T. C. ANKARA 3.
FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/133 Esas - 2024/92
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Av. ....
GEREKÇELİ KARARIN
BİRLEŞTİRİLEN .... Esas sayılı dosyası
...
TALEP
Davacı vekili 03.09.2020 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla, müvekkilinin ... sayılı " ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun yayınlanması üzerine davalı şirketin .... sayılı ve "...." ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabul edilerek, başvurunun kısmen reddine karar verildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin bu kez ... sayılı ... kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa markaların bütün olarak bıraktığı izlenim, şekilleri, logoları, renkleri vb. göz önüne alındığında markalar arasında hiçbir surette benzerlik ve iltibas tehlikesi olmadığını, markalarda kullanılan yazı stilinin ve renklerinin farklı olduğunu, tescil edilen mallar açısından genel ve jenerik sayılabilecek ... ibaresinin davalının tekelinde olmadığını ve yalnızca davalıya işaret etmesinin de mümkün olamayacağını, her iki şirketin sektörlerinin birbirinden farklı bulunduğunu ileri sürerek ... sayılı kararının iptale karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait "..." ibaresini içeren seri markalar ile davacı tarafın haksız kazanç sağlamaya yönelik tescilini talep etmiş olduğu marka arasında benzerliğin ötesinde aynı olmasına neden olan unsurlar bulunduğunu, davacı yanca tescili talep edilen markanın bu hali ile tescil edilmesinin açıkça müvekkilinin ticari hayatına ve dolayısıyla hitap ettiği kitle ile ekonomik gücüne büyük ölçüde halel getireceğini, zira ... ibaresini içeren markaların müvekkil ile bütünleşmiş olduğunu ve tüm kitlelere hitap ettiğini, müvekkiline ait ... ibaresini içeren markaların .... İline bağlı ilçe ve semt isimleri olan " ...." gibi isimler ile kombine edilerek oluşturulduğunu, davacı tarafın tescilini talep etmiş olduğu markanın bütünü itibariyle müvekkile ait markalarda yer alan "..." ibaresini birebir ihtiva ettiğini, müvekkilinin ... ibaresini içeren markalarının 16. ve 41. sınıflarda yer alan tüm mal/hizmetler bakımından tescilli olduğunu, davacı yanın iddia ettiği gibi markalara ait logoların renklerinin ve boyutunun farklı olmasının markalar arasındaki aynılığa/benzerliğe engel teşkil etmediğini, markalar arasında sadece görsel değil duyumsal olarak da benzerlik bulunduğunu, her iki tarafın da markanın esaslı unsurunun ''...'' ibaresi olduğunu, bu durumun karıştırılma ihtimali yarattığını, müvekkilin ''...'' markasının 41. sınıfta yer alan mal ve hizmetler bakımından tescilli olduğunu, uyuşmazlık konusu marka başvurusunun da müvekkili markası ile aynı/benzer/ilişkili mallar bakımından tescil edilmek istendiğini, ... tarafından görsel ve işitsel yönden benzerliğin yanı sıra, markaların aynı/benzer mal/hizmetleri kapsaması sebebiyle davacıya ait başvurunun reddine ilişkin kararının isabetli ve yerinde olduğunu, bu sebeple huzurdaki davanın reddi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. ÖNCEKİ DEĞERLENDİRME ve DAVANIN AŞAMALARI
Mahkememizce ... sayılı karar ile: "Somut olayda, orta düzeydeki bir tüketicinin, “...” sözcüğünü marka olarak öğrendikten ve belleğine kaydettikten sonra, “seçici tutmayla” davacının aynı ibareli markasına kolaylıkla yönelebileceği açıktır. Davalıya ait “...” esas unsurlu markaların varlığı dikkate alındığında, tüketiciler dava konusu markayı oluşturan ibareyi, davalıya ait seri markalardan biri olarak algılayabilirler ya da iki işletme arasında idari, ekonomik anlamda bir bağlantı kurabilirler. Markalar arasındaki benzerliğin, alıcıları, satın almayı düşündükleri mal/hizmet yerine başka mal/hizmet almak durumunda bırakması kadar, alıcıların iki farklı marka karşısında bulunduklarını anlamalarına rağmen bu markaların aynı kişiye ait olduğunu sanmaları ya da bu malları üreten işletmeler arasında idarî-ekonomik anlamda bir bağlılığın bulunduğu düşüncesine kapılmaları da iltibas tehlikesi içinde ele alınmaktadır. Davacı yan her ne kadar taraf şirketlerin sektörlerinin farklı olduğunu savunmuşsa da, iltibas değerlendirmesinde esas olan marka işaretleri ve emtia listeleri olup; fiili kullanımın iltibas yaratıp yaratmadığı huzurdaki davanın konusu değildir.
Açıklanan nedenlerle; ... sayılı "... ..." ibareli davacı marka başvurusu ile ... ibareli redde mesnet davalı markalarının benzer olduğu; davacı marka başvurusu kapsamından, davalı markası nedeniyle çıkartılan/ kısmen reddedilen 41. Sınıftaki hizmetler bakımından taraf markalarının hizmet listelerinin aynı/aynı tür ve benzer hizmetlerden oluştuğu ve markalar arasında işbu hizmetler itibariyle SMK .... 6/1 anlamında iltibas ihtimali bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. ....
09/03/2023 tarihli ve .... sayılı KARARI: Mahkememizin 06/10/2022 tarih ve .... sayılı davanın reddine dair verilen kararı, .... Dairesinin 09/03/2023 tarih ve .... sayılı ilamıyla ve özetle: "...Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, davacı tarafın marka tescili için başvuruda bulunduğu, başvurusunun .... yayımının ardından bu başvuruya yönelik olarak dava dışı ...'ın itirazda bulunduğu, dava dışı ...'ın itirazının ... tarafından kabul edilerek başvurunun kısmen reddedildiği, bu ret kararına yönelik davacı itirazının da ...'nın dava konusu kararı karara bağlandığı, bu ... kararı ile davacı başvuran tarafından yapılan itirazın reddine karar verildiği, iş bu davanın da ...'nın kararının iptaline yönelik olarak süresinde açıldığı görülmektedir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının dava konusu başvurusuna davalı şirket değil, itiraza mesnet markaların sahibi bulunan, dava dışı ... itiraz etmiştir. Yani davacının davasını ... yanında, ...'a yöneltmesi gerekirken yöneltmediği, davasını başvurunun reddi ile ilgisi bulunmayan ve kendisine husumet düşmeyen davalı şirkete yönelttiği anlaşılmaktadır.
Davacı taraf esasen ... sayılı ... kararının iptalini talep etmiş olup, sonuç itibariyle başvurusunun reddinin yanlış olduğunu ileri sürdüğüne göre, bu ... kararının tarafı olan ve itirazı nedeniyle davacının marka başvurusunun reddine neden olan kişinin iş bu davada davalı olarak bulunması gerekmektedir. Bu nedenle, ...'a karşı bu dava ile birleştirilmek üzere başka bir dava açılması ve sonrasında da iş bu dava ile birleştirilmesi yönünde davacı tarafa kesin süre verilmeden yargılamaya son verilmesi yerinde görülmemiştir.
Davacı tarafa, ... iptaline ilişkin iş bu davada zorunlu dava arkadaşı olarak bulunması gereken ...'a karşı başka bir dava açılması ve sonrasında iş bu dava ile birleştirilmesi için davacı tarafa kesin süre verilmesi, sonrasında da hasıl olacak duruma göre dosyanın esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Bu nedenle HMK.'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca, davanın yeniden görülüp esas hakkında yeni bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesine ait kararın kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. İstinaf kararının neden ve şekline göre, davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir..." şeklindeki gerekçe ile ortadan kaldırılarak ile dosya yeniden mahkememize gönderilmiştir. .... 'nin ve .... sayılı ortadan kaldırma kararı doğrultusunda davacı vekiline dava dışı ...'a karşı ve mahkememizdeki dava ile birleştirilme talepli olarak dava açması için süre verilmiş ve davacı vekilince belirtilen süre içinde dava açılmış ve mahkememizdeki işbu dava ile birleştirilerek dava görülmüş ve esastan inceleme yapılmıştır. .... SAYILI ORTADAN KALDIRMA KARARI SONRASI DEĞERLENDİRME Davacı Başvuru Markası " ...+..." (...)
41.Sınıf Davalı Markaları "...." ( ....) 16, 40, 41. Sınıflar
Bilirkişi heyetinden alınan 11/12/2023 havale tarihli ek raporda özetle; "İnceleme ve değerlendirmeler neticesinde; ... sayılı ibareli davacı marka başvurusu ile ... ibareli davalı markalarının benzer olduğu; davacı başvurusu kapsamından, davalı markaları nedeniyle çıkartılan / kısmen reddedilen “41. Sınıf: (41/01) Eğitim ve öğretim hizmetleri, (41/02) Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. (41/03) Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet rezervasyonu ve bilet sağlama hizmetleri dahil). (41/04) Dergi, kitap, gazete vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). (41/05) Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. (41/06) Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. (41/07) Fotoğrafçılık hizmetleri. (41/08) Tercüme hizmetleri.” bakımından taraf markalarının hizmet listelerinin AYNI/AYNI TÜR VE BENZER HİZMETLERDEN OLUŞTUĞU ve markalar arasında işbu hizmetler itibariyle SMK .... 6/1 anlamında iltibas ihtimali BULUNDUĞU" ifade edilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Kapsamında Değerlendirme Dava konusu "...
...+..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusunun 41'inci sınıflardaki: "41/01 Eğitim ve öğretim hizmetleri. 41/02 Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. 41/03 Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet rezervasyonu ve bilet sağlama hizmetleri dahil). 41/04 Dergi, kitap, gazete vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). 41/05 Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. , 41/06 Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. 41/07 Fotoğrafçılık hizmetleri. , 41/08 Tercüme hizmetleri." alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır. İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markalarının ise .... sayılı "...." ibarelerinden meydana geldiği kapsamında 16, 40, 41. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir.
Taraf markalarının emtia listelerinin dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan ve davalı itirazı üzerine kısmen reddedilen çekişme konusu 41. sınıfın tamamı bakımından aynı/aynı tür ve BENZER/İLİŞKİLİ hizmetlerden oluştuğu anlaşılmış, böylelikle iltibas değerlendirmesinin ilk aşaması olan mal/hizmet benzerliği şartının sağlandığı anlaşılmıştır. İLGİLİ TÜKETİCİ KESİMİ
Huzurdaki davada çekişme konusu olan ve benzer olduğu belirlenen 41. Sınıftaki “eğitim, spor, kültür, eğlence, yayıncılık, fotoğrafçılık, tercüme” gibi hizmetler toplum her kesimine hitap eden hizmetledir. Dolayısıyla eğitim, kültür, sosyo ekonomik durum farkı olmaksızın pek çok yetişkin bu mal ve hizmetlerin kullanıcısı/tüketicisi durumundadır. Bu hizmetlerinlerin satın alınma süreçleri uyarınca ilgili tüketicilerin göstereceği özen ve dikkatin orta düzeyde olacağı değerlendirilmiştir.
41.sınıfta yer alan “sempozyum düzenleme, TV ve radyo programı yapımı, haber muhabirliği” gibi hizmetler ise çoğunlukla profesyonel iş ve meslek sahiplerine/firmalara hitap eden hizmetlerdir. Dolayısıyla bu hizmetlerinlerin satın alınma süreçleri uyarınca ilgili tüketicilerin göstereceği özen ve dikkatin üst düzeyde olacağı değerlendirilmiştir.
B. Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
Dava konusu edilen ... sayılı "...+..." ibareli davacı marka başvurusu; siyah/gri renkte, petek dokusu biçimindeki çizgilerle, büyük harflerle yazılmış “...” kelimesinden ve bu kelimenin başında yer alan kırmızı kalp içindeki ... harfi logosundan oluşmaktadır. Markada yer alan logo ... kelimesinin ilk harfi olan ... harfi etrafında türetildiğinden ... kelimesine yönelik vurguyu güçlendirmiştir. Markanın ayırt edici esaslı unsuru konusumda olan ... kelimesinin ... Güncel Türkçe Sözlükte karşılığı bulunmamakla birlikte, ....’de “usul, tarz” anlamına gelen “...” kelimesi gündelik dile ... olarak yerleşmiş ve aynı anlamlarda kullanılır hale gelmiştir.
Redde mesnet alınan ve 41. sınıftaki çekişme konusu hizmetleri kapsayan davalı markalarının ise; .... şeklinde olduğu anlaşılmıştır. Markaların tamamının ... kelimesine “okulları” ibaresinin veya “....” gibi şehir ve ilçe adlarının eklenmesi ile oluşturulmuş seri markalar olduğu görülmüştür. Markalarda yer alan ... unsurunun, ortasında meşale bulunan ve ters ay-yıldız şeklini anımsatacak biçimde tasarlanmış arma görünümünde olduğu anlaşılmıştır. ... unsurunun bu haliyle eğitim-öğretim hizmetlerine yoğun çağrışım içerdiği yönünde kanaat oluşmuştur. Zira meşale şekli ...'nda da sıklıkla kullanılan bir semboldür. Dolayısıyla markaların tamamında vurgu ve ayırt edicilik ... kelimesine yüklenmiş olup, öne çıkan unsur ... ibaresidir.
Eldeki davada her iki tarafın markalarında da ... kelimesinin görsel varlığı ön plandadır. Ayrıca ... unsurlarının kırmızı konspetli tasarımı da markaları görsel açıdan birbirine yaklaştırmıştır. Markaların yazım stilleri ve ... ibaresini merkeze alan genel marka kompozisyonları dikkate alındığında taraf markaları arasında görsel açıdan benzerlik bulunduğu değerlendirilmiştir. Eldeki davada, davalı markası “...”; redde mesnet alınan davalı markaları ise “....” ibarelerinden oluşmaktadır.
Gerek davacı, gerekse davalı markaları ise ... ibaresi etrafında türetilmişlerdir. Ayrıca markalarda ... ibaresi anlam kaybına uğramamıştır. Davalı markalarında ... sözcüğünün yanı sıra yer alan “...” gibi sözcükler menşe belirten ibareler olup, tali unsur konumundadır. Aynı şekilde “Okulları” kelimesi de 41. Sınıftaki hizmetleri tanımlayan tali unsurdur.
Bu kapsamda taraf markaları arasında ortak ... ibaresinden ve bu ibarenin tüm markalarda ayırt edici, esaslı unsur olmasından kaynaklı kavramsal benzerlik bulunduğu değerlendirilmiştir. Dava konusu davacı markası “...” şeklinde telaffuz edilmektedir. Redde mesnet davalı markalarının tümünde sözcüğün başında “...” kelimesi ilk sözcük olarak okunmaktadır.Bu haliyle markalar arasında ortak ... ibaresinden kaynaklı işitsel benzerlik bulunmaktadır.
Yukarıda yer alan açıklamalar ve markaların karşılaştırılmasında bütünsel karşılaştırmanın esas olması hususu dikkate alındığında; markaların görsel, kavramsal ve işitsel açıdan benzer olduklarına kanaat getirilmiştir. Buna bağlı olarak da taraf markaları arasında, ... ibaresinden kaynaklı, ilgili tüketici nezdinde benzerlik kurulmasının mümkün olduğu kanaatine varılmıştır. Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup; yukarıda açıklanan gerekçelerle dava konusu ... kararının yerinde olduğuna kanaat getirilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM
1.Asıl ve Birleşen Davanın REDDİNE,
2.Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile 368,30 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3.Davalı gerçek kişi vekili ile KURUM kendilerini vekille temsil ettirdikleri için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalılara verilmesine,
4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5.Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, davacı, davalı ve davalı gerçek kişi ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı yüzüne karşı, davalı şirket vekilinin yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.29/03/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)