Esas No
E. 2010/7685
Karar No
K. 2011/3237
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
YARGITAY

7. Hukuk Dairesi

E. 2010/7685 K. 2011/3237 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/7685, K. 2011/3237, T. 10.05.2011
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/7685
Karar No
2011/3237
Karar Tarihi
10.05.2011
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

7. Hukuk Dairesi         2010/7685 E.  ,  2011/3237 K.

"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Koşulları HUMK.nun 237. maddesi hükmünde öngörülen kesin hüküm kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca yargılamanın her aşamasında öne sürülebilen, istek olmasa bile mahkemelerce de resen (kendiliğinden) gözetilmesi gereken olumsuz dava koşuludur. Uygulamada ve öğretide kararlılık kazanan görüşlere gore kesin hükmün varlığından söz edebilmek için her iki davanın konusunun, sebebinin ve taraflarının aynı olması zorunludur. Bu üç unsurun birlikte bulunmaması halinde kesin hüküm koşullarının oluştuğundan söz edilemez.

Somut olaya gelince; görülen davanın, tapuya kayıtlı ve ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen 3007 ada 60 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan bina niteliğindeki muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkin olduğu, dosya içerisine getirtilen Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesinin 1991/231 E. 1993/350 K. sayılı dosyasında ise davacının mirasbırakanı tarafından davacı aleyhine farklı dava sebebine (vekalet akdinin kötüye kullanılması ve muvazaaya) dayanılarak, yine farklı konuda (tapu iptali ve tescil istemiyle) dava açıldığı anlaşılmaktadır. Bu olgular gözetildiğinde her iki davanın tarafları aynı olsa da sebep ve konularının (müddeabihinin) aynı olmadığı görülmektedir. Gerçekten önceki davada taşınmazın aynına yönelik bir talep varken görülmekte olan davadaki talep,taşınmaz üzerindeki muhdesata ilişkindir. Şu halde taraflar arasında koşulları usulün 237. maddesi hükmünde öngörülen biçimde kesin hüküm oluşmadığı kuşkusuzdur.

Hal böyle olunca; toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek davanın esası hakkında sonucuna uygun bir hüküm verilmesi gerekirken, kesin hükmün varlığında yanılgıya düşülerek yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 91,05 TL harcın istek halinde davacıya iadesine 10.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog