ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Bankacılık İşleminden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkilinin Diyarbakır İlinde ... sektöründe tanınmış bir kişi olduğunu ve davalı bankanın ... Şubesinde hesabı bulunduğunu, hesabı açtığı zamandan itibaren tüm ticari işlerini bu hesap üzerinden gerçekleştirdiğini, müvekkilinin ticari işleri için ... hesap numaralı "... " şeklinde çek koçanları bulunduğunu, çeklerin ödeme ve ibraz tarihleri geldiği zaman bankanın ödeme yapacağı tarihte müvekkili arayarak çek karşılıklarının ödeneceğini, hesapta para olmasa dahi yine aynı bankada bulunan müvekkilin sari hesaplarından virman edileceğini bildirerek ödeme yapmakta olduklarını, müvekkilinin ... tarihinde davalı bankanın ... Şubesine çeklerini almak için gittiğinde banka çalışanları tarafından çeklerden birinin karşılıksız işlemi gördüğünün bildirildiğini, hesaplarında yeteri kadar para bulunduğunu ve virman talimatı bulunduğu halde ibraz edilen ... adet çekten ... adet ... TL bedelli çekin karşılıksız işlemine tabi tutulduğunu, davalı bankanın virman bilgilendirmesi için müvekkilini aramadığı gibi müvekkilinin ticari hayatını sekteye uğratacak derecede olan bu hatayı olanlardan habersiz olarak banka şubesine gittiğinde öğrendiğini, karşılıksız işleminin yapıldığı tarihte müvekkilinin müşterisi olduğu ... Bankası, ... Bankası, ... Bankası, ... ve ... Bankası tarafından aranarak ... tarafından mail aracılığıyla bilgilendirme geldiğini ve takipte olduğunu belirttiklerini, ayrıca ... başta olmak üzere ... Bankasının kredi ve hesap kartlarınının kullanıma kapandığını, Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi raporuna göre müvekkilinin ... adet çeki ödediğini, sadece ... adet ... TL bedelli çeki ödemediğine ilişkin kayıt bulunduğunu, davalı bankanın müvekkiline ait ... TL bedelli çekin karşılıksız işlemine tabi tutulması nedeniyle müvekkilinin ticari itibarının sarsıldığını, davalı banka şubesine gitmemiş olsaydı daha da kötü sonuçlarla karşılaşacağını ve ticari hayatının biteceğinin açık olduğunu, müvekkilinin bu durum karşısında manevi olarak büyük psikolojik sorunlarla karşı karşıya kaldığını ileri sürerek tevzi formunda ve dava dilekçesinin başlık kısmında dava değerini 100.000,00 TL göstererek ve 100.000,00 TL üzerinden peşin harç yatırarak 50.000,00 TL manevi tazminatın mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, zamanaşımının dolduğu, Davacının dava dilekçesinde de ikrar etmiş olduğu üzere; davaya konu çekin bankaya ibraz edildiği tarihte davacı müşterinin müvekkili bankanın ... Şubesinde bulunan .... hesap numaralı çek hesabındaki bakiyenin ibraz edilen çeki karşılamaya yetersiz olduğunu, bahse konu çek hesabının karşılıksız olduğuna ilişkin banka sistemi ekran görüntüsünü ekte sunduklarını, davaya konu çekin ibraz tarihinde çek hesabı bakiyesinin yetersiz olduğu davacının da kabulünde olup müvekkil bankanın söz konusu çek bedelini, müşterinin virman talimatı/talebi olmaksızın başka bir hesabından re'sen ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, müşterinin bilgi ve rızası dışında işlem yapabilme şeklindeki bir düşüncenin bankacılık sisteminin özüne ve sözleşmeye de aykırılık içerdiğini, nitekim virman işleminin yapılabilmesi için müşterinin bu yönde bir talimatı/talebi bulunması gerektiğini, müşterinin düzenlemiş olduğu çeklerin bedelini ibraz tarihinde çek hesabında bulundurma yükümlülüğünün tamamen kendi sorumluluğunda olduğunu, bu hususun 5941 sayılı Çek Kanununun "İbraz, ödeme, çekin karşılıksız olduğunun tespiti ve gecikme cezası " başlıklı 3/5.maddesinde düzenlendiği gibi sözleşmenin 4.maddesi ile de hüküm altına alındığını, sözleşme metninden de anlaşılacağı üzere çek hesabında yeterli bakiyeyi bulundurma yükümlülüğünün tamamen müşteriye ait olduğunu ve çek hesabında yeterli tutar bulunmadığı takdirde bankanın, müşterisinin virman talimatı/talebi olmaksızın banka nezdindeki diğer hesaplarından re'sen çek bedelini ödeyeceğinin kararlaştırılmadığını, banka müşterilerinin aynı banka nezdinde birden fazla hesap bulundurma amaçları genel olarak hesapların farklı amaç ve işlemlerde kullanılmasına ilişkin olduğunu, müşterinin çek bedellerinin ödenmesi için müvekkili banka nezdinde oluşturduğu çek hesabında yeterli bakiye olmaması halinde müşterinin hangi amaçla ve hangi işlemlerde kullanacağı yalnızca müşterinin bilgi ve tasarrufunda olan bir başka hesabından bankanın ödeme yapma sorumluluğu ve yükümlülüğünün bulunmadığını, dava dilekçesinde çeki ibraz eden kişi tarafından tahsilini sağlamak amacıyla davacının müvekkili bankaya virman talimatı verdiğine dair herhangi bir delil de bulunmadığını, davacının müşterisi olduğu diğer bankalardaki kredi ve hesap kartlarının kapatılması hususunun ise, ilgili bankaların idari kararları kapsamında kaldığını, bankaların herhangi bir nedenle müşterilerinin kredi ve hesap limitlerinin kapatılıp kapatılmaması yönündeki idari kararları nedeniyle müvekkil bankaya kusur izafe edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, nitekim karşılıksız çek keşide eden kişiler hakkında kredi hesaplarının kapatılması gerektiğine dair bankaları bağlayıcı bir hukuki zorunluluk bulunmadığını, çek hesabındaki yetersiz bakiye nedeniyle karşılıksız işlemi gören çekin, davacının da dava dilekçesinde belirttiği üzere karşılıksız işlemi görmesinin ertesi günü yani ... tarihinde davacının şubeye gelerek banka nezdindeki diğer hesabından çek hesabına virman yapılmasını talep etmesi üzerine, davaya konu karşılıksız çekin sistemsel tüm düzeltmelerinin yapıldığını ve Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi ve Merkez Bankası kayıtlarına sistem tarafından otomatik yapılan bildirimlerin geri çekildiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi raporu henüz çekin düzeltme işlemlerinin sürdüğü tarihte alınmış olduğundan ilgili çeke ait kayıt görünmekte olup işlemin düzeltilmesi tarihi itibari ile söz konusu kaydın artık mevcut olmadığını, davacı tarafından işbu davadan önce aynı konuyla ilgili Diyarbakır ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...
E. Sayılı dosyası üzerinden 50.000,00 TL manevi tazminat talepli dava açıldığını ve görevsizlik kararı sonrası dosyanın görevli Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasına kaydedildiğini ve nihayetinde davanın usulden reddine karar verildiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, ayrıca talep edilen faize, faiz türüne ve faiz başlangıç tarihlerine itiraz ettiklerini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Dosyaya sunulan deliller incelenmiş, davalı bankadan ilgili kayıt ve belgeler ile Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezinden Kredi Limit Kredi Risk ve Tasfiye Olunacak Alacaklara ilişkin davacıya ait ... tarihleri arasındaki sistem kayıtları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davacı hakkında sosyal ve ekonomik durum araştırılması yapılmış, bankacı bilirkişiden bilirkişi raporu alınmıştır.
UYAP sistemi üzerinden incelenen Mahkememizin ... esas sayılı dosyası incelendiğinde; elde ki dosyanın davacısı tarafından yine elde ki davaya konu edilen çeke karşılıksız işlemi yapılması nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsili istemiyle Diyarbakır ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden açılan davada mahkememize verilen görevsizlik kararının istinaf edilmemesi üzerine dosyanın mahkememize gönderildiği ve mahkememizin ... tarih ve ... E.-...
K. Sayılı ilamı ile, arabuluculuğa başvuru yapılmadan dava açıldığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği ve kararın istinaf edilmeksizin ... tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Tevzi formunda ve dava dilekçesinin başlık kısmında dava değerinin 100.000,00 TL olarak gösterilmesi ve dava açılırken 100.000,00 TL üzerinden peşin harç yatırılmış olması nedeniyle dava değeri 100.000,00 TL olarak kabul edilmiştir. Dava, davacının davalı banka nezdinde ki hesaplarında karşılığı bulunmasına rağmen davalı bankanın davacının keşidecisi olduğu çeke karşılıksız kaşesi vurulmasına sebebiyet verdiği iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı, karşılıksız işlemine tabi tutulan çekin ibraz tarihinde çek hesabında karşılığının bulunup bulunmadığı, çek hesabında karşılığının bulunmaması ancak davacının diğer hesaplarında karşılığı bulunması halinde davalı bankaya virman talimatı verilip verilmediği, virman talimatı bulunmadığının da kabulü halinde davalı bankanın diğer hesaplardan çek hesabına para aktarma gibi bir yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı, tüm bunlardan varılacak sonuca göre davacının manevi tazminat talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarına ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, bankacılık işleminden ve dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinden kaynaklandığından genel zaman aşımı olan 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin zamanaşımı def'i yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Mahkememizce, karşılıksız işlemi yapıldığı iddia edilen çekin ibraz tarihinde çek hesabında karşılığının bulunup bulunmadığı, çek hesabında karşılığının bulunmadığının tespiti halinde davacı tarafından virman talimatı verilip verilmediği, virman talimatı bulunmadığının tespit edilmesi durumunda da davalı bankanın diğer hesaplardan çek hesabına para aktarma gibi bir yükümlülüğüne ilişkin bir bankacılık uygulamasının bulunup bulunmadığının, çeke karşılıksız işlemi yapılması nedeniyle davalı banka ile dışı diğer bankalar tarafından davacının kredi ve hesap kartlarının kullanıma kapatılıp kapatılmadığının tespiti amacıyla bankacı bilirkişiden rapor alınmıştır.
Bilirkişi raporunda; davacıya ait ... tarihinde ibraz edilen .... seri numaralı ve ... TL bedelli çekin davalı bankanın ... Şubesinde bulunan ... nolu hesabın bakiyesinin çeki karşılamaya yetersiz olması nedeniyle yazıldığı, ... tarihinde davacının ... nolu hesabının bakiyesinin .... TL olduğu ve ... tarihinde bu hesaptan çek hesabına virman yapılarak ilgili çekin .... tarihinde ödendiği, Türkiye Bankalar Birliğinden alınan .... tarihli Risk Merkezi Raporunda ilgili çekin karşılıksız işlemi gördüğünün tespit edildiği, davacı tarafından hesaplar arası para nakit akışına ilişkin virman talimatının bulunmadığı, davalı banka ve diğer bankalarda hesapları arası virman talimatı olmadan diğer hesaplardan çek hesabına para aktarma gibi bir yükümlülüğüne ilişkin bir bankacılık uygulaması bulunmadığı, ancak bankalar tarafından müşteri memnuniyeti açısında müşteriyi aramak suretiyle müşteri onayı/talebi (sözlü onay) ile Çek hesabına para aktarma işlemi yapılabildiği, bu durumun bankalar için yükümlülüğe ilişkin bankacılık uygulaması olmadığı, çekin karşılıksız işlemi görmesi nedeniyle davalı banka tarafından kredi, kredi kartı ve hesap kartları kullanımına kapattığına dair herhangi bir durum tespit edilemediği, davalı banka tarafından (sistem otomatik olarak) geçici olarak kapatmışsa bile (tespit edilmediği) çekin ödenmesinden sonra hemen kullanıma açıldığı, bu nedenle davacının banka kayıtlarında olumsuz bir durumunun görülmediği, davacı tarafından ... tarihinde ... TL artı para kredisi kullandığı da dava dosyasına sunulan davacıya ait ... nolu hesabın hesap hareketlerinden tespit edildiği, diğer bankalarca da davacının kredi ve hesap kartlarının kullanıma kapatıldığına dair herhangi bir durumun tespit edilemediği mütalaa edilmiştir.
Davacının davalı bankanın ... Şubesinde çek hesabı bulunduğu ve çekin ibraz edildiği tarihte çek hesabında karşılığının bulunmaması nedeniyle çekin karşılıksız işlemine tabi tutulduğu, davacının bankanın aynı şubesinde bulunan çek hesabı dışında başka bir hesapta çekin ibraz tarihinde çek bedelini karşılayacak nakit bulunduğu dosya kapsamından sabittir. Hesap sahibinin aynı bankanın başka şubelerinde hatta aynı şubesinde yeterince parasının bulunmasının, çeki karşılıksız olmaktan kurtarmayacağı doktirinde belirtilmektedir.( Reisoğlu, Seza. Çek Hukuku, Ankara 2011, s.260). Nitekim Yargıtay 11. H.D'nin 04.03.2019 tarih 2017/4880E, 2019/1751 sayılı kararında keşidecisi olduğu bononun hesapta bulunan paradan ödenmesi için, davacının açık talimatı veya taraflar arasında önceden düzenlenen sözleşme olması gerektiği açıklanmıştır.
Dosyadaki belgelere göre davacı tarafından çekin ibraz edildiği gün çek hesabının bağlı bulunduğu hesap yerine başka bir hesabında para bulunduğu, paranın çek hesabına aktarılması yönünde sözlü veya yazılı bir talimat verildiğine ilişkin dosyaya yansıyan herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Davacının çekin karşılıksız kalmaması için doğrudan çek hesabına para yatırması veya diğer hesaplarından çek hesabına ödeme yapılması hususunda talimat vermesi gerekmektedir. Bankacılık uygulamasında bankaların müşteri memnuniyeti açısından müşterinin karşılıksız çek nedeniyle zor duruma düşmemesi için diğer hesaplarından ödeme yapılması veya durumu müşteriye bildirilmesi rastlanan bir durum ise de banka zorunlu olmadığı halde iyiniyetli olarak yapabileceği bu eylemi yerine getirmemesinden sorumlu tutulamaz. Bu halde, davacı, çek hesabı yerine başka bir hesaba para yatırarak çekin ibrazı sırasında çek hesabında para bulundurmadığından çekin karşılıksız işlemi görmesine kendisi sebebiyet vermiştir. Nitekim benzer uyuşmazlıklarda verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/8253 E.-2018/1402 K. Ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2018/626 E.- 2020/1197 K. sayılı ilamları da aynı yöndedir. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1.Davanın REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3.Davacı tarafından tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5.Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
6.Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı
Katip Hakim