4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2024/4333 E. , 2024/6615 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.10.2018 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda, araçta yolcu olan müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 107.000,00 TL ve rapor ücreti olarak 750,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini toplam 270.328,98 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilince davacının zararının karşılandığını, sigortalısının kusuru bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile sigortalı araç sürücüsünün tali kusurlu olabileceğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, zarar ve kaza arasında illiyet bağı olmadığını, fahiş tedavi masrafı talep edildiğini, iddia edilen geçici bakıcı giderinden takdiri indirim yapılması gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararı talebinin teminat dışında olduğunu, müvekkilinin temerrüdü oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulüne, 269.578,98 TL'nin 30.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
B. İtiraz sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; uzun süreli kiralama bulunduğu için müvekkilinin sorumlu olmadığını, kusur yönünden yeniden rapor alınması gerektiğini, emniyet kemeri takmama nedeniyle müterafik kusur indirimi ve ayrıca hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunmadığını, tedavi giderlerinden ve geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, davacı kazaya uğradığı dönemde çalışmıyorsa ve sonrasında çalışacağı belli değil ise kazanç kaybı oluşmayacağını, sürekli iş göremezlik tazminatının SSK'nın Sağlık İşlemleri Tüzüğü'nde yer alan çizelgelerden yararlanılarak belirlenmesi ve başvurucunun ortopedik sorunları nedeniyle 18 aylık stabilizasyon süresi beklendikten sonra maluliyet raporu alınması gerektiğini, poliçe genel şartlarına göre %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, poliçe limitiyle sorumlu olduklarını, STK'ya başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini, müvekkiline ve STK'ya eksik belge ile başvurulduğunu, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilebileceğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 20.03.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ekindeki “Özür Oranları Cetveli”ndeki “Hipertrafik skar ve keloid" kısmında “7- Hafif-vücut yüzeyinin % 1-9'unu kaplayan)5” ibarelerine yer verildiği, buna göre derideki skar izleri nedeniyle % 5 oranında maluliyet verilebilmesi için skar izinin vücut yüzeyinin en az %1'ini kaplaması gerektiği, Türkiye'de erişkin bir erkekte ortalama vücut yüzeyinin 1.7 metrekare, bunun %1'inin de 170 santimetre kare, erişkin bir kadında ortalama vücut yüzeyinin 1.6 metrekare, bunun % 1'i de 160 santimetre kare olduğu, somut olayda hükme esas alınan raporda skar izinin 4,5x1,2 cm olduğu belirtilmiş olup, 5,4 cm2 lik bir yüzey alanını kapladığının anlaşıldığı, bu boyutta bir skar dokusunun engel oranları cetvelinde karşılığı bulunmadığı, yine kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerinin “Kas-İskelet Sistemi” başlıklı bölümü uyarınca omurgaya ilişkin yaralanmalarda maluliyet raporunu hazırlayan heyette fizik tedavi uzmanı ve nöroloji uzmanı bulunması gerektiği, başvuru sahibi tarafından sunulan raporu hazırlayan heyette fizik tedavi uzmanı ve nöroloji uzmanı bulunmadığı, böylelikle başvuru sahibi tarafından sunulan sağlık raporunun değerlendirmeye ve hükme esas alınabilecek bir rapor olmadığı, sigorta şirketine gerekli belgelerle geçerli başvuru yapılmadığı anlaşılmakla başvuru sahibinin Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurmasında hukuki yararının bulunmadığı için başvurunun usulden reddedilmesi gerektiği gerekçeleri ile itirazın kısmen kabulüne, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun kesinlik sınırı üzerinde ve belirsiz alacak davası şeklinde olduğunu, davalı yanın raporda imzası bulunan uzmanlara ve müvekkilinin arazlarına dair mübrez rapora somut bir itirazı bulunmadığını, dosyada kaza tarihi itibarı ile geçerli olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre ve davacı muayene edilerek düzenlenmiş rapor bulunduğunu, raporda kaza ile illiyetin belirtildiği ve sürekli ibaresinin yer aldığını, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı ile sabit olduğu üzere raporun hüküm kurulabilir nitelikte olduğunu, hekim olmayan hakem üyelerinin tıbbi değerlendirmede bulunarak usulden ret kararı vermesinin kabul edilemez olduğunu, raporda iki ortopedistin imzası olduğunu, skar izinin de adli tıp uzmanı tarafından değerlendirilebilecek olduğunu, ayrıca skar izinin de yüz bölgesinde olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zarardan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3.Değerlendirme
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda dosya kapsamında, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenmiş 20.12.2021 tarihli rapor mevcut olup, bu rapor ikisi ortopedi uzmanı birisi adli tıp uzmanı üç kişilik heyet tarafından düzenlenmiş olup; davacıda trafik kazası sonucunda C6-C7 vertebra fraktürü nedeni ile %14 maluliyet, deri-hipertrofik skar ve keloid-Hafif'e göre %5 maluliyet bulunduğu belirtilerek Balthazard formülüne göre müşterek hesaplandığında %18 maluliyet oranı belirlenmiş,
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından %18 maluliyet oranı esas alınarak yaptırılan aktüer incelemesi sonucunda davacının sürekli iş göremezlik zararı (%25 kusur oranına göre) 269.578,98 TL olarak hesaplanmış ve bu miktar üzerinden hüküm kurulmuş, davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazı kabul edilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar İtiraz Hakem Heyetince usulüne uygun başvuru bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere davacı tarafından İstanbul Medeniyet Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın 20.12.2021 tarihli raporu ile davalıya yapılmış bir müracaat olduğundan davanın usulden reddi yerinde görülmemiş, ancak gerek davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri-niteliği ve gerekse davacıdaki arazlardan bir diğeri olan omurga yaralanmasına ilişkin olarak, raporu hazırlayan heyette plastik cerrahi uzmanı ve nöroloji uzmanının bulunmayışı karşısında belirlenen maluliyet oranı da göz önüne alındığında mevcut raporun Yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılaması hususunda tereddüt hasıl olmuştur.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanını kaplayıp kaplamadığı, sakar izinin bulunduğu yer ve omurga yaralanmasının maluliyete etkisi hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanı ve nöroloji uzmanının da yer aldığı yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya adesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.