Esas No
E. 2010/4925
Karar No
K. 2011/4032
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2010/4925 E.  ,  2011/4032 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1.Asıl ve birleşen dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine, bilirkişi konusundaki yasal düzenlemeye uygun düşmemiştir.

HUMK'un 275. maddesi hükmüne göre, genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkesin bilmesi gereken konularla hâkimlik mesleğinin gereği olarak hâkimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konular dışında kalan ve çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Kural olarak; bilirkişi raporu hâkimi bağlamaz. Hâkim raporu serbestçe takdir eder. HUMK'un 284. maddesi hükmüne göre de hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir.

Somut olaya gelince; davacı, davalılar tarafından yapılan çalışma sırasında kabloya hasar verildiğini öne sürmüştür. Mahkemece zarar yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen ilk raporda; davacının kabloyu usulüne uygun döşemediği, bu nedenle % 30 oranda kusurlu olduğu açıklanmış, ikinci bilirkişi raporunda ise davacıya kusur izafe edilmemiştir. Mahkemece ayrıca yeni bir bilirkişi incelemesi de yaptırılmaksızın alınan raporlara aykırı biçimde, davacının takdiren % 25 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmiştir.

Davaya konu olayda, tarafların kusur oranının belirlenmesinin özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir konu olduğu kuşkusuzdur. Yukarıda açıklanan hukuksal olgu dikkate alındığında, bilirkişi raporlarını yetersiz bulan mahkeme hâkiminin yeni bir bilirkişi kurulundan rapor almaksızın kendi hukuki bilgisi ile kusur oranı belirlemesi ve bilirkişi düşüncesine aykırı biçimde belirlediği farklı bedele göre karar vermesi yasal olarak mümkün değildir. Eksik araştırma ve soruşturma ile yasal düzenlemelere aykırı biçimde karar verilemez.

Hal böyle olunca, ilk raporla ikinci rapor arasındaki tarafların kusur oranı yönünden çelişkinin giderilmesi için yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınması, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, özel ve teknik bilgi gerektiren konuda değerlendirmesinin mahkemece yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, davacının temyiz itirazlarının bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir.

2.Dosya içeriğinden mahkemece, aleyhine açılmış bir dava bulunmadığı halde, ihbar olunan ... hakkında ayırma kararı verildiği anlaşılmaktadır. O halde, yukarıda açıklanan olgular dikkate alınarak, ihbar olunan ... hakkında bir hüküm kurulmayacağı göz önüne alınarak, davada taraf olmayan ... hakkında ayırma kararı verilmesi dâhi doğru görülmemiş, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenle de yerinde görülmüştür.

SONUÇ :Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istek halinde davacıya iadesine, 14.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog