükme bağlanan alacak kalemleri (kıdem ve ihbar tazminatı, yargılama gideri, vekalet ücreti)nin Kırıkkale İcra Müdürlüğü'nün 2023/4946 E. Sayılı dosyası üzerinden takibe konulmuş olduğunu, takip sonrası davacı idare tarafından söz konusu icra dosyasına 39.137,40 TL'nin yatırıldığını, ayrıca 2.500,92 TL stopaj ve 500,19 TL KDV tevkifatının vergi dairesine yatırıldığı, toplam bu dosya için 42.138,51 TL nin ödendiğini, Davalı yüklenici şirket ile imzalanan Teknik Şartnamenin 14.6 maddesine göre " Yüklenici yürürlükteki İş Kanunu ve Sosyal Güvenlik mevzuatı hükümlerine göre çalıştıracağı elemanların her türlü özlük haklarını karşılamak zorundadır. Mevzuata göre işçi alınması, işçi çıkarılması, işçi haklarının ödenmesi ve sair konularda tüm sorumluluk yükleniciye aittir" denildiği, konuya ilişkin Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2019/1289 E-2019/3274 K. Sayılı 04.07.2019 tarihli kararının bu yönde olduğunu belirterek Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; toplam 42.138,51 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP VE SAVUNMA

Davalı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davacı idare arasında 2015/43436 ihale kayıt numaralı "Genel Müdürlüğe Bağlı Bölge Müdürlükleri, Arıtma Tesisleri, Pompa İstasyonları ve Yer altı Barajında Görevlendirilmek Üzere 3 yıl Süreliğine 130 Özel Güvenlik Görevlisi Alımı " sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 9.1 numaralı maddesi uyarınca sözleşme kapsamındaki işin süresinin işe başlama tarihinden itibaren 12 ay olmakla birlikte davacı kurum tarafından asgari ücret artışı neden gösterilerek ihale kapsamında çalışan işçilerle kurulan belirli süreli iş sözleşmeleri müvekkilin iradesi dışında kurum tarafından feshedildiğini, Müvekkil şirketin bu hizmet alımı sözleşmelerinin feshine sebebiyet vermediği açık olduğundan ilgili kanun hükümleri ve güncel içtihatlar gereğince işçilik alacaklarından sorumlu olmadığını, Kaldı ki; müvekkili şirketin bitim süresinden önce feshedilen hizmet alım sözleşmeleri sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradığını, davacı idarenin müvekkili şirketin hakediş ve teminat alacaklarını ödemediğini, Söz konusu fesihle işine son verilen işçiler tarafından işçilik alacakları istemli olarak açılan davalar kapsamında hükmedilen ücretlerin davacı idare tarafından ödendiğini, Davacı idare tarafından müvekkili şirketin iradesi dışında alınan fesih kararları sebebiyle doğan işçilik alacaklarının ödenmesine ilişkin müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirket in eshe sebebiyet vermediğini, işçilik alacaklarından sorumlu olmadığını, Davacı kurum tarafından müvekkili şirkete hak edişlerinin ödenmediğini, davacı kurumun mahkeme kararıyla hükmedilen alacak kalemlerinin tahsilini hem müvekkili şirketin kurumdan alması gereken hak edişlerden hem de huzurda ki davayı açarak tekrar müvekkili şirketten tahsilini amaçladığını savunarak davanın reddini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, davadışı işçiye ödenen işçilik alacaklarını taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden ödediğini iddia eden davacının bu tutarın davalıdan rücuen tahsili talebine ilişkindir.

Dosyamızda taraf delilleri toplandıktan sonra ve taraflar arasındaki ihale dosyası celp edildikten sonra dosyamızda SMMM bilirkişisinden hesap bilirkişi raporu aldırılmış, alınan 13/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; İlgili Kanunlar ve Anayasa Mahkemesinin kararı doğrultusunda davacı idare ASKİ 'nin davalı tarafa rücu etme haklarının olduğu, Yargıtay kararı ile birlikte davacı hukuk müşavirliğinin Genel Müdürlük makamına yazdığı olur yazısında belirtmiş olduğu, "müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğumuz" ifadesine göre, Yarı yarıya sorumlu bulunduğu kanaatine varılması durumunda rücu edilecek tutarın (39.137,40/2) 19.568,70 TL, olacağı,

Davacı tarafından 17.05.2023 tarihinde yapılan 39.137,40 ödemeye ait, avans faizi tutarının dava tarihi itibariyle 3.845,65 TL olduğu, Davacı talebi olan 42.138,51 TL içerisinde bulunan 2.500,92 TL stopaj ve 500,19 TL KDV tevkifatına ait ödemelerin takdirinin mahkemede olduğu, mütalaa olunmuştur.

Davacı kurum ile davalı arasında düzenlenen sözleşmeler ve teknik şartnamelere göre; sözleşmenin 22. Maddesindeki hüküm ve teknik şartnamenin 14.6 maddesi hükmü ve taraflar arasında düzenlenen 08/03/2016 tarihli fesih protokolünün bi,rlikte değerlendirilmesinde, sözleşme süresince yüklenici şirket bünyesinde çalıştırdığı işçilerin işe alınması, işten çıkarılması neticesinde doğabilecek tüm yükümlülüklerin yüklenici şirkete ait olacağının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.

Kıdem tazminatı alacağı yerleşik Yargıtay kararları uyarınca (23. H.D'nin 2014/5216 E-2015/4986 K) her bir işverenin işçinin kendi çalıştırdığı döneme isabet eden miktarla sınırlı olarak sorumlu olup, son işveren ise yıllık izin ücreti alacağı ve fesih ihbar alacağından sorumludur. (11. H.D'nin 2013/166 E -18061 K)

Bahse konu hizmet alım sözleşmesinin ve eklerinin imza tarihi ile sözleşmede açıkça davalı yüklenici Şirketin işçilik alacaklarından hukuki sorumluluğu öngörülmesine göre, davacı kurum, davalı yüklenici Şirketden çalıştırdığı işçinin işçilik hakları bağlamında işçiye yaptığı ödemeyi davalıya rücu hakkını haiz olup dava konusu ödemenin Mahkememiz’ce de benimsenen bilirkişi raporunda hesaplanan kısmını davalıdan rücuen talep etmekte hukuken haklıdır. Toplanan delillere göre açıklanan gerekçelerle; davanın kabulü ile; 42.138,51 TL toplam rücu alacağının, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın KABULÜ ile

42.138,51-TL rücu alacağının 17/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

2.Alınması gerekli 2.878,48 -TL nispi karar ve ilam harcı için peşin alınan 719,63-TL harçtan mahsubu ile eksik alınan 2158,85 -TL harcın davalıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına,

3.Arabulucu ücreti olarak yatırılan 3.120.00 TL ücretin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Bu dava kapsamında davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvurma harcı, 719,63-TL peşin harç, 38,40-TL vekâlet harcı olmak üzere toplam 1027,88‬ -TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6.Bu dava kapsamında davacı tarafından yapılan 2.859,00 TL posta/tebligat/bilirkişi gideri olan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,

Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ...Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/07/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.