T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
,TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Davacı vekili dava dilekçesi ve beyanlarında özetle: Davacı ... tarafından web siteleri ve akıllı telefon uygulamaları için geliştirilmiş bir çevrimiçi ... oyunu yazılımı olan “...” isimli oyunun, yeni teknoloji ve modern çağa uygun bir şekilde ... + Mobil Uyumlu olarak hazırlanmış olup müvekkiline ait "...." ve "..." web siteleri aracılığıyla kullanıcıların hizmetine sunulduğunu, müvekkilin ticari yatırımları doğrultusunda güncel olarak yalnızca "...." web sitesi aracılığıyla kullanıcıların hizmetine sunulduğunu, ayrıca oyunun "...." kodlama dili kullanılarak "..." ve "Mobil" uyumlu hale getirilmiş bir yazılım olduğunu, müvekkilinin kendi geliştirdiği bu bilgisayar yazılımını, ... nezdinde de “Bilgisayar Programlarına İlişkin Tescil –Kayıt” sistemi aracılığıyla .... kayıt-tescil sayısı ile tescil ettirdiğini, davacının bu yazılımı kullandığı web siteleri aracılığıyla kullanıcıya sunduğu özgün oyunlar; bahis, kazanç ve reklam kaygısı gütmeden oynandığından gün içerisinde binlerce kullanıcı tarafından da beğenilerek tercih edilip oynandığını, ayrıca davacı ...'in geliştirmiş olduğu yazılımın sağladığı başarı ve ulaştığı ticari değere binaen ... Noterliği’nin 11.06.2020 tarihli ve ... yevmiye sayılı sözleşme ile eser sahipliğinden doğan mali haklarını, diğer davacı ...– ...’e 100.000,00 TL bedelle devrettiğini, eser üzerindeki tüm mali hakların Şekershell’e geçtiğini, ancak davacının sahip olduğu mesleki deneyim, teknik bilgi ve uzun süren emekleri sonucunda meydana getirmeyi başardığı bu oyun yazılımında kullanılan .... Görünüm alt yapısını oluşturan kodlama dilleri) dosyaları dahil olmak üzere oyun içi ekran görüntüleri, panel görüntüleri, masa içi, masa ayarı, lobi bölümü yapılanmaları gibi hemen hemen tüm unsurları birebir aynı şekilde, davalıya ait "...." alan adlı web siteleri başta olmak üzere liste halinde yer verilen davalıya ait web sitesinde kullanıldığını, davacı tarafından davalıya noter yoluyla ihtarname gönderilerek ihlale konu kullanımların durdurulmasının belirtildiği, ancak davalının bunu eylemlerini devam ettirdiğini, davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı şekilde yönettiği "...." alan adında yer alan program ve tüm ara yüzlerin davacıların eser sahibi olduğu ... programının tam bir taklidi niteliğinde olduğunu, müvekkili yazılım kodlamasının sıradan kodlamalar olmadığını, müvekkilin css kodlarında yer alan birçok satırın aynı zamanda davalı kodlamasında da yer almasının 2 farklı yazılımcı veya yazılım firması tarafından kullanılması mümkün olmayan ve hayatın olağan akışına tamamen ters olan bir durum olduğunu, davalı tarafın müvekkillerin FSEK m. 2 kapsamında eser niteliğinde olan yazılımdan kaynaklı eser sahipliğinden doğan mali ve manevi haklarını çok açık bir şekilde ihlal ettiğini ve aynı zamanda TTK uyarınca haksız rekabete de sebebiyet verdiğini ileri sürerek; davalı eylemlerinin müvekkillerin 5846 sayılı FSEK’ten doğan yayma, çoğaltma ve umuma iletim hakkı, mali haklar ve adın belirtilmesi, eserde değişiklik yapılmasını men, başta olmak üzere mali ve tüm manevi haklarına tecavüz ve 6102 sayılı TTK hükümleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüz eylemlerinin men ve ref’ine, "...." alan adına veya tecavüz eylemlerinin vuku bulduğu sair internet adreslerine erişimin tamamen engellenmesine ve bunun için internet servis sağlayıcılarına müzekkere yazılarak ilgili alan adının erişime kapatılmasının sağlanmasına, mali haklara tecavüz nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL maddi, manevi haklara tecavüz nedeniyle 20.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 30.000,00 TL tazminatın haksız eylemin gerçekleştiğinin tespit edilebildiği ilk tarihten itibaren ticari işlere uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte davalı yandan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı, davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ:
Dava; 5846 Sayılı FSEK'e dayalı eser sahipliğinden kaynaklı yayma, çoğaltma ve umuma iletim hakkı, mali haklar ve adın belirtilmesi, eserde değişiklik yapılmasını men, mali ve manevi haklara tecavüzün tespiti, men ve ref'i ve maddi-manevi tazminat istemi ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile erişimin engellenmesi istemlerine ilişkindir.
Bilirkişi heyetinden alınan 14/11/2023 havale tarihli raporda özetle: "...Dava dosyası içeriği, yukarıda yapılan tespitler ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde; uyuşmazlık konusu “...” isimli ürünlerin bilgisayar programı olduğu, sahibinin hususiyetini yansıtacak biçimde şekillendiği anlaşılan bu programların FSEK’nda tanımlı eser türlerinden “ilim ve edebiyat eseri” kategorisinde yer aldığı, söz konusu eserler üzerindeki hak sahipliğinin davacı ...’e ait olduğu, Rapor içeriğinde Kod kıyaslarında metod isimlerinden bir kesitten görüldüğü üzere davacı yan tarafından kullanılan yazılımın bazı kısımları davalı tarafça birebir aynı olacak şekilde kullanıldığının tespit edildiği, Dolayısıyla hak sahibinin FSEK m.22’den kaynaklanan çoğaltma hakkının ihlal edildiği değerlendirilmiştir.
Bu kapsamda çoğaltma hakkının ihlaline dayalı olarak davacı tarafın tazminat talebinde bulunabileceği, Yazılımların karşılaştırılması neticesinde tespit edilen hususlar uyarınca davalı eyleminin 6102 sayılı TTK m. 55/1-c kapsamında başkasının iş ürünlerden haksız yararlanma olarak değerlendirileceği,
Dosya kapsamında emsal alınabilecek ve böylece somut olaya uyarlanabilecek bir lisans sözleşmesi ve bedelinin bulunmaması nedeniyle, somut olayın bütün koşulları dikkate alınarak, davalının kullanımına karşılık oluşturabilecek basit lisans ve makul lisans bedelinin piyasa koşulları, ihlalin niteliği uyarınca takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere 7.500,00 TL olabileceği, Davalının haksız fiilinin 7 ayrı web sitesi üzerinden gerçekleştiği tespit edildiğinden bu tutarın 52.500,00 TL olacağı, davacının talep edebileceği tazminat tutarının FSEK 68. Madde uyarınca; belirlenen rakamın 3 katı tutarında (157.500,00 TL) olabileceği," şeklinde görüş bildirilmiştir.
Taraf vekillerinin kök rapora olan itirazları giderilmek üzere ek rapor alınmış ve bilirkişi heyetinden alınan 11/01/2024 havale tarihli ek raporda özetle: " lisans sözleşmesi ve bedelinin bulunmaması nedeniyle, somut olayın bütün koşulları dikkate alınarak, davalının kullanımına karşılık oluşturabilecek basit lisans ve makul lisans bedelinin piyasa koşulları, ihlalin niteliği uyarınca takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere 7.500,00 TL olabileceği,
Rapora itiraz dilekçesinde bildirilen web sitelerinin de incelenmesi neticesinde, davalının haksız fiilinin 15 ayrı web sitesi üzerinden gerçekleştiği tespit edildiğinden bu tutarın 112.500,00 TL olacağı, davacının talep edebileceği tazminat tutarının FSEK 68. Madde uyarınca; belirlenen rakamın 3 katı tutarında (337.500,00 TL) olabileceği" şeklinde görüş bildirilmiştir.
Davalı vekilinin, yeni heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Mahkememizce deliller toplanmış, taraflarca sunulan belgeler ile toplanan deliller incelenmiş, çözümü teknik ve özel bilgiyi gerektirdiği düşünülen konularda bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 14/11/2023 havale tarihli rapor ve 11/01/2024 tarihli ek raporlar dosyadaki kanıtlarla tutarlı, delillerin değerlendirilmesi aracı olarak denetim ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir. ...’nün 19.04.2023 tarihli yazısı: ... tarafından iletilen 19.04.2023 tarihli yazıda, eser sahibi olduğunu beyan eden ... adına “...”, “...” ve “...” adlı eserler için bilgisayar programı türünde isteğe bağlı kayıt tescil işlemlerinin gerçekleştirilmiş olduğu, söz konusu kayıt tescil belgeleri ve eser içeriğine ulaşılabilecek link bağlantısı ile başvuru eki taahhütnamelerin yazı ekinde gönderildiği bildirilmiştir. Davacıya ait olduğu bildirilen bilgisayar programının ve web sitelerinin dosya kapsamında incelenmesi:
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davacıya ait "..." isimli alan adı incelendiğinde, web sitesinin ... A.Ş. tarafından yapıldığının belirtildiği ifade edilmiştir. Yine, "oyuncast.com" isimli site incelendiğinde iletişim içeriğinde ... Aş. Bilgisinin bulunduğunun gözlendiği raporda ifade edilmiştir.
Rapor kapsamında; ana masa görüntüsü, oyuncu bekleme yeri, ayarlar sayfası gibi her iki yazılıma ait görüntüler kıyaslı olarak çıkartılmıştır. Yazılımın ekran görüntülerinde bulunan düğmelerin yeri, düğmelerin rengi, her bir düğmenin ekran üzerindeki yeri, işlevi ve özelliği, gibi hususların benzerlik ötesinde birebir aynı olduğu belirtilmiştir.
Her iki web sitesinin web tabanlı yazılımlar olduğu gözlenmiştir. Kullanıcı ekranının tasarımın bu denli ayniyet taşıması rastgele oluşacak nitelikte değildir. Ancak bir örneğe bakılarak ve kodu incelenerek bu görseller oluşturulabilecek niteliktedir. Bu sebeple davacı ve davalı ürünleri arasında söz konusu yazılımların kodlarının kopyalanması ve üzerinde kısmi değişiklikler yapılarak ikinci kopya ürünün ortaya çıkabileceği net olarak bilirkişi heyetince değerlendirilmiş, mahkememizde de aynı yönde kanaat oluşmuştur. Her iki yazılımın web sayfası alt yapısı ile hazırlandığı, online internet üzerinden erişilebilir nitelikte olduğu gözlenmiştir. Web sayfaları hazırlanırken görünecek ekranın şekli, rengi, ekran üzerindeki komponentlerin işlevleri gibi özellikle css tabir edilen kodlama ile yapılmaktadır. Ekranı yapan yazılımcı hazır olan kütüphaneleri kullandığı gibi, kendine ait kodları da dercederek yazılımını tamamlayabilmektedir. Davaya konu yazılımlar incelendiğinde aşağıda örnekleri verildiği üzere davacıya ait css kodlarının bazı kısımlarının birebir aynısının davalı tarafından kullanıldığı bilirkişi heyetince rapor edilmiştir.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda 7-8. sayfada kod kıyaslaması yapılmış (teknik olarak) ve davacı yan tarafından kullanılan yazılımın bazı kısımları davalı tarafça birebir aynı olacak şekilde kullanıldığı tespiti ile; dava konusu iddiadaki css lerin (Yazılım kod parçası) metin olarak kıyaslaması yapılmış ve yaklaşık 4 bin satırlık kodun % 90 oranında eşleştiği, bazı küçük değişiklikler ve özelleştirmelerin bulunduğu tespiti yapılmıştır.
Mahkememizce denetlenen rapordaki tespitlerin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Büyük oranda birebir aynı olan bu kod parçalarının tesadüfen ya da kod geliştirme araçları ile otomatik oluşturulması imkan dahilinde değildir. Son kullanıcı olan internet kullanıcısının, her iki programı da kullandığında birbiri ile aynı gibi olduğunu, sanki aynı firmaya ya da kişiye ait ürünler gibi bir algı oluşacağı değerlendirilmiştir. Dava Dilekçesinde Belirtilen İnternet Sitelerinin Değerlendirilmesi:
Rapor kapsamında konusunda uzman bilirkişilerce yapılan incelemede; .... sitelerinin davacı yanın yazılımının taklidi niteliğinde olduğu, oyuncast.com isimli sitenin yukarıdaki sitelerin reklam ve pazarlamasının yapıldığı site olduğu, .... isimli sitelerin karşılaştırılmasında alıntılamanın olmadığı, ... sitesinin erişime açık olmadığı, .... isimli sitenin içeriğinin tespit tarihi itibari ile oyun harici içerikte olduğu tespit edilmiştir.
DEĞERLENDİRME
5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 1/B maddesinin a bendinde "eser" kavramının tanımı yapılmıştır. Buna göre eser: “Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini” ifade eder. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundaki bu tanımdan da anlaşılacağı üzere, bir fikri emek ürünün, eser olarak addedilebilmesi için birtakım şartların kümülatif olarak bir arada bulunması gerekmektedir.
Bu koşullardan en başta geleni; eserin, sahibinin özelliğini/hususiyetini taşıyor olmasıdır. Sahibinin hususiyetini taşımaktan kasıt, herkes tarafından vücuda getirilememe, yani fikri bir çalışmada ortaya konulan bağımsız bir bilgi, hüner, beceri, yorum, düşünce, özel çaba ve emeğin bulunması ve eser sahibinin bilimsel erkini ortaya koyarak, ortalama nitelikteki bir insanın sergileyebileceğinden daha yaratıcı niteliğe sahip olması demektir.
Diğer bir şart ise "Kanunda Belirtilen Eser Kategorilerinden Birine Dahil Olma" koşuludur. Sahibinin hususiyetini taşıyan yani orjinallik niteliğini haiz bir fikri emek ürününün, eser olarak addedilebilmesi için, aynı zamanda 5846 Sayılı FSEK'de dört ana kategori altında ifade edilen; ilim ve edebiyat eseri, musiki eser, güzel sanat eseri ya da sinema eseri kategorisinden birine dahil olması gerekmektedir.
Hususiyet unsuru doktrinde tartışmalı olması nedeniyle incelenmesi yerinde olacaktır. “...’ e göre bir ürün herkes tarafından vücuda getirilebilecek mahiyette ise, hususiyet mevcut olmayacağından, bu tür ürünleri korumakta hiçbir menfaat bulunmamaktadır. ... ise hususiyeti orijinal ölçütü ile belirlemeye çalışmaktadır. ...’in ölçütü ise esere, sahibinin yaratıcı gücünün yansımasıdır. Bu ise eserde daha önce duyulmamış veya görülmemiş mutlak bir orijinalite bulunması anlamına gelmez. Burada ifade edilmek istenen N. Ayiter gibi “var olandan başkasını meydana getirmektir. Bütün bu görüşler değerlendirildiğinde görülecektir ki hepsinin aradığı ölçüt aslında yeniliktir.” Tanımlar incelendiğinde dikkat edilmesi gereken nokta, her bir görüş altında fikrin değil bunun somut ifadesinin “eser” olarak kabul edileceğidir. Bir fikri ürünün eser olarak kabul edilebilmesi için gerekli bir diğer unsur ise kanunda sayılan eser kategorilerinden birine dahil olmasıdır. Yukarıda belirtildiği gibi, 5846 sayılı Kanunda eser türleri sayılmış olup, bu eser türleri sınırlı sayı oluşturur. Bunların dışında yeni bir eser türü yaratılamaz. Huzurdaki uyuşmazlığın çözümü için öncelikle davacıya ait olduğu bildirilen dava konusu ürünün 5846 Sayılı yasa uyarınca eser niteliğinde olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Bu bağlamda, 5846 sayılı Yasanın 2. maddesinin 1. fıkrası davaya konu fikri ürün ile ilintili olarak: “herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık programlarının” ilim ve edebiyat eseri olarak addedileceğini ifade etmiştir. 5486 sayılı FSEK'in 2/1. maddesinde, bilgisayar programları ve sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları birer fikri eser olarak koruma altına atınmıştır. Yine FSEK 1/B-g maddesinde bilgisayar programları; “bir bilgisayar sisteminin özel bir işlem veya görev yapmasını sağlayacak bir şekilde düzene konulmuş bilgisayar emir dizgesini ve bu emir dizgesinin oluşum ve gelişimini sağlayacak hazırlık çalışmaları” şeklinde tanımlanmıştır.
FSEK’in 11. maddesinde “ Yayımlanmış eser nüshalarında veya bir güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır.” hükmü, FSEK’in 22. maddesinde, “ Bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir.” hükmü yer almaktadır.
Davacı vekili “...” isimli web tabanlı bilgisayar programına ilişkin ...’nde kayıt tescil edildiğine ilişkin kayıt tescil belgelerinin celbini istemiş ve söz konusu yazı cevabı dosyaya kazandırılmış olup; söz konusu belgelerde anılan bilgisayar programlarının eser sahibinin davacı olduğu belirtilmiştir.
Bu itibarla uyuşmazlık konusu “...” isimli ürünlerin bilgisayar programı olduğu, sahibinin hususiyetini yansıtacak biçimde şekillendiği anlaşılan bu programların FSEK’nda tanımlı eser türlerinden “ilim ve edebiyat eseri” kategorisinde yer aldığı, söz konusu eserler üzerindeki hak sahipliğinin davacı ...’e ait olduğu kanaatine varılmıştır.
Kanunun 21, 22, 23, 24 ve 25 maddelerinde mali haklardan “işleme”, “çoğaltma”, “yayma”, “temsil” ve “umama iletim” hakları düzenlenmektedir. Eser sahibi veya mali hak sahibi bu hakların bizzat kendisi kullanabileceği gibi, onlar üzerinde üçüncü kişilere lisans yolu ile kullanma yetkisi tanıyabilir. Ayrıca bu hakların her biri üzerinde devir muameleleri de yapılabilir. Lisans veya devirler süreli veya süresiz olabilir.
Bir eserin aslına ihtiyacı ortadan kaldırabilecek şekilde başka bir ortama aktarılmasına çoğaltma denilir. Bilgisayar programının kullanılabilir bir kopyasının herhangi bir ortama aktarılması “çoğaltma” fiilini ifade eder. Dolayısıyla bir programın gerek taşınabilir bir diskten, gerekse internetten bir başka bilgisayar ortamına yüklenmesi teknik olarak FSEK anlamında “çoğaltma” fiilidir. Bu bağlamda, dava konusu olayda çoğaltma hakkının tasarrufu niteliğinde bir eylem söz konusudur. Eser üzerindeki mali hakların başkaları tarafından her türlü kullanımı, hak sahibinin iznine bağlıdır. FSEK m.52 hükümlerine göre yapılmış yazılı sözleşmeye dayanmayan kullanımlar, mali hak ihlali oluşturur.
Olayda, davacıya ait eserin davalı tarafın kullanılması için, hak sahibinin izninin alındığını gösteren bir belge dosyada mevcut değildir. Yukarıda detaylı olarak açıklandığı gibi, kod kıyaslarında metod isimlerinden görüldüğü üzere davacı yan tarafından kullanılan yazılımın bazı kısımları davalı tarafça birebir aynı olacak şekilde kullanıldığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla hak sahibinin FSEK m.22’den kaynaklanan çoğaltma hakkının ihlal edildiği değerlendirilmiştir.
Bu kapsamda çoğaltma hakkının ihlaline dayalı olarak davacı tarafın tazminat talebinde bulunabileceği anlaşılmıştır. HAKSIZ REKABET YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME : Haksız rekabet, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 48. maddesinde ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 55 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
TTK'da düzenlenen hükümlerde haksız rekabet sayılan fiil ve davranışlar sayılmış ve haksız rekabet teşkil eden bu fiil ve davranışlara yaptırımlar öngörülmüştür. Haksız rekabetin özünde (temelinde), ticari alandaki rekabetin dürüstlük kuralları çerçevesinde cereyan etmesi düşüncesi yatmaktadır. Buna göre dürüstlük kurallarına aykırılık, haksız rekabete özelliğini veren ana unsurlardan biri olup, dürüstlük kurallarına aykırı olmayan bir haksız rekabet hali tarif etmek mümkün değildir. Bu sebeple dürüstlük kurallarına aykırı olmayan ticari uygulamalar başlı başına bir haksız rekabet hali teşkil edemez. Kişiler, anayasa ve yasalarla korunan kişilik hakları çerçevesinde sahip oldukları iktisadi rekabet hakkı nedeniyle ticari uygulama yapmakta serbesttirler.
Yapılan incelemede yukarıda da detaylandırıldığı gibi, kod kıyaslarında ve metod isimlerinden bir kesitten görüldüğü üzere davacı yan tarafından kullanılan yazılımın bazı kısımları davalı tarafça birebir aynı olacak şekilde kullanıldığının tespit edildiği, yazılımın ekran görüntülerinde bulunan düğmelerin yeri, düğmelerin rengi, her bir düğmenin ekran üzerindeki yeri, işlevi ve özelliği, gibi hususların benzerlik ötesinde birebir aynı olduğunun gözlemlendiği, Kullanıcı ekranının tasarımın bu denli ayniyet taşımasının rastgele/tesadüfen oluşacak nitelikte olmadığının anlaşıldığı, tespit edilen hususlar uyarınca davalı eyleminin 6102 sayılı TTK m. 55/1-c kapsamında başkasının iş ürünlerden haksız yararlanma olarak değerlendirileceği kanaatine varılmıştır. Davacının Tazminat Taleplerinin Değerlendirilmesi: Davacı dava dilekçesinde, dava konusu bilgisayar programının/eserin kendisinin izni olmadan kullanılması nedeniyle 5846 sayılı yasanın 68. maddesi uyarınca 3 kat tutarında maddi tazminat (şimdilik 10.000,00 TL) ve 20.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir.
Bilindiği üzere, FSEK madde 68 şu şekildedir: “Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması halinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir.”
Davacı tarafın FSEK 68. madde çerçevesinde taraflar arasında sözleşme olmuş olsa idi talep edebileceği rakamın üç kat fazlasını telif tazminatı olarak talep etmiş olması nedeniyle, FSEK 68. madde kapsamında takdir edilecek tazminat ile davacı taraf ile davalı taraf arasında varsayımsal sözleşme koşulları ortaya çıkmaktadır.
Somut olayda, FSEK 68. madde uyarınca tazminat hesabı yapılabilmesi için emsal nitelikte bir sözleşmenin dosyaya sunulmadığı, davacı vekili dava dilekçesinde davacının eser sahipliğinden doğan mali haklarını ... Noterliği’nin 11.06.2020 tarihli ve ... yevmiye sayılı sözleşme ile 100.000,00 TL bedelle diğer davalıya devrettiğini beyan etmişse de bu sözleşmenin dosyaya sunulmadığı, dava konusu yazılımın lisans sözleşmesi ile devri için ödenen emsal ücretlere ilişkin dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmıştır.
Emsal alınabilecek ve böylece somut olaya uyarlanabilecek bir lisans sözleşmesi ve bedelinin bulunmaması nedeniyle, somut olayın bütün koşulları dikkate alınarak, davalının kullanımına karşılık oluşturabilecek basit lisans ve makul lisans bedelinin piyasa koşulları, ihlalin niteliği uyarınca 7.500,00 TL olabileceği, davalının haksız fiilinin 7 ayrı web sitesi üzerinden gerçekleştiği tespit edildiğinden bu tutarın 52.500,00 TL olacağı, davacının talep edebileceği tazminat tutarının FSEK 68. madde uyarınca; belirlenen rakamın 3 katı tutarında (157.500,00 TL) olabileceği değerlendirilmiştir.
Rapor kapsamında alınan kök rapora davacı vekilinin itirazları üzerine alınan ek raporda; "Bu doğrultuda davalının haksız fiilinin 15 (7+4+4) ayrı web sitesi üzerinden gerçekleştiği tespit edildiğinden bu tutarın 112.500,00 TL olacağı, davacının talep edebileceği tazminat tutarının FSEK 68. Madde uyarınca; belirlenen rakamın 3 katı tutarında (337.500,00 TL) olabileceği değerlendirilmiştir." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Davacı tarafça ihlale konu olarak bildirilen link sayısı toplam 15 adet olup, ihlal içeriği, boyutu, kapsamı, niteliği gibi hususlar dikkate alınarak, somut olaya uyarlanacak bir lisans sözleşmesi de bulunmaması sebebiyle, somut olayın bütün koşulları gözetilerek bilirkişilerce tespiti yapılan ve davalının kullanımına karşılık oluşturabilecek 7.500,00 TL lisans bedeli mahkememizce de uygun görülmüş ve FSEK 68 hükmü kapsamında toplam 337.500,00 TL (7.500,00*15 (ihlale konu link sayısı)=112.500,00 ve bu bedelin 3 katı= 337.500,00) tazminatın (eksik harcı tamamlanıp bedel artırılmıştır) kabulüne olacak şekilde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi hükmü de gözetilerek, yukarıda açıklanan gerekçelerle aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
Manevi Tazminat Bakımından Yapılan Değerlendirme:
Davacı vekili, müvekkilinin manevi haklarının ihlal edildiği iddiası ile 20.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir.
Eser sahibinin manevi hakları Fikir ve Sanat Eserleri Kanun’unun üçüncü bölümünde “Manevi Haklar” üst başlığıyla düzenlenmiştir. Yasa uyarınca manevi haklar, eserin umuma arzı (kamuya sunulması), eserde adın belirtilmesi, eserde değişiklik yapılmasını men etme ve eser sahibinin malın malik ve zilyetlerine karşı olan eserin aslına erişim hakları olmak üzere dört kategoriden oluşmaktadır (FSEK m. 14 – 19).
Manevi tazminat davası, manevi haklara vaki tecavüz sebebiyle uğranılan manevi zarara karşılık açılan bir eda davasıdır (FSEK m. 70/I). Bilindiği üzere FSEK kapsamında manevi tazminat talep edilebilmesi için manevi hak ihlali gerekmektedir. Yukarıda açıklandığı gibi, eser üzerindeki manevi haklar bir fikir çabasının sonucu meydana geldiğinden; somut dosya kapsamında eser üzerindeki "adın belirtilmesi" manevi hakkının ihlal edildiği anlaşılmakla, davacı şirketin manevi hakkının bulunamayacağı ve ihlali de söz konusu olamayacağından, FSEK 70. maddeye dayalı manevi tazminat talebi ancak gerçek kişiler tarafından talep edilebileceğinden; ihale konu link sayısı, ihlalin yoğunluğu, boyutu, şekli vs. gibi husular göz önünde bulundurularak, takdiren 20.00,00 TL manevi tazminat miktarının davalıdan alınarak davacı gerçek kişiye verilmesine karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Ayrıca davanın kabulüne karar verilmesiyle ve talep üzerine; hükmün etkinliğini temin bakımından ihtiyati tedbir yoluyla dava konusu linklere tedbiren (hüküm kesinleşinceye kadar) erişimin engellenmesi kararı verilmiştir.
HÜKÜM
1.Davanın KABULÜNE,
2.337.500,00TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.20.000,00TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...’e verilmesine,
4..... ... ... ... .... .... ... .... .... .... ... .... .... .... isimli linklere tedbiren (hüküm kesinleşinceye kadar), ve hükmen erişimin engellenmesine,
5.Kararın infazı için .... müzekkere yazılmasına,
6.Davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüz eylemlerinin men’i ve ref’ine,
4.Davada alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 harcın düşümü ile bakiye 247,70TL bakiye karar harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5.Davada davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca maddi tazminat yönünden 52.625,00 TL ile birlikte manevi tazminat yönünden ise 3.200,00TL toplamda 55.825,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 14.565.08 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A-13 ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi m.7/3 hükmü uyarınca 1.320,00 TL arabulucuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
9.Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde ... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/03/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
Davacı Masraf Dökümü:
İlk Masraf 717,83.-TL
Posta Masrafı 247,25.-TL
Bilirkişi Ücreti 8.000,00.-TL
Islah harcı 5.600,00.-TL
Toplam 14.565.08 -TL