4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2023/1324 E. , 2024/2131 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Avukat ...
2.... vekili Avukat ...
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.10.2019 tarih, 2017/244 E, 2019/397 K sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 22.12.2020 tarih, 2020/127 E, 2020/ 1704 K sayılı ilamı ile istinaf talebinin kabulüne, yeni hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 4 Hukuk Dairesinin 21.01.2022 tarih, 2021/15308 E, 2022/936 K sayılı ilamı ile kararın bozulmasına, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmis, Bölge Adliye Mahkmesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, davalı ... vekili tarafından cevap dilekçesi ile incelemenin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiş; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av.... ve davalı ... vekili Av....geldiler. Davalı ... tarafından gelen olmadı. Davacı vekili ve davalı ... vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 27.02.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenilerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Adana 1. İcra Müdürlüğü'nün 2015/16217 sayılı dosyası ile takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini beyan ederek, davalı borçlunun mal kaçırma kasdı ile adına kayıtlı İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 944 parsel sayılı taşınmazın düşük bedel ile diğer davalıya devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek, davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili ve davalı ... vekili cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.10.2019 tarihli ve 2017/244 E, 2017/244 karar sayılı kararıyla; "davalı tarafın dava konusu taşınmazın taraflar arasındaki anlaşma gereği 410.000,00 TL üzerinden satışa konu edildiği iddiasında bulunarak bu bedelin çek ile ödendiğini bildirdiği, Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş'de bulunan hesap hareketleri incelendiğinde ödeme hususunun gerçeği yansıttığı, Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından düzenlenen resmi senette taşınmazın satış bedeli her ne kadar 9.000,00 TL yazıyor ise de bu hususun gerçeği yansıtmadığı taşınmazın mahkememizce tespit edilen bedeli ile yapılan ödeme arasında fahiş fark bulunmadığı, tespit edilen tüm olgular dikkate alınarak davacı alacaklının İİK'nun 280 inci madde kapsamında, davalı ...'nin borçlu ...'ın içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastını bilerek taşınmazı satın aldığına dair mahkememizde yeterli kanaat oluşmadığının kabulü ile ispat edilemeyen davacının davasının reddine ", karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF VE İSTİNAFTAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İstinaf Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.Adana Bölge Adliye Mahkemesinin 3. Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih, 2020/127 E, 2020/1704 K sayılı kararı ile "... dosya içinde mevcut Kuveyt Türk Katılım Bankası AŞ'nin 06.11.2018 tarihli yazısı ve ekleri incelendiğinde, 23.06.2016 keşide tarihli, keşidecesi Kuveyt Türk Bankası, lehtarı ...olduğu, 410.000,00 TL bedelli çeke ilişkin talimatta davaya konu taşınmazın satış bedelinin ödendiği ile ilgili davalı ... tarafından verildiği söylenilen talimatın boş ve tarihsiz olduğu, hangi hesap numarasından bloke çek bedelinin ödeneceği yönünde bilgi bulunmadığı, bu haliyle ilgili talimatın her zaman düzenlenebilecek adi bir evrak niteliğinde bulunduğu, yine satış bedeli karşılığı verildiği bildirilen bloke çekin münhasıran bu iş için verilip verilmediği hususunun da netlik kazanmamış ve gerek bankaya verilen çek talimatında gerek ise de çek bedelinin davalı taşınmaz maliki borçlu davalı ...'a ödendiğine dair her hangi bir kayıt dosyaya sunulmadığı, bu haliyle devir bedeli ile gerçek bedel arasında fahiş fark olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında karar verilmesine, dava konusu gayrımenkul ile ilgili tasarrufun iptaline, davacıya icra dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesine" karar verilmiştir.
3.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4.Yargıtay 4 Hukuk Dairesinin 21.01.2021 tarih, 2021/15308 E, 2022/936 K sayılı ilamı ile "....avalı borçlu ...’ın dava konusu İstanbul İli,... İlçesi, ... Mahallesi, 944 parsel sayılı taşınmazın satımı konusunda dava dışı 22.06.2015 tarihinde Beykoz Noterliği’nin 29730 yevmiye nolu vekaletnamesi ile dava dışı...’ün yetkilendirildiği, söz konusu yetkinin 03/07/2015 e kadar verildiği, dava konusu satışın söz konusu vekalete istinaden davalı borçlu ... adına ...tarafından 23/06/2015 tarafından yapıldığı, bu arada 22.06.2015 tarihinde ... hesabına ... hesabından 410.000,00 TL bloke çek bedeli havale edildiği, ... imzalı bila tarihli talimat yazısında blokede bekleyen 410.000,00 TL nin...’e ödenmesinin belirtildiği ve dava konusu satışın yapıldığı 23.06.2015 tarihinde Kuveyt Türk Bankası ...Şubesi gişesinden 410.000,00 TL bedelin ...tarafından çekildiği, söz konusu işlemlerin kronolojik sıralamasına bakıldığında ve 410.000,00 TL ödemenin dava dışı ...ve davalı ... arasında başkaca bir ticari işleme ilişkin olduğunun da davacı tarafından da ispat edilememiş olmasına, söz konusu işlemlere ilişkin bilgilerin Kuveyt Türk Bankası’nın 06.11.2018 tarihli yazısı ekinde olmasına göre söz konusu talimat evraklarının sonradan düzenlenmiş adi belge niteliğinde de kabul edilememesine, dava konusu gayrımenkulün tapuda gösterilen bedel haricinde 410.000,00 TL ödemenin dava konusu gayrımenkul satışına ilişkin yapılmış olduğunun anlaşılmasına, dava konusu gayrımenkulün gerçek değeri ile ödenen bedeller toplandığında arada misli aşan fark olmadığının da belirlenmesine göre davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. " gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3 Hukuk Dairesi 22.11.2022 tarih, 022/2608 E, 2022/2259 K sayılı kararı ile bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu gayrımenkulün düşük bedel ile devredildiğini beyan ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep edilmiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; bozma ilamına uyularak karar verilmiş olmasına, kronolojik sıralamaya bakıldığında yapılan ödemelerin dava konusu gayrımenkulün satışına ilişkin olduğunun açık olmasına, davacı tarafından davalılar arasında başkaca bir ticari ilişki olduğunun da ispat edilememiş olmasına ve söz konusu belgelerin de davalıların iddialarını doğrular nitelikte olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile bozma ilamına uyularak verilen, usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'ye verilmesine,
19.12.2005 gün ve 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140 ıncı maddesi gereğince davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.